<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/18267 E. , 2023/14523 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/18267<br>Karar No : 2023/14523<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br> <br>Karşı Taraf (Davalı):... Kurumu Başkanlığı / ......Vekili: Av. ...<br>İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ByLock kullandığına yönelik tespitin muğlak ifadeler içerdiği, usulüne uygun hazırlanmış ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının bulunması gerektiği, ByLock’a ilişkin ID numarası ve mesaj içeriğinin bulunmadığı, müzahir kuruluşa ödeme bilgisinin eğitim için ödenen taksitlerden ibaret olduğu, Milli Eğitim Bakanlığınca teşvik verilen okulda eğitim görmenin dayanak olarak gösterilemeyeceği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi: ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan;<br> "...Sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin çok sayıda tanık anlatımlarının bulunduğu, bu cümleden olarak; tanık S.K.'in beyanlarında özetle, Ankara'da Üniversitesinde okudukları dönemde, sanığın yönlendirmesiyle örgüte ait evlerde kaldıklarını ifade ettiği, sanığın okuldan sonra BTK'da göreve başladığı dönemde de örgütsel irtibatını sürdürdüğü, tanık S.Z.'in beyanlarında özetle; bir dönem MİT mahrem yapılanmasında temsilci konumunda faaliyet yürüttüğünü, örgüt adına MİT'te çalışan teknikçilerin abisi konumunda olduğunu, sanığın da MİT mahrem yapılanmasında mahrem imam olarak çalıştığı, o sırada sanığın kendisi gibi BTK'da uzman olduğunu, mahrem toplantılara katıldığını ifade ederek teşhis ettiği, tanık G.T.'in soruşturma aşamasında müdafi huzurunda kolluk, savcılık ve sulh ceza hakimliği huzurunda alınan ayrıntılı ve somut beyanlarında özetle; kendisinin MİT mahrem yapılanmasında bir süre imam olarak görev yaptığını, bu vesileyle sanığı tanıdığını, sanığın da kendisi gibi MİT mahrem yapılanmasında faaliyet yürüttüğünü, Senih koda bağlı MİT'în SİB yapılanmasında (SİB yani Sinyal İstihbarat Birimi Teknik İstihbarat konularında faaliyet yürüten geniş yetkili bir birimdir, daha öncesinde Genel Kurmay Başkanlığı'na bağlı GES Komutanlığı şeklinde teşkil ettirilmişti, 2012 yılında MİT'e SİB adıyla devredildi) mahrem imam olarak çalıştığını, ilgili dönemde sanığın BTK'da görev yaptığını, MİT mahrem yapılanmasında mahrem imamların toplantısına sanığın da katıldığını ifade ettiği ve teşhiste bulunduğu, G.T.in mezkur anlatımlarına yer verilen diğer tanık beyanları ve tüm dosya kapsamıyla örtüştüğü, uyumlu olduğu anlaşıldığından iş bu beyanlara mahkememizce itibar edildiği, tanık H.B.in beyanlarında, bir dönem MİT'te teknik istihbarat alanında çalıştığını, sanığın bu süreçte kendisiyle abi olarak ilgilendiğini ifade ederek; 2013 yılı nisan veya mayıs ayında ... abi beni 40 yaşlarında 1.70 boylarında normal yapılı, seyrek siyah saçlı, beyaz tenli, TİB veya BTK'da mühendis olarak çalıştığını söyleyen Aksaray veya Çankırı'lı olduğunu hatırladığım kendisini ... olarak tanıtan abiye devretti, devretme sebebini söylemedi o tarihten sonra da yaklaşık 15 günde bir Hakan abinin Keçiören semti Subayevleri'ndeki evinde buluşup cemaat ile ilgili okumalar yapıyorduk, benim çalışmış olduğum birim İç İstihbarat Şubesi PKK terör örgütü ile ilgili Dinleme Kestirme Bölümü'ydü, bu bölümde görevliydim, zaman zaman Hakan abi çalıştığım bölüm ve takip ettiğim PKK'lılar ile ilgili bilgi almaya çalışıyordu, bende ayrıca kendi lap top bilgisayarından bizim orada çalışan bütün rütbeli personelin isim listesi kayıtlıydı bana zaman zaman bu rütbelilerin tek tek isimlerini sorarak bu şahıslardan alkol alan, alevi olan, cemaat hakkında ileri geri konuşan, bekarlardan kız arkadaşı olan var mı şeklinde soru sorardı bende tanıdıklarımdan ve hakkında bilgi sahibi olduğum rütbeliler ile ilgili bu konularda bildiklerimi kendisine anlatırdım, o da bilgisayarına benim söylediklerime kaydederdi, o dönem yaz aylarında bir buçuk iki aylığına Diyarbakır iline geçici görevli olarak gittim döndükten sonra aynı şekilde sohbetlerimiz devam etti, 2013 yılı 17/25 Aralık olaylarından sonra Hakan abi cemaat güdümünde olan Bankasya hesabının bankasının zor durumda olduğunu, bankaya destek amaçlı herkesin birikimlerini yatırdığını, askeri personelin Bankasya'da hesap açtırmasını tedbir bakımından uygun olmadığını, bu yüzden kendisine 20.000-TL para vermemi ve bu parayı kendi adına bankaya yatıracağını, bankanın durumu düzeldikten sonra parayı geri iade edileceğini söyledi, bende düğün yapacağımı, bana lazım bu paranın lazım olduğunu ifade ederek isteğini geri çevirdim, o dönemde yine hükumet ile cemaat arasındaki gerginliğin yakın bir zamanda cemaatin haklı olduğunun ortaya çıkararak düzeleceğini, önümüzdeki seçimlerde Ak Parti'ye oy vermememizi CHP veya MHP'ye oy vermemizi, ailemi ve yakınlarımı arayarak bu şekilde oy kullanmamızı istedi, o yıl ki sicilimi hiç sebepsiz yere komutanlarım bozarak sicil olarak 130 kişiden 650 kişiye düştüm " diyerek ayrıntılı ve somut bir şekilde; sanığın mahrem imam olarak kendisiyle ilgilendiğini, bu kapsamda kendisinden MİT'te çalıştığı üniteyle ilgili bilgileri, üzerinde çalıştığı konuları, bu bağlamda Teşkilat adına takip ettiği bölücü terör örgütü PKK ile ilgili bilgileri, MİT'in ilgili biriminde (SİB) çalışan rütbelilerin bilgilerini aldığını, takibi altında olduğu sanığa MİT'in sahip olduğu bu bilgileri aktarmak amacıyla temin ettiğini beyan ederek teşhis ettiği, tanık O.G.B.'ın beyanlarında özetle; örgüt adına bir süre asker mahrem imamlığı yaptığını, sanığı da bu nedenle tanıdığını, mahrem yapıda sanığın örgüt adına faaliyette bulunduğunu beyan ve teşhis ettiği, tanık A.M.M.'un müdafi huzurunda kolluk, savcılık ve sulh ceza hakimliğinde alınan beyanlarında özetle; asker kökenli olarak MİT'te bir dönem teknik istihbarat ünitesinde çalıştığını, bu kapsamda terör örgütleri (PKK) ile ilgili konulara baktığını, bu süreçte MİT mahrem imamlarının takibi altında hareket ettiğini, mahrem imamlara çalıştığı MİT ile ilgili konuları, onların talimatları doğrultusunda temin ederek aktardıklarını, mahrem imamlarla örgütün gizli haberleşme araçları marifetiyle (ubuntu, shu vb) de irtabat kurduklarını, bu süreçte sanığın da, kendisiyle abi olarak ilgilenmesi amacıyla Senih kod tarafından tanıştırıldığını, Hakan kod adını kullanan sanık ile görüştüklerini ifade ederek teşhis ettiği, tanığın iş bu anlatımlarının; dosya kapsamındaki deliller ve tanık beyanlarıyla uyumlu olduğu anlaşıldığından itibar edildiği, tanık B.A.'ın müdafi huzurunda kolluk, savcılık ve sulh ceza hakimliğinden alınan beyanlarında özetle; bir süre MİT'te teknik sınıfta çalıştığını, Teşkilat bünyesinde teknik ve istihbarat birimi olan SİB'te çalıştığı dönemde sanığın mahrem imam olarak kendileriyle ilgilendiğini ifade ederek teşhiste bulunduğu, B.A.'ın anılan beyanları diğer tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla uyumlu olduğundan mahkememizce itibar edildiği, tanık H.K.'ün beyan ve teşhislerinde özetle; asker olarak görev yaptığı dönemde sanığın mahrem imam olarak kendisiyle bir süre ilgilendiğini ifade ettiği, tanık A.O.'un beyan ve teşhislerinde özetle; sanığın BTK'da çalıştığını ve örgütsel toplantılarda gördüğünü ifade ettiği, dosyada ifadeleri bulunan C.U'un ifadelerine özetle; MİT mahrem yapılanmasında öğretmen konumunda öğrenci tabir edilen örgüt mensuplarıyla bir dönem ilgilendiğini, bu kapsamda faaliyet icra ettiğini, sanığın da kendisi gibi mahrem yapılanmada imam olarak faaliyet yürüttüğünü, ... kod adını kullandığını, örgütsel toplantılara katıldığını ve kendisinden üst bir konumda bulunduğunu ifade ederek teşhiste bulunduğu, yine dosyada ifadeleri bulunan İ.H.E.'in beyanlarında; "... kod adını kullanan sanığın, örgütün MİT mahrem yapılanmasında SİB alanında faaliyet yürüten müdür pozisyonunda şahıs olduğu, örgüt adına takip ettiği askerlerden temin ettikleri bilgileri, çeteleleri ve himmetleri sanığa verdiklerini, sanığın kamuda memur olup ...marka araca bindiğini, subay evlerinde oturduğunu, bu evde yapılan toplantılara defalarca gittiğin, sanığın evli olup 2 kız çocuğu olduğunu" somut bir şekilde ifade ettiği, İ.H.E.'in sanık hakkında vermiş olduğu ifadesinin diğer tanık beyanlarıyla neredeyse bire bir örtüştüğü, yine sanığın nüfus kayıt örneğinden de anlaşıldığı üzere evli olduğu, 2 kız çocuk babası olduğu, kamuda memur olarak çalıştığı ve bahse konu adreste oturduğu şeklindeki dosyaya yansıyan diğer bilgiler de nazara alındığında İ.H.E.'in beyanlarına mahkememizce itibar edildiği, aynı şekilde C.U.'un da mezkur beyanları delillerle uyumlu olduğundan mahkememizce itibar edildiği, <br>Böylece mezkur delillerden anlaşıldığı üzere, sanığın, örgütle münasebetinin okul yıllarında başladığı ve yakalandığı tarihe kadar da örgüt bünyesinde yoğun faaliyet yürüttüğü, asker mahrem ve MİT mahrem imamı olarak örgüt mensubu öğrenci tabir edilen şahısların takibini yaptığı, onlardan; çalıştıkları konular, ulaştıkları, öğrendikleri, eriştikleri istihbari bilgilerin yanısıra Teşkilatın; bölücü terör örgütleri (PKK vb.) ile ilgili çalışmalarını, teknik ve istihbari bilgilerini, telefon dinlemelerini, MİT'in teknik ve istihbarat birimi olan SİB'te çalışan rütbelilerin tüm bilgilerini, bunlar hakkında tutulan çeteleleri örgüte aktarmak amacıyla temin ettiği, takibi altındaki öğrencileri örgüt adına talimatlandırdığı, onlardan örgüte verilmek üzere himmet adı altında para topladığı, onlarca düzenli ve periyodik olarak görüştüğü, örgütün gizli haberleşme araçlarını kullandığı, örgütsel faaliyetlerinde ... kod adını kullanarak MİT mahrem imamlarının toplantılarına katıldığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
müdür