<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/1571 E.  ,  2023/19920 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/1571<br>Karar No : 2023/19920<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Hukuk Müşaviri ...<br> Hukuk Müşaviri ...<br><br>İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, 675 sayılı KHK'nın ve dava konusu işlemin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Bank Asya'da eşinin sağlık problemleri nedeniyle birikim amaçlı Bes hesabının bulunduğu, 2015 yılında tüp bebek tedavisi nedeniyle bu paranın çekildiği, 17/25 Aralık süreci sonrasında Bankayla bir ilişkisinin kalmadığı, sendikaya üye olmanın Anayasal hak olduğu, bankanın, sendikanın yasal olarak faaliyet gösterdiği, ByLock programını indirmediği ve kullanmadığı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü bir tedbir olmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü: <br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarih ve E:2018/321, K:2018/508 sayılı kararında yer alan; "... sanığın mahrem yapılanmadaki konumu: bağlı bulunduğu büyük bölge (BB) ANKARA, bağlı bulunduğu küçük bölge (KB) KAYSERİ, mahrem olarak görev yaptığı il Kayseri, kod adı Taha, birimi LİSE (yani polis memurları sorumlusu), görevi Öğretmen, konumu Öğretmen, Eagle durumu 828146, son görevi ili Kayseri, dijital verideki ile geldiği yıl 2009, mahrem yapıla katıldığı yıl 2014 şeklindeki sanığa ait veriler ele geçirilmiştir.Söz konusu kodlamaların İç işleri Bakanlığı'nın 26.04.2017 tarihli ve 62018024 - 87055-(63044)/ sayılı yazılarından çözüldüğünün anlaşıldığı, buna göre B vasfının Müdür Yardımcısı/Zümre Başkanını ifade ettiği, ÜN tabirinin Akademi Mezunu Polis Amirleri sorumlusunu ifade ettiği, ÖĞRETMEN tabirinin örgüt üyesi EGM personeliyle birebir ilgilenen, toplantılar yapan ve örgütsel talimatları doğrudan ileten kişiyi ifade ettiğinin anlaşıldığı, dolayısı ile mahrem imam olduğu iddia edilen sanığın, fetöye ait sohbetlerde imamlık yapan kişilerden farkının olmadığı sadece sohbet verdiği kişilerin sıfatlarının farklı olduğu, sanığın hiyerarşik olarak örgüt üyeleri üzerinde bulunduğu, geniş bir alanda iş bölümü yapabildiği, örgüt üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunabildiği, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol üstlenebildiği yahut bu faaliyetleri denetleyebildiği konusunda bir delil buunmadığı gibi örgüt yöneticiliğinin örgütün amaçları doğrultusunda örgütü idare etmeyi, emir ve direktif vermeyi, örgüt içerisinde inisiyatif ve karar verme gücüne sahip olmayı gerektirdiği ancak bu konuda da bir delil bulunmadığı, ancak sanığın örgüttün amacını benimseyerek sohbet verdiği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak üstlerinden aldığı talimatı sohbete gelen kişilere aktardığı ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişi konumunda olduğu, bu bakımdan sanığın örgüte katıldığı ve bağlandığı,..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine,19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

müdür