<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/949 E.  ,  2023/2579 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2023/949<br>Karar No : 2023/2579 <br><br>TEMYİZ EDENLERI- (DAVACI): ...<br>VEKİLİ: Av. ...<br><br>II- (DAVALILAR): 1- ...<br>VEKİLİ: ...<br>2- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ: Huk. Müş ...<br>3- ... Merkezi<br>VEKİLİ: Huk. Müş. ...<br><br>İSTEMLERİNİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2020/972, K:2022/5892 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara, 08/05/2020 tarih ve 2506 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan ve 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 2. maddesi ile eklenen Geçici 19. maddede yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde bu Esaslar kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmaz." hükmü ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca yayımlanan KPSS-2020/7 Tercih Kılavuzu'nun, ana kapak ve 6. sayfasında yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde, ÖSYM Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmayacaktır." hükmünün ve anılan Kılavuz'un 6. sayfasında yer alan, "Yukarıda belirtilen düzenlemeler doğrultusunda bu yerleştirmede tercih hakkı olan adayların tercih ekranında ilgili seçeneği işaretlemeleri gerekmektedir. İlgili seçeneği işaretleyen adaylar, bu yerleştirmede tercih yapabileceklerdir." kuralının; anılan düzenlemelere dayalı olarak ÖSYM Aday İşlemleri alanında yer alan "Hâlihazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmıyorum." seçeneğinin işaretlenmemesi nedeniyle KPSS-2020/7 yerleştirme işlemleri kapsamında davacının tercihte bulunmasının sistem tarafından engellenmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. <br> Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2020/972, K:2022/5892 sayılı kararıyla; <br> I-Dava konusu düzenleyici işlemlerin iptali istemi bakımından;<br> Anayasa'nın 49. maddesinde, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmanın ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almanın devletin görevleri arasında sayıldığı,<br> 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesinde sözleşmeli personelin istihdam alanının, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işler olarak belirlendiği, personelin mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmalarına karar verileceğinin belirtildiği, Kanun hükmünde belirtilen diğer hususlarla birlikte istihdamına dair hususlar hakkında esas ve usulleri belirlemede Cumhurbaşkanına kanun koyucu tarafından yetki verildiği,<br> Bu çerçevede, dünyada ve ülkemizde etkili olan COVİD-19 salgınının toplum ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve bu dönemde artan işsizliğe çözüm olması amacıyla istihdam politikası çerçevesinde istisnai olarak uygulanmak amacıyla 08/05/2020 tarih ve 2506 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan ve 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 2. maddesi ile eklenen Geçici 19. maddede yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde bu Esaslar kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmaz." hükmünün, Anayasa'nın 49. maddesi uyarınca, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesinde verilen yetki çerçevesinde, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu düzenleme ile söz konusu düzenleme uyarınca tesis edilen dava konusu Kılavuz hükümlerinde hukuka aykırılık görülmediği,<br> Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/11/2021 tarih ve E:2021/2906, K:2021/2492 sayılı kararının da bu yönde olduğu,<br> II- Dava konusu bireysel işlemin iptali istemi bakımından;<br> Dava konusu edilen 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'a, 03/03/2022 tarih ve 5254 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan ve 04/03/2022 tarih ve 31768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 1. maddesi ile eklenen Geçici 24. madde ile; Geçici 19. maddenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar neticesinde verilen yargı kararları gereği, ÖSYM Başkanlığı tarafından doğrudan merkezi yerleştirmesi yapılıp atama işlemleri gerçekleştirilenlerin istihdamlarına devam olunacağı ve merkezi yerleştirmesi yapılıp atama işlemleri devam edenlerin durumlarının Tarım ve Orman Bakanlığınca tekemmül ettirileceği yolunda düzenleme yapılmış olması nedeniyle dava konusu düzenleyici işleme dayalı olarak ÖSYM Aday İşlemleri alanında yer alan "Halihazırda yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmıyorum" seçeneğinin işaretlenememesi nedeniyle KPSS-2020/7 yerleştirme işlemleri kapsamında tercihte bulunmasının sistem tarafından engellenmesine ilişkin işlemin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,<br> III - Hükmedilmesi gereken vekalet ücreti bakımından;<br> Dairelerinde bulunan dava dosyaları incelendiğinde; işbu kararın verildiği tarih itibarıyla davacılar vekili tarafından, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacıların, Tarım ve Orman Bakanlığında, ihraz ettikleri unvanlara uygun sözleşmeli personel pozisyonlarına atanma istemiyle başvuru yapmalarının ÖSYM Başkanlığı sistemi tarafından engellenmesine veya yaptıkları başvuruların reddine ilişkin işlemler ile bu işlemlerin dayanağı olan ve 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 2. maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'a eklenen Geçici 19. maddede yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde bu Esaslar kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmaz." hükmünün iptali istemiyle açılan davaların, aynı sebepten doğduğu, aynı konuya ilişkin olduğu ve aynı davalılara karşı açıldığı, dava sayısının toplamda 10'dan fazla, 50'den az olduğu görülmekle söz konusu davaların seri dava niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı,<br> Bu durumda, bakılmakta olan dava ile aynı istemle açılmış çok sayıda dosya bulunması nedeniyle seri dava niteliğindeki söz konusu davalar için, taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirmeyecek biçimde ve taraf vekillerinin harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesi ile belirlenen tam ücretin %50’si oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,<br>Davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve taraflar lehine de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.500,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından, Covid-19 döneminde, davalı idare dışındaki diğer kurum ve kuruluşların personel alımlarında, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların atanmasının engellenmesine yönelik bir sınırlama getirilmediği, Anayasa'da belirtilen temel hak ve hürriyetlerin, Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca ancak kanunla sınırlandırılabileceği ve hakkın özüne dokunulamayacağı, dava konusu Esaslar'ın, Anayasa'nın 70. maddesinde düzenlenen kamu görevine girme hakkının özünü sınırlandırdığı gibi 48. maddesinde düzenlenen çalışma ve sözleşme hürriyeti hakkına da aykırı olduğu, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının ve KPSS 2020/7 Tercih Kılavuzunun kamu personel alımlarında bir ilk olduğu, anılan düzenlemelerin kazanılmış hak ve haklı beklenti ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br> Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, davanın seri dava kapsamında değerlendirilebilmesi için, konusunun, dayandığı hukuki sebeplerin ve taleplerin aynı veya benzer olduğu çok sayıda davanın idareleri aleyhine açılmış olması gerektiği; işbu davanın seri davanın mahiyeti ve niteliği itibarıyla hukuken ihtiyari dava arkadaşlığından söz edilebilecek aynı veya benzer mahiyetteki davalardan olmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla seri dava olarak kabul edilmeyeceği; esasen seri dava ile ilgili hükmün, birden fazla davacının aynı konudaki taleplerle bir vekile başvurması ve bunun neticesinde çok sayıda davacının davasının aynı vekilce takip edilmesi durumunda uygulanacak bir hüküm olduğu, mezkur hükmün idare yönünden uygulanmasının hem idarenin işleyişi, hem de 659 sayılı KHK'nın gereğine uygun olmadığı; 659 sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca, -son imzanın hukuk birimi amiri genel müdür tarafından atılmış olmakla birlikte- davaların takibinin temsile yetkili avukatlarca yapılması karşısında, Danıştay İkinci Dairesi nezdinde idare aleyhine açılan davaların hangi sayıda vekil tarafından takip edildiği belirlenmeden ve buna göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen oranlar uygulanmadan vekâlet ücreti takdirine gidilemeyeceği; açık mevzuat hükümleri uyarınca davanın takibinin Cumhurbaşkanlığı vekili sıfatıyla avukatları tarafından gerçekleştirildiği nazara alındığında, hukuken seri dava olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmayan işbu dava bakımından Cumhurbaşkanlığı lehine -Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca- Danıştayda ilk derecede takip edilen davalar için öngörülen maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği; nitekim kararda yer alan azlık oyunun da bu yönde olduğu ileri sürülmektedir. <br><br> Davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, dava konusu edilen bireysel işlemin dayanağı düzenleyici işlemin yargı kararıyla hukuka uygun bulunduğu; yargı kararlarının uygulanması amacıyla Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'a, 03/03/2022 tarih ve 5254 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan ve 04/03/2022 tarih ve 31768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 1. maddesi ile eklenen Geçici 24. madde ile; Geçici 19. maddenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar neticesinde verilen yargı kararları gereği, ÖSYM Başkanlığı tarafından doğrudan merkezi yerleştirmesi yapılıp atama işlemleri gerçekleştirilenlerin istihdamlarına devam olunacağı ve merkezi yerleştirmesi yapılıp atama işlemleri devam edenlerin durumlarının Tarım ve Orman Bakanlığınca tekemmül ettirileceği yolunda düzenleme yapıldığı; davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği; düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından bireysel işlemin de hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>Davalı idarelerden Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından, davanın temelini oluşturan tüm iş ve işlemlerin; Tarım ve Orman Bakanlığının talebi doğrultusunda ve anılan Cumhurbaşkanı Kararı ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da yapılan değişikliğin uygulanması niteliğinde olduğu ve kendileri açısından bağlı yetki kapsamında ve ilgili kamu kurum ve kuruluşunun talebi doğrultusunda, yürürlükteki mevzuat gereğince, hukuka uygun olarak yapıldığı; huzurdaki davada ÖSYM Aday İşlemleri alanında yer alan "Hâlihazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmıyorum." seçeneğinin işaretlenememesi nedeniyle KPSS-2020/7 yerleştirme işlemleri kapsamında davacının tercihte bulunmasının sistem tarafından engellenmesine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden “Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı” değil, davanın reddine karar verilmesi gerektiği; yerleştirme işlemlerinin yürütülmesi aşamasında ve yerleştirme yapılacak pozisyonlara başvuru şartlarının belirlenmesi hususunda uygulayıcı kuruluş konumunda oldukları ve takdir yetkisini haiz olmadıkları, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının da bağlayıcı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : <br>Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br>Davalı idarelerden, Cumhurbaşkanlığı ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır, diğer davalı idare Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 23/11/2022 tarih ve E:2020/972, K:2022/5892 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 09/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br>KARŞI OY <br>X- Anayasa'nın ''Çalışma ve sözleşme hürriyeti'' başlıklı 48. maddesinde, ''Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir...'' denilmek suretiyle çalışma özgürlüğü güvenceye bağlanmıştır. Çalışma özgürlüğü, kişinin çalışıp çalışmama, çalışacağı işi ve yeri seçme ve çalıştığı işten ayrılma özgürlüğünü kapsamaktadır.<br>Anayasa'nın 48. maddesinde, çalışma özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte, bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Anayasa Mahkemesi kararlarında, özel sınırlama nedeni öngürülmemiş özgürlüklerin de o özgürlüğün doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu; ayrıca, Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile Devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir. Bu bağlamda, bu hakkın Anayasa'da düzenlenen diğer hak ve özgürlükler veya Devlete yüklenen ödevlerle çatışması durumunda da sınırlandırılabilmesi mümkündür. Bununla birlikte Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca çalışma hakkına yönelik sınırlamalar ancak yasayla yapılabilir.<br>Anayasa'nın 70. maddesinde, her Türk vatandaşının, kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceği hüküm altına alınmış, kamu hizmeti görevlileriyle ilgili düzenlemeler içeren 128. maddesinde ise, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yükümlülükleri için de kanunilik şartı getirildiği görülmekte olup, bu yönüyle temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ile benzerlik taşımaktadır.<br>Bu bağlamda, 657 sayılı Kanun'un 48/B-2 maddesi uyarınca, kurumların istihdam edecekleri personelde bazı özel koşullar arayabilecekleri açık olmakla birlikte, Anayasa'nın 70. maddesi gereği, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilmeyecek olması karşısında, bu koşulların genel, eşit, objektif ve hizmet gereklerine yönelik olması gerektiği tartışmasızdır.<br>Anayasa Mahkemesinin birçok kararında hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmaktadır.<br>Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ön koşulları arasında hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri bulunmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemle, Tarım ve Orman Bakanlığınca, 2020 yılı içerisinde, ÖSYM Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, tercih hakkı kazanmış adayların yerleştirme işlemleri kapsamında tercihte bulunabilecekleri aşamada, halihazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olan kişilerin, KPSS-2020/7 yerleştirme işlemleri kapsamında tercihte bulunmasının engellendiği anlaşılmış olup, söz konusu düzenlemenin, Anayasal bir hak olan kamu hizmetine girme hakkını kısıtladığı ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu durumda; Kılavuz'da öngörülen son başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatta aranan objektif koşulları taşıyan herkese başvuru hakkı tanınması gerekirken, halihazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olan kişilerin başvuru hakkını ortadan kaldıran dava konusu düzenleyici işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı ve bu nedenle, anılan düzenlemelere dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin de esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

müdür