<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1901 E. , 2023/3030 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1901<br>Karar No : 2023/3030<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Anonim Şirketi <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Heyetince verilen 27/12/2022 tarih ve E:2022/3705, K:2022/6915 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, hakkında başlatılan soruşturma neticesinde ... tarih ve ... sayılı disiplin amiri kararıyla verilen kınama cezasının, kınama cezasına karşı yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Merkez Disiplin Kurulu kararının, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "Disiplin cezalarının çeşitleri" başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin, H.G'nin Genel Müdür olarak atanmasına ilişkin işlemin, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Esas Sözleşmesi'nin 20. maddesinin ilk cümlesinde yer alan "Genel Müdür, Genel Kurulca atanır." ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Heyetinin 27/12/2022 tarih ve E:2022/3705, K:2022/6915 sayılı kararıyla;<br> Davacının 05/08/2022 tarih ve kayda giren dava dilekçesinin incelenmesinden, hakkında başlatılan soruşturma neticesinde ... tarih ve ... sayılı disiplin amiri kararıyla verilen kınama cezasının, kınama cezasına karşı yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Merkez Disiplin Kurulu kararının, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "Disiplin cezalarının çeşitleri" başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin, H.G.'nin Genel Müdür olarak atanmasına ilişkin işlemin ve harcırah dahil makama bağlı fazladan edindiği tüm parasal ve diğer özlük hakların, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Esas Sözleşmesi'nin 20. maddesinin ilk cümlesinde yer alan "Genel Müdür, Genel Kurulca atanır." ibaresinin, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "Atama ve sözleşme imzalamaya yetkili merciler" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemlerinde bulunulduğu, Daireleri adına Danıştay Nöbetçi Dairesince verilen 17/08/2022 tarih ve E:2022/3060, K:2022/4021 sayılı kararla; "dava konusu işlemlerden davacı hakkında verilen disiplin cezası, bu cezaya yapılan itirazın reddine dair kararın ve bu cezanın dayanağı olduğu ileri sürülen düzenleyici işlem ile aynı dilekçeyle dava konusu edilen atama işlemi, parasal ve diğer özlük hakların iadesi ve yine atama işleminin dayanağı olduğu ileri sürülen düzenleyici işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, dava konusu işlemlerin amaç ve kapsamlarının da birbirinden farklılık arz ettiği dikkate alındığında, ayrı ayrı değerlendirilmeleri ve hukuka uygunluk denetimlerinin de ayrı ayrı yapılması gerekmekte olup, bu durumda aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan idari işlemler aleyhine ayrı dilekçe ile dava açılması gerektiği sonucuna varıldığı, öte yandan, iptali istenen uygulama işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olduğu belirtilen düzenleyici işlemlerin hangi kısımlarının/ibarelerinin hangi gerekçeyle iptalinin istendiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulması ve davacının menfaatini ne şekilde ihlȃl ettiğinin dava dilekçesinin "Konu", "Açıklamalar" ile "Sonuç ve İstem" bölümlerinde bütünlük arz edecek şekilde ayrı ayrı açıklanması gerektiği'' gerekçesiyle, 2577 sayılı Yasa'nın 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verildiği,<br>Bu itibarla, dilekçe ret kararı ile aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan işlemlere karşı ayrı ayrı dava açılması ve iptali istenen uygulama işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olduğu belirtilen düzenleyici işlemlerin hangi kısımlarının/ibarelerinin hangi gerekçeyle iptalinin istendiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiğinin açıkça belirtilmesine rağmen, davacı tarafından, yenilenen dava dilekçesinde bir kısım taleplerinden vazgeçilmiş ise de, dava konusu edilen hakkında verilen disiplin cezası, buna karşı yapılan itirazın reddine dair karar, atama işlemi ve bu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen düzenleyici işlemlere karşı aynı dava dilekçesiyle davanın açıldığı ve iptali istenen uygulama işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olduğu belirtilen düzenleyici işlemlerin hangi kısımlarının/ibarelerinin hangi gerekçeyle iptalinin istendiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulmadığı görüldüğünden, ilk dava dilekçesindeki aynı yanlışlığın tekrar edildiğinin anlaşıldığı, <br> Bu durumda; 2577 sayılı Kanun'un 15/5. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilk incelemeyi yapan tetkik hakimince; bir rapor düzenlenmediği, sadece görüşünün dinlenildiği ve dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 14/3 maddesi yönleriyle kanuna aykırı görülmediği halde, tebligat işlemi yapılmadan ve dosya tekamül ettirilmeden heyetce 14/5 maddeye aykırı bir şekilde dilekçe ret kararı verildiği, yenilediği dava dilekçesinde de aynı şekilde hareket edilerek davanın reddine karar verildiği; dava dilekçesi ile dava dilekçesinin reddine ilişkin karar neticesi yenilediği dava dilekçesinin de 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Heyetinin temyize konu 27/12/2022 tarih ve E:2022/3705, K:2022/6915 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 11/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
müdür