<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/163 E.  ,  2023/2563 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/163<br>Karar No : 2023/2563 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Sendikası<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı<br><br> VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Genel Müdür V. ...<br> 2- ...Başkanlığı<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 20/04/2022 tarih ve E:2018/9618, K:2022/2221 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 28/10/2016 tarih ve 29871 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin (Yönetmelik); "Genel Esaslar" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının “Arama ve kurtarma hizmetlerinin 7/24 kesintisiz yürütülmesinin sağlanması amacıyla ildeki mevcut personel sayısı ve müdahale faaliyetleri gözetilerek kural olarak 12/36 saat esasına göre çalışır. Çalışma saatleri, görev yerlerine bağlı olmaksızın, yürütülen hizmetin özelliklerine ve ihtiyaca göre düzenlenebilir.” şeklindeki (b) bendi ile “Görevleri ile ilgili olarak yurt içinde veya yurt dışında görevlendirilebilir.” şeklindeki (ç) bendinin, “Görevleri” başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresinin, "Sorumluluk" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasının “Hafta sonu ve Resmî tatillerde şehir dışına çıkışlarında amirlerine yazılı olarak bilgi vermekten,” şeklindeki (g) bendinin, "Aktif Görev İlkeleri" başlıklı 30. maddesinin “Elli yaşın üzerindeki Arama ve Kurtarma Teknisyenleri, arama ve kurtarma hizmetinde aktif olarak görevine devam edebilmesine sağlık açısından engeli bulunması halinde Başkanlık merkez veya taşra teşkilatında idari, eğitim, izleme gibi görevlerde veya durumuna uygun diğer ilgili hizmetlerde görevlendirilir.” şeklindeki 2. fıkrasının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 20/04/2022 tarih ve E:2018/9618, K:2022/2221 sayılı kararıyla;<br>Davalı idareler tarafından ileri sürülen usule ilişkin itirazlar yerinde görülmemiş,<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 99 ve 101.; 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 1, 17 ve Ek 1.; Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7, 8 ve 23.; 17/03/2006 tarih ve 2006/10194 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Taşıtları Sürebilecek Kamu Görevlilerinin Belirlemesine İlişkin Esas ve Usuller'in 5 ve 8. maddeleri aktarıldıktan sonra;<br>Yönetmeliğin "Genel Esaslar" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden;<br>Mevzuat uyarınca, davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına, görev alanına giren konularda, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve zarar azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması ve bu konularda politikaların üretilmesi ve uygulanması hususlarında düzenleme yetkisi verildiğinin görüldüğü,<br>Arama ve kurtarma teknisyenlerinin, hizmetin kesintisiz yürütülmesini sağlamak amacıyla, 24 saat esasına göre görev yapmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında; bu görevin, personel sayısı ve müdahale şartları gözetilerek 12/36 saat esasına göre yerine getirilmesinin 24/72 saat esasına göre çalışmayla karşılaştırıldığında, hizmetin etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesi amacına yönelik, daha dengeli ve adaletli bir düzenleme olduğu ve dayanağı üst hukuk normlarına aykırı olmadığı,<br>Yönetmeliğin "Genel Esaslar" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi yönünden;<br>657 sayılı Kanun'da aynı kurum içinde geçici görevlendirme konusu düzenlenmemiş olmakla birlikte, bir kamu kurumunun mevzuatla belirlenmiş olan görev alanı içinde yer alan "geçici" nitelikteki bir hizmeti ya da değişen ve gelişen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucu olarak ortaya çıkan, henüz örgütsel altyapısı oluşturulmamış ve bir kadro ile ilgilendirilmemiş olan "yeni bir kamu hizmeti"ni yürütmek amacı ile durumu uygun olan kamu görevlilerinin, "kadrolarıyla hukuki bağlarını sürdürmek ve belli bir süre ile sınırlı olmak üzere" atamaya yetkili amir tarafından geçici olarak görevlendirilmelerinin olanaklı olduğu,<br>Uyuşmazlık bu açıdan değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin iptali talep edilen bu maddesi uyarınca yapılacak olan görevlendirmenin, görevin gereklerini yerine getirmek amaçlı, personel ihtiyacıyla sınırlı olarak anlaşılması gerektiği ve atama suretiyle devamlı biçimde karşılama imkânı olmayan hizmet ihtiyacının, geçici süreyle bu yolla giderilmesine yönelik düzenleme olduğu; yürütülen faaliyetin özelliklerinden dolayı, arama kurtarma teknisyenleri, atandığı görev yeri dışında görevlendirilebileceğinden, bu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,<br>Yönetmeliğin “Görevleri” başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki “taşıt” ibaresi yönünden;<br>17/03/2006 tarih ve 2006/10194 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Usul ve Esaslar uyarınca, 237 sayılı Taşıt Kanunu'na tabi olan kurumlarda şoför veya görevli personel haricindeki personelin taşıt kullanabilmesinin; görevlendirmede taşıt kullanımının zorunlu olması, kamu görevlisince taşıtı sürmenin kabul edilmiş olması ve kamu görevlisinin sürücü belgesine sahip bulunması şartlarına bağlı olduğu,<br>Arama ve kurtarma faaliyetlerinin özelliklerinden dolayı taşıt kullanımının zorunlu olduğu, diğer taraftan, ifa edilen görevin doğal bir sonucu olarak acil ve beklenmeyen durumlarda önceden planlanamayan ihtiyaçların ortaya çıkabileceği gerçeği karşısında, işe girişlerinde sürücü belgesine sahip olma şartının arandığı da dikkate alındığında, arama ve kurtarma teknisyenlerinin taşıt kullanması zorunluluğunun doğabileceğinin kabulü gerektiğinden, bu düzenlemede mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,<br> Yönetmeliğin "Sorumluluk" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden;<br>Arama ve kurtarma teknisyenlerinin, öncesinden planlanmış ve organize edilmiş bir yapının içinde görev yapmaları gerekmekle birlikte, arama ve kurtarma faaliyetlerinin özelliklerinden dolayı, her an acil durumların meydana gelebileceği, görevdeki personel sayısının yetersiz kalması hâlinde izindeki personele ihtiyaç duyulabileceği, öte yandan, şehir dışına çıkışlarda amire yazılı olarak bilgi verileceği kuralının bildirim mahiyetinde olduğu da dikkate alındığında, bu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu,<br>Yönetmeliğin "Aktif Görev İlkeleri" başlıklı 30. maddesinin 2. fıkrası yönünden;<br>5902 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde, aktif görev sürelerine ilişkin genel esasların belirlendiği, arama ve kurtarma teknisyenlerinin arama ve kurtarma hizmetlerindeki aktif görevlerinin yaş, fiziksel özellikler ve Başkanlıkça belirlenecek diğer şartlarla sınırlandırılacağı, aktif görevin elli yaşına kadar devam edeceği, elli yaşın üzerinde aktif görevde bulunacaklara ilişkin şartların yönetmelikle belirleneceğinin düzenlendiği,<br>Anılan hükümle, dava konusu düzenleme ile elli yaş üzeri arama ve kurtarma teknisyenlerinin aktif göreve devamı, sağlık açısından bir engelin bulunmaması şartına bağlanmış olduğu, sağlık açısından bir engel bulunması hâlinde aktif görevin dışında bir alanda görevlendirilmelerinin amaçlandığının anlaşıldığı,<br>Dolayısıyla; bu düzenlemenin, yer değişikliğini amaçlayan bir düzenleme olmayıp, görev değişikliğine ilişkin olduğu ve herhangi bir hak kaybına da yol açmadığından, hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Öte yandan, yer değişikliğine ilişkin yapılacak işlemlerin 657 sayılı Kanun'a göre hukuka uygun olup olmadığının yargı denetimine tabi olacağı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, il afet ve acil durum müdürlüklerinde hâli hazırda 24/72 saat esasına göre çalışıldığı, 12/36 saat esasına göre çalışılmasının, işleri aksatacağı, uzatacağı ve tamamlanmamış işler bakımından nöbet değişimi sırasında müdahale hizmetinin kesintiye uğrayacağı, hizmetin devamlılığı açısından sorun yaratacağı, fazla çalışma sürelerinin uzaması ve fazla çalışma nedeniyle verilmesi gereken izinlerin kullanımında aksamalar yaşanacağı; Yönetmeliğin 23. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki hükmün ucunun açık bırakılması nedeniyle uygulayıcılara çok geniş takdir yetkisinin tanındığı, arama ve kurtarma teknisyeni olarak çalışan personelin haklı sebeplere dayanmadan görevlendirilebileceği, görevlendirmenin usul ve esaslarına yer verilmediği, personelin kişisel mazeretlerinin ne şekilde değerlendirileceğinin düzenlenmediği; Yönetmeliğin 24. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile taşıt kullanma zorunluluğu getirilmesinin Anayasa'nın zorla çalıştırma yasağı ile 657 sayılı Kanun’un 45. maddesinde yer alan memurların sınıfı dışında görevlendirilmeyeceği kuralına ve 2016/10194 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olduğu; Yönetmeliğin 25. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile arama ve kurtarma teknisyenlerine, hafta sonu ve Resmî tatillerde şehir dışına çıkışlarında yazılı bildirim yükümlülüğü getirdiği, 657 sayılı Kanun'da ve 5902 sayılı Kanun’da böyle bir düzenlenmeye yer verilmediği, aylıktan kesme cezasını gerektiren izinsiz ikamet edilen il hudutlarını terk etme fiilinin düzenlendiği 657 sayılı Kanun'un 125/C-g maddesinin, 6111 sayılı Kanun'la kaldırıldığı, hafta sonu ve Resmî tatillerde şehir dışına çıkışlarında yazılı bildirim yapılmaması hâlinde bu düzenleme ile disiplin cezasının uygulanabileceği; Yönetmeliğin 30. maddesinin 2. fıkrası ile getirilen elli yaşın üzerindeki sağlık raporu alamayan arama ve kurtarma teknisyenlerinin rızası olmaksızın, görev yaptığı yer göz önünde bulundurulmadan, sağlık, aile birliği ve diğer mazeretler dikkate alınmadan merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmesinin kabul edilemeyeceği, bu hususta 657 sayılı Kanun’a ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına ilişkin Yönetmelik hükümlerine atıf yapılmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın hukuka uygun olduğu ve temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 20/04/2022 tarih ve E:2018/9618, K:2022/2221 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 08/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br><br><br></font></p></body></html>

müdür