<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5266 E. , 2023/6136 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2023/5266<br>Karar No : 2023/6136 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu Tasfiye Halinde ... Reklamcılık Halkla İlişkiler Organizasyon Limited Şirketi'nden alınamayan 2004 ila 2006 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresine tebliğe çıkarılması gerekirken bir kısmının 24/10/2021 tarihinde kanuni temsilcisinin ikamet adresinde eşine, diğer kısmının ise 13/06/2016 tarihinde tasfiye memurunun ikamet adresinde eşine tebliği usulsüz olduğundan söz konusu kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesi uyarınca ödeme emrine karşı açılacak davalarda böyle bir borcun olmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığının iddia edilebileceği, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili için şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY : Bakılmakta olan dava, davacının 27/04/2006-16/05/2006 ve 26/12/2006-30/07/2007 tarihleri arasında şirket ortağı olduğu Tasfiye Halinde ... Reklamcılık Halkla İlişkiler Organizasyon Limited Şirketi'nin 2004 ila 2006 yıllarına ilişkin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır. <br>Şirketin 30/09/2006 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terk ettirildiği, 13/10/2006 tarih ve 6663 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan 06/10/2006 tarih ve 23446 sayılı Ortaklar Kurulu Kararıyla tasfiyeye girdiği, tasfiye sürecinin halen devam ettiği, dava konusu borçlarla ilgili olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 24/10/2021 tarihinde kanuni temsilcisinin ikamet adresinde eşine; 13/06/2016 tarihinde tasfiye memurunun ikamet adresinde eşine tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tebligatın adresleri bilinenelere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ise ilan yolu ile yapılacağı; 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tebliğin kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikamet adresinde bulunanlardan veya işyerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.<br>Aynı Kanun'un 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değişik 101. maddesinin üçüncü fıkrasında, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı kurala bağlanmıştır.<br>Olayda, 30/09/2006 tarihinde şirketin mükellefiyeti re'sen terk ettirilmesi nedeniyle şirkete düzenlenen ödeme emirlerinin şirket müdürünün ikamet adresinde tebliğinde usulsüzlük bulunmadığı görüldüğünden davacının ortaklık sıfatını haizlik yönü ve diğer hususlar bakımından işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken aksi gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
müdür