<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/5199 E. , 2023/8082 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/5199<br>Karar No : 2023/8082 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Genel Müdür V. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; 3 Temmuz 2011 tarihinde başlatılan şike kumpası sürecinde uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık UEFA’dan elde edilemeyen gelirler için şimdilik 100.000,00 Euro'nun 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL karşılığının ödenmesine, elde edilemeyen bilet, bahis ve sponsorluk gelirleri için şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000.000 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve itibarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; tazminat taleplerinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenen koruma tedbirleri sonucunda uğranılan zarara ilişkin olmadığı, soruşturma ve kovuşturma sürecinin öncesine dayandığı, Emniyet mensupları tarafından kumpas kurulduğu, bu sebeple idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. Davanın görev yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X)-KARŞI OY : 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" başlıklı 141. maddesinde, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan...kişilerin, maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilecekleri; 142. maddesinde ise, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceği; istemin, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağı hükümlerine yer verilmiştir. Anılan yasa maddelerinin gerekçesinde de, usul kurallarına uyulmaması ve keyfi adli işlemler nedeniyle uğranılan zararların karşılanmasının amaçlandığı ifade edilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, davalı idareye bağlı İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan Emniyet Fezlekesi (Polis Fezlekesi) doğrultusunda savcılık tarafından 03 Temmuz 2011 tarihinde soruşturmanın başlatıldığı, 7 Temmuz 2011 tarihinde dönemin ... yönetiminde yer alan bazı isimler ile 9 Temmuz 2011 tarihinde dönemin ... Başkanı ...'ın tutuklandığı, söz konusu fezlekede isimleri bulunan emniyet mensuplarının paralel devlet yapılanması (FETÖ) içerisinde yer aldığının tespit edildiği, ...yi ele geçirme amaçlı operasyonun sonucunda Polis Fezlekesine dayanılarak ... Futbol A Takımının 2011 - 2012 yılında UEFA Şampiyonlar Ligine katılmaktan men edilmesine karar verildiği, İçişleri Bakanlığına bağlı kolluk görevlilerinin görevleri sırasında işledikleri ağır hizmet kusuru sonucunda zarara uğradıklarından bahisle maddi ve manevi tazminat ödenmesi ve itibarının iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Yukarıda aktarılan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümleriyle, yalnızca, ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında yargısal faaliyetten veya yargı kararına istinaden gerçekleştirilen adli kolluk işlem ve eylemlerinden kaynaklanan zararların tazminine yönelik davaların adli yargı yerince çözümlenmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla adli kolluk hizmetiyle bağı kesilen, hizmet sunumundaki kusurlardan ve hizmet kusuru olarak nitelenen eylem ve işlemlerden doğduğu iddia edilen zararların tazminine ilişkin uyuşmazlıkların, idari faaliyet alanına ilişkin olması ve özel bir yasa hükmü bulunmaması nedeniyle idare hukuku ilke ve kuralları çerçevesinde idari yargı yerlerince çözümlenmesi gerekmektedir. Nitekim, yasa gerekçesinde ve bölümün madde başlığında da (koruma tedbirleri nedeniyle tazminat) bu hususa vurgu yapılmaktadır.<br>Davalı idareye bağlı olan kolluk görevlilerince (FETÖ üyesi olduğu tespit edilen) hazırlanan fezleke sonucunda uğranılan zararların tazmini istemiyle açılan bu davada; davacı tarafından idareye atfedilen kusurun, yargılama faaliyetine bağlı adli kolluk hizmetinden değil, tamamen yargılama faaliyeti dışında ve adli kolluk hizmetinden bağımsız olarak, idarenin yapmakla yükümlü olduğu bir kamu hizmetinin kuruluşunda, personelde ya da işleyişinde gereken emir, direktif ve talimatların verilmemesi, gözetim ve denetiminin yapılmaması, gereken tedbirlerin alınmaması sonucu oluşan bir takım aksaklık ve özensizlik sonucu ortaya çıktığı ve bu haliyle bir hizmet kusuru niteliğinde olduğunun öne sürüldüğü anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekirken adli yargı yerinin görevine girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
müdür