<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1754 E. , 2024/2198 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2020/1754<br>Karar No : 2024/2198 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ :Huk. Müş. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Derneği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresi ile geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisine davalı idarece 11/12/1998 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere genetik hastalıklar tanı merkezi sorumlusu olma yetkisi verildiği, hâlihazırda kendisi tarafından yapılandırılan Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Genetik Hastalıklar Tanı Merkezinin sorumlusu olarak 18 yıldır bu görevi yürüttüğü, ayrıca Sağlık Bakanlığınca genetik tanı merkezlerinde yıllık olarak yapılan denetimler için oluşturulan komisyonda da görevlendirildiği, dava konusu Yönetmelik ile tanı merkezi sorumlusu olma hakkının sadece tıbbi genetik uzmanı ile 18/07/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik tanı merkezinde en az iki yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış hekimlere tanındığı, yürürlükten kaldırılan Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Yönetmeliğinin 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında merkez sorumlusu olarak atananlara ve yıllardır bu görevi ifa edenlere dava konusu düzenleme ile bu hakkın tanınmadığı, bu durumda kendisinin görevden alınmasının olanaklı hale geldiği, merkez sorumlusu olarak görevini ifa etmekte olanların kazanılmış haklarının korunmadığı, kapsam dışında bırakılmalarının kazanılmış hakka ve hukuka aykırı olduğu, düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Anayasa'nın 56. maddesi ile Devlete verilen sağlık hizmetlerini yürütme görevinin 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sağlık Bakanlığına verildiği, önceki Yönetmeliğin 1998 yılında yayımlandığı dönem dikkate alındığında ülkemizde tıbbi genetik alanında yetişmiş uzman ve doktora yapmış tabip/kişi sayısının yetersiz olması nedeniyle sağlık insan gücü ihtiyacını karşılamak ve uygulanabilirliği artırmak amacıyla dava konusu düzenlemede belirtilen kişilerin merkez sorumlusu olabileceğinin düzenlendiği, genetik alanında uzmanlık yetkisine sahip hekimlerin yetiştirilmesi için 30/01/2003 tarihli YÖK kararı ile Tıbbi Genetik Anabilim Dalı kurulduğu, üniversitelerin tıp fakültelerinde tıpta uzmanlık eğitimi verilmeye başlandığı, eğitim süresinin 4 yıl olarak belirlendiği, bu kapsamda tıbbi genetik alanında yetişmiş uzman ve doktora yapmış tabip sayısının yeterli düzeye çıkarıldığı, dava konusu hüküm ile merkez sorumlusu olma yetkisinin tıbbi genetik uzmanına ve 18/07/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlere verildiği, geçici maddede yer alan 18/07/2009 tarihinin Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin yürürlük tarihi olduğu, 1219 sayılı Kanun'a dayanılarak 18/07/2009 tarihinde yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 5. maddesinde bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık belgesi almayanların hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamayacağının düzenlendiği, 2003 yılı itibarıyla Tıbbi Genetik Anabilim Dalının uzmanlık eğitimi vermeye başlaması ile birlikte Bakanlıkça bu alanda yetişmiş insan gücü sayısının yeterli olduğunun değerlendirildiği, anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sadece tıbbi genetik uzmanlığı olan hekimlere merkez sorumlusu olma hakkı verildiği, geçici madde düzenlenirken de bahse konu Yönetmeliğin dikkate alındığı, ülkemizde ruhsatlı 83 genetik hastalıklar değerlendirme merkezinde 2009 yılı sonrası doktora belgesine sahip merkez sorumlusu tabip/kişinin görev yapmadığı, kazanılmış haktan bahsedilebilmesi için hakkın, yürürlükteki kurallara göre tüm sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerektiği, davacının bu Yönetmelik kapsamında merkez sorumlusu olarak görev yapmadığı gözönüne alındığında bütün sonuçları ile fiilen elde edilmiş bir kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DAVALI YANINDA <br>MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Davalı idare yanında müdahil tarafından, ihtiyaç haline gelmiş olan dava konusu Yönetmelik ile test, tanı, cihaz ve donanımların etkin ve sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde kullanılmasının sağlanması amacıyla kaynak israfının önlendiği, verilen hizmetlerin ehil kişilerce yapılmasının düzenlendiği, merkezlerin nitelik ve kapsamının kaliteli standartlara oturtularak hizmetlerin iyileştirilmesinin sağlandığı, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresi yönünden davanın reddine, geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ :Dava; 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan " tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi " ibaresi ile Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davaya konu olan Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete yayımlanan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinde değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. Maddesiyle değiştirildiğinden anılan maddeye yönelik olarak karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br>Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 2. Fıkrasının iptali isteminin incelenmesine gelince;<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 124. maddesine göre; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.<br>3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun; 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı, (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiş; anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde de; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br>1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. maddesinde , herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri düzenlenmiş; bu kapsamda (a) bendinde, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak, (b) bendinde, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, (f) bendinde ise, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak görevleri arasında sayılmış; 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak görevi ve (c) bendi ile kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek görevi Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne verilmiş; aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. <br>Anayasanın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.<br>Hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez unsurlarından birisi olan hukuk güvenliği ilkesi; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.<br>Yürürlükte olan mevzuat kurallarına güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin bu kanunların uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir. <br>10/06/1998 tarihli, 23368 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (mülga) Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliğinin 14. maddesi; klinik genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış tabipler ile bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru unvanı olmayan ancak bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yurtiçi ve yurtdışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişilere genetik tanı merkezi sorumlusu olarak görevlendirilme hakkını tanınmış iken, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin dava tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin 2. fıkrasında tanımlanan bir kişinin merkez sorumlusu olarak görevlendirileceği düzenlenmiş; Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında ise; “18/07/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimler hiçbir şekilde uzman yetkisi kullanamazlar.18/07/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin hakları saklıdır.” kuralına yer verilmişti.<br>Davacı tarafından, Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı olduğu, önceki yönetmelik hükümleri doğrultusunda Dokuz Eylül Üniversitesi Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi sorumlusu olarak çalıştığı, dava konusu yönetmeliğin yayımından sonra anılan merkezde sorumlu olarak çalışmaya devam edebilme imkanının kalmadığı, yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükümlerine göre gerekli koşulları taşıyan ve kendisi gibi genetik hastalıklar tanı merkezi sorumlusu olma hakkına sahip olanların bu haklarının dava konusu Yönetmelik ile korunmadığı, düzenleme ile birlikte sadece tıbbi genetik uzmanlarına ve doktora yapmış olanların haklarının korunduğu, kendi durumunda olanların mağduriyetine sebebiyet verildiği ileri sürülerek dava konusu edilen maddelerin iptali istenilirken, davalı idarece 2003 yılı itibariyle Tıbbı Genetik Anabilim Dalının uzmanlık eğitimi vermeye başladığı, Bakanlığın bu alanda yetişmiş insan gücü sayısının yeterli olduğu yolundaki değerlendirmesi üzerine anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sadece Tıbbı Genetik Uzmanlığı olan hekimlere merkez sorumlusu olma hakkının verildiği, önceki düzenlemede de çocuk genetik uzmanlarına bu hakkın verilmediği, dolayısıyla olayda davacının kazanılmış hakkının varlığından sözedilemeyeceği savunulurken haklı beklenti konusunda açıklamada bulunulmadığı görülmektedir.<br>Dosyada yer alan bilgiler, davacının iddiaları ile davalının savunması birlikte değerlendirildiğinde, aldığı eğitim ve kariyer tercihlerine göre, davacının önceki Yönetmelik uyarınca genetik tanı merkezlerinde merkez sorumlusu olabilme şartlarını taşıdığı, bu yönüyle davacının söz konusu pozisyonda çalışma yönünde haklı bir beklentisinin oluştuğu, buna rağmen dava konusu düzenlemeler ile bu beklentinin korunmadığı anlaşılmakta olup, genetik tanı merkezlerinde merkez sorumlusu olarak çalışabilmek ümidiyle, önceki Yönetmelik döneminde ve bu Yönetmelikle belirlenen alanlarda doktora programına başlayanlar ile aynı ümitle dava konusu düzenleme öncesi doktorasını tamamlayanların, bu alanda çalışabileceklerine yönelik haklı beklentilerinin korunması yolunda herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmediği görülmekle, dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının eksik düzenlenmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.<br>Diğer yandan anılan yönetmeliğin dava konusu 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile çocuk genetik uzmanları kapsama alınmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın Yönetmeliğinin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, anılan Yönetmeliğin geçici 1. maddenin 2. fıkrasının ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için önceden taraflara bildirilen 28/05/2024 tarihinde davacı vekili Av. ...'ın, davalı Sağlık Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Av. ... ve Hukuk Müşaviri Av. ...'in ve davalı yanında müdahili temsilen Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip duruşma tamamlandı. Tetkik hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, anılan Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresi ile geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>İlgili Mevzuat:<br>3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği; Ek 11. maddesinde de, sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği hükümlerine yer verilmiştir.<br>10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi görevi Sağlık Bakanlığına verilmiş olup, 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (b) bendinde, organ ve doku nakli, kan ve kan ürünleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi, evde sağlık, yanık, yoğun bakım gibi özellikli planlama gerektiren sağlık hizmetlerini planlamak ve bu hizmetleri sunan kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (f) bendinde, planlama ve standartlar oluşturulması için gerekli komisyonları kurmak; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. <br>Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.<br>Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği hazırlanmış ve 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br>Hukuki Değerlendirme:<br>Yukarıda yer verilen ve dava konusu Yönetmeliğin dayanakları arasında sayılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Sağlık Bakanlığının, ülke genelindeki sağlık hizmetinin dengeli, planlı, verimli, kaliteli ve koordineli sunulmasında asli yetkili otorite olduğu; Anayasayla Devlete sağlık hizmeti alanında verilen görevlerin anılan Bakanlık aracılığıyla yerine getirildiği; dava konusu Yönetmelik bakımından ise, Sağlık Bakanlığının, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, Devlet ve vakıf üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemeye yönelik düzenleme yapmaya yetkili olduğu tartışmasızdır. <br>Anılan yetkiye dayanılarak çıkarılan dava konusu Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin tamamına bakıldığında, planlama kapsamında açılacak olan genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde çalışacak personelin nitelikleri ile görev ve sorumluluklarının ayrıntılı olarak belirlendiği, buna göre, merkezde, merkezin faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlem ile idari işlerden bizzat sorumlu olan mesul müdür dışında, mesul müdür tarafından görevlendirilen merkez sorumlusunun görev aldığı, merkez sorumlusu olarak ise, anılan Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan 10/06/1998 tarih ve 23368 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nde düzenlenen halinin aksine tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişinin görevlendirileceği anlaşılmaktadır. <br>Nitekim mülga Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nin 14. maddesine göre, klinik genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış bir tabibin genetik tanı merkezi sorumlusu olabilmesinin yanı sıra bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru ünvanı olmayan, ancak bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yurtiçi ve yurtdışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişilerin de genetik tanı merkezi sorumlusu olarak görevlendirilebileceği düzenlenmişken; dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, -davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle- "Mesul müdür tarafından, tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi merkez sorumlusu olarak görevlendirilir. Merkez, özel hastane bünyesinde açılacak ise, merkez sorumlusu olma yetkisini haiz her hekim için tıbbi genetik kadrosu bulunması zorunludur. Merkez sorumlusu merkezde tam zamanlı olarak görev yapar. Bir merkezde bu nitelikleri haiz birden fazla personel olması halinde, Müdürlüğe bildirmek ve izin almak kaydıyla izin, hastalık durumu gibi hallerde merkez sorumlusunun yerine vekâlet edebilir. Merkez açma yetkisini haiz kişiler adına sadece bir merkez sorumlusu belgesi düzenlenir. Mesai saatleri dışında başka Merkezde ancak ikinci hekim olarak, Müdürlüğe bildirilmek kaydıyla çalışabilir ayrıca kadro aranmaz." kuralına yer verilmiştir. <br>Söz konusu hükümde atıf yapılan ve dava konusu edilen "Mevcut merkezlerin uyumu" başlıklı geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında ise, "18/7/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimler hiçbir şekilde uzman yetkisi kullanamazlar. 18/7/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları saklıdır." kuralı (11/1/2020 tarih ve 31005 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzeltme ile 10/1/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında sehven eksik yayımlanan “hekimlerin hakları” ibaresi “hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları” şeklinde değiştirilerek düzeltilmiştir.) yer almıştır.<br>Adı geçen merkez sorumlusunun görevlerinin de Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasında "merkez personelinin tüm faaliyetlerini izlemek, eğitim almalarını sağlamak; tıpta uzmanlık eğitimi veren kurum ve kuruluşlarda eğitimle ilgili faaliyetleri eğitim sorumlusunun koordinasyonunda yürütmek; cihazların bakım ve kalibrasyonları ile test kalibrasyonlarını uygun periyotlarda yapmak ya da yaptırmak, değerlendirmek ve gerekli düzeltici/önleyici faaliyetleri yapmak ya da yaptırmak; merkezin güvenliği de dâhil olmak üzere, merkezin yönetimi ve tüm faaliyetlerinin mevzuata ve kalite yönetim sistemine göre yürütülmesini sağlamak ve bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için iş bölümü yapmak; denetimlerde istenilen bilgi ve belgeleri sunmak." şeklinde sıralandığı görülmüştür. <br>Bununla birlikte merkezlerde merkez sorumlusu dışında çalışma belgesi ile çalışan hekimlerden bahsedilmiş, merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevleri ise 16. maddenin üçüncü fıkrasında "merkezin ihtiyaçlarını tespit etmek, kalite standartlarına uygun çalışılmasını sağlamak; hastalar ile ilgili uygulamalar ve testlerin zamanında yapılmasını ve sonuçların kayıt altına alınmasını, hizmet talebinde bulunan kişi, kurum veya kuruluşa zamanında rapor edilmesini sağlamak; gerektiğinde diğer tıpta uzmanlık alanları ile işbirliği yaparak genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet vermek" şeklinde belirlenmiştir. Yine Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "Merkez sorumlusu dışındaki merkez sorumlusu olma özelliğine sahip diğer hekimler adına Müdürlük tarafından Ek-11’de yer alan Çalışma Belgesi düzenlenir." kuralına yer verilmiş ve merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu, merkez sorumlusu ile tetkiki onaylamaya yetkili olan hekimlerin uhdesinde bırakılmıştır. <br>Öyleyse, Yönetmelik kapsamında genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde, testlerin yapılması ve sonuçların kayıt altına alınarak rapor edilmesi, genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet verme gibi iş ve işlemlerin merkez sorumlusu ya da merkez sorumlusu olma özelliğine sahip hekimler tarafından yapılması öngörülmüş, bunun dışında çalışan hekimlerin teknik personel olarak istihdamı amaçlanmıştır. <br>Nitekim davalı idareye, tıbbi genetik uzmanı olmayan ya da dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesi kapsamında bulunmayan hekimlerin, genetik alanda test yapabilme ve raporlayabilme haklarının korunması amacıyla yapılan başvuruların dava konusu Yönetmelik kapsamında merkez sorumlusu olma özelliğine sahip olmadığı gerekçesiyle davalı idarece reddine ilişkin bireysel işlemler ile dayanağı düzenlemenin iptali istemiyle Dairemiz nezdinde açılan benzer davalarda, davalı idarece merkez sorumlusu olmayan ya da merkez sorumlusu olma özelliğine sahip olmayan hekimlere genetik alanda test yapabilme ve raporlayabilme hakkı tanınmadığı görülmekte olup, uygulamanın bu yönde olduğu anlaşılmaktadır. <br>Buna göre, uyuşmazlık önceki Yönetmelik hükümleri uyarınca merkezlerde çalışarak merkez sorumlusu olan ya da olma özelliğine sahip olan hekimlerin görevleri kapsamında yapabildikleri iş ve işlemleri dava konusu Yönetmelik uyarınca da sürdürüp sürdüremeyecekleri noktasında toplanmaktadır. <br>Zira davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükümlerine göre gerekli koşulları taşıyan ve genetik hastalıklar tanı merkezi sorumlusu olarak görevini ifa etmekte olanların bu haklarının korunmadığı, kazanılmış hakların ihlal edildiği, yeni düzenlemeye göre merkez sorumlusu olma haklarının elinden alınacağı ve telafisi imkânsız zararlara sebebiyet vereceği ileri sürülerek dava konusu hükümlerin iptali istenilmektedir. <br>Davalı idare savunmasında ise, 30/01/2003 tarihli YÖK kararı ile Tıbbi Genetik Anabilim Dalı kurulduğu; üniversitelerin tıp fakültelerinde tıpta uzmanlık eğitimi verilmeye başlandığı; eğitim süresinin 4 yıl olarak belirlendiği; bu kapsamda tıbbi genetik alanında yetişmiş uzman ve doktora yapmış tabip sayısının yeterli düzeye çıkarıldığı; dava konusu hüküm ile merkez sorumlusu olma yetkisinin tıbbi genetik uzmanına ve 18/07/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlere verildiği; ülkemizde ruhsatlı 83 genetik merkezi, yaklaşık 400 tıbbi genetik uzmanı ve 25 çocuk genetik uzmanı bulunduğu; söz konusu merkezlerin tamamında tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin 2. fıkrasında tanımlanan bir kişinin merkez sorumlusu olarak görev yapmakta olduğu yönünde açıklamalarda bulunmuştur. <br>Mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesi gereği idareye tanınan anayasal bir yetkidir. Düzenleyici işlem yapma yetkisi olan idarenin, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler gibi farklı nedenlerle var olan düzenlemelerde değişikliğe gidilebileceği ve bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği de kuşkusuzdur. Bununla birlikte idarenin düzenleme yapma ya da bu düzenlemeleri değiştirme yetkisi sınırsız değildir. Bu yetki hukukun genel ilkeleri ile anayasal ve yasal ilkelerle sınırlandırılmış durumdadır. <br>Zira hukuk kuralları değişirken bir yandan toplumun ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanırken, diğer yandan değişiklik tarihine kadar var olan mevcut hukuki durum sebebiyle ilgilisi lehine doğmuş olan hakların ve/veya mevcut hukuki durum sebebiyle oluşan beklentilerin göz önünde bulundurulması ve korunması gerekir. Bu durum hukuk devleti ilkesi ve bu ilkenin uzantısı olan idari faaliyetlerin belirliliği, hukuk güvenliği ilkelerinin bir gereğidir. Hukuk devletinin ön koşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (Anayasa Mahkemesinin 17/03/2011 tarih ve E:2010/106, K:2011/55 sayılı kararı)<br>Kazanılmış hak, objektif bir hukuk kuralının kişilere uygulanmasıyla objektif ve genel hukuki durumun kişisel bir işlemle özel hukuki duruma dönüşmesidir.<br>Haklı beklenti ise, makul bir şekilde ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahip nitelikteki bir beklenti olarak tanımlanmıştır. (Anayasa Mahkemesinin 01/07/2015 tarih ve E:2015/39, K:2015/62 sayılı kararı)<br>Yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, mülga Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliğine göre, klinik genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış bir tabibin genetik tanı merkezi sorumlusu olabilmesinin yanı sıra bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru ünvanı olmayan, ancak bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yurtiçi ve yurtdışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişiler de genetik tanı merkezi sorumlusu olarak görevlendirilebilecek iken, dava konusu Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişinin merkez sorumlusu olarak görevlendirileceği hüküm altına alınmıştır. <br>Anılan düzenlemenin, gelişen teknoloji ile birlikte genetik alanındaki bilimsel ve tıbbi gelişmeler doğrultusunda tıbbi genetik alanında uzmanlık yetkisini haiz hekimlerin yetiştirildiği ve bu kapsamda yetişmiş uzman sayısının yeterli düzeye ulaştığı göz önünde bulundurularak, hizmet standartlarını yükseltmek amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır. <br>Kamu yararı ve hizmet gerekleri güdülerek getirildiği anlaşılan dava konusu 15. maddenin birinci fıkrasında yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresinde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Bununla birlikte, dava konusu düzenleme yapılırken, önceki düzenleme döneminde genetik tanı merkezlerinde sorumlu olarak yetki verilen ve bu görevde çalışmakta olanlar ile merkez sorumlusu olma özelliğine sahip bir hekim olarak çalışmakta (merkezlerde genetik alanında testlerin yapılması ve sonuçların kayıt altına alınarak rapor edilmesi, genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet vermekte) olanların kazanılmış haklarının korunması gerekirken, dava konusu edilen geçici maddede ya da Yönetmeliğin herhangi bir maddesinde önceki düzenleme doğrultusunda alınmış olan izin/faaliyet belgelerinin geçerli olduğuna ya da bu şekilde genetik tanı merkezi sorumlusu olanların çalışmaya devam edebileceğine ilişkin bir kurala yer verilmediği anlaşılmaktadır. <br>Bunun dışında, genetik tanı merkezlerinde genetik alanında testlerin yapılması ve sonuçların kayıt altına alınarak rapor edilmesi, genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet verme gibi iş ve işlemleri yapmak ümidiyle önceki Yönetmelik döneminde ve bu Yönetmelikle belirlenen alanlarda doktora programına başlayanlar ile aynı ümitle dava konusu düzenleme öncesi doktorasını tamamlayanların bu alanda çalışabileceklerine yönelik haklı beklentilerinin varlığının da hukuk devleti ilkesi doğrultusunda kabulü ve dava konusu düzenleme ile bu haklı beklentinin korunmasına yönelik düzenleme yapılması gerektiği sonucuna da varılmıştır. <br>Bu bakımdan, dava konusu geçici 1. maddenin ikinci fıkrası bu yönleri ile eksik düzenleme niteliğindedir.<br>Bu durumda, anılan düzenlemede önceki düzenlemeler sebebiyle ortaya çıkmış olan kazanılmış haklar ve haklı beklentilere ilişkin herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmemesinde eksik düzenleme yapılmış olması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE, <br>2. Dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının eksik düzenleme nedeniyle İPTALİNE, <br>3. Sonuç itibarıyla dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin yarısına karşılık gelen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısına karşılık gelen ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yine aşağıda gösterilen ve müdahil tarafından yapılan toplam ... TL yargılama giderinin yarısına karşılık gelen ... TL'nin davacıdan alınarak anılan müdahile verilmesine, diğer yarısına karşılık gelen ... TL'nin ise anılan müdahil üzerinde bırakılmasına,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ... TL vekâlet ücretinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz gün) içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
müdür