<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/2909 E. , 2023/5121 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2021/2909<br>Karar No : 2023/5121<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2008 ve 2009 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin, 10 ila 12. sıralarında yer alan kamu alacaklarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, 1 ila 9 ve 13 ila 40. sıralarında yer alan kamu alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin, şirketin bilinen adreslerinde tebliğ edilemediğine dair tebliğ alındıları Mahkemelerince verilen ara kararına rağmen dosyaya sunulmadığından dolayısıyla sözü edilen kamu alacağının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği hususu davalı idarece ortaya konulamadığından 31/12/2013 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin değinilen kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ödeme emrinin, 10 ila 12. sıralarında yer alan kamu alacaklarına ilişkin kısmı yönünden dava reddedilmiş, 1 ila 9 ve 13 ila 40. sıralarında yer alan kamu alacaklarına isabet eden kısmı ise iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin 2008 yılına ait kamu alacaklarına ilişkin olarak vergi inceleme raporuna istinaden tanzim edilen 15/11/2013 tarihli vergi ve ceza ihbarnamelerinin 20/11/2013 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği, vadesinde ödenmeyen ve dava açılmaksızın kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla davacının takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartiyle tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu kurala bağlanmıştır.<br> “Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94, maddenin birinci fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı; ikinci fıkrasında, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine; tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının yeterli olacağı, 2365 sayılı Kanunun 18, maddesiyle eklenen 3. fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirketin mükellefiyet kaydının 31/07/2009 tarihinde re'sen terkin edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden silindiği hususunun da 19/08/2014 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, 2008 yılına ait defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmesine ilişkin defter ve belge isteme yazısının kanuni temsilcinin ikametgah adresinde oğluna tebliğ edildiği, defter ve belgelerinin geçerli bir neden olmaksızın yasal süresinde ibraz edilmediğinden bahisle 2008 yılına ait katma değer vergisi indirimlerinin reddedildiği, dava konusu ödeme emrinin iptal edilen kısmına ilişkin kamu alacağının, … tarih … sayılı vergi inceleme raporuna istinaden tanzim edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezasından oluştuğu, söz konusu vergi ve cezalara yönelik tanzim edilen 20/11/2013 tarihinde şirket yetkilisinin ikametgah adresinde yengesi Naime Aksu imzasına tebliğ edildiği, dava açılmaksızın kesinleşen söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin kanuni temsilcinin ikametgah adresinde 04/04/2014 tarihinde gelinine tebliğ edildiği, ödeme yapılmadığından ve mal varlığı araştırmasından da sonuç alınamadığından bahisle değinilen kamu alacağının tahsili için davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.<br> Asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 31/07/2009 tarihinde re'sen terkin edildiği ve bu nedenle şirketin faaliyet gösterdiği adreste tebliğ imkansızlığının ortaya konulduğu olayda, ödeme emrinin 2008 yılına kamu alacağına ilişkin kısmı yönünden düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerinin tarh zaman aşımı süresi içerisinde 20/11/2013 tarihinde kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğinin de usulüne uygun olduğu sonucuna varıldığından, ödeme emrinin diğer yönlerden hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyoruz.</font></p></body></html>
müdür