<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2944 E.  ,  2024/242 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/2944<br>Karar No : 2024/242<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı<br>VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. … <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): …<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ: <br>Dava Konusu İstem : Dava; Erzurum Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan davacı tarafından, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, … karar sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/04/2017 günlü, E:2016/7285, K:2017/11767 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; davacının soruşturma kapsamında ifadesinin alınmadığı, davacı savunmasını yapmadan önce 27/10/2014 tarihli dilekçeyle soruşturma dosyasını inceleme talebinde bulunmuş olmasına rağmen davalı idare tarafından 30/10/2014 günlü işlemle davacının talebinin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında hazırlanan İçişleri Bakanlığı Bilgi ve Belgeye Erişim Ücret Tarifesi'ne göre ... hesabına 667,92.-TL (10 sayfa ücretsiz 759 sayfa) yatırdığına dair dekont ile müracaat etmesi gerektiği belirtilmek suretiyle reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından 03/11/2014 tarihli yazılı savunmanın yapıldığının görüldüğü, davacıya isnat edilen fiilin yaptırımının meslekten çıkarma cezası olması ve 657 sayılı Kanun'un 129/2 maddesindeki düzenleme uyarınca davacının soruşturma evrakını inceleme hakkına sahip olması hususları da dikkate alındığında, davacının soruşturma kapsamında ifadesinin alınmamasının ve soruşturmaya ilişkin (en azından kendisine ilişkin iddia ve değerlendirmelerin yer aldığı) evrakı inceleme talebinin reddedilmesinin hak arama hürriyetine ve savunma hakkına aykırı olduğu, bu yönüyle davacıya isnat edilen "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilinin, soruşturmanın davacı hakkındaki kısmında usul kurallarına riayet edilmemesi sebebiyle sübut bulmadığı kanaatine varıldığı, sübuta ermeyen bir fiilin cezalandırılamayacağı ve dolayısıyla ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından da bahsedilemeyeceğinin açık olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, polis memuru olan Ö.Ç.'nin gerçeğe aykırı belgeler düzenlenerek O.K. adına mahkeme kararı alınmak suretiyle 23/12/2011- 15/06/2012 tarihleri arasında dinlendiği, söz konusu dinlemelere yönelik mahkeme kararlarının iletişimin dinlenmesini gerektirecek yeterli bilgiler / emareler olmaksızın, eksik ve gerçek dışı bilgiler ileri sürülerek aldırıldığı, anılan dinlemeye ilişkin dinleme talep formunda parafı bulunan davacının bu fiili ile "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinin açık olduğu, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY: <br> Erzurum Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan davacı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin … günlü, … karar sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinin ikinci fıkrasında, "Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>(Mülga) Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesinde; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br>08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8. maddesinin, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerin sayıldığı 6. fıkrasının (h) bendinde, "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" düzenlemesine, "Savunma hakkı" başlıklı 31. maddesinde, "(1) Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Disiplin amirince veya yetkili disiplin kurulu başkanı ya da görevlendireceği kurul üyelerinden biri tarafından ilgiliden savunma istenir. Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Süresi içinde savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. (3) Hakkında disiplin soruşturması yapılan personel, ikinci fıkra gereğince kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir. (4) Hakkında meslekten çıkarma cezası veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." düzenlemesine yer verilmiş; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklindeki geçiş hükmü yer almıştır. <br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinin üçüncü fıkrasında da; "Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir. <br>04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddede; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.<br>Bu personelin, Devlet Personel Başkanlığınca 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin ikinci, üçüncü, beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde atama teklifleri yapılır. Bunlardan müdür ve üstü kadrolarda olanlar araştırmacı unvanlı kadrolara, diğerleri ise Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen kadrolara atanırlar. Personel nakledildiği kurumda göreve başlayıncaya kadar eski kurumunda çalışmaya devam eder ve bu personelin her türlü mali ve sosyal hakları çalıştıkları kurum tarafından karşılanır. <br>Bu madde kapsamında yer alan personele ilişkin kadrolar; atama teklifi gerçekleştirilen kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan memur kadroları, 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır. Atama işlemi yapılan personele ilişkin bilgiler ve bu bilgilerdeki değişiklikler, en geç on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, bu yaptırımların memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından da objektif ve kamusal önemleri bulunmaktadır.<br>Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.<br>Kural olarak zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı tespiti yapılarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiil nedeniyle disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş ise fiilin sübuta erip ermediğinin ortaya konulmasından sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiği açıktır.<br>Bu açıklamalar ışığında, 3201 sayılı Kanun'a eklenen ve 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 28. madde hükmündeki, 04/04/2015 tarihinden önceki son beş yıl içinde meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde, idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensuplarının, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ve bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde de atama tekliflerinin yapılacağı yolundaki kural ile bu hüküm kapsamındaki personel yönünden, zamanaşımına uğrayan fiile yönelik meslekten çıkarma cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörüldüğü hususunda tereddüt bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, yukarıda yer verilen Geçici 28. madde hükmü kapsamında olan somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için İdare Mahkemesince; zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiilin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiilin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle fiilin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, isnat edilen fiilin işlendiğinin tespit edilmesi durumunda, fiilin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Öte yandan her ne kadar İdare Mahkemesince; davacının soruşturma kapsamında ifadesinin alınmamasının ve soruşturmaya ilişkin evrakı inceleme talebinin reddedilmesinin hak arama hürriyetine ve savunma hakkına aykırı olduğu, bu yönüyle davacıya isnat edilen "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilinin, soruşturmanın davacı hakkındaki kısmında usul kurallarına riayet edilmediğinden bahisle sübut bulmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca davacı hakkında tesis edilen işlem karara bağlanmadan önce, 27/10/2014 tarihinde davacının savunmasının istendiği, davacının soruşturma evrakının bir örneğinin kendisine verilmesini talep etmesi üzerine Emniyet Genel Müdürlüğünün 30/10/2014 günlü yazısı ile davacıya, soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapabilme hakkının olduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinde hakkında düzenlenen soruşturma dosyasını inceleyebileceği hususları ile disiplin kurulunda sözlü savunma yapabilmesi için kurul tarihinin bilahare kendisine bildirileceği hususu tebliğ edilmiş, davacının da 02/11/2014 tarihinde vekili vasıtasıyla yazılı savunmasını yaptığı anlaşılmıştır.<br>Bu nedenle; davalı idarece, davacının usulüne uygun savunması istendiği gibi, davacı tarafından da savunma yapıldığı anlaşılmakla, davacıya usulüne uygun olarak savunma hakkının kullandırıldığı sonucuna ulaşıldığından; Mahkemece, davacının meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerinin sübûta erip ermediği irdelenerek ve fiillerin hangi tarihte işlendiği tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının savunma hakkının kısıtlandığından bahisle üzerine atılı suçun sübut bulmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/01/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY : 7068 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik hâllerini, disiplin cezalarını, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususları düzenlediği belirtilmiş, 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." hükmüne; "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) (Değişik:18/10/2018-7148/45 md.) 2/1/2017 tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 23/1/2017 tarihinde devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak; a) Bu Kanunun usule, yetkili disiplin amiri ve yetkili disiplin kurullarına ilişkin hükümleri derhal uygulanır.<br>b) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce personelin tabi olduğu disiplin mevzuatının ceza hükümleri ile bu Kanunun ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanır..." hükümlerine yer verilmiştir.<br>Aktarılan mevzuat uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında bulunan personele, bu Kanun’dan önceki mevzuat esas alınarak verilmiş disiplin cezalarının, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilmiş sayılacağı; söz konusu disiplin cezalarının iptali istemiyle açılan davaların, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözüleceği açıktır.<br>3201 sayılı Kanun’da ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde ceza verme yetkisinde zamanaşımına ilişkin düzenleme yer almadığından, 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış ise de; 7068 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar.”; 29. maddesinde, “Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; (1) a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde; <br>(b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.<br>(2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar…” düzenlemeleri yapılmıştır.<br>3201 Kanun’a eklenen Geçici 28. madde de (Ek: 27/3/2015-6638/33 md.), “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. ...” hükmüne yer verilmiş; bu düzenlemenin iptali istemiyle yapılan başvuru, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 günlü, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla, ”Memuriyetten veya meslekten atılmayı gerektirecek fiiller yönünden Kanun’da belirtilen zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması, bu fiiller nedeniyle kişinin disiplin cezasıyla cezalandırılmaması yönünden kesin bir güvence sağlamakla birlikte bu sürelerin geçmiş olması, kanun koyucunun belli şartlar altında personel çalıştırma rejimiyle ilgili sahip olduğu takdir yetkisini kullanmasına engel teşkil edecek bir neden olarak yorumlanamaz. Bu bağlamda kanun koyucunun, anayasal sınırlar içinde kalmak, bu yönüyle hukuki belirsizliğe ve keyfîliğe neden olmamak kaydıyla ceza müeyyidesi uygulama dışında memuriyetten veya meslekten atılmayı gerektirecek nitelikteki fiilleri işleyenleri emniyet hizmetleri gibi kamu güvenliği ve kişi güvenliğini doğrudan ilgilendiren faaliyet alanlarında çalıştırmak istememesi takdir yetkisi kapsamında kalan bir husus olup bunun kişilerin hukuki güvenliğini ihlal eden bir yönünün olduğu söylenemez.” gerekçesine de yer verilerek reddedilmiştir. Görüldüğü üzere, disiplin yönünden incelenen fiillerin, disiplin hukuku dışında da sonuçları olabileceğinden, eylemin sübut bulup bulmadığının tespiti, farklı sonuçlar yaratabilecektir.<br> 7068 sayılı Kanun özelinde; soruşturma yapılması için, fiilin disiplin amirince herhangi bir şekilde öğrenilmesi ve olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirilmesi gerekir. Bu aşamada verilecek kararın, şikayet edilen yönünden "lekelenmeme hakkı"; şikayetçi yönünden "şikayet hakkı"; disiplin amiri yönünden ise "görevin yerine getirilmesi" gibi hususlar açısından sonuçlar doğuracağı açıktır. <br>Anılan Kanun'da sayılan fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren soruşturma ve eylemden itibaren ceza zamanaşımı süreleri işlemeye başlamaktadır. Soruşturmacı olayı araştırmak ve değerlendirmek, yetkili kılınan birim de karar vermek durumundadır. Soruşturmanın tamamlanmamasını öngören yasal bir kural bulunmamakta; soruşturmanın açılmasını engelleyen durum ise, "soruşturma zamanaşımı" olmaktadır. Ceza zamanaşımının idarenin ceza verme yetkisini kaldırdığı, soruşturmayı yapma, sürdürme açısından etkisinin olmadığını, zira soruşturma zamanaşımının başka bir müessese olduğunu da vurgulamak gerekir.<br>Öte yandan; "Masumiyet karinesi", kişilere soruşturma yapılmamasını isteme yönünde bir güvence sağlamamaktadır. Soruşturma açılması (soruşturma açılmasının hak kaybı yarattığı haller dışında) ilgilinin aklanmasını da içerdiğinden, tek başına lekelenmeme hakkını ihlal etmemekte, ilgili aleyhine kullanılan dil ve suç isnadı yapılıp, yapılmadığı önem kazanmaktadır.<br>Zamanaşımı, eylemin oluştuğu durumda devreye girdiğinden, eylemin sübut bulmadığının saptanması halinde, zamanaşımı değerlendirmesi yapılamayacağından, soruşturmada; fiilin sübuta erip ermediği soruşturulmadan, zamanaşımına uğranıldığının tespitinin yapılması ve soruşturmanın açılmaması veya sürdürülmemesi mevzuata uygun olmayacaktır. <br>Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, "ceza zamanaşımı"na ilişkin gerekçesi yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br>KARŞI OY (XX) : Dava konusu işlemde; davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği değerlendirmelerine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.<br>Bir kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.<br>Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.<br>Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.<br>Bu itibarla, söz konusu ilkelerin, bu kapsamdaki tüm işlemlere uygulanması gerekmekte olup, davacının meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiilinin sübûta erip ermediğinin, fiilin sübuta erdiği sonucuna varılmış ise işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığının Mahkemece tespit edilmesi gerektiğinden, Dairemiz çoğunluk kararının, sadece zamanaşımına uğrayan fiile, disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş olması halinde fiilin sübuta erip ermediği tespit edildikten sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiği yolundaki gerekçesine katılmıyorum. </font></p></body></html>

müdür