<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/12857 E.  ,  2023/7273 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/12857<br>Karar No : 2023/7273 <br><br>DAVACI: … Derneği <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVALI: … Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ: 1. Huk. Müş. …<br> <br>DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 16/04/2010 tarih ve 27554 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kaplıcalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi 1. fıkrasındaki "(t) ve (u) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve" ibaresi hariç tümü ile 2. ,3. ,5. ,7. ,8. ,9. maddelerinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi yönünden, Yönetmeliğin hukuki dayanakları arasında yer alan ve 3153 sayılı Kanun'a dayanarak çıkarılan Fizyoterapi ve Bunlara Benzer Müesseseler Hakkında Tüzüğün 7., 8., 9. ve 10. maddelerinde Sağlık Bakanlığı tarafından verilecek izinle açılacak kaplıca ve içmelerin sağlık kuruluşu türü olduğu, bu tür yerler için Sağlık Bakanlığının izin ve denetim yetkisinin zorunlu koşulduğu, Valiliklere hukuka aykırı biçimde yetki verildiği ileri sürülerek anılan düzenlemenin iptali istenilmektedir. <br> <br>DAVALININ SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi yönünden, Yönetmelikte geçen "Bakanlıkça" ibarelerinin "Valilikçe" olarak değiştirilmesinin 31/07/2009 tarih ve 27305 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bürokrasinin Azaltılması ve İşlemlerin Basitleştirilmesine Yönelik Başbakanlık, Bakanlıklar ile Bazı Bağlı ve İlgili Kuruluşlara Ait 170 Adet Yönetmelik içerisinde yer alan Kaplıcalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelikle daha önce yapılan değişikliklerin devamı niteliğinde olduğu, değişikliğin bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin basitleştirilmesine matuf olmak üzere, unutulan kısımların tamamlanması amacıyla ve görev ve yetki bakımından Yönetmeliğin bütünlük arz etmesini sağlamaya yönelik olarak yapıldığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrası gereği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: …<br>DÜŞÜNCESİ: Dava, 16/4/2010 günlü, 27554 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “ Kaplıcalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin 1. fıkrasındaki “ (t) ve (u) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve “ ibaresi dışında tümü ile 2., 3., 5., 7., 8., ve 9. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>24/04/1930 tarihli Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 200. maddesinde “ Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilinde bulunan her nevi maden suları ile kaplıcaları işletmek için hususi hükümlerine tevfikan alınması lazımgelen müsaade ile beraber bu suların şifalı hassalarının Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından tasdik edilmiş olması lazımdır. Bu vekaletçe şifalı hassaları veya tesisatının fenne muvafık olduğu tasdik edilmeyen maden suları bu nam ve unvan ile ticarete çıkarılamayacağı gibi kaplıcalara da tedavi maksadiyle eşhas kabul edilmez.” hükmü, 201. maddesinde “ İçmeğe mahsus maden suları ile yıkanmağa mahsus her nevi sıcak, soğuk kaplıcaların işletilmesinden evvel sahipleri veyahut bir şirket namına ise o şirketin idare meclisi reisi tarafından bir istida ile sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine müracaat edilir.” hükmü, 202.maddesinde “ Maden suları ve kaplıcalar sıhhi noktai nazardan Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin murakabesi altında olup bunlar her zaman teftişe tabidirler.”hükmü, 205. maddesinde” Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tesisatın vüs'atine ve müracaat eden hastaların miktarına göre havassı şifaiyeyi haiz içme ve kaplıca mahallerinde fenni hususattan da mes'ul olmak üzere Vekaletçe ihtisası tasdikli bir tabibin istihdamını sahip veya müstecir veyahut heyeti idaresinden talep edebilir.” hükmü yer almaktadır.<br>19/04/1937 tarih ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 4. maddesinde “ Birinci maddede yazılı müesseseler dışında tedavi maksadile açılan diğer her nevi fizyoterapi ve bunlara benzer müesseseler de izne tabi olup bunların vasıf ve şartları hakkında bir nizamname yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.<br>3153 sayılı Yasanın 4. maddesine dayanılarak çıkarılan Fizyoterapi ve Bunlara Benzer Müesseseler Hakkında Nizamnamenin “ Kaplıcalar ve içmeler “ başlıklı 7. maddesinde, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince bir tedavi müessesesi olduğu kabul ve tasdik olunan işletme ruhsatnamesi verilecek kaplıcaların ihtiva edeceği tesisler, 8. maddesinde Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince bir tedavi müessesesi olduğu kabul ve tasdik edilerek işletme ruhsatnamesi verilecek içmelerin ihtiva edeceği tesisler düzenlenmiş ve 10.maddesinde tedavi müessesesi olarak işletme ruhsatnamesini haiz bulunan kaplıca ve içmelerin, tercihan bir fizikoterapi ve hidroterapi mütehassısı, bulunmadığı takdirde 3153 sayılı Kanunun 7. maddesine göre elektrikle tedaviye mahsus cihazları kullanmağa salahiyetli olan iç hastalıkları veya akıl ve sinir hastalıkları mütehassısı bir tabip bulundurmağa mecbur oldukları öngörülmüştür.<br>Mülga 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinde, Bakanlığın, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.<br>Sağlık Bakanlığınca yukarıda belirtilen mevzuata dayanılarak Kaplıcalar Yönetmeliği çıkarılmıştır.<br>Yönetmeliğin 1. maddesinde ;Yönetmeliğin toprak, yeraltı, deniz ve iklim kaynaklı doğal tedavi unsurlarının tedavi edici faktör olarak kullanıldığı kaplıcalar, içmece ve iklim kür merkezleri ile ilgili hususlar ve buralarda kurulacak sağlık amaçlı her türlü tesisin nitelik ve niceliklerinin belirlenmesi, kurulması, işletme izinlerinin verilmesi, denetlenmesi ve sağlık koşullarına uygun biçimde kontrol altına alınması için gerekli esasların belirlenmesi amacıyla hazırlandığı, 2. maddesinde de, Yönetmeliğin doğal tedavi edici unsurların sağlık amaçlı kullanıldığı kaplıca, içmece ve talassoterapi tesisleri ile bu tesislerin sahip ve işletenlerini kapsadığı belirtilmiştir.<br> Anılan Yönetmeliğin amacı ve kapsam maddelerinde değişikliğe gidilmeksizin tanımlar başlıklı 4. maddesinde kaplıcanın, kaplıca tedavisinin uygulandığı ortamlar olan tanımı, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile doğal termal su veya termominarelli su ortamlarının halkın hizmetine sunulduğu tesisler olarak değiştirilmiştir.<br> Davalı idare tarafından, Yönetmelik ile yapılan değişikliklerin uzman tabip nezaretinde kaplıca tedavisi verilen tesislerin özel sağlık kurum ve kuruluşu olarak değerlendirilmesinin icap etmesi nedeniyle 27.3.2002 günlü, 24708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliği ile 15/02/2008 günlü, 26788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile uyum göstermesi amacıyla yapıldığı belirtilmiş ve dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin ikinci fıkrası ile asıl Yönetmeliğin 22. maddesine ilave edilen ek üçüncü fıkrada; izin verilen kaplıca ve talassoterapi tesislerinde suyun endikasyonuna göre tedavi amaçlı sağlık hizmeti sunulmak istenmesi halinde, Bakanlıkça planlama kapsamına ve ilgili mevzuata göre izin verileceği savunulmuştur.<br> Yukarıda aktarılan Kaplıcalar Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin incelenmesinden, Sağlık Bakanlığı tarafından kaplıcaların tedavi amaçlı sağlık hizmeti sunulan ve sunulmayan kaplıcalar olarak değerlendirilmesi sonucunda bazı maddelerde değişikliğe gidildiği anlaşılmaktadır.<br> Kaplıcaların tedavi amaçlı sağlık hizmeti sunulan yerler olarak değerlendirilmesi durumunda, yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında Sağlık Bakanlığının bu tesislerin nitelik ve niceliklerinin belirlenmesi, kurulması, işletme izinlerinin verilmesi, denetlenmesi ve sağlık koşullarına uygun biçimde kontrol altına alınması için gerekli esasların belirlenmesi konusunda yetkisi bulunmaktadır.<br>Buna karşın kaplıcaların tedavi amaçlı sağlık hizmeti sunulmayan yerler olarak değerlendirilmesi durumunda, bu tesislerin nitelik ve niceliklerinin belirlenmesi, kurulması, işletme izinlerinin verilmesi, denetlenmesi konusunda Sağlık Bakanlığına verilmiş görev ve yetki bulunmamaktadır.<br>03/06/2007 tarih ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun 17. maddesinde 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerinde; bu Kanun kapsamında verilecek termal amaçlı işletme faaliyet izinlerinde, imar planları ile belirlenen yatırım alanları ve işletmelerin kapasitelerinin gerektirdiği kaynak miktarı sağlandıktan sonra diğer kullanımlara yönelik taleplerin karşılanabileceği, termal turizme yönelik kullanım alanlarında imar planı olmadan faaliyet izni verilemeyeceği, faaliyetler için idarece önceden Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşünün alınacağı, maddenin uygulanması ile ilgili tüm usul ve esasların Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.<br>Yine Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 25. maddesinde; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.<br>12.3.1982 tarih ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa 27/10/1988 tarih ve 3487 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen Ek 1. maddede de “ Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içerisinde yer alan yıkanmaya mahsus şifalı sıcak ve soğuk maden suları, verilmiş ve kullanılmakta olan haklar ile tapuda müseccel haklar saklı tutulmak üzere, bu Kanun hükümlerine göre turizm yatırımcılarına verilir. Haziran 1926 tarih ve 927 sayılı Kanun ile 17/06/1942 tarih ve 4268 sayılı Kanunun 24/05/1957 tarihli ve 6977 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinde belirtilen kurumların yetkileri, ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içerisinde kalmak şartıyla Bakanlığa aittir.” hükmü yer almaktadır.<br>2634 sayılı Yasanın 37.maddesine dayanılarak Kültür ve Turizm Bakanlığınca çıkarılan Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 29.maddesinde termal tesislere ait şartlar düzenlenmiştir.<br>Bu durumda davalı idare tarafından, 5686 ve 2634 sayılı Yasalarda yer alan hükümlerde dikkate alınmak suretiyle tedavi amaçlı sağlık hizmeti sunulan kaplıcalar yönünden bir düzenleme yapılması gerekmektedir.<br>Dolayısıyla bu ayrım yapılmaksızın çıkarılan Yönetmelikte değişiklik yapan Yönetmeliğin dava konusu edilen maddelerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle Kaplıcalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen maddelerinin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 14/05/2014 tarih ve E:2013/2789, K:2014/3693 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/02/2018 tarih ve E:2015/22, K:2018/480 sayılı kararıyla kısmen onanıp kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY :<br>Kaplıcalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 16/04/2010 tarih ve 27554 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin 1. maddesi 1. fıkrasındaki "(t) ve (u) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve" ibaresi hariç tümü ile 2. ,3. ,5. ,7. ,8. ,9. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br>Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 14/05/2014 tarih ve E:2013/2789, K:2014/3693 sayılı kararıyla, dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesi 1. fıkrasındaki "(t) ve (u) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve" ibaresi hariç tümü ile 2., 7., 8. ve 9 maddelerinin iptali istemine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, Yönetmeliğin 3. maddesinin iptaline karar verilmiş, 5. madde yönünde hüküm kurulmamıştır. <br> Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/02/2018 tarih ve E:2015/22, K:2018/480 sayılı kararı ile; Daire kararının anılan Yönetmeliğin 5. maddesi hakkında herhangi bir hüküm içermemesi yönünden bozulmasına, diğer maddelere ilişkin kısımlarının onanmasına karar verilmiştir. <br> Davalı idarenin karar düzeltme istemi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/09/2019 tarih ve E:2018/4445, K:2019/3653 sayılı kararı ile reddedilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.<br>Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi yönünden İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 200. maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilinde bulunan her nevi maden suları ile kaplıcaları işletmek için hususi hükümlerine tevfikan alınması lazımgelen müsaade ile beraber bu suların şifalı hassalarının Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından tasdik edilmiş olması lazımdır. Bu vekaletçe şifalı hassaları veya tesisatının fenne muvafık olduğu tasdik edilmeyen maden suları bu nam ve unvan ile ticarete çıkarılamayacağı gibi kaplıcalara da tedavi maksadiyle eşhas kabul edilmez.” hükmü; 201. maddesinde, “İçmeğe mahsus maden suları ile yıkanmağa mahsus her nevi sıcak, soğuk kaplıcaların işletilmesinden evvel sahipleri veyahut bir şirket namına ise o şirketin idare meclisi reisi tarafından bir istida ile sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine müracaat edilir.” hükmü; 202. maddesinde, “Maden suları ve kaplıcalar sıhhi noktai nazardan Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin murakabesi altında olup bunlar her zaman teftişe tabidirler.”hükmü; 205. maddesinde, "Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tesisatın vüs'atine ve müracaat eden hastaların miktarına göre havassı şifaiyeyi haiz içme ve kaplıca mahallerinde fenni hususattan da mes'ul olmak üzere Vekaletçe ihtisası tasdikli bir tabibin istihdamını sahip veya müstecir veyahut heyeti idaresinden talep edebilir.” hükmü yer almaktadır.<br> 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, “Birinci maddede yazılı müesseseler dışında tedavi maksadile açılan diğer her nevi fizyoterapi ve bunlara benzer müesseseler de izne tabi olup bunların vasıf ve şartları hakkında bir nizamname yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.<br> 3153 sayılı Kanun'un 4. maddesine dayanılarak çıkarılan Fizyoterapi ve Bunlara Benzer Müesseseler Hakkında Nizamnamenin “Kaplıcalar ve içmeler" başlıklı 7. maddesinde, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince bir tedavi müessesesi olduğu kabul ve tasdik olunan işletme ruhsatnamesi verilecek kaplıcaların ihtiva edeceği tesisler, 8. maddesinde Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince bir tedavi müessesesi olduğu kabul ve tasdik edilerek işletme ruhsatnamesi verilecek içmelerin ihtiva edeceği asgari tesisat ve malzemeler düzenlenmiş ve 10.maddesinde tedavi müessesesi olarak işletme ruhsatnamesini haiz bulunan kaplıca ve içmelerin, tercihan bir fizikoterapi ve hidroterapi mütehassısı, bulunmadığı takdirde 3153 sayılı Kanunun 7. maddesine göre elektrikle tedaviye mahsus cihazları kullanmağa salahiyetli olan iç hastalıkları veya akıl ve sinir hastalıkları mütehassısı bir tabip bulundurmağa mecbur oldukları öngörülmüştür.<br> Mülga 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43. maddesinde, Bakanlığın, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.<br> Sağlık Bakanlığınca yukarıda belirtilen mevzuata dayanılarak hazırlanan Kaplıcalar Yönetmeliği 24/07/2001 tarih ve 24472 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin incelenmesi :<br>Kaplıcalar Yönetmeliğinin “İnceleme ve Tespit Kurulu” başlıklı 19. maddesi, “Tesis izninin verilmesi aşamasında inceleme ve tespit kurulu; sağlık müdürünün veya görevlendireceği müdür yardımcısının başkanlığında, gıda ve çevre kontrol şube müdürü, sağlık ocağı tabibi, jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve çevre sağlığı teknisyeninden; işletme izni verilmesi aşamasında kurula iştirak etmek üzere katılacak tıbbi ekoloji ve hidroklimatoloji uzmanı ile fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanından oluşur. <br>Bu Kurulun Görevleri: <br> Tesis izni verilmesi aşamasında; <br> a) İlk başvurudaki kaynakla ilgili bilgilerin doğruluğunun ve kaynak çevresinde kirlilik yaratacak faktörlerin belirlenmesi, <br> b) Kaynaktan usulüne uygun olarak bakteriyolojik, kimyasal ve radyoaktivite ölçümleri için numune alınması, <br> c) (Değişik: RG 9/12/2004-25665) Kaynak başında yapılması gerekli debi, su sıcaklığı ve pH ölçümünün yapılması, <br> d) EK-1 de belirtilen formattaki raporun doldurularak imzalanmasıdır. <br> İşletme izni verilmesi aşamasında; <br> a) Tesisin Bakanlıkça onaylanan tesis projesine uygun inşa edildiğinin belirlenmesi, <br> b) Projeye göre yapılan tedavi birimlerinin uygunluğunun belirlenmesi, <br> c) (Değişik: RG9/12/2004-25665) EK-6 da belirtilen formattaki raporun doldurularak imzalanmasıdır. <br> Kurul üyelerinin tespitleri arasında ihtilaf doğması halinde (Değişik ibare:R.G.31/7/2009-27305) Valilik konu ile ilgili uzmanın tespit ve görüşünü dikkate alabilir veya yeniden bir kurul oluşturabilir.” şeklinde iken; 16/04/2010 tarih ve 27554 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaplıcalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesi ile üçüncü fıkrasının (a) bendindeki “Bakanlıkça” ibaresi “Valilikçe” olarak değiştirilmiştir.<br> Bakılan davada, daha önce Danıştay Onuncu Dairesinin 28/01/2011 tarih ve E:2010/7983 sayılı ara kararı ile davalı idareden bazı hususların cevaplandırılmasının istendiği, davalı idarenin 27/04/2011 tarihinde kayıtlara giren ara kararı cevabında, "tedavi amaçlı kullanılmayan, yalnızca dinlenmek ve eğlenmek amacıyla faaliyet gösteren termal tesislere izin verme sırasında sıkıntılar yaşanması sebebiyle Yönetmelik değişikliği ile kaplıca tesislerinde suyun endikasyonuna göre tedavi edici olan ve olmayan şeklinde ayrıma gidildiği, tedavi amaçlı sağlık hizmeti sunulmasının Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre yapıldığı" hususlarının belirtildiği, buna göre, tedavi amaçlı olmayan kaplıcaların işletme izni almalarının kolaylaştırılmasının ve tedavi amaçlı olanların da Sağlık Bakanlığının sağlık hizmetlerinin planlanması kapsamına alınmalarının amaçlandığı, söz konusu değişikliklerin tedavi amaçlı olmayan kaplıcaların Kaplıcalar Yönetmeliği kapsamından çıkarılmasını gerektirmeyeceği, Yönetmelikte geçen "Bakanlıkça" ibarelerinin "Valilikçe" olarak değiştirilmesinin ise 31/07/2009 tarih ve 27305 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bürokrasinin Azaltılması ve İşlemlerin Basitleştirilmesine Yönelik Başbakanlık, Bakanlıklar ile Bazı Bağlı ve İlgili Kuruluşlara Ait 170 Adet Yönetmelik içerisinde yer alan Kaplıcalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelikle daha önce yapılan değişikliklerin devamı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 16/04/2010 tarih ve 27554 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kaplıcalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2. Sonucu itibarıyla dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin takdiren … TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan … TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan ve posta giderinden oluşan … TL yargılama giderinin yarısı olan … TL'nin davalı idare üzerinde bırakılmasına, … TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, <br>3. Davanın kısmen iptalle sonuçlanan ve kesinleşen kısmı için ilk kararda davacı lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden bu kararda davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>4. Davalı idare lehine ilk kararda hükmedilen vekâlet ücreti kaldırılarak, iş bu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen … TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

müdür