<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12227 E. , 2023/5857 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/12227<br>Karar No : 2023/5857 <br><br>DAVACI : ... Derneği<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı <br>VEKİLLERİ : ... <br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 19. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin 14. fıkrasının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, değişiklikten önce, tıp merkezlerinde estetik merkezi birimi kurabilecek hekimler "kendi kadrolarında bulunan tabipler" olarak belirlenmiş iken anılan değişiklikle estetik birimi kurabilecek hekimlerin kendi kadrolarında bulunan deri ve zührevi hastalıkları uzmanı hekimler, plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı hekimler ve Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikası olan hekimler olarak sınırlandırıldığı, söz konusu düzenlemenin, aynı alanda tıbbi uygulama yapabilme hak ve yetkisi bulunan ve bu sebeple de tıp merkezleri bünyesinde kurulan estetik birimlerinde çalışabilen Dernek üyesi kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanı hekimler yönünden hak kaybına sebebiyet verdiği, tıpla ilgili bir alanda uzmanlığın yegane ölçüsünün, alınan uzmanlık eğitimi programları (çekirdek ve genişletilmiş müfredat programları) ve o program kapsamında hekimlere kazandırılan yetkinlikler olduğu, tüm dünyada, bu programları başarı ile tamamlayan hekimlerin, eğitim aldıkları konularda gerekli ve yeterli mesleki ehliyete sahip olduğunun kabul edildiği, kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanlarının, Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlenen uzmanlık eğitimi çekirdek müfredatı programı kapsamında, beş yıllık uzmanlık eğitimi süresince plastik cerrahi konusunda eğitim aldıkları, estetik amaçlı sağlık hizmeti konusunda mesleki ehliyete sahip oldukları, davalı idarenin dava konusu düzenleyici işlemde takdir yetkisini tamamen keyfi biçimde ve hukuka aykırı olarak kullandığı, dava konusu düzenlemede, tıp merkezleri bünyesinde kurulacak estetik birimleri için kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanlarının aynı alandaki yetkinliği göz ardı edilerek sadece deri ve zührevi hastalıkları uzmanı hekimler, plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı hekimler ile Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikası olan hekimlerin yetkili kılınmasının hukuka aykırı olduğu ve belirtilen nedenlerle anılan değişikliğin iptal edilmesi gerektiği iddia edilerek anılan düzenlemenin iptali istenilmektedir. <br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, “Sertifika: Güzellik ve estetik amaçlı olarak kişilere uygulayacakları tıbbî işlemlerle ilgili olarak Bakanlıkça veya Bakanlık tarafından yetki verilen kuruluşlarca açılan eğitimi başarı ile tamamlayan tabipler adına düzenlenen belgeyi” ifade eder şeklinde, (f) bendinde, “Sertifikalı Tabip: 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanuna göre Türkiye’de mesleğini icra etme hak ve yetkisi bulunan ve bu maddenin (e) bendinde belirtilen sertifikaya sahip olan tabibi” şeklinde, (g) bendinde, “Uzman Tabip: Tıpta uzmanlık mevzuatına göre Dermatoloji ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahî dallarında uzmanlık belgesine sahip olan tabibi” şeklinde tanımlamalara yer verildiği, aynı Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasında bu sağlık kuruluşlarında çalışan tabiplerin yapacakları işlemlerin sayıldığı, 15/02/2008 tarihli ve 267888 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 39. maddesi ile anılan Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, geçici 4. madde hükmünde de yürürlükten kaldırılan Yönetmelik kapsamındaki kuruluşların yeni Yönetmeliğe uyum sürecine ilişkin geçiş hükmüne yer verildiği, Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 14. fıkrasında bulunan “kendi kadrolarında bulunan tabipler” ifadesinden özel sağlık kuruluşunda bulunan her tabip tarafından estetik uygulamaların yapılabileceği sonucuna 1219 sayılı Kanun eki çizelgeler ve Tıpta uzmanlık Kurulunca belirlenen tıpta uzmanlık müfredatı karşısında varılamayacağı, Yönetmeliğin geçici 4. maddesinin 4. fıkrasındaki, mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamının, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, "estetik" veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütüleceği şeklindeki düzenlemede geçen "uzman tabip" ibaresinin tıbbın herhangi bir dalında uzman olan tabip anlamına gelmeyeceği, zaten bu hükümde “tıp mesleğini icra yetki sahasına göre” denilerek yetkinin sınırının çizildiği, Yönetmeliğin (15) numaralı ekinde estetik birimlerinde yapılabileceği öngörülen işlemlerin hemen tamamının, tıbbi uygulama olarak Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 2003 yılından beri deri ve zührevi hastalıkları ile plastik ve rekonstrüktif ve estetik cerrahi dallarında uzman olan tabipler ve Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikasına sahip olan tabiplerce yapılmakta olduğu, bu uygulamaların kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanı tabipler ve diğer dallarda uzman olan tabipler tarafından yapılan uygulamalar olmadığı, bir çok uzmanlık dalı gibi kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanlık dalında da bazı uygulamalar yapılabildiği, ancak bunların estetik amaçlı olmadığı, gerektiğinde tedavi amacıyla yapılan bazı uygulamalar olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... <br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ... <br>DÜŞÜNCESİ : 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin ondördüncü fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.<br> 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinde, Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar arasında; a) bendinde; "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir.", c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir." hükmü yer almış, aynı Yasanın "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü getirilmiştir. <br> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' nin, "Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 355. maddesinde; "(1) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri; a) Her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, h) Sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, l) Mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek," olarak sıralanmıştır. <br>Anılan Mevzuat hükümleri ile davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, 1219 sayılı, 3359 sayılı, 3153 sayılı, 992 sayılı Kanunlar ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 508 inci maddesine dayanılarak, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur. <br>Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin ondördüncü fıkrasında "Tıp merkezleri bünyesinde, kendi kadrolarında bulunan deri ve zührevi hastalıklar ile plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahî dallarında uzman tabipler ile Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikası olan tabiplerce estetik amaçlı sağlık hizmetlerini sunmak amacıyla estetik birimi kurulabilir. Estetik birimi açma başvuruları tıp merkezinin bulunduğu il müdürlüğüne yapılır. Müdürlükçe, açılması uygun görülen birim tıp merkezinin faaliyet izin belgesine ve Bakanlıkça oluşturulan elektronik sisteme işlenir. Estetik biriminde EK-15’te tanımlanan işlemler yapılabilir. Estetik birimi için asgari bu Yönetmelikte poliklinik odası için tanımlanmış fiziki mekân ve asgari tıbbi donanım bulunmak zorundadır.” hükmü yer almıştır.<br> Davacı dernek tarafından; Değişiklikten önce, tıp merkezlerinde estetik merkezi birimi kurabilecek hekimler "kendi kadrolarında bulunan tabipler" olarak belirlenmiş iken anılan değişiklikle estetik birimi kurabilecek hekimlerin kendi kadrolarında bulunan deri ve zührevi hastalıkları uzmanı hekimler, plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı hekimler ve Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikası olan hekimler olarak sınırlandırıldığı, söz konusu düzenlemenin, aynı alanda tıbbi uygulama yapabilme hak ve yetkisi bulunan ve bu sebeple de tıp merkezleri bünyesinde kurulan estetik birimlerinde çalışabilen kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanı hekimler yönünden hak kaybına sebebiyet verdiği ileri sürülerek anılan değişikliğin iptal edilmesi gerektiği, iddiasıyla bakılan dava açılmıştır.<br>Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları değerlendirildiğinde, Mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, Sertifikanın: Güzellik ve estetik amaçlı olarak kişilere uygulayacakları tıbbî işlemlerle ilgili olarak Bakanlıkça veya Bakanlık tarafından yetki verilen kuruluşlarca açılan eğitimi başarı ile tamamlayan tabipler adına düzenlenen belgeyi ifade edeceği, Sertifikalı Tabibin, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanuna göre Türkiye’de mesleğini icra etme hak ve yetkisi bulunan ve bu maddenin (e) bendinde belirtilen sertifikaya sahip olan tabibi şeklinde, Uzman Tabip, Tıpta uzmanlık mevzuatına göre Dermatoloji ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahî dallarında uzmanlık belgesine sahip olan tabibi şeklinde tanımlamalara yer verildiği; Aynı Yönetmeliğin 12. maddesinde bu sağlık kuruluşlarında çalışan tabiplerin yapacakları işlemlerin sayıldığı, 15/02/2008 tarihli ve 267888 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 39. maddesi ile anılan Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, geçici 4. madde hükmünde de , yürürlükten kaldırılan Yönetmelik kapsamındaki kuruluşların yeni Yönetmeliğe uyum sürecine ilişkin geçiş hükmüne yer verildiği, Yönetmeliğin ek 1. Maddesinin ondördüncü fıkrasının değişiklikten önceki halinde yer alan “kendi kadrolarında bulunan tabipler” ifadesinden özel sağlık kuruluşunda bulunan her tabip tarafından estetik uygulamaların yapılabileceği sonucuna varılamayacağı, Yönetmeliğin geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasındaki, mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamının, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, "estetik" veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütüleceği şeklindeki düzenlemede geçen "uzman tabip" ibaresinin tıbbın herhangi bir dalında uzman olan tabip anlamına gelmeyeceği, zaten bu hükümde “tıp mesleğini icra yetki sahasına göre” denilerek yetkinin sınırının çizildiği; Yönetmeliğin (15) numaralı ekinde estetik birimlerinde yapılabileceği öngörülen işlemlerin hemen tamamının, tıbbi uygulama olarak Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 2003 yılından beri deri ve zührevi hastalıkları ile plastik ve rekonstrüktif ve estetik cerrahi dallarında uzman olan tabipler ve Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikasına sahip olan tabiplerce yapılmakta olduğu, bu uygulamaların kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanı tabipler ve diğer dallarda uzman olan tabipler tarafından yapılan uygulamalar olmadığı, bir çok uzmanlık dalı gibi kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanlık dalında da bazı uygulamalar yapılabildiği, ancak bunların estetik amaçlı olmadığı, gerektiğinde tedavi amacıyla yapılan bazı uygulamalar olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacı dernek tarafından ileri sürülen iddialar anılan madde hükmünü kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/10/2023 tarihinde, davacının gelmediği, davalı idare temsilcisi Hukuk Müşaviri Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY :<br> 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 14. fıkrasının, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi ile değiştirilmesi üzerine, davacı tarafından anılan düzenlemenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir. <br>3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapılacağı; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.<br>10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. <br>Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.<br>Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 39. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 12/05/2003 tarihli ve 25106 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış; "Sağlık kuruluşlarının kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlar" başlıklı ek 1. maddesinin 14. fıkrasında, "A ve B tipi tıp merkezleri bünyesinde, kendi kadrolarında bulunan tabipler ile estetik amaçlı sağlık hizmetlerini sunmak amacıyla estetik birimi kurulabilir. Estetik birimi açma başvuruları tıp merkezinin bulunduğu il müdürlüğüne yapılır. Müdürlükçe, açılması uygun görülen birim tıp merkezinin faaliyet izin belgesine ve Sağlık Kuruluşları Yönetim Sistemine (SKYS) işlenir. Estetik biriminde bu Yönetmeliğin geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan işlemler yapılabilir." kuralı; "Güzellik ve estetik veya bu amaçla açılan merkezlerin ve ünitelerin uyumu" başlıklı geçici 4. maddesinde, "(1) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğe göre açılan merkezlerin ve ünitelerin uygunluk belgelerinin geçerlilik ve faaliyet süresi, 1/1/2010 tarihinde sona erer. <br>(2) Sağlık kuruluşu statüsü sona eren ve işleteni tabip olan müstakil merkezler, güzellik salonuna veya ilgili mevzuat ile belirlenen şartlar ve standartlar sağlanarak muayenehane veya polikliniğe dönüştürülür.<br>(3) İkinci fıkra uyarınca muayenehane veya poliklinik olarak faaliyet göstermesine izin verilenler ile tıp merkezi ve özel hastaneler bünyesinde ünite şeklinde olanların tabela, basılı ve elektronik ortam materyallerinde ve ünite isimlendirilmesinde 'güzellik' ifadesi kullanılamaz.<br>(4) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamı, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, 'estetik' veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütülür.<br>(5) Birinci fıkrada sözü edilen ve müstakil açılan merkezlerin işleteni tabip değil ise bunlar işletenin tercihine göre güzellik salonuna veya tabip mesul müdür istihdam etmek şartıyla polikliniğe dönüştürülebilir. Polikliniğe dönüşme hakkı 15/2/2008 tarihi itibariyle uygunluk belgesine sahip ve bu tarih itibariyle faaliyette bulunan merkezlerin işletenleri tarafından 1/2/2010 tarihine kadar başvuruda bulunmak suretiyle kullanılabilir. Bu hak işletenlerin değişmesi ile sona erer. Şahıs şirketlerinde herhangi bir ortağın değişmesi, sermaye şirketlerinde ise mevcut ortaklara yapılan devirler hariç olmak üzere hisse devri, bu fıkra kapsamında işleten değişikliği kabul edilir.<br>(6) Beşinci fıkraya göre polikliniğe dönüşmek için Müdürlüğe başvuru yapanlar, en geç altı ay içinde uygunluğunu sağlayıp müdürlükten 'poliklinik uygunluk belgesi' almak zorundadırlar. Bu süre içinde tabip mesul müdürleri sorumluluğunda poliklinik olarak faaliyette bulunabilirler. Bu kuruluşlar, bina ve fiziki şartlar bakımından geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası (a) bendinde öngörülen uyum süresi içerisinde yürürlükten kaldırılan 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilerek Müdürlükçe uygunluk belgesi düzenlenir. Altı ay sonunda uygunluğunu sağlayamayan veya Müdürlük incelemesi sonucu başvurusu uygun bulunmayan yerlerin valilikçe faaliyetine son verilir.” kuralı; "Güzellik salonları" başlıklı geçici 5. maddesinde ise, "(1) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğe göre açılmış güzellik salonları, sağlık kuruluşu statüsünden çıkarılmıştır. Güzellik salonu adı altında açılan işyerleri, 10/8/2005 tarihli ve 25902 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında belediyelerce ruhsatlandırılır.<br>(2) Güzellik salonunda tıp fakültesi diploması olan biri çalışsa bile, tabip yetkisinde olan tıbbi işlemler güzellik salonunda yapılamaz. Bu hususa uymadığı tespit edilen kişiler hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır." kuralı düzenlenmiştir.<br>Dava konusu ek 1. maddesinin 14. fıkrasının bu halinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 17/02/2016 tarih ve E:2014/3862, K:2016/953 sayılı kararı ile anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/03/2019 tarih ve E:2016/3380, K:2019/1199 sayılı kararıyla, "Üst hukuk kurallarının uygulanmasını sağlamak için idarece tesis edilen düzenleyici işlemler bireysel nitelikte olmayan, genel, soyut ve objektif kurallar içeren işlemlerdir. Düzenleyici işlemler bu özellikleri nedeniyle uygulanmakla tükenmeyip, yürürlüğünden sonra meydana gelen hukukî ilişkilere uygulanan kurallar içermektedir. Bu nedenle, idarece düzenleyici işlem tesis edilirken, yapılan düzenlemenin herkes tarafından anlaşılabilir, farklı anlamlara gelmeyecek ve yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına sebep olmayacak nitelikte olması, düzenleyici işlemin kapsam ve sınırlarının açık bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Aksi takdirde üst hukuk kurallarının doğru bir şekilde uygulanmasını sağlama işlevi yerine getirilemeyeceğinden, düzenleyici işlem tesis etmek suretiyle ulaşılmak istenen amaca ulaşılamayacağı açıktır.<br>Dava konusu düzenlemede; A ve B tipi tıp merkezleri bünyesinde, kendi kadrolarında bulunan tabipler ile estetik amaçlı sağlık hizmetlerini sunmak amacıyla estetik birimi kurulabileceği öngörülmekle birlikte, sadece; bu birimlerde Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan işlemlerin yapılabileceği düzenlemesine yer verilmekle yetinildiği, bu birimlere ilişkin genel esasların belirlenmediği ve bu haliyle düzenlemenin açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir bir kural içermediği anlaşılmakta olup, bu gerekçeyle hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle Daire kararının onanmasına karar verilmiştir (Bu kararın düzeltilmesi istemi de aynı Kurulun 24/12/2020 tarih ve E:2019/3305, K:2020/3492 sayılı kararıyla reddedilmiştir.). <br>Bunun üzerine, asıl Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 14. fıkrası, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 19. maddesi ile, "Tıp merkezleri bünyesinde, kendi kadrolarında bulunan deri ve zührevi hastalıklar ile plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahî dallarında uzman tabipler ile Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikası olan tabiplerce estetik amaçlı sağlık hizmetlerini sunmak amacıyla estetik birimi kurulabilir. Estetik birimi açma başvuruları tıp merkezinin bulunduğu il müdürlüğüne yapılır. Müdürlükçe, açılması uygun görülen birim tıp merkezinin faaliyet izin belgesine ve Bakanlıkça oluşturulan elektronik sisteme işlenir. Estetik biriminde EK-15’te tanımlanan işlemler yapılabilir. Estetik birimi için asgari bu Yönetmelikte poliklinik odası için tanımlanmış fiziki mekân ve asgari tıbbi donanım bulunmak zorundadır." şeklinde değiştirilmiş; aynı Yönetmeliğin 24. maddesi ile de, asıl Yönetmeliğe EK-15 "Tıp Merkezleri Bünyesinde Açılacak Estetik Birimlerinde Yapılabilecek İşlemler Listesi" eklenmiş, bu listede, "(1) Tıp merkezleri bünyesinde açılan estetik birimlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar ile Plastik, Rekonstrüktif Cerrahi dallarında uzman tabipleri ile Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikası olan tabiplerin uygulayabileceği tıbbi işlemler aşağıdadır;<br>a) Sivilce tedavisi,<br>b) Lazer, krioterapi, koterizasyon, intradermal enjeksiyon metotları ile siğil, skar dokusu gibi oluşumların cilt yüzeyinden eksizyonu,<br>c) Ciltteki damar genişlemeleri, pigmentasyon (lekeler/çiller) ve kırışıklıkların azaltılmasına yönelik lazer uygulamaları,<br>d) Lazer cihazı, %35’lik oranın üzerindeki alfa hidroksi asitler ve türevlerinin kullanımı ile derin peeling işlemleri,<br>e) Cilt içerisine terapotik veya kozmetik amaçlı yapılan her türlü enjeksiyonlar,<br>f) Cilde yapılan uygulamalar ile ilgili oluşabilecek yan etkilere müdahaleler,<br>g) Saç ekimi (restorasyonu) uygulamaları,<br>h) Kişinin fazla kilolarını vermesi (zayıflama) için gerekli işlemlerin, tıbbî değerlendirmelerle birlikte planlanmasını ve uygulanmasını sağlamak." denilmek suretiyle tıp merkezleri bünyesinde açılacak estetik birimlerinde yapılabilecek işlemler sayma yoluyla belirlenmiştir. <br>Ayrıca, 12/05/2003 tarihli ve 25106 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (Mülga) Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Sağlık Kuruluşu", güzellik ve estetik merkezi, güzellik salonu, saç ekim merkezi, güzellik enstitüsü gibi isimler altında faaliyet gösteren, güzellik ve estetik amaçlı olarak kişilere cilt ve vücut bakımı, makyaj, epilasyon ve benzeri hizmetlerin verildiği özel sağlık kuruluşları şeklinde; (e) bendinde, "Sertifika", güzellik ve estetik amaçlı olarak kişilere uygulayacakları tıbbî işlemlerle ilgili olarak Bakanlıkça veya Bakanlık tarafından yetki verilen kuruluşlarca açılan eğitimi başarı ile tamamlayan tabipler adına düzenlenen belge şeklinde; (f) bendinde, "Sertifikalı Tabip", 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'a göre Türkiye’de mesleğini icra etme hak ve yetkisi bulunan ve bu maddenin (e) bendinde belirtilen sertifikaya sahip olan tabip şeklinde; (g) bendinde, "Uzman Tabip", tıpta uzmanlık mevzuatına göre Dermatoloji ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahî dallarında uzmanlık belgesine sahip olan tabip şeklinde tanımlanmış; "Tabibin Görev ve Yetkileri" başlıklı 12. maddesinde, "Tabip, sadece bir merkezde çalışabilir. Tabip, sağlık kuruluşunda uyguladığı tıbbî işlemlerden ve bu işlemler sonucu oluşabilecek komplikasyonlardan ve hasta kayıtlarının düzenli tutulmasından, mesul müdür ile birlikte sorumludur." denildikten sonra tabiplerin uygulayacakları tıbbî işlemler sayılmıştır. <br>Öncelikle, tıp merkezleri bünyesindeki estetik biriminde estetik amaçlı sağlık hizmetlerinin hangi hekimler tarafından yapılacağı hususu ele alındığında, 1219 sayılı Kanun ve tıpta uzmanlık mevzuatı uyarınca, deri ve zührevi hastalıkları (dermatoloji) uzmanları ile plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanlarının, uzmanlık alanlarının verdiği görev ve yetkiye istinaden; Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "mülga Yönetmelikte sayılan tıbbi işlemlerin tamamının sertifikalı hekimlerce yapılabileceği" yolundaki kural gereğince de, mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında sertifika almış hekimlerin, kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, unvanlarında “estetik” veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanmaksızın estetik işlemlerini uygulamaya yetkili olduğu görülmektedir.<br>Dava konusu değişikliğin de iptali istemiyle açılan Dairemizin E:2019/12202 sayılı dosyasında, 09/07/2020 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, Ek-15 sayılı listede yer alan işlemler belirlenirken yapılan çalışmalara ve bu belirlemede esas alınan bilimsel gerekçelere ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması istenilmiş, davalı idarece verilen 19/10/2020 kayıt tarihli ara kararı cevabında, dava konusu Yönetmelik ile değiştirilen ek 1. maddenin 14. fıkrasında, yeni bir düzenleme yapılmadığı, Danıştay tarafından estetik biriminde yapılabilecek tıbbi işlem ve fiziki mekan kurallarının eksik düzenlendiği gerekçesi ile verilen iptal kararı gereğince değişiklik yapıldığı, yapılan bu değişiklik ile Danıştay kararındaki gerekçe doğrultusunda estetik biriminde yapılabilecek işlemler listesinin yürürlükten kaldırılan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikteki işlemler esas alınarak belirlendiği, madde metnindeki uzmanlık alanlarının da işlem listesine uyumlu olarak düzenlendiği, yeni bir uygulama ya da kısıt olmaksızın yaklaşık 16 yıldır bilinen ve sahada geçerli olan uygulamanın Danıştay kararı doğrultusunda belirli hale getirildiği, EK-15 sayılı listede estetik birimlerinde yapılabileceği öngörülen işlemlerin hemen tamamının, tıbbi uygulama olarak Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 2003 yılından beri deri ve zührevi hastalıkları ile plastik ve rekonstrüktif ve estetik cerrahi dallarında uzman olan tabipler ve Bakanlıkça onaylı medikal estetik sertifikasına sahip olan tabiplerce yapılmakta olduğu yönünde açıklamalarda bulunmuştur.<br>Anılan, Ek-15 sayılı listede sayılan tıbbi işlemler ile mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında tabiplerin uygulayacakları tıbbi işlemlerin aynı olduğu, dava konusu düzenleme ile, mülga Yönetmelik çerçevesinde 2003 yılından beri yukarıda belirtilen nitelikleri haiz tabipler tarafından yapılagelen işlemlerin, bu kez tıp merkezleri bünyesindeki estetik birimlerinde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü, buralarda gerçekleştirilebilecek işlemlere açıklık getirilmesi amacıyla da bu işlemlerin Ek-15 sayılı listede sayma yoluyla belirlendiği görülmektedir. <br>Buna göre, dava konusu hükümde, kişilere estetik amaçlı sunulacak sağlık hizmetlerinde uygulanacak işlemlerin neler olduğu, nerelerde, hangi şartlarda ve hangi hekimler tarafından gerçekleştirileceği hususunda daha önce verilen yargı kararlarının gerekçeleri doğrultusunda açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir düzenleme yapıldığı, bu haliyle düzenlemede kamu yararına, hizmetin gereklerine ve üst normlara aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. <br>Öte yandan, davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanlarının estetik alanındaki yetkinliklerinin göz ardı edildiği iddia edilmekte ise de, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Müfredatına göre, "kulak burun boğaz uzmanı"nın dış-orta-iç kulak, burun, paranazal sinüsler, nazofarenks, orofarenks, hipofarenks, oral kavite, larenks, servikal özefagus, trakea, ön kafa tabanı, orta kraniyel fossa, arka kraniyel fossa, yüz, baş ve boyunun konjenital edinsel, travmatik, enfeksiyöz, enflamatuvar, alerjik, onkolojik ve morfolojik hastalıklarının ve işitme, anlama, koku, tat, denge, ses, konuşma, yutma bozukluklarının tanısı, tedavisi ve izlemini belirlenmiş klasik ve teknolojik yöntemlerle uygulayabilen uzmanlık belgesi almış tıp doktoru olarak tanımlandığı, uzmanlık eğitimi kapsamında plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi rotasyonuna 1 ay süre ayrıldığı, bu kısa sürede edinilecek klinik yetkinlikler ile girişimsel yetkinlik düzeyi ve hedeflerine bakıldığında, söz konusu işlemlerin kişilere estetik amaçlı olarak uygulanmasının hedeflenmediği, kendi uzmanlık alanlarının verdiği görev ve yetki çerçevesinde yukarıda belirtilen hastalık ve bozuklukların tanı, tedavi ve izleminin gerçekleştirilmesinin hedeflendiği anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL duruşmalı vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, <br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br> <br></font></p></body></html>
müdür