<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3270 E. , 2023/7274 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2020/3270<br>Karar No : 2023/7274 <br><br>DAVACI : ... Odası<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ...Bakanlığı <br>VEKİLLERİ : ... <br><br>DAVANIN KONUSU : 03/02/2015 tarih ve 29256 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin; Yönetmeliğin dayanakları arasında 3224 Sayılı Yasaya yer verilmemesi ve Türk Diş Hekimleri Birliği ve bağlı odaların Kanunda belirtilen görevlerini yerine getirmelerine olanak verecek düzenlemelerin yapılmaması nedeniyle tamamının,<br>4. maddesinin b bendindeki "veya en az %51 hissesi dişhekimi/uzman ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından" ibaresinin;<br> 7. maddesinin 4 ve 5. fıkralarının; <br> 9. maddesinin 1. fıkrasının; a, b, c, ç, g bendlerinin;<br> 9. maddesinin 2. fıkrasının;<br>10. maddesinin g bendinin, <br>13. maddesinin 8 ve 9. fıkralarının; <br>16. maddesinin 3. fıkrasının,<br>21. maddesinin 2. fıkrasının,<br>25. maddesinin 2. fıkrasının ve 5. fıkrasının birinci cümlesinin,<br>26. maddesinin 2. fıkrasının,<br>32. maddesinin 2. fıkrasının,<br>Ek-1/a ekinin 2., 4., 6. maddelerinin,<br>Ek-1/a ekinin 11. maddesi ile aynı düzenlemeyi içeren Ek-1/b ekinin 16. maddesi ve Ek-1/c ekinin 13. maddesinin, <br>Ek-1/b ekinin 3., 4., 5. maddelerinin,<br>Ek-1/c ekinin 3., 4., 5. maddelerinin, <br>Ek-6/a, Ek-6/b, Ek-7'nin hukuka aykırı olmaları nedeniyle; <br>13. maddesinin 4. fıkrasının, <br>14. maddesinin 1. fıkrasının,<br>19. maddesinin,<br>20. maddesinin noksan düzenleme nedeniyle iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI_ : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerin yasal dayanağının olmadığı, üst hukuk normlarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. <br><br>DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, gerek 663 sayılı KHK ile Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatının yeniden yapılandırılması gerek mevzuatla, sağlık hizmetlerinin organizasyonunda gerçekleşen değişiklikler ve 14/10/1999 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Yönetmeliğin uygulama sürecinde tespit edilen hususlar itibarıyla ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşları hakkında yeniden düzenleme yapılması ihtiyacı doğduğu, bu düzenleme yapılırken en önemli amaçlardan birisinin de, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte fiziki standartlar, hizmete ve denetime ilişkin getirilen standartların, benzer durumda olan ancak, ayrı bir Yönetmelik ile düzenlenmiş bulunan ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan sağlık kuruluşları bakımından da eşitlik ilkesi gözetilerek öngörülmesi, bu çerçevede uygulama birliğinin sağlanması olduğu, bu çerçevede düzenlenen dava konusu Yönetmeliğin hukuka ve mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı sonrasında, bozulan kısım yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ... <br>DÜŞÜNCESİ : Dava, Davalı idare tarafından 03/02/2015 tarih ve 29256 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan, Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin; Yönetmeliğin dayanakları arasında 3224 Sayılı Yasaya yer verilmemesi ve Türk Diş Hekimleri Birliği ve Bağlı Odaların Kanunda belirtilen görevlerini yerine getirmelerine olanak verecek düzenlemelerin yapılmaması nedeniyle tamamının, 4. maddesinin 1. fıkrasının b bendindeki "veya en az %51 hissesi dişhekimi/uzman ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından" ibaresinin; 7. maddesinin 4 ve 5. fıkralarının; 9. maddesinin 1. fıkrasının; a, b, c, ç, g bendlerinin; 9. maddesinin 2. Fıkrasının; 10 maddesinin 1. fıkrasının g bendinin, 13. maddesinin 8 ve 9. fıkralarının; 16. maddesinin 3. Fıkrasının, 21. maddesinin 2. Fıkrasının, 25. maddesinin 2 ve 5. Fıkralarının, 26. maddesinin 2. Fıkrasının, 32. maddesinin 2. fıkrasının, Ek-1/a'nın 2, 4, 6. Fıkralarının, Ek-1/a'nın 11. fıkrası ile aynı düzenlemeyi içeren Ek-1/b 16. fıkrası ve Ek-1/c 13. fıkrasının, Ek-1/b'nin 3, 4, 5. Fıkralarının, Ek-1/c'nin 3, 4, 5. fıkralarının, Ek-6/a, Ek-6/b, Ek-7'nin hukuka aykırı olması nedeniyle; 13. maddesinin 4. fıkrasının, 14. maddesinin 1. fıkrasının,19. Maddesinin, 20. maddesinin noksan düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.<br> 03/02/2015 tarih ve 29256 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan, Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin; 4. maddesi, 7. maddesinin 5. fıkrası; 9. maddesi ; 10 maddesi, 13. maddesinin 4. ve 9. fıkraları; 21. maddesi, 26. maddesinin 2. fıkrası, 32. maddesinin 2. fıkrası, Ek-1, Ek-6 ve Ek-7 maddeleri 23.12.2016 tarih ve 29927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelikle yeniden düzenlenmiştir.<br> Yönetmeliğin dava konusu edilen diğer madde hükümlerine gelince;<br> 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun ikinci faslında "Diş Tabipleri" ile ilgili kurallara yer verilmiş olup, anılan Kanunun 29 ilâ 46. maddelerinde diş tabiplerinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.<br> 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 9. Maddesinin (c) bendinde, "Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü yer almaktadır.<br> Yine 3359 sayılı Kanunun Ek 11. maddesinde, sağlık hizmet sunumu ile ilgili iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği, denetleme sonucunda tespit edilen eksikliklere bazı yaptırım kararları uygulanacağı belirtilmiştir.<br> 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 40. maddesinde," Bakanlık ve bağlı kuruluşlar görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilir." kuralına yer verilmiştir.<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine dayanılarak, fertlerin ve toplumun sağlığını korumak maksadıyla, mesleğini serbest olarak icra etme yetkisine sahip olan diş hekimlerinin münferiden ve müştereken ağız ve diş sağlığı hizmeti verdikleri muayenehanelerin, özel ağız ve diş sağlığı poliklinikleri ile merkezlerinin açılması, faaliyetleri, denetimleri, faaliyetlerine son verilmesi ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik 03/02/2015 tarih ve 29256 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br> Dava konusu yönetmeliğin 7. maddesinin 4 . fıkrasının incelenmesi;<br> Dava konsu yönetmeliğin 7. Maddesinin iptali istenilen (4). fıkrasında," ADSM ortağı olan diş hekiminin ölümü halinde, eşi veya çocukları varsa bunlar hesabına en fazla beş yıl; varisler arasında eş veya çocuk yok ise, diğer mirasçılar hesabına en fazla bir yıl süreyle, mesul müdür sorumluluğu altında ADSM’nin işletilmesine izin verilir. Ölen diş hekimi aynı zamanda mesul müdür ise, en geç on beş iş günü içinde durum Müdürlüğe bildirilir ve 14 üncü madde hükümlerine göre işlem yapılır."hükmüne yer verilmiştir.<br> Davalı idare savunmasında, bu düzenleme yapılırken en önemli amaçlardan birisinin de, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte fiziki standartlar, hizmete ve denetime ilişkin getirilen standartların, benzer durumda olan ancak, ayrı bir Yönetmelik ile düzenlenmiş bulunan ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan sağlık kuruluşları bakımından da eşitlik ilkesi gözetilerek öngörülmesi, bu çerçevede uygulama birliğinin sağlanması olduğu belirtilmiş olup, adıgeçen yönetmeliğin 8. Maddesinde de benzer düzenlemenin yer aldığı görülmekle, belirtilen amaçla düzenlenen dava konusu yönetmeliğin anılan madde hükmünde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.<br> Dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 8. fıkrasının incelenmesi;<br> Davacı her ne kadar Yönetmeliğin 13. Maddesinin 8. fıkrasının iptalini istiyor ise de, dava dilekçesinde ileri sürdüğü iptal sebepleri incelendiğinde anılan düzenlemede yer alan ".. ilgili belediye tarafından adresinin değiştirilmesi,.." ibaresinin iptalinin istenildiği anlaşılmakla inceleme bu kısma yönelik yapılmıştır.<br> Anılan Yönetmeliğin 13. maddesinin 8. fıkrasında; " Sağlık kuruluşlarının ilgili belediye tarafından adresinin değiştirilmesi, kuruluş adı, sahiplik veya mesul müdürlük değişikliği durumlarında ruhsat yeniden düzenlenir." hükmü yer almaktadır. Anılan maddede belediye tarafından adres değişikliğine gidilmesi halinde yeni adrese göre ruhsat alınması zorunlu ise de, bu durumun ilgililerin kusuru nedeniyle meydana gelmemiş olmasından dolayı ruhsat düzenlenmesi esnasında ilgililerden her hangi bir bedel alınmaması gerekmektedir. yönetmelik maddesinde ise bu durumda bedel ödenip ödenmeyeceği konusunda bir düzenlemeye yer verilmemesi eksikliktir. Belirtilen nedenle anılan madde " ilgili belediye tarafından adresinin değiştirilmesi" hükmü yönünden eksik düzenlenmiş olup, yönetmeliğin dava konusu maddesinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamıştır.<br> Dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi,<br> Dava konusu yönetmeliğin iptali istenilen (1). fıkrasında," Poliklinik ve ADSM’lerde tam zamanlı görev yapan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir diş hekimi mesul müdür bulunur. Mesul müdür, sadece bir poliklinik veya ADSM’de mesul müdürlük görevini üstlenebilir." hükmü yer almış; davacı tarafından bu maddede Türk soylu hekimlere yer verilmemesi eksiklik olarak ileri sürülmüş ; davalı idare tarafından ise, Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanması mümkün olan şahısların durumunun kendi özel kanunlarında düzenlendiği, bu nedenle bu düzenlemede ayrıca bu hususun düzenlenmemesinin eksiklik olarak nitelendirilemeyeceği savunulmakta olup, bu açıklama karşısında davacı iddiaları anılan madde hükmünü kusurlandıracak nitelikte görülmediğinden dava konusu madde hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Yönetmeliğin 16. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi;<br> Dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinin 3. fıkrasında, "Muayenehaneler hariç özel sağlık kuruluşlarında tam zamanlı olarak çalışan diş hekimi/uzman, anestezi ve reanimasyon uzmanı ile radyoloji veya ağız-diş ve çene radyolojisi uzmanı 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla bulunduğu ilde diğer özel sağlık kuruluşlarında kısmi zamanlı olarak çalışabilir. Bu kişilerin tam zamanlı olarak çalıştığı kuruluştan ayrılmaları halinde, kısmi zamanlı çalıştığı kuruluşta tam zamanlı çalışma belgesi düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.<br> 1219 sayılı Yasa uyarınca tabiplik mesleğini icra etme hakkına sahip bir tabibin, 1219 sayılı Yasanın 12. maddesindeki sınırlamalara bağlı kalmak suretiyle, bir veya birden fazla özel sağlık kuruluşunda sadece kısmi zamanlı olarak çalışabilmesi mümkün kılındığı halde dava konusu Yönetmelikte, diş hekimlerinin özel sağlık kuruluşlarında çalışma şekilleri yönünden, tam zamanlı ve kısmi zamanlı çalışma olarak iki tür çalışma şekline yer verilmiş ve bir özel sağlık kuruluşunda "kısmi zamanlı" çalışma hakkı, sadece başka bir özel sağlık kuruluşunda tam zamanlı çalışan diş hekimine verilmiş olup: yönetmelik hükmüyle diş hekiminin çalışma hakkının, 1219 sayılı Yasadaki sınırlamaları aşar nitelikte engellendiği sonucuna varılmış olup anılan madde hükmünde hukuka uyarlık görülmemiştir.<br> Yönetmeliğin 19. ve 20. maddelerinin incelenmesi;<br> Dava konusu yönetmeliğin 19. maddesinde, " ruhsatlarında yazılı olmak kaydıyla resmi çalışma günlerinde sekiz saatten az olmamak üzere belirlenen sürede hizmet sunulur. 24 saat kesintisiz hizmet verilebilir. Hizmet vermek istedikleri çalışma saatlerini, ruhsat başvuruları sırasında Müdürlüğe bildirirler ve ruhsatnameye bu saatler yazılır.(2) Sağlık kuruluşları, ruhsatlarında yer alan sürelerde hizmet verebilir. 3) 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla mesleğini serbest olarak icra eden diş hekimleri/uzmanlar, muayenehanesine müracaat eden hastalarının genel anestezi altında yapılması gereken tedavilerini genel anestezi müdahale ünitesi bulunan ADSM’ler ile tıp merkezleri ve özel hastanelerin ameliyathane ve genel anestezi ünitelerinde yapabilirler. Bu durumda hastalar, tedavi masraflarının kendileri tarafından karşılanacağı hususunda bilgilendirilir. Bu durumda, tedavinin yapıldığı sağlık kuruluşunun mesul müdürü her ay sonu itibariyle tedavi edilen hasta sayısı ve diş hekiminin ismini müdürlüğe bildirir. Ayrıca bu şekilde tedavi gören hastalara ayrıntılı fatura düzenlenir. " hükmü yer almış; 20. Maddesinde de," (1) Muayenehane hariç sağlık kuruluşları, resmi çalışma saatleri dışında ruhsatında belirtilmek kaydıyla nöbet hizmeti sunabilir.(2) Nöbet hizmetinin sunumu personel ve tıbbî cihaz donanımı, lüzumlu ilaç ve sarf malzemesi yönünden hiçbir aksaklığa meydan verilmeyecek şekilde yapılandırılır. (3) Poliklinik ve ADSM’lerde; nöbet hizmeti sunulması halinde, resmi çalışma saatleri dışında en az bir diş hekimi nöbet tutar. Ayrıca, nöbet listesi haftalık olarak hazırlanır ve mesul müdür tarafından onaylanarak dosyalanır." hükmü yer almış, davacı tarafından ise, dava konusu Yönetmeliğin anılan Maddelerinde dinlenme hakkına yer verilmemesinin eksiklik olduğu ileri sürülerek anılan maddelerin noksan düzenleme nedeniyle iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.<br> Davalı idare savunmasında, Fertlerin ve toplumun sağlığını korumak maksadıyla, mesleğini serbest olarak icra etmek yetkisine sahip olan diş hekimlerinin münferiden ve müştereken ağız ve diş sağlığı hizmeti verdikleri muayenehanelerin ve özel sağlık kuruluşlarının açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Yönetmeliğin 14 Ekim 1999 tarih ve 23846 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 663 sayılı KHK ile Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatının yeniden yapılandırıldığı ve buna bağlı olarak sağlık hizmeti sunumuna ilişkin ilgili diğer bazı Kanun ve mevzuat ile sağlık hizmetlerinin organizasyonunda değişiklikler gerçekleştiği, gerek yeni yapılanma ve gerek mevzuatla, sağlık hizmetlerinin organizasyonunda gerçekleşen değişiklikler ve mezkûr yönetmeliğin uygulama sürecinde tespit edilen hususlar itibariyle, ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşları hakkında yeniden düzenleme yapılması ihtiyacı doğduğu, bu düzenleme yapılırken en önemli amaçlardan birisinin de, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte fiziki standartlar, hizmete ve denetime ilişkin getirilen standartların, benzer durumda olan ancak, ayrı bir Yönetmelik ile düzenlenmiş bulunan ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan sağlık kuruluşları bakımından da eşitlik ilkesi gözetilerek öngörülmesi, bu çerçevede uygulama birliğinin sağlanması olduğu belirtilmiş olup, belirtilen amaçla düzenlenen anılan yönetmeliğin dava konusu hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Diğer yandan, dava konusu madde hükümleri incelendiğinde muayenehane haricindeki sağlık kuruluşlarının 24 saat kesintisiz hizmet verecekleri ayrıca bildirdikleri resmi çalışma saatleri dışında nöbet hizmeti sunmak istemeleri halinde uymaları gereken kurallara yer verilmiş olup; bu hizmetin sunumunda çalışacak personelin özlük haklarına yönelik düzenlemeler ise tabi oldukları iş mevzuatında belirlenmektedir. Bu bağlamda, sağlık kuruluşunda çalışan diş hekimi dahil tüm personelin çalışma sürelerinin iş mevzuatında belirlenen süreleri aşar nitelikte olamayacağının kabulü gerekmekte olup, yönetmelikte ayrıca personelin çalışma saatlerine (dinlenme sürelerine) ilişkin kurallara yer verilmemesi bir eksiklik olarak yönetmelik hükümlerini kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.<br> Dava konusu yönetmeliğin 25. maddesinin 2. ve 5. fıkralarının iptali isteminin incelenmesi;<br> Dava konusu yönetmeliğin iptali istenilen 25. Maddesinin (2). fıkrasında, "Sağlık kuruluşları ağız ve diş sağlığını koruyucu ve geliştirici nitelikte bilgilendirme yapabilir. Sağlık kuruluşları bu madde hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla açılışı, hizmet alanları ve sunduğu hizmetler ile ilgili konularda toplumu bilgilendirmek amacıyla tanıtım yapabilir ve ilan verebilir. Ancak, bilgilendirme ve tanıtım faaliyetleri kapsamında yanıltıcı, abartılı, doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmamış bilgilere ve talep oluşturmaya yönelik açıklamalara yer verilemez." hükmüne; (5). Fıkrasında da, Sağlık kuruluşları tarafından her türlü yayın mecralarında yer alan sağlık bilgileri, konusuna göre yetkili sağlık meslek mensupları tarafından verilmek zorundadır. Bu mecralar yoluyla yapılan bilgilendirme ve tanıtımlar, hastayı ilgili sağlık kuruluşuna doğrudan veya dolaylı biçimde yönlendirecek içerikte olamaz." hükümüne yer verilmiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden; 1219 sayılı Yasanın 24. ve Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 8. 9. ve 39. Madde hükümleriyle özel sağlık kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlık hizmetleri ile ilgili yapılacak bilgilendirme ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin sınırlar belirlenmiş; dava konusu düzenlemelerle de insan sağlığının ticari unsur haline dönüştürülmesinin engellenmesi ve temel bir kamu hizmeti niteliği taşıyan sağlık hizmetinin görülmesi sırasında kamu yararının korunmasının amaçlandığı; anılan hükümlerde yer alan esaslara aykırı bilgilendirme ve tanıtım yapılması halinde ise yaptırım öngörüldüğü anlaşılmış olup dava konusu yönetmeliğin anılan madde hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, 03/02/2015 tarih ve 29256 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan, Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin; 4. maddesinin b bendinin, 7. maddesinin 5. fıkrasının; 9. maddesinin ; 10 maddesinin, 13. Maddesinin 4. Fıkrası ile 9. fıkrasının; 21. maddesinin 2. Fıkrasının, 26. maddesinin 2. Fıkrasının, 32. maddesinin 2. Fıkrasının, Ek-1/a'nın 2, 4, 6. Fıkralarının, Ek-1/a'nın 11. fıkrası ile aynı düzenlemeyi içeren Ek-1/b 16. fıkrası ve Ek-1/c 13. fıkrasının, Ek-1/b'nin 3, 4, 5. Fıkralarının, Ek-1/c'nin 3, 4, 5. fıkralarının, Ek-6/a, Ek-6/b, Ek-7'nin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 13. Maddesinin sekizinci fıkrasındaki “...ilgili belediye tarafından adresinin değiştirilmesi...” ibaresi ile Yönetmeliğin 16. maddesinin 3. fıkrasının iptali, anılan yönetmeliğin 7. maddesinin 4 . fıkrasına , 14. maddesinin 1. fıkrasına, 19. ve 20. maddelerine ve 25. maddesinin 2 ve 5. fıkralarına yönelik davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 31/05/2018 tarih ve E:2015/7314, K:2018/5517 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/11/2019 tarih ve E:2018/3611, K:2019/5552 sayılı kararıyla kısmen onanıp kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü : <br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 03/02/2015 tarih ve 29256 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin bazı düzenlemelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br> Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 31/05/2018 tarih ve E:2015/7314, K:2018/5517 sayılı kararı ile; dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 5. fıkrasının, 9. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin, 13. maddesinin 4. fıkrasının, 13. maddesinin 8. fıkrasının (eksik düzenleme nedeniyle), 13. maddesinin 9. fıkrasının (muayenehaneler yönünden), 16. maddesinin 3. fıkrasının, Ek-1/a ekinin 2. maddesindeki “Yetkili mimar tarafından çizilmiş” ibaresinin iptaline, 9. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (ç) bentlerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br> Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/11/2019 tarih ve E:2018/3611, K:2019/5552 sayılı kararı ile; Daire kararının, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 4. fıkrası, 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 9. maddesinin 2. fıkrası, 10 maddesinin (g) bendi, 25. maddesinin 2. fıkrası ve 5. fıkrasının birinci cümlesi, 26. maddesinin 2. fıkrası, 32. maddesinin 2. fıkrası, Ek-1/a ekinin 4. ve 6. maddeleri, Ek-1/a ekinin 11. maddesi ile aynı düzenlemeyi içeren Ek-1/b ekinin 16. maddesi ve Ek-1/c ekinin 13. maddesi, Ek-1/b ekinin 3., 4., 5. maddesi, Ek-1/c ekinin 3., 4., 5. maddesi, Ek-6/a, Ek-6/b, Ek-7 eki; 14. maddesinin 1. fıkrası, 19. maddesi, 20. maddesi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı karar düzeltme isteminde bulunulmamıştır. <br>Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 4. fıkrası, 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 9. maddesinin 2. fıkrası, 10 maddesinin (g) bendi, 25. maddesinin 2. fıkrası ve 5. fıkrasının birinci cümlesi, 26. maddesinin 2. fıkrası, 32. maddesinin 2. fıkrası, Ek-1/a ekinin 4. ve 6. maddeleri, Ek-1/a ekinin 11. maddesi ile aynı düzenlemeyi içeren Ek-1/b ekinin 16. maddesi ve Ek-1/c ekinin 13. maddesi, Ek-1/b ekinin 3., 4., 5. maddesi, Ek-1/c ekinin 3., 4., 5. maddesi, Ek-6/a, Ek-6/b, Ek-7 eki; 14. maddesinin 1. fıkrası, 19. maddesi, 20. maddesi yönünden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Dava konusu Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik 03/02/2015 tarih ve 29256 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, devamında 23/12/2016 tarih ve 29927 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin muhtelif maddelerinde değişikliğe gidilmiş, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 29. maddesi ile de yürürlükten kaldırılmıştır. <br>Bu durumda; dava açıldıktan sonra dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, işbu davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 03/02/2015 tarih ve 29256 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 4. fıkrası, 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 9. maddesinin 2. fıkrası, 10 maddesinin (g) bendi, 25. maddesinin 2. fıkrası ve 5. fıkrasının birinci cümlesi, 26. maddesinin 2. fıkrası, 32. maddesinin 2. fıkrası, Ek-1/a ekinin 4. ve 6. maddeleri, Ek-1/a ekinin 11. maddesi ile aynı düzenlemeyi içeren Ek-1/b ekinin 16. maddesi ve Ek-1/c ekinin 13. maddesi, Ek-1/b ekinin 3., 4., 5. maddesi, Ek-1/c ekinin 3., 4., 5. maddesi, Ek-6/a, Ek-6/b, Ek-7 eki; 14. maddesinin 1. fıkrası, 19. maddesi, 20. maddesi yönünden dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2. Sonucu itibarıyla dava kısmen ret, kısmen iptal, kısmen karar verilmesine yer olmadığına kararı ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin takdiren ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>3. Davanın kısmen ret ile sonuçlanan ve kesinleşen kısmı için ilk kararda davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden bu kararda davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>4. Davanın kısmen iptal, kısmen karar verilmesine yer olmadığına kararı ile sonuçlanan kısmı için davacı lehine ilk kararda hükmedilen vekâlet ücreti kaldırılarak, iş bu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen ... TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.<br> <br> (X) - KARŞI OY :<br> Davanın; 03/02/2015 tarih ve 29256 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan, Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin bazı düzenlemelerinin iptali isteminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.<br>Davaya konu Yönetmelik 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 29. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de; idari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibarıyla yargısal denetime tabi tutulması gerektiği, ayrıca yeni Yönetmelikte de dava konusu düzenlemelere aynı veya benzer şekilde yer verildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceğinin kabulüyle davanın esasına girilerek karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.<br></font></p></body></html>
müdür