<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/11650 E.  ,  2023/7362 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/11650<br>Karar No : 2023/7362 <br><br>DAVACI : …<br><br>DAVALILAR : 1- … Kurumu Başkanlığı<br> (… Bakanlığı)<br>VEKİLİ: Huk. Müş. …<br> 2- … Birliği Başkanlığı<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVANIN_KONUSU :<br>Davacı tarafından, sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanmasında görevlendirilecek bilirkişi listesine kaydedilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonunun … tarih ve … sayılı işleminin,<br>Bu işlemin dayanağı olan, 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin,<br>iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunu davacı tarafından, aktüerya sertifikasının bulunduğu, yaklaşık yedi yıl Sosyal Güvenlik Kurumunda Finansman ve Aktüerya Daire Başkanlığı görevinde bulunduğu, çalışma ekonomisi alanında doktora yaptığı, hâlihazırda bir üniversitede "Türkiye'de Sosyal Güvenlik Sistemleri" adlı dersi verdiği, aktüerya hesaplamaları alanında adli bilirkişi olduğu ve dava konusu Yönetmelik'in yayımı öncesinde Sigorta Tahkim Komisyonunda bilirkişilik görevi yaptığı, Komisyon nezdinde bilirkişi olabilmek için gerekli donanıma sahip olduğu, Yönetmelik ile sadece aktüerler siciline kayıtlı kişiler ile bu alanda görevli öğretim üyelerinin bilirkişilik yapabileceğine ilişkin düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı, sigorta tahkiminde görev alacak bilirkişilerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'na göre belirlenmesi gerektiği, adli yargıda aynı kapsamda bilirkişi olarak görev alabilmesine rağmen sigorta tahkiminde bu görevi yerine getiremediği, eğitiminin ve tecrübesinin yapılan düzenleme ile göz ardı edildiği, rizikonun gerçekleşmesinin ardından ilk hesaplamanın aktüerler tarafından yapıldığı, tarafların anlaşamaması üzerine başvurulan Sigorta Tahkim Komisyonunda zarar hesaplamasının yine aktüerler tarafından yapılmasının hak arama özgürlüğüne, kendisinin üniversitede ders vermesine rağmen yalnızca öğretim üyesi sıfatını taşımaması nedeniyle hakkının kısıtlanmasının ise hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI :<br>Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 21. fıkrası uyarınca çıkarılan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasında, Komisyon Başkanlığının, Bakanlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenleyeceğinin kural altına alındığı, söz konusu kuralın uygulanması amacıyla Bakanlıklarınca (mülga Hazine Müsteşarlığı) Sigorta Tahkim Komisyonu Nezdinde Bilirkişilik Yapacaklara İlişkin Usul ve Esaslar'ın hazırlandığı ve söz konusu düzenleme aleyhine açılan dava sonucunda bilirkişiliğe ilişkin düzenlemenin yönetmelik ile yapılması gerektiği gerekçesi ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu çerçevede anılan yargı kararı ile mevzuat dikkate alınarak hazırlanan dava konusu Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği ile bu Yönetmelik'e istinaden bilirkişi listesi oluşturması işleminin hukuka uygun olduğu, sigortacılığın teknik uzmanlık gerektiren bir yapıya sahip olduğu, bu nedenle, sigortacılıkta tahkim yargılamasında, konusunda uzman ve yetkin kişilerden faydalanabilmek amacıyla bilirkişi listesi oluşturulması ihtiyacının doğduğu, nitekim alanında uzman kişilerin Komisyon nezdinde bilirkişi olarak görev yapmasını sağlayacak dava konusu işlemin ihdas edildiği, kamu yararı gözetilerek yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasının yerinde olmadığı, diğer yandan, 5684 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketi ile Kanun'un denetimle ilgili hükümleri hariç olmak üzere özel kanunlarına göre sigortacılık faaliyetinde bulunan diğer kuruluşların bu Kanun kapsamında olmadığı, bu çerçevede, özel sigortalar ile sosyal sigortaların farklı düzenlemelere/prensiplere tabi olduğu dikkate alındığında, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna ilişkin edinmiş olduğu deneyimin, Sigorta Tahkim Komisyonunda bilirkişi olabilmek için dikkate alınması gerektiği iddiasının yerinde olmadığı, sonuç olarak, dava konusu mevzuatın hukuka uygun olarak ihdas edildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketler Birliği Başkanlığı, usûle ilişkin olarak, Kurumlarının 5684 sayılı Kanun uyarınca faaliyet gösteren kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonunun ise aynı Kanun uyarınca faaliyet gösteren bir kurum olduğu, bu nedenle, huzurda görülmekte olan davada idarelerinin taraf sıfatını haiz olmadığı; esasa ilişkin olarak, Sigorta Tahkim Komisyonunun adli yargıya alternatif bir yargılama mekanizması oluşturduğu, bu kapsamda tahkime özgü bilirkişilik usûl ve esaslarının dava konusu Yönetmelik ile belirlendiği, mevzuatın verdiği yetki uyarınca davacının başvurusunun değerlendirilmesinin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine uygun olarak hazırlanan Yönetmelik'te yer alan düzenlemeler ve söz konusu bilirkişilik listesinin ilgili kısmı hukuka uygun olduğundan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; 18/04/2019 tarih ve 30749 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliğinin 16.maddesinin birinci fıkrasının (a)bendinin iptali ile Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülecek uyuşmazlıkların çözümünde ihtiyaç duyulduğunda başvurulacak bilirkişilerin belirlenmesi için yapılan duyuruya istinaden sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlar uzmanlık dalından bilirkişi listesine kaydolma talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran davacının Sigorta Tahkim Komisyonunun internet sitesinde ilan edilen sakatlık,destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanmasında görevlendirilecek bilirkişiler arasında isminin yer almaması üzerine söz konusu listeye kaydının yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br> T.C. Anayasası'nın Genel Esasları Belirleyen 1. kısmın 7. maddesinde; yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve devredilmeyeceği, 8. maddesinde, yürütme yetkisinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı amir hükmüne yer verildikten sonra, Cumhuriyetin Temel Organlarını belirten 3. Kısmın yürütmeye ilişkin 2. Bölümün 123. maddesinde; idare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir, düzenlemesi yer almıştır.<br>Öte yandan Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlığını taşıyan 124/1. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler, hükmüne yer verilmiştir.<br>Anılan madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, hak, yükümlülük ve idari işleyişin kanunla düzenleneceği, bu düzenlemeler parelelinde idari işleyişe açıklık getirmek ve idari işleyişte bütünlüğü sağlamak amacıyla kanunla yetkilendirilmiş makam ve kuruluşların yönetmelik hazırlayabilecekleri anlaşılmaktadır.<br>Normlar hiyerarşisinde anayasal ve yasal düzenlemelerden sonra gelen idari düzenlemeler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistemde bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır. Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukukunun en temel ilkelerindendir. Dolayısıyla; sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir düzenleme yetkisine sahip olan idarenin, Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, düzenleme yapmak suretiyle kural koyması mümkün değildir. <br>Yasa koyucu düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını, yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakır. Bu asli düzenleme yetkisinin Yasama organına ait olmasının doğal bir sonucudur.<br>Ancak, idarelerin düzenleyici işlem yapma yetkisi yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, Kanun, Tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. <br> Olayda, davalı idarece hazırlanan ve 16.maddesinin birinci fıkrasının (a)bendinin iptali istenilen Yönetmeliğin yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında incelenmesine gelince; anılan Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, bu Yönetmeliğin,03/06/2007 tarihli ve 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun 30.maddesinin yirmibirinci fıkrasına dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş olup, bu suretle atıf yapılan anılan Kanunun "Sigortacılıkta Tahkim"başlıklı 30.maddesinin yirmibirinci fıkrasında da, "Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri,çalışma usul ve esasları, raportörlerinin,sigorta hakemlerinin çalışma usul ve esasların,kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları,Liste tutulmasına ("Tanımlar"başlıklı 2.maddenin (ı) bendindeki Sigorta Hakemleri Listesi)ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir"denilerek,yönetmelikle düzenlenecek konular sayma suretiyle belirtilmiştir.<br>Bu durumda, üst hukuk normunda sayılmayan bir hususta düzenleme yapan Yönetmeliğin iptali istenilen 16.maddesinin birinci fıkrasında ve Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülecek uyuşmazlıkların çözümünde ihtiyaç duyulduğunda başvurulacak bilirkişilerin belirlenmesi için yapılan duyuruya istinaden sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlar uzmanlık dalından bilirkişi listesine kaydolma talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran davacının, Sigorta Tahkim Komisyonunun internet sitesinde ilan edilen sakatlık,destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanmasında görevlendirilecek bilirkişiler arasında isminin yer almaması üzerine söz konusu listeye kaydının yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliğinin 16.maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi ile davacı hakkında tesis edilen birel işlemin iptallerinin gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 18/10/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 17/10/2019 tarih ve 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğu, 47 sayılı Kararname'nin geçici 2. maddesi uyarınca mülga Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili açılmış ve açılacak davalarda adı geçen Kurumun taraf sıfatını kazandığı anlaşıldığından, davalılardan Hazine ve Maliye Bakanlığının yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı hasım mevkiine alınarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Sigorta Tahkim Komisyonunun internet sayfasında 20/08/2019 tarihinde Bilirkişi Listesi ilan edilmiştir.<br>Sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanmasında görevlendirilecek bilirkişiler arasında adı yer almayan davacı tarafından, Bilirkişi Listesindeki "diğer uzmanlık alanı"na “aktüerya (iş göremezlik/destekten yoksun kalma)” açıklaması ile adının eklenmesi istemiyle 21/08/2019 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmuştur.<br>Sigorta Tahkim Komisyonunun … tarih ve … sayılı işlemi ile Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine atıf yapılarak, davacının bentte belirtilen şartları taşımadığından bahisle listeye kaydedilmesinin uygun görülmediği belirtilmiştir.<br>Bunun üzerine 31/10/2019 tarihinde kayda giren dilekçeyle, Sigorta Tahkim Komisyonunun … tarih ve … sayılı işlemi ile dayanağı Yönetmelik’in 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USÛL YÖNÜNDEN:<br> Sigorta Tahkim Komisyonunun, 5684 sayılı Kanun uyarınca davalılardan Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulduğu, ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı anlaşıldığından, adı geçen davalı idarenin husumet itirazı yerinde görülmemiştir.<br><br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br> 14/06/2007 tarih ve 26552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde,<br>"(1) Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tâbi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilât, yönetim, çalışma esas ve usûlleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.<br>(2) Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği, aracılar, aktüerler ile sigorta eksperleri bu Kanun hükümlerine tâbidir.<br>(3) Sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketi ile bu Kanunun denetimle ilgili hükümleri hariç olmak üzere özel kanunlarına göre sigortacılık faaliyetinde bulunan diğer kuruluşlar bu Kanun kapsamında değildir." hükmüne;<br>"Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde,<br>"(1) Bu Kanunda geçen;<br>a) Aktüer: Sigortacılık tekniği ile buna ilişkin yatırım, finansman ve demografi konularında olasılık ve istatistik teorilerini uygulayarak, yasal düzenlemelere uygun prim, karşılık ve kâr paylarını hesaplayan, tarife ve teknik esasları hazırlayan kişiyi,<br>... ifade eder." hükmüne;<br>"Aktüerler ve brokerler" başlıklı 21. maddesinde,<br>"(1) Sigorta şirketleri ile reasürans şirketleri, yeterli sayıda aktüerle çalışmak zorundadır. Müsteşarlık tarafından aktüerlerin kaydedildiği bir Aktüerler Sicili tutulur. Sicile kaydolunmadan aktüerlik yapılamaz. Aktüerlik unvanının kazanılması ile aktüerlerin görev ve yetkilerine ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmüne;<br>"Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde,<br> "(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.<br> ...<br> (21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir.<br> ...<br> (23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.<br> ..." hükmüne yer verilmiştir.<br> 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, aynı Kararname uyarınca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda yer alan sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin görev ve yetkileri yürütmek, anılan konuda mevzuatı hazırlamak, uygulamak ve ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek ve yönlendirmek ile görevlendirilmiş, özetle Hazine ve Maliye Bakanlığının kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığınca ifa edilen görevler, adı geçen Kuruma devredilmiştir.<br> 5684 sayılı Kanun'un yukarıda alıntılanan 30. maddesi dayanak alınarak hazırlanan 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in;<br> Dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki hâli ile "Sigorta Tahkim sistemine başvuru ve hakem ataması" başlıklı 16. maddesinde,<br> "...<br> (12) Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Bu kapsamda, hakem ve bilirkişi ile taraf ve bilirkişi arasındaki ilişki bakımından 17 nci ve 18 inci maddeler kıyasen uygulanır. Komisyon Başkanlığı Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenler. Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar doğrultusunda bilirkişiler bu listelerden seçilir. Bilirkişi ücret tarifesi Komisyon Başkanlığının görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir. Fiilen sigorta hakemliği ya da itiraz hakemliği yapan kişi, Komisyon tarafından oluşturulan bilirkişi listesinde yer alamaz.<br> ..." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 21. fıkrası dayanak alınarak hazırlanan ve 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki hâli ile;<br> "Amaç" başlıklı 1. maddesinde,<br> "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları, bilirkişilerin nitelikleri, sicile ve listeye kaydı, görevlendirilmeleri, uymaları gereken ilkeler, çalışma esasları, denetimi, sicil ve listeden çıkarılmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." düzenlemesine;<br><br> "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde,<br> "(1) Bu Yönetmelik, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen uyuşmazlıklara ilişkin bilirkişilik faaliyetini kapsar.<br> (2) Kanunlarda bilirkişilik hizmeti verebileceği öngörülen kurumlar ile yargı mercilerinin talebi üzerine bilimsel ve teknik görüş bildiren kamu kurum ve kuruluşları bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır." düzenlemesine;<br> "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde,<br> "(1) Bu Yönetmelikte geçen;<br>a) Adli bilirkişilik: 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu uyarınca adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetini,<br>b) Adli bilirkişi listesi: Bilirkişilik Kanunu uyarınca bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan bölge bilirkişi listelerini,<br>c) Aktüer: Sigortacılık Kanununu kapsamında Bakanlık nezdinde tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı kişiyi,<br>ç) Bakanlık: Hazine ve Maliye Bakanlığını,<br>d) Bilirkişi: Çözümü hukuk dışında uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde görüşüne başvurulmak amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan bilirkişi listesine kayıtlı veya zorunlu hallerde liste dışından atanacak gerçek kişileri,<br>...<br>i) Liste: Komisyon nezdinde tutulan bilirkişi listesini,<br>j) Sicil: Komisyon nezdinde tutulan bilirkişilik sicilini,<br>...<br>n) Yardımcı aktüer: Bakanlık nezdinde yardımcı aktüerler için tutulan listeye kayıtlı kişiyi,<br> ifade eder." düzenlemesine;<br> "Uzmanlık alanları" başlıklı 16. maddesinde,<br> "(1) Bilirkişi atanacak kişilerin;<br>a) Sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatlarının hesaplanmasında görevlendirilmesi için aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi,<br>b) Değer kaybı dahil motorlu araç sigortalarının hesaplanmasında görevlendirilmesi için kara araçları branşında ruhsat sahibi sigorta eksperi,<br>c) Yangın, doğal afetler, mühendislik ve diğer sigorta dallarında görevlendirilmesi için ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperi, meslek odasına kayıtlı mühendis, veteriner hekim veya uzman, üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi,<br>ç) Sağlık/hastalık ve hayat sigortasına ilişkin tazminatların hesaplanmasında görevlendirilmesi için Devlet veya üniversite hastanesinde görev yapan veya emekli doktor, aktüer ya da üniversitelerin ilgili bölümlerinde görevli öğretim üyesi,<br>d) Adli trafik alanında görevlendirilmesi için adli trafik alanında hizmet veren resmi kurumlarda en az beş yıl süreyle çalışmış olması ve bu süre içerisinde sertifikalandırılması veya uzman olarak yetkilendirilmesi ya da Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerinde en az beş yıl süreyle çalışmış olması ve alanında sertifika sahibi,<br>e) Tarım sigortaları alanında görevlendirilmesi için TARSİM eksperi ya da ilgili alanda öğretim üyesi,<br> olması gerekir.<br> (2) Bakanlık, gerekli görülmesi halinde yukarıda belirtilen uzmanlık alanlarında değişiklik yapabilir ve diğer sigorta dallarında bilirkişilik yapacak kişilere de özel uzmanlık şartı getirebilir.<br> (3) Bilirkişi atanmasını gerektiren diğer hallerde, bilirkişi olarak atanacak kişinin, üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğretim üyesi olması ya da adli bilirkişi listesine veya meslek odasına kayıtlı olması gerekir." düzenlemesine;<br> "İlân" başlıklı 17. maddesinde,<br> "(1) Komisyon Müdürlüğü, bilirkişi listelerinin oluşturulması veya ihtiyaca göre güncellenmesi amacıyla durumu her yıl en geç Şubat ayında Komisyonun internet sayfasında ilân eder.<br> (2) İlânda, sicile ve listeye başvuru ve kabul şartları için gerekli belgeler ile başvurulacak uzmanlık alanları gösterilir.<br> (3) Komisyonun bilirkişi listesinde yeter sayıda bilirkişi bulunmayan uzmanlık alanlarında belirli dönemlere bağlı kalınmaksızın listeye yeni bilirkişi kaydı yapılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> <br> Dava Konusu Yönetmelik Düzenlemesinin İncelenmesi:<br> Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasına dayanılarak, Sigorta Tahkim Komisyonu bünyesinde görev yapacak olan bilirkişilerde aranacak niteliklerin ve bilirkişi listesi tutulmasına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Nezdinde Bilirkişilik Yapacaklara İlişkin Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin 3. fıkrası ile 5. maddesinin 1. fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 31/05/2017 tarih ve E:2016/13780 sayılı karara itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/09/2017 tarih ve YD İtiraz No:2017/896 sayılı kararı ile amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisini Resmî Gazete'de yayımlanacak bir yönetmelik ile yapması gerekirken, usûl ve esaslar şeklinde düzenleme yapmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile dava konusu düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, Danıştay Onuncu Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2016/13780, K:2021/4716 sayılı kararı ile aynı gerekçeyle dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/10/2022 tarih ve E:2022/1046, K:2022/2750 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının ardından, sigortacılıkta tahkime özgü bilirkişilik usûl ve esaslarını düzenleyen Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği hazırlanmış ve dava konusu Yönetmelik 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br> 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde, sigortacılıkta tahkim müessesesi düzenlenerek, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya hesaptan faydalanacak kişiler ile hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı kurala bağlanmış; anılan maddenin 21. fıkrasında, Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ilişkin esasların yönetmelikle belirleneceği kuralı yer almıştır.<br>Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; dava konusu düzenleme tarihi itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına, Komisyonun görevleri, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları konularında yönetmelikle düzenleme yapma yetkisinin verildiği; başka bir ifadeyle, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülecek bilirkişiliğe ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi hususunun Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 21. fıkrası ile Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan yetki kapsamında yer aldığı anlaşılmıştır.<br>Nitekim, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülecek bilirkişiliğe ilişkin düzenlemeler içeren, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin, 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesi ile değişik 12. fıkrası da dahil olmak üzere iki fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 23/11/2023 tarih ve E:2019/8796, K:2023/7359 sayılı kararıyla, anılan fıkranın iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bu itibarla, dava konusu düzenlemede yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Dava konusu düzenlemenin diğer unsurları bakımından incelenmesine gelince;<br>Dava konusu Yönetmelik'in 16. maddesinin 1. fıkrasında bilirkişi olarak atanacak kişilerin uzmanlık alanlarına yönelik şartlara bentler hâlinde yer verilmiş, (a) bendinde ise bilirkişi atanacak kişinin sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanmasında görevlendirilmesi için aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi olması gerektiği kurala bağlanmıştır.<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan kural uyarınca, 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tahkime ilişkin hükümlerinin, Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim müessesesi ve sistemi ile uzlaşır nitelikte olanlarının kıyasen uygulanması gerektiği hususunda şüphe bulunmamaktadır.<br>Buna göre, 6100 sayılı Kanun'un "Hakem veya hakem kurulunca bilirkişi seçimi" başlıklı 431. maddesinde, hakem veya hakem kuruluna, bir veya birden çok bilirkişi seçme, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünün teknik ve özel bilgiyi gerektirmesi hâlinde bilirkişi kurumuna başvurma yetkisi verildiğinden; Sigorta Tahkim Komisyonunca görevlendirilecek hakem veya hakem heyeti tarafından bilirkişi görevlendirilmesine hukuken bir engel bulunmadığı gibi somut uyuşmazlıktaki kusur oranı ya da gerçek zararın, işin uzmanı olan bilirkişilerce tespitinde de adaletin temini ve hukuk düzeninin tesisi bakımından kamu yararı bulunmaktadır.<br>5684 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "aktüer", sigortacılık tekniği ile buna ilişkin yatırım, finansman ve demografi konularında olasılık ve istatistik teorilerini uygulayarak, yasal düzenlemelere uygun prim, karşılık ve kâr paylarını hesaplayan, tarife ve teknik esasları hazırlayan kişi olarak tanımlanmış; 15/08/2007 tarih ve 26614 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Aktüerler Yönetmeliği'nin 4. maddesinde, aktüerin, aktüerya, yatırım, istatistik, matematik, finansman ve demografi konularında çeşitli bilimsel teoriler kullanarak prim, karşılık ve yatırım getirilerini hesaplayan, her türlü tarife, tablo ve teknik esasları hazırlayan, geleceğe yönelik teknik ve finansal tahminler yapan, olası riskleri belirleyen, bunların olumsuz etkilerini önleyici tedbirlere ilişkin tavsiyelerde bulunan ve Müsteşarlık nezdinde aktüerler için tutulan sicile kayıtlı kişileri ifade ettiği belirtilmiş; 5. maddesinde, aktüer olabilmek için gerekli nitelikler sayılmış (lisans derecesine sahip olunması, yurt içinde veya yurt dışında; özel kurumların, kamu kurumlarının veya üniversitelerin aktüeryayla ilgili birim veya bölümlerinde veya aktüerin refakatinde aktüeryayla ilgili toplam üç yıl meslekî uygulama veya faaliyette bulunmuş olunması, aktüerlik sınavlarında başarılı olunması gibi); 6. maddesinde aktüerlik sınavına yönelik düzenlemelere yer verilmiş, bu kapsamda aktüerlik sınavları dört seviyeli olacak şekilde öngörülmüş, Birinci Seviye Sınavlarını başarıyla tamamlayanların stajyer aktüer, Birinci Seviye Sınavları ve İkinci Seviye Sınavlarını başarıyla tamamlayanların yardımcı aktüer unvanını alacağı, yardımcı aktüer unvanına sahip olanların ise Üçüncü Seviye Sınavlarında başarılı olmaları ve 5. maddede belirtilen nitelikleri sağlamaları hâlinde aktüer unvanını alacağı kurala bağlanmıştır.<br> İlgili Yönetmelik incelendiğinde, lisans eğitimi ve üç yıllık mesleki tecrübeye sahip olunmasının ardından girilen sınavlarda başarı elde edilmesi üzerine; belirli konularda hesaplama, risk belirleme, tahminde ve tavsiyede bulunma hususunda yetkinlik sağlanan aktüerlik mesleğinin ve bu mesleğe yönelik akademik çalışmaların uzmanlık gerektirdiği açıktır.<br>Bu itibarla, teknik uzmanlık gerektiren bir yapıya sahip olan sigortacılık sektöründe ortaya çıkan, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargıdan farklı ve özel bir yargılama yapılması amacıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca oluşturulan sigortacılıkta tahkim sisteminde, adli ve idari yargıdan ayrı bilirkişilik usûl ve esasları içeren düzenleyici işlemlerin hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. <br>Bu nedenle, sigortacılıkta tahkim sisteminde bilirkişilik yapılabilmesi için, adli bilirkişiliğe nazaran listelere kaydedilecek bilirkişilere yönelik farklı koşullar getirilmesine, bu kapsamda sakatlık/destekten yoksun kalma ve diğer bedeni zararlara bağlı tazminatların hesaplanmasında görev yapacak bilirkişilerde "aktüer veya yardımcı aktüer ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyesi olma" şartı aranmasına yönelik dava konusu düzenlemenin hukuka uygun bulunduğu sonucuna varılmaktadır. <br>Öte yandan, davacının iddiasının aksine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tahkime ilişkin hükümlerinin, Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim müessesesi ve sistemi ile uzlaşır nitelikte olanlarının kıyasen uygulanması mümkün olduğundan, sigortacılıkta tahkim nezdindeki bilirkişilik kurumu bakımından 6100 sayılı Kanun'un bilirkişi listelerinin oluşturulmasına ilişkin kurallarına (örneğin, bilirkişi listesinin bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanması vb.) tümüyle bağlı olunduğu söylenemeyeceği gibi, yalnızca adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetini kapsayan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun da sigortacılıkta tahkim nezdindeki bilirkişilik kurumu bakımından doğrudan ve aynen uygulanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Kaldı ki, Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliği uyarınca belirlenen "Nitelikli Hesaplamalar" temel uzmanlık alanının "Aktüerya (İş Göremezlik / Destekten Yoksun Kalma)" alt uzmanlık alanında görev yapacak bilirkişiler bakımından, üniversitelerin ilgili fakülte ve yüksekokullarının aktüerya bilimleri veya aktüerya ve risk yönetimi bölümlerinden lisans veya lisansüstü eğitim almış olma koşulu aranmıştır.<br> Dava Konusu Uygulama İşleminin İncelenmesi:<br> Davacı tarafından yapılan başvurunun, Yönetmelik'in 16. maddesinin 1. fıkrasının hukuka uygun bulunan (a) bendi uyarınca reddedildiği dikkate alındığında, anılan kuralda aranan koşulları taşımayan davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 18/04/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2. Sigorta Tahkim Komisyonunun … tarih ve … sayılı işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

müdür