<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10338 E. , 2023/8279 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/10338<br>Karar No : 2023/8279 <br><br>DAVACI : ...Odası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ...Kurumu Başkanlığı / ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ...Birliği <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 09/05/2006 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Tip Protokol'ün "IV- Uygulanacak Esaslar" başlıklı bölümünün 1., 3., 5., 7. ve 9. maddeleri, 10. maddesinin 2. fıkrası ve 14. maddesinin (dava dilekçesinde sehven 15. madde olarak ifade edilmiştir.), "V- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 1. maddesinin (j) bendi ile 5. ve 10. maddelerinin, "VI- Ödeme Zamanı" başlıklı bölümünün, "VIII- Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12. ve 15. maddelerinin iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu Protokol'ün eczacılara yönelik ağır hukuka aykırılıklar içerdiği, IV. Bölümünün 1. maddesi ile VIII. Bölümünün 15. maddesine yönelik olarak, eczacının cari yılda uygulayacağı iskonto oranının bir önceki senenin brüt satış hasılatına göre belirleneceği, bu durumun eczacının geçen yıl elde ettiği hasılatı bu senede elde edeceği varsayımına dayandırıldığı, mevcut hukuki durumun eczacının geçen seneki hukuki durumuna yürütülerek kazanılmış haklarına müdahale niteliğinde olduğu, varsayıma dayanılarak hareket edilmesinin, cari yılda farklı sebeplerle (yakınına eczane açılması, herhangi bir kurumla sözleşmesinin bitmesi gibi) kazancının düşmesi gibi durumların eczacının aleyhine olacağı, bu durumun hukuki güvenlik, istikrar ve geriye yürümezlik ilkelerine aykırı olduğu, hasılat üzerinden yapılan kademelendirmenin eşitliğe aykırı olduğu, eczanenin brüt satışı üzerinden iskonto oranının belirlenmesinin haksız durumlar ortaya çıkardığı, her eczanenin gideri farklılık arz ederken aynı hasılatı yapan eczanelerin aynı iskonto oranı uygulamasının eşitsizliğe sebebiyet verdiği, eczacının, sosyal güvenlik kurumları ile anlaşma yapabilmesi için elde ettiği brüt hasılatı beyan etmesinin sözleşme hürriyetinin ihlaline sebebiyet verdiği, iskonto oranı yüksek olan eczanelere giden hastaların daha az katılım payı ödeyeceği, bu durumun da hastaların daha az iskonto oranı uygulayan eczanelere gitmek istememesine neden olarak haksız rekabete sebebiyet vereceği; IV. Bölümünün 3. maddesine yönelik olarak, dava konusu bu düzenlemenin eczanelerin sağlık hizmeti vermesini imkansız hale getirdiği, hastalar açısından angarya niteliğinde prosedürler getirildiği, eczacılar yönünden ise kolay ve kaliteli hizmeti sunulmasının önüne geçildiği, iş yoğunluğu sebebiyle sehven bilgilerin alınmasında eksiklik olabileceği, bunların tekrarı halinde sözleşme fesih müeyyidesi uygulanmasının eczacının herhangi bir kastı olmaksızın yaşanabilecek olması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, müeyyidenin kanuni dayanağının bulunmadığı, sağlık karnesinin usulune uygun tutulup tutulmadığı, imzanın hastaya veya yakınına ait olup olmadığı hususundan kaynaklı eczacıya müeyyide uygulanamayacağı; IV. Bölümünün 5. maddesine yönelik, hastaların ilaca erişiminin engellendiği, hastanın fiyat farkını kabul ettiğine ilişkin beyanın eczacı tarafından hastadan alınmasının eczacıların görevleri arasında sayılmadığı, eczacının Kurumun personeli olmadığı; IV. Bölümünün 9. maddesi ile V. Bölümünün 1. maddesinin (j) bendine yönelik olarak, reçeteye "yoktur" kaşesi basıldığından hangi ilacın olmadığının belirlenemeyeceği, muğlak düzenlemeler içerdiği, bu muğlak düzenlemenin sonucunun da yaptırıma bağlandığı, bu yaptırımın da yasal dayanağının bulunmadığı; IV. Bölümünün 10. maddesinin 2. fıkrasına yönelik, reçete yazmanın doktorun sorumluluğunda olduğu, reçetede teşhisin nasıl yazılacağının da hekimin sorumluluğunda olduğu, eczacının teşhisin gerektiği gibi yazılıp yazılmadığını denetlenmesinin mümkün olmadığı, bu husus nedeniyle eczacıya yaptırım uygulanmasının da hakkaniyete aykırı olacağı; IV. Bölümünün 14. maddesine yönelik olarak, provizyon sistemine hatalı bir giriş yapılmasının iş yoğunluğu içerisinde normal olduğu, bunun düzeltilmesi mümkün bir durum olduğu, kurumun herhangi bir zarara uğramasının söz konusu olmadığı; V. Bölümün 5. maddesine yönelik olarak, Kamu İhale Kanunu'nun 3/h maddesi ile 17. maddesine girmeyen fiiller dolayısıyla tüm kurumlarla sözleşmenin fesih edilmesinin hukuka aykırı olduğu; VI. bölümüne yönelik, her ayın 21'ine kadar reçetelerin tesliminin yapılmasına yönelik düzenlemenin 336 sıra No'lu VUK Genel Tebliği ile eczacılara tanınan hakkın ihlaline sebep olduğu ve bu hakkın kullanımını engellediği; V. Bölümün 10. maddesi ile VIII. Bölümün 12. maddesine yönelik olarak, eczacının aykırı davranışta bulunduğu şüphesiyle hakkında başlatılan inceleme nedeniyle sözleşmenin uygulanmasının durdurulmasına ilişkin hükmün açıkça hukuka aykırı olduğu, en küçük şüphede ve savunma alınmaksızın tedbir uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, hangi durumlarda ve hangi bulguların varlığı halinde sözleşmenin uygulamasının askıya alınacağının açıkça düzenlenmediği, düzenlemelerin keyfilik içerdiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, dava konusu Protokol'ün IV. Bölümünün 1. maddesine ve VIII. Bölümün 15. maddesine yönelik olarak, sabit oranda indirim oranı belirlenmesinin eczaneler arasında olası bir rekabeti engellediği, Rekabet Kurulunun önerisi doğrultusunda iskonto oranlarının belirlendiği, uygulamanın vergi mahremiyeti kuralını ihlal etmediği, Kurum dışında 3. kişilerin bu konu hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığı; IV. Bölümünün 3. maddesine yönelik olarak, reçete kontrol işlemlerinde ve Teftiş Kurulunca yapılan incelemelerde, ilacı alan kişiye ulaşılabilmesi açısından bu bilgilere ihtiyaç duyulduğu, hastanın ilacı almadığına dair beyanın önüne geçileceği gibi eczacının da bu şekilde mağduriyetinin önüne geçileceği;<br>IV. Bölümünün 5. maddesine yönelik olarak, sigortalının katılım payı dışında fark ödemesi gereken hallerde farkın hasta tarafından kendi rızasıyla ödendiğinin belirtilerek ödenen farkın eczacıdan veya Kurumdan istenmesinin önüne geçildiği; Protokolün IV. Bölümünün 9. maddesine yönelik olarak, reçete aslı ödemeye esas belge olduğundan diğer ilaçların başka bir eczaneden reçete fotokopisine dayanılarak karşılanmasının ve reçete fotokopisinin Kuruma fatura edilmesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca reçetede yazılı ilaçların bir kısmının başka eczane tarafından karşılanması durumunda diğer ilaçlar için hastaya yeni bir reçete düzenlenmesi gerekeceği, bu durumun ise hasta mağduriyetine sebep olacağı, ilaçların eczaneye fatura ile girişi yapıldığından ve faturadaki ilaçların teslim alındığı tarih belli olduğundan dava dilekçesinde yer alan fesih iddiasının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı; IV. Bölümünün 10. maddesinin 2. fıkrasına yönelik olarak, reçetede teşhisin açıkça yazılması ile ilacın Sağlık Bakanlığının belirlendiği endikasyon dışında kullanımının engellenmesi suretiyle insan sağlığının korunmasının amaçlandığı, sözleşmeli eczanelerin teşhisi yazılı olmayan reçeteleri karşılamayarak eksikliği tamamlamak üzere ilgili hekime hastaları yönlendirmesi gerektiği; Protokolün V. Bölümünün 10. maddesine yönelik olarak, sözleşmenin uygulanmasının durdurulmasına ilişkin tedbirin davacı lehine bir durum olduğu, doğrudan fesih yapılmadan geçici bir süre uygulamanın durdurulması tedbirinin eczacının mağduriyete uğramasının engellenmesine yönelik olarak getirildiği; dava konusu Protokol'ün diğer kısımlarına yönelik olarak, ilgili maddelerin Türk Eczacıları Birliği ile mutabakata varılarak oluşturulduğu ve hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı savunulmaktadır.<br> Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine davanın kısmen reddine, kısmen de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacılar Birliği arasında 9.5.2006 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren tip Protokolün "IV- Uygulanacak Esaslar" başlıklı bölümünün 1, 3, 5, 7 ve 9. maddeleri ile 10. maddesinin 2. paragrafı ile 15. maddesinin, "V- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 1. maddesinin (j) bendi ile 5. ve 10. maddelerinin "VI- Ödeme Zamanı" başlıklı bölümünün "VIII- Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12 ve 15. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.<br> Dava Konusu Protokol, yürürlük maddesinde yer alan hüküm uyarınca 1.7.2007 tarihli protokolün yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkmış ise de; anılan maddeler yönünden davanın açıldığı tarihe göre hukuksal denetime engel teşkil etmediğinden, protokolün dava konusu maddeleri incelendi,<br> 506 sayılı Yasanın uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 123. maddesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3/h maddesinde belirtilen alımlara ilişkin Yönetmelik ile Devlet Memurlarının TedaviYardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen dava konusu Protokolün, uyuşmazlık konusu V-Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar başlıklı bölümünün dava konusu edilen 10.maddesinin 1. fıkrası ile VIII-Sözleşme İmzalama başlıklı bölümünün 12. maddesinin 1. fıkrası Danıştay 10. Dairesinin 28.11.2012 tarih ve E:2008/9203,K2012/6189 sayılı kararıyla iptal edildiğinden bu maddelere yönelik karar verilmesine yer bulunmamaktadır.<br> Protokolün dava konusu diğer maddelerine gelince;<br> 506, 4734, 6643 sayılı Yasa hükümleriyle yetkili ve görevli kılınan davalı idarelerce bu yetki çerçevesinde imzalandığı anlaşılan anılan protokolün, davaya konu diğer maddelerinin ise; kamu adına eczanelerden temin edilecek ilaçlarla ilgili olarak SGK Başkanlığı ile eczaneler arasında sözleşme imzalanması halinde uyulması gereken kurallar içermesi, bu kuralların da dayandığı mevzuat hükümlerine aykırı bir yönü bulunmaması nedeniyle iptal isteminin reddi gerekmektedir.<br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu tip sözleşmenin (protokolün) V-Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar başlıklı bölümünün 10.maddesinin 1. fıkrası ile VIII-Sözleşme İmzalama başlıklı bölümünün 12. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bunlar dışında kalan uyuşmazlık konusu maddelere yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Dava; Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 09/05/2006 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Tip Protokol'ün "IV- Uygulanacak Esaslar" başlıklı bölümünün 1., 3., 5., 7. ve 9. maddeleri, 10. maddesinin 2. fıkrası ve 14. maddesinin, "V- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 1. maddesinin (j) bendi ile 5. ve 10. maddelerinin, "VI- Ödeme Zamanı" başlıklı bölümünün, "VIII- Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12. ve 15. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 16/04/2015 tarih ve E:2013/2716, K:2015/2205 sayılı kararı ile dava konusu Protokoün "V- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 10. maddesinin 2. fıkrası ile "VIII- Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12. maddesinin 1. fıkrasının iptaline, diğer dava konusu maddeleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br> Daire kararının, davacı ve davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/06/2017 tarih ve E:2015/3808, K:2017/2595 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. <br> Anılan karara karşı davacı ve davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan karar düzeltme isteminin de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/05/2019 tarih ve E:2018/55, K:2019/2428 sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.<br> Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br> Her ne kadar, dava dilekçesinin "konu" ile "sonuç ve istem" başlıklı kısımlarında dava konusu Protokolün "IV- Uygulanacak Esaslar" başlıklı bölümünün 15. maddesinin iptalinin istenildiği belirtilmiş ise de; dilekçe içeriğinde 15 değil, 14. maddesinin iptalinin istenildiğinin belirtildiği ve 14. maddenin metnine yer verildiği görüldüğünden, iptal isteminin 14. maddeye yönelik olduğu olduğu, dilekçenin başlangıç ve sonuç kısımlarında yer alan "15. madde" ibaresinin maddi hata sonucu yazıldığı anlaşıldığından, hukuka uygunluk incelemesi 14. maddeye yönelik yapılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br> Dava konusu Tip Protokol tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 123. maddesinde, Kurumun, bu kanunla kendisine verilmiş bulunan görevleri yerine getirebilmek ve sağlık yardımlarını yapabilmek için, hastane, sanatoryum, prevantoryum, yataklı ve yataksız dispanser, sağlık istasyonu, eczane ve benzeri müesseseler kurup işletebileceği gibi, gerekli gördüğü yerlerde hastane, eczane, hekim, eczacı ve ebelerle ve diğer gerçek veya tüzel kişilerle sözleşmeler yapmaya da yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Bu Kanun uyarınca sağlık yardımları Sosyal Sigortalar Kurumunca karşılanan hak sahiplerinin, birer sağlık hizmeti sunucusu olan eczanelerden temin edecekleri ilaçlarla ilgili olarak eczanelerle yapılacak sözleşmeye ilişkin usul ve esaslar ile karşılıklı hak ve yükümlülükler, dava konusu Protokol ile belirlenmiştir.<br>Diğer taraftan, 10/09/1983 tarih ve 18161 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 78. maddesinde, "Kanunlar gereğince tedavisi sağlanan kişilerin kullanması gereken ilaç ve gereçlerin, ilgililer tarafından eczanelerden alınması halinde, idarelerle eczaneler arasında yapılacak anlaşmalar Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esas ve usullere göre yapılır." kuralına yer verilmiş; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun istisnaları düzenleyen 3. maddesinin (h) bendinde, Yasa kapsamındaki idarelerin kendi özel mevzuatı uyarınca hak sahiplerine sağlayacakları teşhis ve tedaviye yönelik hizmet alımları ile tedavisi kurumlarınca üstlenilen kişilerin ayakta tedavisi sırasında reçeteye bağlanan ilaç ve tıbbî malzemelerin kişilerce alımlarının Yasa kapsamında bulunmadığı; aynı Yasanın geçici 4. maddesinde de, Yasanın 3. maddesinin (h) bendine ilişkin esas ve usullerin Sağlık Bakanlığı ve Kurumun görüşleri alınarak Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. <br>4734 sayılı Yasaya dayanılarak çıkarılan Kamu İhale Kanununun 3 ncü Maddesinin (h) Bendinde Belirtilen Alımlara İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinde, tedavisi kurumlarınca üstlenilen kişilerin, ayakta tedavileri sırasında reçete edilen ilaçlarını tabi oldukları mevzuat hükümleri çerçevesinde; kurumların varsa kendi eczanelerinden, anlaşmalı veya anlaşması olmayan eczanelerden alabilecekleri; Bakanlığın, sağlık kurumu ve kuruluşları tarafından ayakta tedavileri sağlanan kişilerin reçete edilen ilaçlarının teminine ilişkin koşulları belirlemek üzere Türk Eczacıları Birliği ile protokol düzenleyebileceği; ilaç bedellerinin, kişilerin kurumlarınca ilgili mevzuatta belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ödeneceği kuralı getirilmiştir.<br>6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 1. maddesinde, Birliğin, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili olup da, özel yasalarında üye olamayacakları belirtilenler hariç, sanatlarıyla uğraşan ve meslekleriyle ilgili hizmetlerde çalışan eczacıların katılmasıyla; eczacıların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, eczacılığın genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak; eczacıların birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadıyla tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak kurulduğu; 4. maddesinde, Türk Eczacıları Birliğinin; üyelerinin maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi şekilde telife çalışmak, halk sağlığı ve eczacılık mesleği ile alâkalı meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yaparak bu makamların yardımını temine çalışmakla yükümlü olduğu; 34. maddesinde, Birliği temsil görev ve yetkisinin Merkez Heyetine ait olduğu; 39/j maddesinde de, Birliğin temsilcisi olan Merkez Heyetinin, eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak, imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel karşılığı eczanelere dağıtmak görevi bulunduğu belirtilmiştir.<br>Dava konusu Protokol'ün dava konusu edilen maddeleri şu şekildedir:<br>"IV-Uygulanacak Esaslar" başlıklı bölümü;<br> 1- Bu protokol kapsamında yer alan sigortalı ve hak sahiplerinin, sözleşmeli eczanelerden temin edecekleri reçete muhteviyatı ilaçlar için uygulanacak indirim oranları ile eşdeğer ilaç uygulamasında uygulama tarihinde geçerli olan, Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen hükümler geçerlidir.<br> Eczacı tarafından, imalatçı / ithalatçı indirimi (Kamu Kurum İndirimi) düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden Eczacı indirim yapılır.<br>Eczacı indirimi 2005 yılı satış hasılatı (KDV hariç);<br> 220.000 YTL'ye kadar olan eczaneler tarafından yüzde üç ( %3 ),<br> 220.000 YTL ile 440.000 YTL arasında olan eczaneler tarafından yüzde üçbuçuk ( %3,5),<br> 440.000 YTL ile 550.000 YTL arasında olan eczaneler tarafından yüzde dört ( %4 ),<br>550.000 YTL üzerinde olan eczaneler tarafından yüzde dörtbuçuk ( %4,5 ),<br>oranında uygulanacaktır. <br>2005 yılı satış hasılatı bulunmayan, yeni açılan Eczanelerin Kurumla sözleşme yapma talebinde sözleşmeye esas olacak indirim oranı % 3' tür.<br><br> 3- Reçetede yazılı ilaçlar, reçete sahibine (hastaya) verilirken hastanın sağlık karnesi kontrol edilir, reçete arkasına kaç kalem ilaç alındığı (…….kalem, …….kutu ilacı aldım ), telefonu ve/veya açık adresi ve bizzat kendi el yazısıyla adı ve soyadı yazdırılarak imza ettirilir. Okuma yazma bilmeyenlere ait reçetelere yukarıda belirtilen bilgiler eczane görevlilerince yazılır ve ilacı alan kişi imza atamıyor ise parmak bastırılır. Reçetede yazılı ilaçlar hastanın bir yakınına verilirken, reçete arkasına kaç kalem ilaç alındığı (….…kalem, ……..kutu ilacı aldım), telefonu ve/veya açık adresi ve T.C. kimlik numarası veya ilacı alan kişinin T.C kimlik numarası bilinmiyor ise kimlik bilgileri (adı, soyadı, kimlik no) belirtilerek imza ettirilir. <br>Bu hükme uymayan reçetelerin bedeli Eczane'ye ödenmez. Ancak, söz konusu eksikliğin (hastanın adresi ve/veya telefonu, adı soyadı, imzası ve kaç kalem ilaç alındığı) reçetede giderilmesi halinde, reçete bedeli Eczane'ye ödenir. Eksikliği giderilmeyen reçetelerin bedeli eczaneye ödenmez ve eczacı konu hakkında kurum tarafından yazılı olarak uyarılır. Yapılan yazılı uyarıya rağmen bir sözleşme döneminde bu hükme uymayan reçete sayısı 10’u geçen eczanelerin durumu alışkanlık hali olarak kabul edilir. “ Sözleşmenin feshini gerektiren hususlar ” başlıklı bölümde yer alan hüküm uygulanır. <br><br>5- Eczane, Kurum İlaç Listesi ve Uygulama Talimatı hükümleri uyarınca düzenlenen reçeteyi karşılamakla yükümlüdür. Kurumun sağlık hizmeti satın aldığı resmi ve özel sağlık tesislerinde görevli olan veya Kurum mevzuatı doğrultusunda Kurum sigortalıları ile hak sahiplerine reçete düzenleme yetkisi verilen tabipler tarafından “ kapsam ” maddesinde yer alan sağlık yardımlarından yararlandırılan kimseler için düzenlenerek imzalanmış reçetelerde yer alan ilaçları; bu protokol çerçevesinde aynen ve tamamen vermekle yükümlüdür.<br>Tabip tarafından yazılan ( Geri Ödeme Komisyonunca belirlenerek ilan edilen Bedeli ödenecek ilaçlar listesinde Ek : 2D ‘de eşdeğer grubu sütununda yer alan) İlaç; <br>Eşdeğer ilaç uygulaması için BUT’ta belirlenen % lik dilim içinde ise ya kendisi ya da ucuz olanı verilir ve verilen ilaç üzerinden ödeme yapılır.<br>Eşdeğer ilaç uygulaması için BUT’ta belirlenen % lik dilim içinde pahalı olanının verilmesi durumunda doktorun yazdığı ilaç bedelinden ödeme yapılır.<br> Eşdeğer ilaç uygulaması için BUT’ta belirlenen % lik dilimin üzerinde ise, belirlenen % lik dilimin içinde ilaç verilmesi durumunda verilen ilacın kupürü esas alınarak ödeme yapılır. <br> Eşdeğer ilaç uygulaması için BUT’ta belirlenen % lik dilimin üzerinde ve eczane tarafından bu ilaç verilmiş ise en ucuz ilaç + belirlenen % lik tutarda ödeme yapılır.<br>Ancak, ilaç katkı payının en ucuz ilaç + Eşdeğer ilaç uygulaması için BUT’ta belirlenen % lik tutarı üzerinden alınması ve eczacının, sigortalı ve hak sahibini reçetede yazılı ilaç yerine eşdeğer ilaç alabileceği hususunda bilgilendirmesine rağmen, sigortalı ve hak sahibinin isteği doğrultusunda “ Kuruma kabil-i rücu olmamak şartıyla Kurumca verilen eşdeğer ilaç yerine reçetede yazılı ilacı kendi rızam ile fiyat farkı ödeyerek aldım.” ifadesinin yazdırılıp imzalatılması kaydıyla sigortalı ve hak sahibinden fark alınarak reçetede yazılı ilacın verilmesi mümkündür.<br>Reçetede yazılı ilacın Talimat Eki Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi ( Ek:2/D ) Eşdeğer grubu sütununda yer almaması halinde yerine ucuz eşdeğerlisinin verilebilmesi için reçeteye Mesul Müdür tarafından ".........ilacı yerine .......... ilacını veriyorum, farmasötik eşdeğeri olduğunu onaylıyorum " ibaresi yer alan kaşenin basılarak doldurulması, isim veya unvan kaşesi basılıp, imzalanması gerekir. Söz konusu kaşe, isim veya unvan kaşesi basılıp imzalanmamış ise bu eksiklikler giderilmek üzere reçete eczaneye geri verilir, eksikliğin giderilmesi durumunda ödeme yapılır. İmzanın eczacıya ait olmaması halinde bu ilacın bedeli eczaneye ödenmez. Ancak eşdeğer olarak verilen ilacın fiyatı reçetede yazılan ilacın fiyatından fazla olamaz, fazla olması halinde reçetede yazılı ilaç bedeli üzerinden ödeme yapılır ve Protokolün ilgili maddesi uygulanır.<br>7- Reçete bedelleri, kurumdan tahsili için bir listeye yukarıda belirtilen indirim oranları dikkate alınarak ayrı ayrı yazılmak suretiyle toplanır. Yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanan tutardan hasta katılım payı indirildikten sonra kalan tutar, eczanenin kurumdan alacağıdır.<br><br>Bu maddeye göre düzenlenen listeler, eczane tarafından onaylandıktan sonra faturaya eklenecektir. İstenildiği takdirde listeler fatura üzerinde gösterilebilir<br> 9- Reçete muhteviyatı ilaçlar bölünemez, hepsinin bir eczane tarafından verilmesi ve fatura edilmesi esastır. Reçetede yazılı ilâçlardan herhangi biri veya birkaçı Eczane'de yoksa Reçeteye “Eczanemizde Yoktur” kaşesi basılarak Mesul Müdür tarafından imzalanır. Reçete, sahibine geri verilerek hastaya diğer sözleşmeli bir Eczane'ye gitmesi önerilir.<br>10- (...)<br> Tüm reçetelere mutlaka teşhis açık olarak yazılacaktır. Teşhis yazılmayan reçeteler eczaneler tarafından kabul edilmeyecektir. Bu hükme uymayan reçetelerin tutarları eczaneye ödenmez, reçete eczaneye iade edilir, bu eksiklik reçeteyi düzenleyen hekim tarafından düzeltilip kaşelenir, eksikliği tamamlanan reçete bedeli ödenir. Reçetelerde Tıbbi literatüre uygun olan teşhis kısaltmaları ( DM, HT, KOAH vb. ) kabul edilecektir. <br>14- Bilgisayarla reçete kabul edilmesi sonucunda eczane tarafından reçetelerin hatalı girildiğinin reçete aslı üzerinde yapılan kontrol sonucunda fark edilmesi halinde, bu ilaçların bedelleri ödenmez. <br>Reçetede bulunan ilaçlardan biri veya birkaçının dozunun eczane tarafından hatalı girilmesi durumunda, eczacının veya sigortalı veya hak sahibinin yazılı başvurusu üzerine; gerekli düzeltmeler sistemden yapılarak hasta mağduriyeti önlenir. <br>Reçetede bulunan ilaçlardan bir veya birkaçının dozunun reçeteyi düzenleyen hekim tarafından hatalı yazılması durumunda ise reçete üzerindeki doz hatası reçeteyi düzenleyen hekim tarafından düzeltilir, imzalanır ve kaşelenir. Provizyon Sisteminden de gerekli düzeltmeler yapılarak hasta mağduriyeti giderilir.<br>"V- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümü;<br>1- Aşağıda belirtilen fiiller nedeniyle eczanelerin sözleşmeleri ilgili kurum tarafından tek taraflı olarak feshedilir ve aşağıda belirtilen sürelerde sözleşme yapılmaz.<br>(...)<br>j) Eczane; eczanede bulunan bir ilacı karşılamakla yükümlüdür ve eczanede bulunan ilaca ait reçeteye hiçbir gerekçeyle “Yoktur” kaşesi basamaz. Reçete karşılamada reçete ve hasta seçimi yapamaz. Sigortalı ve hak sahibinin kurallara uygun yazılmış ve provizyon sisteminin onay verdiği reçetesinde yer alan ilaç var olduğu halde hastaya bedeli karşılığında satılamaz. Bu durumlarda eczane, ilk tespitte yazılı olarak ikaz edilir, aynı sözleşme döneminde tekrarı halinde 2 yıl<br> 5- Yukarıda belirtilen fiiller nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi halinde, feshi yapan kurum tarafından, eczacının T.C. kimlik numarası da dahil olmak üzere kimlik bilgileri, eczanenin ismi ve adres bilgileri diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgili Valiliğe (Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü) bildirilir. Valilikçe de il düzeyinde (ilçeler dahil) tüm kamu kurum ve kuruluşları durumdan haberdar edilir. <br> Diğer sosyal güvenlik kurumları (Bağ-Kur, Emekli Sandığı) ile tüm kamu kurum ve kuruluşları kendisine bildirilen fesih uyarınca eczane ile mevcut sözleşmesini fesheder. Sosyal güvenlik kurumları ve kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi feshedilen eczane ile fesih süresince sözleşme yapılmaz .<br> Sözleşmeleri feshedilen eczaneler; eczacının T.C. kimlik numarası da dahil olmak üzere kimlik bilgileri, eczanenin ismi ve adresi belirtilmek suretiyle feshi yapan kurum tarafından Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyetine bildirilir. Türk Eczacıları Birliği de bu eczaneleri tüm eczacı odalarına bildirir. Sözleşmesi feshedilen eczacının başka bir yerleşim yerinde eczane açması halinde sözleşme yapılmaz ve bu amaçla eczacı odası tarafından onay verilmez. <br>10-Kurum, protokol hükümlerine aykırı davranışlar tespit ettiğinde yapılan inceleme sonuçlandırılıncaya kadar yazılı ihbarda bulunarak sözleşmenin uygulamasını durdurabilir.<br> Eczanenin yolsuzluk yaptığının Teftiş raporu ile belgelenmesi halinde Kurum, sözleşmeyi derhal feshedebilir. <br> <br>"VI- Ödeme Zamanı" başlıklı bölümü;<br>Kurum Tip Sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde her ayın 21’i ile takip eden ayın 20’sine kadar reçete kontrol birimine teslim edilen reçetelerin kontrollerinin tamamlanması durumunda bedellerini, takip eden aydan sonraki ayın ilk 4 iş günü içinde ödemeyi taahhüt eder. <br>Bu süre içinde reçetelerin kontrolü tamamlanamadığı takdirde; <br>Kurumla sözleşmesi devam ederek sigortalı ve hak sahiplerine ait reçeteleri karşılamaya devam eden eczanenin,ödeme süresi henüz gelmemiş olan Kuruma teslim edilmiş 1 aylık reçetesi dikkate alınarak fatura bedelinin tamamı eczaneye ödenir.<br>Ancak bu şekilde ödenen faturalara ait reçeteler üzerinde yapılan kontroller sonucunda ortaya çıkacak Kurum alacakları, daha sonra eczaneye yapılacak ödemeden yasal faizi ile birlikte mahsup edilir. Böyle bir alacak yok ise alınması gereken meblağ yasal yollardan eczacıdan tahsil edilir.<br>Kurumla sözleşmesi sona eren eczanenin Kuruma son dönem teslim ettiği ve bedeli ödenmeyen reçeteleri, eczanenin bütün reçeteleri kontrol edilerek Kurumla olan hesap mutabakatları sonuçlanıncaya kadar ödenmez.Bu durumdaki eczanelerin reçete kontrollerine öncelik tanınarak en fazla 3 ay içinde kontroller tamamlanarak mutabakat sağlanır.<br>Kan ürünü ve hemofili reçeteleri ayrı fatura edilerek öncelikli ödenir.<br><br>"VIII- Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümü;<br>12- Kurum Başkanlık Müfettişleri tarafından hakkında inceleme ve soruşturma yapılan eczanenin ödemeleri 6 ay durdurulabilir. Bu durum eczacıya yazılı olarak bildirilir. Soruşturmanın 6 aydan uzun sürmesi halinde ödemedeki askı süresi Makam Onayı ile uzatılabilir. Bu durum eczacıya yazılı olarak bildirilir. <br>Hakkında soruşturma yapılan eczane, yazılı istenilmesi halinde gerekli belge ve bilgileri en geç 5 iş günü içinde Kurum Müfettişlerine ve Denetmenlerine vermek zorundadır.<br> 15- Kurumla bu protokol esaslarına göre sözleşme imzalayan eczaneler, protokol eki Ek-2 de bulunan bilgi formunu doldurup, bağlı oldukları vergi dairesine onaylatarak Kurum adına sözleşme imzaladıkları Sağlık İşleri İl Müdürlüklerine Kuruma yapılacak indirime esas teşkil edecek eczane indiriminin belirlenmesi amacı ile ibraz edeceklerdir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Protokolün, "IV- Uygulanacak Esaslar" başlıklı bölümünün 1., 3., 5., 7. ve 9. maddelerinin, 10. maddesinin 2. fıkrasının ve 14. maddesinin, "V- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 1. maddesinin (j) bendi ile 5. maddesinin ve 10. maddesinin 2. fıkrasının, "VI- Ödeme Zamanı" başlıklı bölümünün, "VIII- Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12. maddesinin 2. fıkrasının ve 15. maddesinin iptali isteminin incelenmesi:<br>Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerine göre, eczanelerin birer sağlık hizmeti sunucusu olduğu, davalı kurumun eczaneler ve diğer sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın aldığı ve böylece dava konusu protokolün kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılanması yoluna gidildiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.<br>Eczacıların meslek örgütü olan ve yasa gereği bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla protokol yapmaya yetkili olan Türk Eczacıları Birliği ile yine yasa gereği sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın alan davalı kurum arasında yapılacak protokolün, her iki tarafın tabi olduğu mevzuat hükümlerine uygun olması zorunludur. <br> Bu itibarla, kurumun bedelini ödeyerek sözleşme veya protokol yoluyla sağlık hizmeti satın aldığı kişi ve kuruluşlara, hukuka uygun olmak şartıyla bir takım yükümlülükler getirmek suretiyle kurumun menfaatini koruyucu tedbirleri almasına, protokolün diğer tarafı olan Türk Eczacıları Birliğinin de, birer sağlık hizmeti sunucusu olan eczacıların birbirleriyle ve hastayla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak, üyelerinin maddi ve manevi hak ve menfaatlerini, hastanın ve Devletin menfaatini de gözetmek suretiyle korumasına hukuki bir engel bulunmamaktadır. <br>Yukarıda içeriklerine yer verilen madde hükümleri ile yetkili ve görevli kılınan davalı idarelerce, eczanelerden temin edilecek ilaçlarla ilgili olarak SSK Başkanlığı ile eczaneler arasında yapılacak sözleşmelere esas olmak üzere imzalanan Tip Protokolün başlıkta aktarılan kısımlarında; kamu kurumunun zarara uğratılmasının önlenmesi, böylece gerçek anlamda ihtiyaç duyulan sağlık hizmetinin gereği gibi sunulmasının sağlanması, idari yaptırım ve tedbirlerin caydırıcılığı vesilesiyle sözleşme ilişkisinin disipline edilmesi, sistemin ülke çapında kesintisiz ve düzenli bir şekilde yürütülmesi, eczacılığın genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesi, eczacıların birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlük ve güvenin hakim kılınması, eczacıların hak ve menfaatlerinin korunması, hastanın ve Devletin menfaatinin korunması ve ülke çapında yeknesaklığın temini amacıyla dayanağı Kanun hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi karşısında kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuka aykırı bir husus bulunmamaktadır.<br> Protokolün "V-Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 10. maddesinin 1. fıkrasının iptali isteminin incelenmesi;<br> Bakılan davada da dava konusu olan, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 09/05/2006 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Tip Protokol'ün "V-Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 10. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle açılan bir başka davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 29/06/2009 tarih ve E:2006/3734, K:2009/7096 sayılı kararıyla;<br> "Protokolün V. bölümünde 10 madde halinde sözleşmenin feshini gerektiren hususlar belirlenmiş; 10 uncu maddenin 1. fıkrası dışında sözleşmenin feshini gerektiren fiillerin tespit ve belgelendirilmesinin şart olduğu ifade edilmiştir. Esasen tespit ve belgelendirilen fiiller nedeniyle idari yaptırım uygulanması mümkün olup; idarece yürütülen inceleme tamamlanmadan bir fiilin işlendiği iddiasından hareketle idari yaptırım uygulanmasının hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır.<br> Bu durumda, henüz Protokole aykırılığı saptanamayan bir fiilden dolayı önlem niteliğinde dahi olsa, eczanenin sözleşmesinin belirli olmayan bir süre için uygulanmasını askıya almayı öngören Protokolün V. bölümünün 10. maddesi 1. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.<br>Anılan kararın iptale ilişkin kısmının davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/10/2013 tarih ve E:2009/3009, K:2013/3409 sayılı kararıyla iptale ilişkin kısım aynen onanmış, yine davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan kararın düzeltmesi istemi de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/06/2015 tarih ve E:2014/1105, K:2015/2955 sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.<br>Bu nedenle, işbu davada da dava konusu olan aynı düzenlemeler hakkında yeniden bir karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.<br><br>Protokolün "VIII-Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12. maddesinin 1. fıkrasının iptali isteminin incelenmesi;<br> Bakılan davada da dava konusu olan, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 09/05/2006 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Tip Protokol'ün "VIII-Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle açılan bir başka davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 28/11/2012 tarih ve E:2008/9203, K:2012/6189 sayılı kararıyla; <br>"Hakkında inceleme ve soruşturma bulunan eczanelere idari yaptırım uygulanması tabiidir. Ancak bu sürenin belirli ve makul olması gerekmektedir. Kuralda 6 aylık süre belirlenmiş iken, soruşturmanın uzaması halinde askı süresinin belirsiz bir süreyle Makam onayıyla uzatılacağına ilişkin düzenlemeye de yer verilmiştir. Bu kuralın, işlendiği iddia edilen bir suçtan dolayı eczane sahiplerinin elde edecekleri kazançtan belirli olmayan bir süre ile mahrum kalmalarına neden olacağı açıktır.<br>Bu durumda, soruşturmanın 6 aydan fazla sürmesi halinde ödemedeki askı süresinin Makam onayı ile uzatılabileceği yönündeki yaptırımın, hukuki güvenlik ve suç ve cezada ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu görüldüğünden, dava konusu Protokolün, VIII-Sözleşme imzalama başlıklı bölümünün 12. maddesinin 1. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.<br>Anılan kararın iptale ilişkin kısmının davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/10/2015 tarih ve E:2013/3300, K:2015/3741 sayılı kararıyla iptale ilişkin kısım aynen onanmış, yine davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan kararın düzeltmesi istemi de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/03/2017 tarih ve E:2016/2918, K:2017/1226 sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.<br>Bu nedenle, işbu davada da dava konusu olan aynı düzenleme hakkında yeniden bir karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 09/05/2006 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Tip Protokol'ün "IV- Uygulanacak Esaslar" başlıklı bölümünün 1., 3., 5., 7. ve 9. maddeleri, 10. maddesinin 2. fıkrası ve 14. maddesi, "V- Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 1. maddesinin (j) bendi ile 5. maddesi ve 10. maddesinin 2. fıkrası, "VI- Ödeme Zamanı" başlıklı bölümü, "VIII- Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12. maddesinin 2. fıkrası ve 15. maddesi bakımından DAVANIN REDDİNE, <br> 2. Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacıları Birliği arasında 09/05/2006 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Tip Protokol'ün "V-Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar" başlıklı bölümünün 10. maddesinin 1. fıkrası ile "VIII-Sözleşme İmzalama" başlıklı bölümünün 12. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br> 3. Netice itibarıyla dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen ret ile sonuçlandığından davacı tarafından aşağıda dökümü yapılan ...TL yargılama giderinin ...TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, temyiz aşamasında davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ve aşağıda gösterilen ...TL yargılama giderinin ...TL'sinin davacıdan alınarak davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesine,<br><br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, ...TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde aidiyetine göre taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
müdür