<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/6432 E.  ,  2024/465 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/6432<br>Karar No : 2024/465 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü - … <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): …<br>VEKİLİ : Av….<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: … Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait amme borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … ila … sayılı ödeme emirleri yönünden; bu ödeme emirlerinin dayanağı olan asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen bir kısım ödeme emirlerinin posta yoluyla tebliğe çıkarıldığı ve 29/03/2012 tarihinde imza altına alınan tebliğ alındısında mükellefin adresinde bulunamadığının sadece dağıtıcı imzasıyla tespit edildiği, ödeme emirlerinin 06/05/2013 tarihinde ilanen tebliğ edildiği görülmüş ise de; olay tarihinde yürürlükte olan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102. maddesinde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, şirketin adresinde bulunmadığının maddede sayılan kişiler nezdinde tespit edilerek imzaları alınıp alındılar tutanak haline getirilmeksizin usulüne aykırı olarak bu ödeme emirleri ilanen tebliğ edildiğinden, şirket hakkında yapılan takibin sonuçlandırıldığından söz edilemeyeceği gibi ödeme emirleri içeriği 2009 ve 2010 yılı vadeli amme borçlarının tahsiline ilişkin zamanaşımı sürelerinin kesen herhangi bir halin bulunmaması ve davalı tarafından da aksinin ortaya konulamaması, bu ödeme emirlerinin dayanağı olan asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen bir kısım ödeme emirlerinin ise vergi dairesinde memur eliyle 28/11/2014 tarihinde, kanuni temsilcilikten 05/07/2007 tarihinde ayrılan kişiye tebliğ edilmişse de, bu kişinin şirketi temsile yetkili olmadığı dönemde yapılan tebligatın usulüne aykırı olarak yapılması nedeniyle asıl borçlu şirket hakkında yapılan takibin sonuçlandırıldığından söz edilemeyeceği gibi ödeme emirleri içeriği 2012, 2013 ve 2014 yılları vadeli amme borçlarının tahsiline ilişkin zamanaşımı sürelerinin kesen herhangi bir halin bulunmaması ve davalı tarafından da aksinin ortaya konulamaması, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 17/04/2021 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle bu ödeme emirlerine konu amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı, … sayılı ödeme emri yönünden; asıl amme borçlusu şirketin 13/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden silindiğinden, bu tarihten sonra şirket adına idarece düzenlenecek işlemlerin veya gerçekleştirilecek tebligatların hüküm ifade etmeyeceği, asıl amme borçlusu adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin tebliğinin borcun kesinleşmesi anlamında hukuken bir sonuç doğurmayacağı gibi söz konusu ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin de 2015 yılı içerisinde tebliğ edildiği gözetildiğinde, bu tebliğlerin de hukuken geçerliliğinin bulunmadığı, bu durumda, ödeme emri içeriği amme alacaklarının dönemlerinin 2009 ve 2014 yıllarına ilişkin olduğu görüldüğünden, bu dönemler için kanuni temsilci adına ihbarname düzenlenmek suretiyle başlatılacak takibin zamanaşımına uğradığından, davacı adına düzenlenen bu ödeme emrinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 16/06/2008 tarihinden itibaren müdür olan davacının bu tarihten sonraki döneme rastlayan vergilerden verginin dönemsellik ilkesi gereğince asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisi olması nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği, asıl amme borçlusu nezdinde yapılan takibin usulüne uygun kesinleştirildiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, … tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>

müdür