<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2018/543 E.  ,  2024/212 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2018/543<br>Karar No:2024/212<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): …<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ... A.Ş.'den kullandığı krediyi ödememesi nedeniyle anılan şirketin kanuni temsilcisi ve kullanılan kredinin kefili olan davacı hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca düzenlenen … tarih ve E…. sayılı, 412.378,60-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ... A.Ş ile ... A.Ş birleştirildikten sonra alacağın Fon tarafından ... A.Ş'den devralındığı, davacının Fon'a borçlu olan şirketin kullandığı kredinin kanuni temsilcisi ve kefili olması nedeniyle hakkında 412.378,60-TL tutarındaki borcun 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsili amacıyla … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlenip tebliğ edildiği, borcun süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle de … tarih ve E…. sayılı ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; davacının zamanaşımına yönelik iddialarına itibar edilmediği, davacının, kanuni temsilci ve kefil sıfatıyla ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. için kredi kullandığı ve kredi sözleşmelerini bizzat kanuni temsilci ve kefil sıfatıyla imzaladığı, dolayısıyla davacının, ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin ... A.Ş.’den kullandığı krediden dolayı sorumlu olduğu, bu itibarla, söz konusu kredilere kefaletten kaynaklanan Fon alacağının tahsili amacıyla davacı hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, borcun zamanaşımına uğradığı, kredi sözleşmelerinde tarih bulunmadığı, borcun doğduğu tarihin belirtilmediği bir sözleşmeden kaynaklı olarak zarara uğratıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ödemeye çağrı mektubunun amacının ödeme zamanı belli olmayan amme alacağına vade kazandırmak olduğu, zamanaşımı itirazının hukuki dayanağının bulunmadığı, Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımının 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacının kanuni temsilcisi ve kefili olduğu ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin yönetim ve denetimi Fon'a devredilen ...'tan kullandığı kredi, geri ödenmemesi nedeniyle kat edilmiş ve alacak temliki sözleşmesiyle Fon tarafından devir ve temlik alınmıştır.<br> Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ll. Tahsilat Daire Başkanlığı nezdindeki … Nolu Takip Değerlendirme Komisyonun'nun … tarih ve … sayılı kararına istinaden, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketten olan alacakların 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilmesine karar verilmiştir. Anılan şirketle ilgili takibin sonuçsuz kalması üzerine şirketin kanuni temsilcisi ve kullanılan kredinin kefili olan davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca takibata geçilmiş ve davacıya 412.378,60-TL tutarlı, … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu gönderilmiş, davacı tarafından ödemeye çağrı mektubuna karşı dava açılmaması ve söz konusu alacağın ödenmemesi üzerine de … tarih ve E… sayılı dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.<br> Ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 5411 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddesinde, "Bu Kanunun yayımı tarihinden önce, 26/12/2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14, 15, 15/a, 16, 17, 17/a ve 18'inci maddeleri, Ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6'ncı maddeleri ile Geçici 4'üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." kuralı yer almaktadır.<br>4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/3. maddesinde, "Fon, her türlü vergi, resîm ve harçtan muaftır. 14. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (b) bendi ile verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla, Fon kaynakları ile her türlü alacaklarının ve hisseleri kısmen veya tamamen Fon'a intikal eden bankaların; yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarından, bu ortakların yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya başkalarıyla birlikte elinde bulundurdukları şirketlerden ve iştiraklerinden, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, genel müdür ve yardımcıları, kredi komitesi başkan ve üyeleri ile imzaları bankayı ilzam eden memurları ve bunların eş ve çocuklarından olan alacakları ile hisseleri Fon'a intikal eden diğer bankaların bunlardan olan alacaklarından Fon tarafından devralınanlar ile (7) numaralı fıkranın (b) bendinde belirtilen kişilere ait olup Fon tarafından devralınan alacakların takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Fon devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlar. Bu alacaklar, Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanır ve birikmiş alacak tutarına, 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır. Ancak Fon, her türlü alacakları ve devraldığı alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan takipler ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edilebileceği gibi, takibi devam ettirmekten ve/veya davanın takibinden sarfınazar ederek devraldığı alacağın kaldığı yerden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline de karar verilebilir.''; anılan maddenin 7. fıkrasının (b) bendinde ise, "Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fona geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tabi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayı Fona borçlu olması kaydıyla Fona intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir ve bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu fıkra hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.<br>5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 132. maddesinde, Fon'un bu Kanun'un 130. maddesinde sayılan gelirleri ile 108. ve 135. maddesindeki alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı; Kanun'un 108. maddesi ile, faaliyet izni kaldırılan veya Fon'a devredilen bankaların hâkim ortakları ve yöneticilerinin, bu Kanun'un şahsi sorumluluğa ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kullandıkları kaynakları ve bu suretle uğranılan zararları iade ve tazmin etmekle mükellef oldukları kurala bağlanmış; 130. maddesinde, Fon'un gelirleri sayılmış; 135. maddesinde de, banka tarafından yetkili mercilere beyan edilen sigortaya tabi mevduat ve katılım fonu tutarı ile Fon tarafından tespit edilen mevduat ve katılım fonu tutarı arasında bir fark bulunması hâlinde bu fark nispetinde, bankanın yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdürlerin, genel müdür yardımcılarının, imzası ile bankayı ilzam eden memurların ve şube müdürlerinin yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının, kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait mevduat hesabı, çeşitli hak ve alacakların taşınır ve taşınmaz mallarının imtiyaz haklarının (vs.) zaptına, bunlar üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılmasına ya da bunlara tedbir koymaya Fon'un talebi üzerine sulh ceza hakimince veya mahkemece karar verileceği, bu hükmün yukarıda sayılan kişiler adına hareket edenler veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen kişiler hakkında da uygulanabileceği kuralına yer verilmiştir.<br>6183 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, hangi amme alacaklarının idarî yoldan cebren tahsil edilebileceği belirtilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Aktarılan kurallar uyarınca, Fon tarafından, ancak 4389 ve 5411 sayılı Kanunlar ile yetki verilen alacaklarla sınırlı olarak ve yine bu Kanunlarda yapılan atıf nedeniyle 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilat yapılabilir. Dolayısıyla bu Kanunlar ile yetki verilmeyen alacaklar için Fon tarafından, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilat yapılması mümkün olmadığı gibi, Fon'un gerek 4389 ve gerekse 5411 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yetki ve görevlerinin, bu Kanunların amacına uygun olarak tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerine zarar veren, mali piyasalarda güven ve istikrarı ve kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını engelleyici faaliyette bulunan bankaların, hâkim ortak ve yöneticileri ile bu bankalarla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkisi bulunan şirketlerin yol açtığı kamu zararlarının önlenmesi veya giderilmesiyle sınırlı olduğu ve bu noktada Fon gelirlerinin de 4389 ve 5411 sayılı Kanun kapsamında ortaya çıkan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdindeki hesaplarda değerlendirilen Fon mevcudu ve kaynaklarından oluştuğu kuşkusuzdur. Bir başka deyişle, Fon tarafından ancak 4389 ve 5411 sayılı Kanunlarda 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilebileceği açıkça belirtilen alacakların takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanabilecektir. <br> Dosyanın incelenmesinden, yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal eden ... A.Ş.’nin, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketten olan alacakları için şirketin amme borcuna yetecek miktarda mal varlığının bulunmaması ve şirketin iflas ederek ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeniyle alacağının tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, şirketin kanuni temsilcisi ve kullanılan kredinin kefili olduğundan bahisle davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapılmasına karar verildiği ve davacıya 412.378,60-TL tutarlı, … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun gönderildiği, davacı tarafından ödemeye çağrı mektubuna karşı dava açılmaması ve söz konusu alacağın ödenmemesi üzerine de … tarih ve E… sayılı ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliği üzerine, anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Dairemizin 25/10/2023 tarihli ara kararı ile, davalı idareden, davacının kanuni temsilcisi ve kullanılan kredinin kefili olduğu ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin hakim ortak bağlantılı şirketlerden olup olmadığı sorulmuş, davalı idarece ara karara verilen cevapta, ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ... hakim ortak grubu ile bağlantılı grup şirketi olmadığı, takiplerin sebebinin ...'tan kullanılan krediler olduğu belirtilmiştir. <br> 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle Fon'a verilmiş yetkiler arasında, yönetimi ve denetimi Fon'a devredilen Bankalardan kullanılan ticari kredilerden kaynaklanan alacakların Fon tarafından temlik alınarak, daha sonra 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilatına ilişkin herhangi bir yetki bulunmamaktadır. <br> Bu durumda, davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takibatın konusu 4389 sayılı Kanun'un 15/7-b ve 15/3. maddesinde belirtilen alacaklar kapsamında olmadığından, şirket ile Banka arasındaki ticari kredi ilişkisinden kaynaklanan ve özel hukuk hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereken sözleşmeden doğan ihtilâflı alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsili hukuken mümkün değildir. <br> Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br> 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 17/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

müdür