<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/803 E. , 2024/213 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2018/803<br>Karar No:2024/213<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Sigorta Fonu (...) <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...,<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacının murisi ... 'ın kefili olduğu ... Kerestecilik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin ... 'tan kullandığı kredilerden kaynaklanan 614.949,41-TL Fon alacağının tahsili amacıyla mirasçı olarak davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; asıl borçlu olan ... Keresticilik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile kefilleri ..., ... ve ... hakkında; anılan şirketin ... A.Ş. Adana şubesinden kullandığı ve Fon tarafından temlik alınan nakdi kredilerin zamanında ödenmediği, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararıyla davacının babası ve murisi olan ... aleyhine 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, muris adına ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun tanzim edildiği ancak adres değişikliği ve muhatabın 1 yıl önce ölümü nedeniyle tebliğin yapılamadığı, bunun neticesinde ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin borçlu muris adına ilanen tebliğe çıkarıldığı, yine ... tarih ve ... sıra no'lu haciz varakasının ilanen tebliğe çıkarıldığı, bu takipler neticesinde borç tahsili yapılamaması sebebiyle davacı mirasçı adına tanzim ve tebliğ olunan ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; muris ...'ın mirasçısı olan davacı ...adına düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödemeye çağrı mektubunun tebliğ zarfına kişinin 1 yıl önce ölmüş olması sebebiyle tebligatın iade edildiği belirtilmesine rağmen sonrasında yapılan ödeme emri ve haciz varakası tebligatlarının da muris ... adına düzenlendiği, bu durumda, borçlu murisin, ödemeye çağrı mektubunun iadesiyle beraber davalı kurumca öldüğü öğrenildiğinde mirasçılar adına ödemeye çağrı mektubu düzenlenip tebliğ edilmesi gerekirken bunlar yapılmadığından ve söz konusu alacak davacı yönünden kesinleşmemiş olduğundan dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; ...A.Ş.'den kullanılan ve Fon tarafından temlik alınan nakdi kredi alacağının tahsili için asıl borçlu ve kefillerinin takip edildiği, malvarlığı araştırması yapıldığı, borçlu şirketin kefili sıfatıyla takip edilen davacı murisi adına düzenlenen ödemeye çağrı mektubunun adres değişikliği ve muhatabın vefatı nedeniyle tebliğ edilemediği, ancak muris adına ödeme emri ve haciz varakası düzenlenip ilanen tebliğe çıkarıldığı, böylece borcun davacı murisi yönünden kesinleştiğinden bahisle, mirasçı davacı adına ödemeye çağrı mektubu düzenlenerek tebliğ edildiği ve borcun vadesinde ödenmediğinden hareketle dava konusu ödeme emrinin tebliği yoluna gidildiği, takip edilen alacağın borçlusunun vefatı nedeniyle, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen kamu alacağının yasal mirasçıdan takibinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; dava konusu işlemi, mirasçılar adına ödemeye çağrı mektubu düzenlenip tebliğ edilmediği, dolayısıyla alacağın davacı yönünden kesinleşmiş olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle iptal eden İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı, bununla bilikte, alacaklı kamu idaresinin kamu alacağını borçlunun mirasçılarından kamu gücü kullanarak takibi mirasın reddedilmemiş olması koşuluna bağlandığından, ölenin takibi sırasında ödemeden aczinin açıkça belirlendiği ve bunun mal varlığı araştırması sonunda somut olarak tespit edildiği, diğer bir ifadeyle, mirasın reddedilmiş sayıldığı ve bu nedenle mirasın hükmen reddinin yetkili yargı yerinden talep edildiği durumlarda artık mirasçıları takip etmenin mümkün olmadığı, nitekim davacının da yetkili hukuk mahkemesinde mirasın hükmen reddini talep ettiği, açılan bu davada davalı idarenin de hasım olarak yer aldığı, bilirkişi incelemesiyle ölenin borca batık olduğunun ortaya konulduğu görüldüğünden, bu davanın sonucu beklenmeden davacı adına ödeme emri düzenlenip, alacağın cebri icra yoluyla takibinin sürdürülmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında mirasın hükmen reddi hususunda kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, davacının krediyi kullanan şirketin kefili olan ...'ın mirasçısı olarak sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu işleme konu borcun hâlen ödenmediği ve Kurum alacağının devam ettiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, terekenin borca batık olması nedeniyle davalı tarafından alacağın takip ve tahsili imkânının bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacının murisi ...'ın kefili olduğu ...Kerestecilik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin yönetim ve denetimi Fon'a devredilen ...'tan kullandığı krediler, geri ödenmemesi nedeniyle kat edilmiş ve alacak temliki sözleşmesiyle Fon tarafından devir ve temlik alınmıştır. <br> Fon Kurulu'nun ...tarih ve ...sayılı kararına istinaden, anılan şirketten tahsil edilemeyen kredi alacağına ilişkin olarak şirketin kefili olan davacının murisi hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibe başlanmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacının murisi ... hakkında ödemeye çağrı mektubu ve ödeme emri düzenlenmiş ancak ...'ın 30/01/2006 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi üzerine bu kez mirasçısı olan davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca takibata geçilmiş, bu kapsamda davacıya önce ...tarih ve ...sayılı, 614.949,41-TL bedelli ödemeye çağrı mektubu gönderilmiş, ödemeye çağrı mektubuna dava açılmaması ve alacağın ödenmemesi nedeniyle ...tarih ve ...sayılı dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.<br> Ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 5411 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddesinde, "Bu Kanunun yayımı tarihinden önce, 26/12/2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14, 15, 15/a, 16, 17, 17/a ve 18'inci maddeleri, Ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6'ncı maddeleri ile Geçici 4'üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." kuralı yer almaktadır.<br>4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/3. maddesinde, "Fon, her türlü vergi, resîm ve harçtan muaftır. 14. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (b) bendi ile verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla, Fon kaynakları ile her türlü alacaklarının ve hisseleri kısmen veya tamamen Fon'a intikal eden bankaların; yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarından, bu ortakların yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya başkalarıyla birlikte elinde bulundurdukları şirketlerden ve iştiraklerinden, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, genel müdür ve yardımcıları, kredi komitesi başkan ve üyeleri ile imzaları bankayı ilzam eden memurları ve bunların eş ve çocuklarından olan alacakları ile hisseleri Fon'a intikal eden diğer bankaların bunlardan olan alacaklarından Fon tarafından devralınanlar ile (7) numaralı fıkranın (b) bendinde belirtilen kişilere ait olup Fon tarafından devralınan alacakların takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Fon devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlar. Bu alacaklar, Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanır ve birikmiş alacak tutarına, 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır. Ancak Fon, her türlü alacakları ve devraldığı alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan takipler ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edilebileceği gibi, takibi devam ettirmekten ve/veya davanın takibinden sarfınazar ederek devraldığı alacağın kaldığı yerden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline de karar verilebilir.''; anılan maddenin 7. fıkrasının (b) bendinde ise, "Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fona geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tabi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayı Fona borçlu olması kaydıyla Fona intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir ve bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu fıkra hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.<br>5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 132. maddesinde, Fon'un bu Kanun'un 130. maddesinde sayılan gelirleri ile 108. ve 135. maddesindeki alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı; Kanun'un 108. maddesi ile, faaliyet izni kaldırılan veya Fon'a devredilen bankaların hâkim ortakları ve yöneticilerinin, bu Kanun'un şahsi sorumluluğa ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kullandıkları kaynakları ve bu suretle uğranılan zararları iade ve tazmin etmekle mükellef oldukları kurala bağlanmış; 130. maddesinde, Fon'un gelirleri sayılmış; 135. maddesinde de, banka tarafından yetkili mercilere beyan edilen sigortaya tabi mevduat ve katılım fonu tutarı ile Fon tarafından tespit edilen mevduat ve katılım fonu tutarı arasında bir fark bulunması hâlinde bu fark nispetinde, bankanın yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdürlerin, genel müdür yardımcılarının, imzası ile bankayı ilzam eden memurların ve şube müdürlerinin yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının, kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait mevduat hesabı, çeşitli hak ve alacakların taşınır ve taşınmaz mallarının imtiyaz haklarının (vs.) zaptına, bunlar üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılmasına ya da bunlara tedbir koymaya Fon'un talebi üzerine sulh ceza hakimince veya mahkemece karar verileceği, bu hükmün yukarıda sayılan kişiler adına hareket edenler veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen kişiler hakkında da uygulanabileceği kuralına yer verilmiştir.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, hangi amme alacaklarının idarî yoldan cebren tahsil edilebileceği belirtilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Aktarılan mevzuat uyarınca, Fon tarafından, ancak 4389 ve 5411 sayılı Kanunlar ile yetki verilen alacaklarla sınırlı olarak ve yine bu Kanunlarda yapılan atıf nedeniyle 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilat yapılabilir. Dolayısıyla bu Kanunlar ile yetki verilmeyen alacaklar için Fon tarafından, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilat yapılması mümkün olmadığı gibi, Fon'un gerek 4389 ve gerekse 5411 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yetki ve görevlerinin, bu Kanunların amacına uygun olarak tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerine zarar veren, mali piyasalarda güven ve istikrarı ve kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını engelleyici faaliyette bulunan bankaların, hâkim ortak ve yöneticileri ile bu bankalarla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkisi bulunan şirketlerin yol açtığı kamu zararlarının önlenmesi veya giderilmesiyle sınırlı olduğu ve bu noktada Fon gelirlerinin de 4389 ve 5411 sayılı Kanun kapsamında ortaya çıkan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdindeki hesaplarda değerlendirilen Fon mevcudu ve kaynaklarından oluştuğu kuşkusuzdur. Bir başka deyişle, Fon tarafından ancak 4389 ve 5411 sayılı Kanunlarda 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilebileceği açıkça belirtilen alacakların takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanabilecektir. <br> Dosyanın incelenmesinden, davacının murisi ...'ın kefili olduğu ... Kerestecilik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin Fon'a devredilen Egebank'tan kullandığı kredilerin geri ödenmediği, söz konusu kredi borcundan kaynaklanan alacağın Fon tarafından temlik alındığı, Fon Kurulu'nun ...tarih ve ...sayılı kararına istinaden, anılan şirketten tahsil edilemeyen kredi alacağına ilişkin olarak şirketin kefili olan davacının murisi hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibe başlanmasına karar verildiği, davacının murisi ...'ın 30/01/2006 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi üzerine bu kez mirasçısı olan davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca takibata geçildiği, bu kapsamda davacıya önce ...tarih ve ...sayılı ödemeye çağrı mektubunun gönderildiği, ödemeye çağrı mektubuna dava açılmaması ve alacağın ödenmemesi nedeniyle ...tarih ve ...sayılı dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Dairemizin 15/11/2023 tarihli ara kararı ile, davalı idareden, davacının murisinin kefili olduğu ...Kerestecilik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin hakim ortak bağlantılı şirketlerden olup olmadığı sorulmuş, davalı idarece ara karara verilen cevapta, ...Kerestecilik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin Egebank hakim ortak grubu ile bağlantılı grup şirketi olmadığı, takiplerin sebebinin Egebank'tan kullanılan krediler olduğu belirtilmiştir. <br> 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle Fon'a verilmiş yetkiler arasında, yönetimi ve denetimi Fon'a devredilen bankalardan kullanılan ticari kredilerden kaynaklanan alacakların Fon tarafından temlik alınarak, daha sonra 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilatına ilişkin herhangi bir yetki bulunmamaktadır. <br> Bu durumda, davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takibatın konusu 4389 sayılı Kanun'un 15/7-b ve 15/3. maddesinde belirtilen alacaklar kapsamında olmadığından, şirket ile Banka arasındaki ticari kredi ilişkisinden kaynaklanan ve özel hukuk hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereken sözleşmeden doğan ihtilâflı alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsili hukuken mümkün değildir. <br> Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,<br> 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,<br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın İstanbul ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
müdür