<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4884 E. , 2024/426 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/4884<br>Karar No : 2024/426<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının/aleye olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, … Makina ve Gayrimenkul Danışmanlığı ve Teknik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2012 ve 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket hakkındaki mal varlığı araştırmasına ilişkin olarak davalı idarece yalnızca VEDOP sistemi üzerinden yapılan ve menkul ve gayrimenkul mal varlığının bulunmadığını gösteren belgelerin dosyaya sunulduğu, bankalar nezdinde herhangi bir mal varlığı araştırması gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığı, bu bağlamda şirket hakkında yeterli bir mal varlığı araştırmasının yapıldığı kabul edilemeyeceği ve dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının, yasal defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle indirim konusu yapılan katma değer vergisinin reddinden kaynaklandığı olayda, ibraz etmeme fiilinin işlendiği tarihte kanuni temsilci olmayan davacının söz konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle ödeme emri iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>Davacı adına, … Makina ve Gayrimenkul Danışmanlığı ve Teknik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2012 ve 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.<br>Davacının 05/11/2013 tarihli … Makina ve Gayrimenkul Danışmanlığı ve Teknik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi genel kurul kararı ile hisselerinin tamamını devrettiği ve kanuni temsilcilik görevine son verildiği, dava konusu ödeme emri içeriği 4 ila 21, 26 ila 40, 47 ila 52 sıra numaralı kısımlarında yer alan kamu alacaklarının davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu şirketin … tarih ve … sayılı yazı ile istenilen 2012 yılı yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle şirket adına yapılan tarhiyattan kaynaklandığı, kalan kısmının ise 23/05/2017 tarihli takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan tarhiyatlardan oluştuğu ve söz konusu ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği ancak ilanen tebliğ öncesinde posta yoluyla tebliğ edilemediği hususuna ait bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri<br> bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde ise bunları idare edenlere veya temsilcilere yapılacağı, tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyetin taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde ise muhatabın adresi hiç bilinmezse, bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilanen yapılacağı düzenlenmiştir. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin 4 ila 21, 26 ila 40, 47 ila 52 sıra numaralı kısımlarında yer alan alacaklara ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.<br>Dava konusu ödeme emrinin 4 ila 21, 26 ila 40, 47 ila 52 sıra numaralı kısımları dışında yer alan kamu alacaklarına ilişkin ihbarnamelerin ilânen tebliğ edildiği, ancak ilânen tebliğ öncesinde ihbarnamelerin şirkete tebliğ edilemediği hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak ortaya konulamadığı, bu haliyle söz konusu kamu alacaklarının şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmediği anlaşıldığından ödeme emrinin değinilen kısmının yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kısmen reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu ödeme emrinin 4 ila 21, 26 ila 40, 47 ila 52 sıra numaralı kısımlarında yer alan alacaklara ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,<br>3. Kararın; diğer hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X)- KARŞI OY :<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının, ödeme emrinin 4 ila 21, 26 ila 40, 47 ila 52 sıra numaralı kısımları dışında yer alan kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın gerekçesinin değiştirilmesini sağlayacakdurumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum. <br><br><br>(XX)- KARŞI OY :<br>Davacı adına, … Makina ve Gayrimenkul Danışmanlığı ve Teknik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2012 ve 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.<br>Bu kapsamda, asıl borçlu şirketler tarafından vergi borçlarının ödenmemesi durumunda, amme alacağının şirketten tahsil edilip edilemeyeceğinin anlaşılması için vergi daireleri otomasyon sistemlerinde bankalar, tapu müdürlükleri, motorlu taşıt tescil müdürlükleri gibi birçok kurumdan malvarlığı araştırması yapılmakta, şirketin malvarlığının bulunmaması veya amme alacağını karşılayamacağının anlaşılması halinde kanuni temsilciler adına takip yürütülmektedir. Bu sorgulamalar elektronik ortamda yapıldığından, sorgulamaya ilişkin bilgiler tarh dosyasında yer almamakta, ancak otomasyon sistemindeki log kayıtlarından tespit edilebilmektedir. <br>Açıklanan nedenle, Mahkemece her ne kadar 24/01/2020 tarihinde yapılan ara karar ile mal varlığı araştırmasına ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması istenilerek sunulan belgelerden bankalar nezdinde herhangi bir mal varlığı araştırması yapılmadığı ve bu bağlamda şirket hakkında yeterli bir mal varlığı araştırması yapılmadığı sonucuna ulaşılmışsa da, ara kararı gereği sunulan belgelerden asıl borçlu şirket banka hesabına … numaralı e-haciz bildirisinin düzenlendiği ve 03/01/2020 tarihinde iptal edildiği dikkate alındığında şirket hakkındaki bankalar nezdinde yapılan mal varlığı araştırmalarının hangi tarihte yapıldığına ilişkin olarak mahkemece 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi gereğince davalı idareden mal varlığı araştırmasının hangi tarihlerde yapıldığına ilişkin log kayıtlarının istenmesi ve bu bilgiler üzerinde yapılacak incelemeden sonra yapılacak hukuki değerlendirmeye göre bir karar verilmesi mümkün iken bu yapılmadan belirtilen gerekçe ile aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>
müdür