<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/3781 E. , 2023/14178 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/3781<br>Karar No : 2023/14178<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …<br><br>Karşı Taraf (Davalı: … Üniversitesi Rektörlüğü / …<br>Vekili : Av. …<br><br>İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Karaname 4. maddesi uyarınca, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı … Üniversitesi Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir terör örgütüyle ilgisinin bulunmadığı, savunma hakkı verilmediği, hakkında soruşturma açılmadığı, somut hiçbir tespit bulunmadığı işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : …<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarihli ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br> Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hapis cezasının ertelenmesi kararı ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. <br> Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin ceza yargılaması neticesinde sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza … tarihli ve E:…., K:… sayılı kararında, "... sanık …'ın Silahlı Terör Örgütünü kurma veya yönetme iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama ve sanık hakkında yapılan incelemeler neticesinde, … Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan sorgulama sonucunda düzenlenen … tarihli tutanakta; sanığın adına kayıtlı ve kendisi tarafından kullanılan ... numaralı GSM hattı ile 11/08/2014 tarihinden itibaren Byiock programını kullandığı tespit edilmiş, sanığın Byiock mesaj!aşma içeriklerinde ...numaralı hattı ile ... İD numarası ile ve mahrem yapıdaki KOD ismi olan … ve … ili nüfusuna kayıtlı olup ilin plaka kodu olan 69 numarasının kullanıldığı, '…69’ kullanıcı adı ile programı kullandığının, ID'ye bağlı kişi listesinde örgütün mahrem yapılanmasında görev alması nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma numaralı dosyasında soruşturması devam eden ...'nin bulunduğu hususları tespit edilmiş, ..., mahrem yapıda müdür yardımcısı seviyesinde görevli tanık ... kendisinin FETÖ-PDY Terör Örgütü ile olan irtibatını kabul ederek örgütün mahrem yapılanmasında aldığı görevlen anlatmış, 2008 yılında örgütün mahrem yapılanmasına girdiğini, bu tarihte … kod isimli bir şahsında olduğu grupla birlikte kampa girdiğini, kampın bitiminde mahrem yapıya dahil olduğunu, bu tarihten itibaren öğretmen seviyesinde görev alarak Astsubaylardan ve uzman çavuşlardan sorumlu olduğunu, … kod isimli şahsın da Jandarma astsubay ve uzman çavuşlardan öğretmen seviyesinde sorumlu olduğunu, 2015 yılında … kod isimli şahsın Mahrem Yapı içerisinde müdür yardımcılığı görevine getirildiğini, bylock isimli programı kullandığını, … kod isimli şahısa bylock üzerinden mesaj gönderdiğini beyan ederek yaptırılan teşhis işleminde … kod isimli şahıs olarak sanığı teşhis etmiş, sanığın 2009 yılından 2014 yılına kadar örgüt içinde jandarma astsubay ve uzmanlara öğretmenlik yaptığı, 2014 yılından sonra … ve … illerinin müdür yardımcısı olduğu, yine Jandarma Astsubaylar arasında müdür yardımcılığı yaptığı, Bylock kullandığı, himmet alıp verdiği maddi olgularını tanıklar ... isimli tanıklar doğrulamışlar, tanık ... örgütün mahrem yapılanmasında aldığı görevleri anlatarak, 2013 yılında örgütün mahrem yapılanmasına girdiğini, yine 2013 yılında … Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladığını, …'da tanıştığı ...kod ... isimli imamın kendisine ...kod adını verdiğini ve … kod …'ın evine götürdüğünü, bu şekilde … kod … ile tanıştığını, 2015 yılında … kod … isimli şahsın jandarma astsubaylardan sorumlu müdür yardımcısı görevine getirildiğini, görüştüğü askeri personelden aldığı bilgileri müdür yardımcılarına ilettiğini beyan ederek yaptırılan teşhis işleminde … kod isimli şahıs olarak …'ı teşhis ettiği..." yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.<br>Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, kesinleşmiş ceza yargılamasında davacının ByLock kullanıcısı olduğu, örgüt içerisinde kod adı kullandığı, sorumlu olarak görev aldığına ilişkin tespitler ile FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve davacının ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br> Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi. <br> <br></font></p></body></html>
müdür