<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/6046 E.  ,  2023/4892 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/6046<br>Karar No : 2023/4892<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava Konusu İstem: İzmir Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı; hakkında başlatılan soruşturma sonucu, "Amirinden izin almaksızın ya da idarece kabul edilebilir özrü olmaksızın nöbet görevine gelmemek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün Ek 2. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının; 14/02/2011 tarihi gece vakti, 2. Bölge Nöbetçi Müdür Yardımcılığı görevine gitmediği, ifadesinde; nöbete gitmek üzere traşını olduğunu, cep telefonunun alarmını kurduğu halde, baş dönmesi ve bel ağrısı için aldığı ilaçların etkisiyle uyuyakaldığını, bu sırada cep telefonun şarjı bittiği için uyanamadığını, Nöbetçi Müdürlüğünden arayanların bu nedenle kendisine ulaşamadığını, hastalığa rağmen sağlık raporu almayarak özveri ile görevini yaptığını beyan ettiği, buna karşın, soruşturma kapsamında alınan diğer ifadelerden, davacının cep telefonunun aranmasına rağmen cevap vermediğinin anlaşıldığı, ayrıca, nöbet görevine gidecek bir emniyet mensubunun uyku etkisi olan ilaçları içmemesi veya hastalığının görevini etkileyecek durumda olması halinde sıhhi izin alması gerektiği, keza, İl Emniyet Müdürlüğü Polikliniğinin ... günlü, ... sayılı yazısında; davacı adına düzenlenmiş ilaç listesinde belirtilen bel ağrısına ve baş dönmesine yönelik ilaçların uyku getirici özelliğinin bulunmadığının belirtildiği, buna göre; davacının mazeretinin yerinde olmadığı ve kusurlu olduğu; ancak, bu eylemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9. maddesinde yer alan göreve gelmemek kapsamına girdiği, nitekim, soruşturma raporunda da bu şekilde değerlendirme yapıldığı, davacının görevinin genel olarak mevcut görev birimlerin denetlenmesi olduğu ve bunun bilinen haliyle nöbet görevi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla eylemin nitelendirilmesinde ve ceza tayininde hataya düşüldüğü, bu bağlamda, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacıya isnat edilen fiillerin sübut bulduğu, buna göre, yasalara aykırı olarak verildiği değerlendirilen İdare Mahkemesi kararının bozulmasını talep etme zorunluluğunun doğduğu ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... <br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmüştür.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 22/12/2014 günlü, K:2014/17 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Davacı tarafından; hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, "Amirinden izin almaksızın ya da idarece kabul edilebilir özrü olmaksızın nöbet görevine gelmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün Ek 2. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle Ek 2. maddesinde yer alan "Amirinden izin almaksızın ya da idarece kabul edilebilir özrü olmaksızın nöbet görevine gelmemek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.<br> 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3-a-6. maddesinde ise, "Nöbet görevine gelmemek" fiili, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak dava dosyasında yer alan bilgiler ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı nöbet görevine gelmemek fiilinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün Ek 2. maddesi kapsamında bulunduğu açıktır.<br>Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.<br>Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. <br>İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. <br>Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.<br>Uyuşmazlıkta, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle Ek 2. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3-a-6 maddesinde belirtilen disiplin cezası ile karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanun ile uyuşmazlık konusu olayda davacı tarafından işlenen fiile uygulanacak temel ceza bakımından davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

müdür