<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/3075 E. , 2023/9604 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2019/3075<br>Karar No : 2023/9604 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... ve Ticaret Ltd. Şti. adına ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br><br> 2- … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br><br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... ve Ticaret Ltd. Şti.'nin tek pay sahibi ve yetkilisi olan davacı ... tarafından, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca şirketin Ticaret Sicil Gazetesinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sonlandırılarak mal varlığının Hazineye devredilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP vasıtasıyla ulaşılan bilgilerin birlikte değerlendirilmesinden, ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tek pay sahibi ve yetkilisi olan davacı ...'nın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yargılamasının devam ettiği anlaşıldığından, anılan şirketin milli güvenliğe tehdit oluşturduğu belirlenen FETÖ/PDY terör örgütüne iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun tespit edildiğinden bahisle kapatılarak tüzel kişiliğine son verilerek ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesi ve mal varlığının Hazineye devredilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından işletilen Özel Yargı Akademi Kursu, Özel Çorlu Yargı Akademi Kursu ile Özel Çerkezköy Kamu Personeli Seçme Sınavı Hazırlık Kursunun terör örgütleri ile bağlantısının tespit edilmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığının ... tarihli ve ... sayılı Oluru ile kapatılarak tüzel kişiliğine son verildiği, aynı düzenlemeler çerçevesinde şirketin malvarlığının Hazineye devredildiği ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davacı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesiyle birlikte tüzel kişiliğinin sona erdiği, söz konusu sona erme ile birlikte şirketin hak ve fiil ehliyetinin ve bu kapsamda dava açma ve davada taraf olma ehliyetinin de sona erdiği anlaşıldığından, davacı şirketin taraf ehliyetinin son bulmuş olması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına geçilmek suretiyle davanın reddi yolunda karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.<br><br> TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketi temsile yetkili ve tek pay sahibi ortak olması nedeniyle menfaati ihlal edilen yegane kişinin kendisi olduğu, dava açma ehliyeti bulunmadığının kabulünün Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkını ihlal edeceği, hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuş,<br>Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarının incelenmesinden, şirket tüzel kişiliğinin sonlandırılarak re'sen terkin edildiği tarih öncesi davacının şirketin tek pay sahibi ve yetkili sıfatını haiz olduğunun anlaşıldığı, bu durumda dava konusu işlem nedeniyle menfaati ihlal edilen davacının dava konusu işlemin iptali talebiyle dava açabileceğinin tabii olduğu, şirket adına yetkili sıfatıyla davacı tarafından dava açılmasının Mahkemece ilk inceleme esnasında incelenip, düzeltilmesi gereken bir eksiklik olduğu, bu aşamada dilekçe ret kararı verilmek suretiyle davanın şirket yetkilisi olan davacı adına açılmasının sağlanması gerekirken Mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesi nedeniyle davacının mahkemeye erişim hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> <br> MADDİ OLAY : <br> 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından işletilen Özel Yargı Akademi Kursu, Özel Çorlu Yargı Akademi Kursu ile Özel Çerkezköy Kamu Personeli Seçme Sınavı Hazırlık Kursu FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı nedeniyle kapatılmıştır.<br> 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 19/09/2016 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silinerek 30/09/2016 tarihli ve 9166 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edilmiş, tüm mal varlığı Hazineye devredilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle 14/11/2016 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." kuralı yer almaktadır.<br> 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 3. fıkrasında, ''Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.<br> 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 3. fıkrasında, '' Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.'' hükmü yer almıştır.<br>Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun limited şirketlerde temsil yetkisini düzenleyen 623. maddesinde, ''Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.'' hükmü düzenlenmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde ise; iptal davasının, idari işlem hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaati ihlal edilenler tarafından açılacağı açıklanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği; 14. maddesinin 6. fıkrasında, davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanması, hukukun üstünlüğünün sağlanması, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesi, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesi amaçlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir. İdari yargıda dava açma ehliyetinde aranan menfaat ihlali, davacının dava konusu yaptığı işlemle arasında kurulabilecek minimum düzeyde de olsa, ilgiyi, alakayı ifade etmektedir. Yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır. Meşru menfaat, iptal davasını açan kişinin, hukuka uygun bir korunmadan faydalanmak istemesi anlamına gelmektedir. Güncel menfaat, davanın açılması sırasında var olan, aktüel ilgiyi, alakayı ifade etmektedir. Menfaat ihlalinin dava açma açısından yeterli olması için koşul kabul edilen kişisellik ise idari bir işlemin doğrudan doğruya o kişi hakkında yapılmış olması anlamına gelmeyip, dolaylı olarak da olsa o kimseyi etkilemesidir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından işletilen Özel Yargı Akademi Kursu, Özel Çorlu Yargı Akademi Kursu ile Özel Çerkezköy Kamu Personeli Seçme Sınavı Hazırlık Kursunun FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğundan bahisle, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca kapatıldığı, ardından 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca şirketin tüzel kişiliğinin sonlandırılarak 19/09/2016 tarihi itibariyle ticaret sicilinden re'sen silindiği ve mal varlığının Hazineye devredildiği, anılan işlemin iptali istemiyle ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin tek pay sahibi ortağı ve yetkilisi olan davacı ... tarafından şirket adına bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Olayda, ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kapatıldığı tarihe kadar şirketin tüm hissesine sahip tek ortağı ve yetkilisi olan davacının, anılan Şirketin kapatılarak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nden re'sen terkin edilmesi ve mal varlığının Hazineye devredilmesine ilişkin dava konusu işlemle kişisel, güncel ve meşru menfaatinin etkilendiği anlaşıldığından dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi hususunu yargı önüne getirme hakkına sahip olduğu açıktır.<br>Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince şirketin tüzel kişiliği kalmadığından bahisle davacının şirketi temsilen dava açma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de; uyuşmazlık adil yargılanma hakkı kapsamında tanınan mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde değerlendirildiğinde; somut olayda Şirketin ticaret sicil kaydı, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükmü uyarınca re'sen terkin edildiğinden, hukuki varlıkları kamu otoritelerinin tek taraflı iradesiyle sona erdirilen ve bu sebeple objektif dava açma ehliyetini kaybeden özel hukuk tüzel kişilerini temsile ve idareye yetkili kişilerin şirket adına açtığı davaların ehliyet yönünden reddi, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının unsuru olan mahkemeye erişim hakkının ihlaline yol açacağı açıktır.<br>Bu itibarla; her ne kadar dava tarihi itibariyle şirket tüzel kişiliği sonlandırılmış olsa da, şirketin ortağı ve yetkilisi olan davacının dava konusu işlemin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından, işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>
müdür