<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/4433 E.  ,  2023/5850 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2020/4433<br>Karar No : 2023/5850 <br><br>DAVACI : Özel ... Sağlık Hizmetleri ve İnşaat A. Ş. <br>VEKİLLERİ : Av. ... <br> Av. ... <br><br>DAVALI :... Bakanlığı <br>VEKİLLERİ : ... <br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;<br>1)Dilekçede belirtilen hukuka aykırılık iddiaları ile,<br>a) 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin 2. ve 5. fıkralarının,<br>b) 7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 3. fıkrasının,<br>c) 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrasının, <br>ç) 10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin,<br>d) 15. maddesi ile değiştirilen 19. maddesinin 4. fıkrasının,<br>e) 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinin 2. fıkrasının,<br>f) 22. maddesi ile geçici 12. maddesine eklenen 5. fıkrasının,<br>g) 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı Listenin,<br>2) A, B ve C tipi tıp merkezi ayrımı ortadan kaldırılarak sadece tıp merkezi başlığı altında düzenlenme yapılması sebebi ile hukuka aykırı olduğu iddia edilerek,<br>a) 6. maddesi ile değiştirilen 8. maddesinin,<br>b) 7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 1. fıkrasının,<br>c) 8. maddesi ile değiştirilen 11. maddesinin,<br>ç) 10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin,<br>d) 11. maddesi ile değiştirilen 12/B maddesinin,<br>e) 12. maddesi ile değiştirilen 12/C maddesinin,<br>f) 13. maddesi ile değiştirilen 13. maddesinin<br> g) 16. maddesi ile değiştirilen 21. maddesinin<br>iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından,<br>Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin 2. ve 5. fıkraları bakımından, 2. fıkrada yapılan düzenleme öncesi A ve B tipi tıp merkezlerinin açılabilmesi için 4 uzman hekim kadrosu yeterli iken bu sayının 10 uzman hekim kadrosuna çıkarıldığı, özel hastanelerin faaliyetlerine devam edebilmeleri için 4 uzman hekim kadrosunun yeterli olduğu, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu, değişiklik ile artırılan zorunlu kadro sayısının, işletme hacmi yönünden nispeten küçük tıp merkezlerini ve küçük yerleşkelerde bulunan tıp merkezlerini işleyemez duruma sokacağı, nitekim nüfusu düşük bölgelerde 10 uzman hekim kadrosunu sağlayabilmenin mümkün olmadığı, buralarda faaliyet gösteren tıp merkezlerinin bu sayıda kadroya ihtiyacının da olmadığı, bu değişikliğin küçük bölgelerdeki tıp merkezlerinin kapanmasına sebebiyet vereceği, bunun Yönetmeliğin atıl kapasite ve kaynak israfına yol açmama amacına aykırı olduğu, sayının 10 olarak belirlenmesinin herhangi bir bilimsel dayanağının olmadığı; 5. fıkrada yapılan değişiklikle, A ve B tipi tıp merkezlerinin Bakanlıkla yapmakta olduğu kadro becayiş hakkının kaldırıldığı, özellikle kadro edinmenin güç olduğu, kadro becayişinin kaldırılmasının kadro edinmeyi ticari bir gelir kaynağı haline getireceği, sağlık hizmetlerinin kamusal alanına zarar vereceği, tıp merkezleri ve özel hastaneler arasında yapılabilen kadro becayişinin Bakanlık tarafından artık yapılmayacak olmasının, sınırlı sayıdaki kadroların fahiş değerlerde satılmasına sebebiyet vereceği;<br>7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 3. fıkrası bakımından, yeni düzenlemeye göre, tıp merkezlerinden otoparka ilave olarak acil ve poliklinik hastalarına yönelik ilave 3 adet otopark alanının oluşturulmasının istenildiği, gerek imar düzenlemeleri ve gerekse mevcut şartları sağlayacak fiziki imkanların bulunmaması sebebiyle bu düzenlemenin ifasının imkansız hale geldiği, müstakil bina şartının, kapalı alanın en az iki bin metrekare olması kriterinin ve otopark düzenlemesinin, ekonomik şartlar sebebiyle sağlık hizmetine ulaşmakta zorluk çeken vatandaşın negatif yönde etkilenmesine sebebiyet vereceği, bu kriterlere uygun taşınmazların ediniminin ciddi ekonomik külfet oluşturacağı, bunun da artan maliyetlerin hastalara yansımasına sebebiyet vereceği;<br>9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrası bakımından, müstakil bina şartının önceki düzenlemede sadece A tipi tıp merkezleri için zorunlu olduğu, değişiklikle bu kriterin tüm tıp merkezlerini bağlar hale geldiği, yapılaşmanın yoğun olduğu illerde müstakil bina edinmenin çok zor olduğu, iki bin metrekare kapalı alan şartının fiili imkansızlık nedeniyle uygulanamaz olduğu, poliklinik, ameliyathane, bekleme alanı, koridor gibi alanlar için belirlenmiş asgari şartların zaten mevcut olduğu, hizmet için bir anlam ve karşılığı olmayan yeni fiziki kriterlerin getirilmesinin idari amaç ve menfaatlerle ilgisinin olmadığı; <br>10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi bakımından, maddenin (ç) bendi ile, her bir gözlem yatağında monitör olması ve gözlem yataklarının belirlenen fiziki şartlarda düzenlenmesi şartının getirildiği, mevcut düzenlemenin tıbbi ihtiyaçlar ve standartlar gözetilmeden oluşturulduğu, gözlem ünitesinde yeterli sayıda monitör temin edilmesinin ifa edilebilirlik bakımından daha uygun olduğu, gözlem odaları için belirlenen fiziki şartların da uygulanmasının hayli güç olduğu, bina yapılarının fiziki şartlar bakımından yeterli olmadığı, özel hastanelerde dahi her bir hasta odası ya da yatağı için monitör zorunluluğu bulunmadığı, hastaların monitörize edildiği yerlerin yoğun bakım üniteleri olduğu, özel hastanelerden istenmeyen kriterlerin tıp merkezlerinden istenilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu;<br>15. maddesi ile değiştirilen 19. maddesinin 4. fıkrası bakımından, fıkrada tıp merkezlerinde mevcut uzman hekim sayısının 10’un altına düşmesi durumunda kuruma ait ruhsatın askıya alınması ve 2 yıl içerisinde giderilmemesi halinde ruhsatın iptal edileceğinin düzenlendiği, özel hastanelerin bile faaliyetlerine devam ederken 4 uzman hekim kadrosunun yeterli olduğu, özel hastanelerin, yetkinlik ve tıbbi standartlar bakımından tıp merkezlerinin çok üstünde kurumlar oldukları, özel hastaneler için bile 4 uzman hekim yeterli görülüyorken tıp merkezlerinden 10 uzman hekim istenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu;<br>21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinin 2. fıkrası bakımından, sağlık kuruluşlarının gelişmesi, koşullara göre kendini revize etmesi gerektiği, sağlık kuruluşlarının mevcut hizmetlerini bölgede duyulan ihtiyaçlara göre belirledikleri, oluşan ihtiyaç sebebiyle gerekli olan ünite ve birimlerin dava konusu düzenleme sebebiyle sağlanamayacağı, bunun da kamu gereksinimlerinin karşılanamaması anlamına geldiği, yeni ünite, birim kuramamanın yeni hekim istihdamını da engelleyeceği;<br>22. maddesi ile geçici 12. maddesine eklenen 5. fıkrası bakımından, mevcut düzenlemenin, aynı hekimin ya da aynı branşta farklı bir hekimin kadro dışı geçici çalışma sözleşmesi ile çalışmasına izin verilmeyeceği anlamına geldiği, kazanılmış hakların korunmadığı, düzenlemede kamu yararı bulunmadığı, sınırlı sayıda bulunan uzman hekimlerin hizmetini farklı yer ve bölgede ifa etmesinin engellendiği, hekimin çalışma hürriyetinin de elinden alındığı, sağlık hizmetinin kamusal bir ihtiyaç olduğu, hizmete ulaşılamamasının vatandaşın aleyhine olduğu;<br> 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı Liste bakımından, değişiklik ile bir kısım cerrahi işlemin tüm tıp merkezlerinde yapılamayacağı, bir kısım cerrahi işlemin ise B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılamayacağının düzenlendiği, değişikliğin bilimsel dayanağının bulunmadığı, A tipi tıp merkezi ile B tipi tıp merkezi arasındaki tek farkın müstakil bina şartı olduğu, bu iki tıp merkezinin tıbbi standartlarının aynı olduğu, önceki düzenlemede cerrahi işlemler bakımından tıp merkezleri arasında ayrım gözetilmediği, dava konusu düzenlemenin kamu yararı amacı taşımadığı;<br>A, B ve C tipi tıp merkezi ayrımı ortadan kaldırılarak sadece tıp merkezi başlığı altında düzenlenme yapılması sebebi ile hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali istenilen dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin 8. maddesi, 7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 1. fıkrası, 8. maddesi ile değiştirilen 11. maddesi, 10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesi, 11. maddesi ile değiştirilen 12/B maddesi, 12. maddesi ile değiştirilen 12/C maddesi, 13. maddesi ile değiştirilen 13. maddesi, 16. maddesi ile değiştirilen 21. maddesi bakımından, A, B ve C tipi tıp merkezlerinin oluşum, çalışma alanı, ruhsat kriterleri ve statüsü gereği birbirinden farklı nitelikte kurumlar oldukları, ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan, özel sağlık kuruluşu olarak tanımlanan, açmaya yetkili kişiler, asgari personel sayısı ve bina şartları bakımından farklı kriterlerle değerlendirilen kurumların dava konusu maddeler bakımından tek tip standarta yöneltilmesinin özellikle B ve C tipi tıp merkezlerinin kapatılması anlamına geldiği, bu sağlık kuruluşlarının yürürlükteki mevzuata uyum sağlamış, şartları sağlayarak ruhsat almaya hak kazanmış kuruluşlar oldukları, ruhsatlı bu tıp merkezlerinin dönüşümü mümkün olmayan standartlara uyamaması ve kapanmaya zorlanmasının hukuk devletinin güvenilirliği ilkesine, kazanılmış hak kavramına, çalışma hürriyetine aykırı olduğu, bu değişikliklerin vatandaşın sağlık hizmetine ulaşmasını da zorlaştıracağı, erişimi kolay tıp merkezleri kapanınca, vatandaşın daha yüksek fiyatlı sağlık kuruluşlarına gitmek veya Devlet hastanelerinde sıra beklemek zorunda kalacağı iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından,<br>Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin 2. ve 5. fıkraları bakımından, 2. fıkrada yapılan düzenleme ile, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmetinin nitelikli kuruluşlar eliyle verilebileceği gerçeğinden hareketle tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosu ile açılmasının öngörüldüğü, nitelikli sağlık hizmeti sunulabilmesi gayesiyle sağlık kuruluşlarının sahip olduğu niteliklerin artırılması hedeflenirken bu hedefe ulaşılabilmesi için kuruluşlara birçok kolaylık sağlandığı, bu bağlamda, önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi ve C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde zaten anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dallarında uzmanların bulunduğu dikkate alınarak, uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartının kaldırıldığı, Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 3. fıkrası kapsamında, A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin tıp merkezine dönüşmek istemeleri durumunda, en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosu ile açılabilmelerine, tıp merkezi olarak ruhsatlandırılarak faaliyete geçtikleri tarihten itibaren iki yıl içerisinde kadrolarını tamamlayabilmelerine ve kadroların tamamlanabilmesi için de aynı il içindeki veya il dışındaki özel sağlık kuruluşlarından kadro devralmalarına ya da başka bir özel sağlık kuruluşuyla birleşmelerine izin verildiği, bu şekilde tanınan seçimlik hak ve sağlanan kolaylıklar karşısında davacının menfaatinin olumsuz etkilenmesinin söz konusu olmayacağı, idarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını göstermek üzere ve bunlara aykırı olmamak kaydıyla düzenleyici işlemler yapabileceği, bu düzenlemelerde değişen koşulları dikkate alarak daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip olduğu, özel hastaneler ile ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan kuruluşların farklı hukukî tanzimlere konu olmaları karşısında eşit statüde olduklarından söz edilemeyeceği, özel hastanelerin dört uzman hekimle açılmasının söz konusu olmadığı, özel hastanelerde hekim kadrosunda ölçütün yatak sayısı olduğu, dolayısıyla farklı hukukî statüde olan ve böyle olduğu için farklı ölçüt belirlenen sağlık kuruluşları arasında eşitlik mukayesesine gidilemeyeceği; 5. fıkra yönünden, Bakanlıkça faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapıldığı, bu kapsamda uzmanlık dalları ve hekim sayıları açısından kamu ve özel sağlık kuruluşları arasındaki dengenin sağlanması, planlamanın efektif olarak gerçekleştirilebilmesi için Bakanlıkla kadro becayişi yerine bundan çok daha kapsamlı olarak tıp merkezlerinin kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı olarak kadro değişimi yapabilmelerine imkân verildiği, hükmün kadro satışını değil, fakat karşılıklı kadro değişimini düzenlediği;<br>7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 3. fıkrası bakımından, fıkrada atıfta bulunulan 1. fıkranın (ç) bendinde “Hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için, tıp merkezinin otopark ihtiyacının yeterli olduğuna dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge” istenildiği, hükümle fizik bir eklenti veya maliyet gerektiren başkaca bir işlem değil, sadece acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, araç bekleme alanı oluşturulmasının öngörüldüğü, hükmün, başta acil hastalara olmak üzere sağlık kuruluşuna başvuran zaten zor durumda olan hastaların vakit kaybetmeksizin ve daha fazla sıkıntıya katlanmaksızın hizmete derhal ulaşmalarını sağlamak gayesiyle getirildiği;<br>9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrası bakımından, tıp merkezlerinin ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinden beri gerek alt yapı özellikleri, gerek sunulan sağlık hizmetleri, personelin sayısı ve niteliği itibarıyla en nitelikli sağlık kuruluşları olduğu, bu Yönetmelik döneminde dahi cerrahi müdahalelerin müstakil binada kurulan tıp merkezleri ve tıp dal merkezlerinde yapılmasına izin verildiği, yaklaşık 20 yıl öncesinden beri tıp merkezlerinin ayakta teşhis ve tedavi verilen özel sağlık kuruluşları arasında en üst düzey şartlara sahip olması gerektiğinin bilinebilir ve öngörülebilir olduğu, mevzuat hükümlerinin hiç değiştirilmemesinin beklenmesinin hiç kimse için, bilhassa tacirler açısından haklı bir beklenti olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu düzenleme ile getirilen iki bin metrekare şartının Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan tıp merkezlerine yönelik olduğu, düzenleme ile hizmet kapasitesi ve niteliğinin artırılmasının amaçlandığı, düzenlemenin kamu yararına uygun olduğu, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği öncesinde A tipi tıp merkezlerinin ruhsatlandırılmasında da müstakil bina olma şartının aranmakta olduğu, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliğiyle birlikte “tıp merkezi” olarak ruhsat alacak tüm kuruluşlardan istenen önemli kriterlerden birisinin de imar mevzuatında sağlık tesisi açılması öngörülen müstakil binalarda sağlık hizmeti sunulması olduğu, koronavirüs salgınının yaşandığı günümüz şartları düşünüldüğünde sağlık hizmeti sunan tıp merkezlerinin, içerisinde ev veya işyeri bulunan binalardan ayrılmış müstakil binalarda hizmet vermesinin halk sağlığı açısından öneminin anlaşılacağı, 01/10/2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin Yönetmeliğin geçici 3. maddesinde yer alan hükümlere tabi olarak faaliyetlerine devam edebilecekleri, zaten müstakil olan A tipi tıp merkezleri kapsam dışında bırakılarak durum B ve C tipi tıp merkezleri açısından değerlendirildiğinde; eski Yönetmelik hükümleri kapsamında faaliyetlerine devam eden bu kuruluşların Yönetmelik değişikliği kapsamında “tıp merkezi” olarak ruhsat alma talebinde bulunmadıkları sürece müstakil olmalarının zorunlu tutulmadığı, ayrıca müstakil binası olup yerinde dönüşecek kuruluşların iki bin metrekare şartından muaf tutulduğu, düzenlemenin tıp merkezlerinin daha kompleks ve donanımlı fiziki yapıya sahip binalarda sağlık hizmeti sunulması amacına yönelik olduğu;<br>10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi bakımından, anılan bendin tamamının iptali istenilmekte ise de “Gözlem yataklarında hasta başı monitörizasyon sistemi bulunmasına” yönelik itirazda bulunulduğu, buna göre, öncelikle davanın bu ibare dışındaki kısımların reddine karar verilmesi gerektiği, 12/A maddesinin Yönetmeliğe eklendiği 31/12/2009 tarihinden bu yana tıp merkezlerinin gözlem odalarında hasta başı monitörizasyon sistemi bulunmasının zaten zorunlu olduğu;<br>15. maddesi ile değiştirilen 19. maddesinin 4. fıkrası bakımından, bu fıkrada 01/10/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile açılış için öngörülen hekim sayısı şartının faaliyetin devamı sırasında da aranacağının düzenlendiği, bunun son derece tabii bir durum olduğu, Yönetmelikle düzenleme dahi gerektirmediği, hekim sayısında azalma sebebiyle derhal faaliyetten men veya ruhsat iptali gibi bir yaptırım uygulanmayarak, faaliyetteki tıp merkezlerinin çalışan hekim sayısının 10’un altına düşmesi halinde üç ay içerisinde uzman eksikliğini gidermesi, bu süre zarfında da giderememesi halinde üç ay daha ek süre verilmesi, verilen ek süre sonunda da uzman eksikliğinin giderilememesi halinde ruhsatnamenin en fazla iki yıl süre ile askıya alınması, iki yıllık askı süresi sonunda da uzman eksikliliğinin giderilememesi halinde ruhsat iptalinin öngörüldüğü, böylece işletme faaliyetinin devamı için son derece geniş imkanlar tanındığı, düzenlemenin tıp merkezlerinin lehine olduğu;<br>21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinin 2. fıkrası bakımından, düzenlemenin 01/10/2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinin kazanılmış haklarının korunması amacını taşıdığı, önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında aynen korunduğu;<br>22. maddesi ile geçici 12. maddesine eklenen 5. fıkrası bakımından, Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 18. fıkrasında yer alan “Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan tabip ve uzman tabipler, kadrolu çalıştıkları özel sağlık kuruluşunun çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kurumsal sözleşme yapılarak diğer özel hastane veya özel sağlık kuruluşunda çalıştırılabilir. Ancak, bu durumda tabip ve uzman tabiplerin muvafakatinin alınması zorunludur. Sözleşme Müdürlüğe bildirilir ve ilgili tabip ve uzman tabiplere çalışma belgesi düzenlenir. Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” yönündeki kurumsal sözleşme yöntemiyle çalışma şekline yeni değişiklikte yer verilmediğinden geçici 12. maddeye 5. fıkra hükmünün eklendiği, ek 1. maddenin 18. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olduğuna ve bu değişiklik yayımla yürürlüğe girdiğine göre 01/10/2019 tarihi itibarıyla kurumsal sözleşme imkanının kalmadığı, dava konusu geçici madde hükmünün 8 ay daha kurumsal sözleşme ile çalışma imkanı verdiği, böylece maddenin hukuki duruma intibakı sağladığı, kurumsal sözleşmenin kaldırılmasının A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri açısından mağduriyet oluşturmasının söz konusu olmadığı, A, B ve C tipi tıp merkezlerinin, uygunluk belgesi ve faaliyet izin belgelerinde 01/10/2019 tarihi öncesinde mevcut olan branşlara geçici statüde hekim başlayışı yapılmasına izin verildiği;<br> 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı Liste bakımından, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi’nin yeniden oluşturulduğu, davacının yürürlükte olmayan hükümlerin iptalinde menfaatinin bulunmadığı, Listenin, Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak ve özel tıp merkezleri temsilcisi olan TÜMSAD Derneği ile yapılan çalışmalar sonrası belirlendiği ve liste hazırlanırken ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Birliği Derneği, ... Derneği, ... Derneğinden görüş alındığı, tıp merkezleri ve polikliniklerin, komplikasyonu olmayan, genel durumu stabil, karmaşık olmayan vakaların tedavi edildiği merkezler olduğu, bu nedenle karmaşık vakalar ile bu merkezlerde tanı konulamayan zorluk derecesi yüksek vakaların yataklı sağlık tesisleri ile üçüncü basamak sağlık tesislerinde çözüme kavuşturulduğu, bu vakaların çözüme kavuşturulabilmesi için yüksek maliyetli testlere, multidisipliner bir yaklaşım sergilenmesine ihtiyaç duyulabildiği, bu bağlamda sağlık tesislerinin hizmet rollerine göre zorluk derecesi düşük küçük cerrahi işlemlerin yapılmasına izin verildiği, cerrahi işlemlerin zorluk derecesine göre zordan kolaya doğru A1, A2, B, C, D, E olarak sınıflandırıldığı, D ve E grubu işlemlerin bazı özel işlemler dışında tıp merkezlerinde yapılabileceğinin öngörüldüğü, tıp merkezlerinin teknik donanım ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği;<br>A, B ve C tipi tıp merkezi ayrımı ortadan kaldırılarak sadece tıp merkezi başlığı altında düzenlenme yapılması sebebi ile hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali istenilen dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin 8. maddesi, 7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 1. fıkrası, 8. maddesi ile değiştirilen 11. maddesi, 10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesi, 11. maddesi ile değiştirilen 12/B maddesi, 12. maddesi ile değiştirilen 12/C maddesi, 13. maddesi ile değiştirilen 13. maddesi, 16. maddesi ile değiştirilen 21. maddesi bakımından, ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinde yürürlükte olan Yönetmelikte, tıp merkezlerinin açılacağı yerler ile ilgili olarak tıp merkezi binasına ilişkin plan örneğinin istenildiği, imar mevzuatına dair herhangi bir bilgi ve belge istenmediği, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile tıp merkezlerinin planlama kapsamına alındığı, tıp merkezi açmak için Bakanlıktan ön izin alınması gerektiği, personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için süre verildiği, 09/03/2000 tarihli Yönetmelik döneminde kurulan bu tıp merkezlerinin 15/02/2008 tarihli Yönetmeliğe uyumu için verilen 4 yıllık sürenin sonunda Yönetmeliğe uyum sağlayamadıkları, bunun üzerine 2013 yılında yapılan değişiklik ile A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi tanımı yapıldığı, 01/10/2019 tarihine gelindiğinde mevcut tıp merkezlerinin 164 adedinin A tipi, 94 adedinin B tipi ve 373 adedinin C tipi olmak üzere 631 tıp merkezinin sadece 258 tanesinin Yönetmelik şartlarına uyum sağladığı, bu defa, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği yapılarak tıp merkezlerinin imar mevzuatına uygun binalarda, günümüz sağlık hizmet sunumuna uygun yapıda hizmet vermesinin amaçlandığı, bu kapsamda 01/10/2019 tarihli Yönetmeliğe uyum sağlanması adına bir takım kısıtlamalar getirildiği ancak A, B, C tipi tıp merkezlerinin “tıp merkezine” dönüşümünün zorunlu tutulmadığı, bunun için bir süre verilmediği, ancak, dönüşümün sağlanabilmesi adına özellikle müstakil binalarda sağlık hizmeti vermeyen B tipi ve C tipi tıp merkezlerine ilişkin bazı cerrahi işlemlere yönelik kısıtlamalar getirildiği, bu çerçevede mevcut tıp merkezlerini kapanmaya zorlama veya faaliyete son verme gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Yönetmelik hükümleriyle sağlık hizmetini sunma, sağlık hakkını gerçekleştirme görevi ile çalışma hürriyetini sağlama yükümlülüğü arasında ölçülülük ilkesi gözetilerek denge sağlandığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı Liste bakımından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer düzenlemeler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, Davacı tarafından, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; Dilekçede belirtilen hukuka aykırılık iddiaları ile, 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin 2. ve 5. fıkralarının, 7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 3. fıkrasının, 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrasının, 10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin,15. maddesi ile değiştirilen 19. maddesinin 4. fıkrasının, 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinin 2. fıkrasının, 22. maddesi ile geçici 12. maddesine eklenen 5. fıkrasının, 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı Listenin, A, B ve C tipi tıp merkezi ayrımı ortadan kaldırılarak sadece tıp merkezi başlığı altında düzenlenme yapılması sebebi ile hukuka aykırı olduğu iddia edilerek, 6. maddesi ile değiştirilen 8. maddesinin, 7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 1. fıkrasının,8. maddesi ile değiştirilen 11. maddesinin,10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin,11. maddesi ile değiştirilen 12/B maddesinin, 12. maddesi ile değiştirilen 12/C maddesinin, 13. maddesi ile değiştirilen 13. maddesinin 16. maddesi ile değiştirilen 21. Maddesinin, iptali istemiyle açılmıştır.<br> 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinde, Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar arasında; a) bendinde; "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir.", c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir." hükmü yer almış, aynı Yasanın "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü getirilmiştir. <br> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' nin, "Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 355. maddesinde; "(1) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri; a) Her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, h) Sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, l) Mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek," olarak sıralanmıştır. <br>Anılan Mevzuat hükümleri ile davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, 1219 sayılı, 3359 sayılı, 3153 sayılı, 992 sayılı Kanunlar ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 508 inci maddesine dayanılarak, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur. <br>Dava konusu yönetmeliğin 5. maddesiyle Esas Yönetmeliğin 6 ncı maddesi başlığıyla birlikte değiştirilmiş,“Tıp merkezlerinin temel özellikleri ve kadroları başlıklı " 6. Maddenin iptale konu (2) . fıkrasında, "Tıp merkezleri en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılır." hükmü, (5). fıkrasında," Tıp merkezleri Bakanlığın izni ile; planlama kapsamındaki ünite ve merkezleri ilgili mevzuatına uygun olmak kaydıyla başka bir tıp merkezine veya özel hastaneye devredebilir. Tıp merkezleri kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı kadro değişimi yapabilir. Ancak il dışına ünite ve merkez devri ile karşılıklı kadro değişimi, Bakanlık planlamalarına uygun bulunması halinde yapılabilir." hükmü yer almış; aynı yönetmeliğin 6. maddesiyle esas Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “A ve B tipi tıp merkezleri” ibaresi “Tıp merkezi” olarak değiştirilmiş ve aynı fıkranın son cümlesi yürürlükten kaldırılmış, Aynı Yönetmeliğin 7. maddesi ile ana yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “A tipi tıp merkezi” ibaresi “Tıp merkezi” olarak değiştirilmiş ve aynı madde ile değişik ” üçüncü fıkrasında,“ Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur.” hükmü yer almış; 8. Maddesiyle Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin başlığında yer alan “A ve B Tipi” ibaresi ile aynı maddede yer alan “A ve B tipi” ibareleri yürürlükten kaldırılmış; aynı yönetmeliğin 9. Maddesiyle değişik ana yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasında," Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz.” hükmü yer almış: Anılan yönetmeliğin 10. Maddesiyle Aynı Yönetmeliğin 12/A maddesinin başlığı “Tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri” olarak değiştirilmiş, aynı maddede yer alan “A ve B tipi” ibareleri yürürlükten kaldırılmış, aynı maddenin birinci fıkrasının “ç) bendinde ,Gözlem yatağı: Tıp merkezlerinde; ilgili dal uzmanının hastayı gözlem altına alarak takip edebileceği en fazla 25 yatak olacak şekilde gözlem yatağı bulunur. Gözlem yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. Gözlem yataklarının hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur. Gözlem yataklarının, doğrudan ve yeterli gün ışığı ile aydınlanabilecek konumda, taban ve duvarlarının düzgün ve kolay temizlenebilecek nitelikte ve dezenfeksiyona elverişli alanlarda olmaları şarttır. Yeterli gün ışığı almayan, ziyaretçilerin ve hastane personelinin yoğun kullandığı, hastanın sıhhat ve istirahatını olumsuz tarzda etkileyecek mekânlarda gözlem yatağı olamaz. Gözlem yataklarının bulunduğu ünite veya odaların kapı genişliği en az bir metre on santimetre olmalı, tuvalet ve banyo kapıları dışa açılacak şekilde düzenlenmelidir. Gözlem yatakları tıp merkezi bünyesinde gözlem ünitesi veya gözlem odalarında bulunur:<br>1) Gözlem ünitesi: Yatak başına en az dokuz metrekare alanı olan, en fazla sekiz gözlem yatağı bulunan, yataklar arası uygun biçimde ayrılabilen, içinde lavabosu ile hemşire istasyonu bulunan ve belirlenen asgarî tıbbî malzeme, donanım ve ilaçların bulunduğu gözlem ünitesi şeklinde olmalıdır.<br>2) Gözlem odası: Islak zeminler hariç olmak üzere hasta yatağı başına; tek yataklı gözlem odaları en az dokuz metrekare, iki yataklı odalar, hasta yatağı başına en az yedi metrekare alana sahip olmalıdır. Bir gözlem odasında ikiden fazla hasta yatağı bulunamaz. Hastalara anında ulaşabilmek ve hasta bakımını sağlamak üzere; gözlem odalarının bulunduğu katlarda, koridor ve hasta odalarına hakim bir konumda lavabosu ve ilaç hazırlama alanı bulunan ve koridorun genişliğini etkilemeyecek şekilde, en az bir hemşire istasyonu kurulması şarttır. Ayrıca hemşire istasyonunda, her hasta odası ile bağlantısı olan hasta çağrı sistemi bulunur. Gözlem odalarının bulunduğu katta gözlem altındaki hastaların muayene ve tedavilerinin yapıldığı servis muayene odası veya bölümü düzenlenebilir.” hükmü “e) bendinde, Tıp merkezlerinin bünyesinde Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğine göre açılmış asgari basit hizmet laboratuvarı bulunmalıdır. Talep edilmesi halinde mezkûr Yönetmelik hükümlerine göre kapsamlı hizmet laboratuvarı da kurulabilir.”hükmü yer almış, anılan yönetmeliğin 11. maddesiyle Aynı Yönetmeliğin 12/B maddesinin birinci fıkrasında yer alan “A ve B tipi” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, 12. maddesiyle, Aynı Yönetmeliğin 12/C maddesinin başlığı “Tıp merkezlerinde ısıtma, havalandırma, aydınlatma ve diğer alanlar” olarak değiştirilmiş, aynı maddede yer alan “A ve B tipi” ibareleri yürürlükten kaldırılmış, anılan yönetmeliğin 13. maddesiyle, Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “A ve B tipi tıp merkezlerine” ibaresi “Tıp merkezlerine” olarak değiştirilmiş, aynı maddenin dokuzuncu fıkrasında yer alan “A ve B tipi” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı yönetmeliğin 15. Maddesiyle değişik ana yönetmeliğin 19. maddesinin (4). fıkrasında," Çalışan uzman tabip sayısı 10 (on)’un altına düşen tıp merkezinin üç ay içinde uzman eksikliğini giderememesi halinde üç ay daha ek süre verilir. Verilen ek süre sonunda uzman eksikliğinin giderilememesi halinde ruhsatnamesi en fazla iki yıl süreyle askıya alınır. Bu süre sonunda uzman eksikliğini gideremeyen tıp merkezinin ruhsatnamesi iptal edilir. Askı süresi içerisinde veya süre sonunda işletenin talebi halinde kuruluş polikliniğe çevrilebilir. Askıya alınma tarihinden itibaren iki yıl içinde uzman eksikliği giderilir ise tıp merkezi yeniden faaliyete geçirilir. Ruhsatın askıya alınması ve tekrar faaliyete geçirilmesi işlemi müdürlükçe yapılır ve Bakanlığa bilgi verilir" hükmü yer almış; anılan yönetmeliğin 16 . maddesiyle Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “A ve B tipi tıp merkezlerinde” ibaresi yürürlükten kaldırılmış; 21. Maddesiyle Aynı Yönetmeliğin mülga geçici 3 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş iptale konu (2). fıkrasında," bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ederler. Bu kuruluşlara mevcut halleriyle devam ettikleri müddetçe yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmez." hükmü yer almış, anılan yönetmeliğin 22. Maddesiyle Aynı Yönetmeliğin geçici 12 nci maddesine eklenen “(5). fıkrasında, Bu fıkrayı ihdas eden Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan bu Yönetmeliğin ek 1 inci maddesinin on sekizinci fıkrası kapsamında kurumsal sözleşme ile çalışanların sözleşmeleri en geç 30/6/2020 tarihinde sona erer.” hükmü yer almış, 23. Maddesiyle Aynı Yönetmeliğin eki Ek-9 değiştirilmiştir.<br> Davacı tarafından; dava konusu düzenlemeler ile değişiklik öncesi ruhsat almış olan tıp merkezlerinin kazanılmış haklarının korunmadığı, koşulları ağırlaştırıcı şekilde personel, bina, alan standartları ve uzmanlık dalı koşulu getirildiği, kadro değişikliği, uzman kadro temini gibi düzenlemelerin haksız rekabete ve haksız kazanca sebebiyet vereceği, daha önce faaliyette bulunan, değişen duruma göre araç bekleme alanı oluşturması mümkün olmayan ve otopark alanı temin edemeyecek durumda olan tıp merkezlerinin haklarının korunmadığı, özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabiplerin çalışacakları özel sağlık kuruluşu sayısında kısıtlama getirildiği, iki yıl içinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartı getirilmesinin kazanılmış haklara aykırı olduğu, kurumsal sözleşme ile çalışanların sözleşmesinin 30/06/2020 tarihi itibarıyla sona ermesi sebebiyle yeni sözleşme hakkının kısıtlandığı , ayrıca daha önceki düzenlemeler ile A, B ve C tipi tıp merkezleri için ayrı ayrı getirilen kriterlerin ortadan kaldırılarak tıp merkezi başlığı altında her bir sınıf tıp merkezi için aynı standartların belirlenmesinin de hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin 2. ve 5. fıkralarının, 6 . maddesi ile değiştirilen 8. maddesinin, 7. maddesi ile değiştirilen 10. maddesinin 1. ve 3. fıkralarının, 8. maddesi ile değiştirilen 11. maddesinin, 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrasının, 10. maddesi ile değiştirilen12/A maddesi ile 12/A maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 11. maddesi ile değiştirilen 12/B maddesinin, 12. maddesi ile değiştirilen 12/C maddesinin, 13. maddesi ile değiştirilen 13. maddesinin,16. maddesi ile değiştirilen 21. Maddesinin, 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinin 2.fıkrasının incelenmesinden,<br>Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları değerlendirildiğinde, davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın, ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla dava konusu yönetmeliğin çıkarıldığı, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmeti verilmesi gayesiyle tanı ve tedavi merkezlerinin Yönetmelikle yeniden sınıflandırıldığı, bu sınıflandırma gözetilerek tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosuyla açılmasının öngörüldüğü, böylece önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi, C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dalları bulunduğu dikkate alınarak uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartının kaldırılarak kolaylık sağlandığı, idarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını göstermek üzere ve bunlara aykırı olmamak kaydıyla düzenleyici işlemler yapabileceği, bu düzenlemelerde değişen koşulları dikkate alarak daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip olduğu, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesi ile, iş bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinin 01/10/2019 tarihindeki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam edeceklerinin hüküm altına alındığı, önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında ya aynen korunduğu ya da sağlık kuruluşunun durumu ve sahiplerinin iradelerine bağlı olarak yeni hukuki duruma intibakı sağlayıcı geçiş hükümlerinin getirildiği görülmekle anılan düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Davanın anılan yönetmeliğin 15. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 19. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesinden,<br> 01/10/2019 tarihli değişiklik ile faaliyetteki tıp merkezlerinin çalışan hekim sayısının onun altına düşmesi halinde üç ay içerisinde uzman eksikliğini gidermesi, bu süre zarfında da giderememesi halinde üç ay daha ek süre verilmesi, verilen ek süre sonunda da uzman eksikliğinin giderilememesi halinde ruhsatnamenin en fazla iki yıl süre ile askıya alınması, iki yıllık askı süresi sonunda da uzman eksikliliğinin giderilememesi halinde ruhsat iptalinin öngörüldüğü, bu hükümle açılış için belirlenen hekim sayısı şartının faaliyetin devamı sırasında da aranacağının öngörüldüğü anlaşılmıştır<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleriyle davalı idareye, bütün tıp merkezlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek görevinin ve yetkisinin tanındığı açıktır. Bu görev ve yetki, sözü edilen tüm bu faaliyetleri denetlemeyi, dolayısıyla bu alana ilişkin idari düzeni korumak ve sürdürmek için, mevzuatta sözü edilen geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari yaptırımları uygulamayı da kapsamaktadır. Bu bağlamda, söz konusu alanı düzenlemekle yetkili olan idarenin, getirdiği kurallara aykırılığı saptaması durumunda kimi ihlallerde öncelikle ihtar, ardından geçici durdurma yaptırımına girişebileceğinin kabulü gerekmekte olup, iptali istenilen idari yaptırımların belirlenmesinde ölçülülük ilkesinin de gözetildiği sonucuna varıldığından, işletme faaliyetinin devamı için son derece önemli bir hüküm olduğu anlaşılan davalı idarenin yetkisi alanında yapılan anılan düzenlemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Davanın anılan yönetmeliğin 22. maddesi ile esas yönetmeliğin geçici 12. maddesine eklenen 5. fıkrasının incelenmesinden;<br> Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 18. fıkrasında yer alan “Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan tabip ve uzman tabipler, kadrolu çalıştıkları özel sağlık kuruluşunun çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kurumsal sözleşme yapılarak diğer özel hastane veya özel sağlık kuruluşunda çalıştırılabilir. Ancak, bu durumda tabip ve uzman tabiplerin muvafakatinin alınması zorunludur. Sözleşme Müdürlüğe bildirilir ve ilgili tabip ve uzman tabiplere çalışma belgesi düzenlenir. Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” yönündeki kurumsal sözleşme yöntemiyle çalışma şekline yeni değişiklikte yer verilmediğinden geçici 12. maddeye 5. fıkra hükmünün eklendiği, ek 1. maddenin 18. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olduğuna ve bu değişiklik yayımla yürürlüğe girdiğine göre 01/10/2019 tarihi itibarıyla kurumsal sözleşme imkanının kalmadığı, dava konusu geçici madde hükmünün 8 ay daha kurumsal sözleşme ile çalışma imkanı verdiği, böylece maddenin hukuki duruma intibakı sağladığı, kurumsal sözleşmenin kaldırılmasının A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri açısından mağduriyet oluşturmasının söz konusu olmadığı, A, B ve C tipi tıp merkezlerinin, uygunluk belgesi ve faaliyet izin belgelerinde 01/10/2019 tarihi öncesinde mevcut olan branşlara geçici statüde hekim başlayışı yapılmasına izin verildiği anlaşılmakla hukuka uygun olduğu anlaşılan bu maddeye yönelik davacı iddiaları yerinde görülmemiştir.<br>Davanın anılan yönetmeliğin 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı Listenin incelenmesinden;<br> 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı Liste,12/05/2021 tarihli ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilerek yeniden yayımlanmış ise de, davacı tarafından söz konusu değişiklik ile bir kısım cerrahi işlemin tüm tıp merkezlerinde yapılamayacağı, bir kısım cerrahi işlemin ise B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılamayacağının düzenlendiği, değişikliğin bilimsel dayanağının bulunmadığı, A tipi tıp merkezi ile B tipi tıp merkezi arasındaki tek farkın müstakil bina şartı olduğu, bu iki tıp merkezinin tıbbi standartlarının aynı olduğu, önceki düzenlemede cerrahi işlemler bakımından tıp merkezleri arasında ayrım gözetilmediği, dava konusu düzenlemenin kamu yararı amacı taşımadığı iddiası ile anılan düzenlemenin iptali istenildiğinden değişiklikle aynı ayrımın yapıldığı görülmekle işin esası incelendi;<br> Dava konusu değişiklik ile yeniden oluşturulan Ek-9 nolu ekinin, Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak ve özel tıp merkezleri temsilcisi olan ... Derneği ile yapılan çalışmalar sonrası belirlendiği ve liste hazırlanırken ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ...Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Derneği, ... Derneğinden görüş alındığı, alınan görüşlerin değerlendirildiği, tıp merkezleri ve polikliniklerin, komplikasyonu olmayan, genel durumu stabil, karmaşık olmayan vakaların tedavi ediliği merkezler olduğu, bu nedenle karmaşık vakalar ile bu merkezlerde tanı konulamayan zorluk derecesi yüksek vakaların yataklı sağlık tesisleri ile üçüncü basamak sağlık tesislerinde çözüme kavuşturulduğu, bu vakaların çözüme kavuşturulabilmesi için yüksek maliyetli testlere, multidisipliner bir yaklaşım sergilenmesine ihtiyaç duyulabildiği, bu bağlamda sağlık tesislerinin hizmet rollerine göre zorluk derecesi düşük küçük cerrahi işlemlerin yapılmasına izin verildiği, cerrahi işlemlerin zorluk derecesine göre zordan kolaya doğru A1, A2, B, C, D, E olarak sınıflandırıldığı, D ve E grubu işlemlerin bazı özel işlemler dışında tıp merkezlerinde yapılabileceğinin öngörüldüğü, tıp merkezlerinin teknik donanım ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu düzenlemelerin hasta sağlığı ve hasta güvenliği öngörülerek, tıbbi işlemlerin niteliği ve merkezlerin teknik imkân ve özellikleri nazara alınarak yapıldığı, Yönetmeliğin iptale konu düzenlemesinin hizmet gereklerine ve üst hukuk normalarına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/10/2023 tarihinde, davacı vekili Av. ... 'ün ve davalı idare temsilcisi Hukuk Müşaviri Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY :<br> 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin bazı maddelerinde 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapılması üzerine davacı tarafından bakılan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir. <br>3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapılacağı; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.<br>10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. <br>Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.<br>Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br>Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:<br>a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,<br>b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,<br>c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,<br>ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması.<br>(2) Özel sağlık kuruluşu açmak isteyenler, Bakanlıkça yapılan planlamada ihtiyaç gösterilen yerleşim bölgelerinde faaliyette bulunmak üzere başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>A) Yönetmeliğin 8. maddesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının, 11. maddesinin, 12/A maddesinin, 12/B maddesinin, 12/C maddesinin, 13. maddesinin, 21. maddesinin, geçici 3. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi :<br>15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık kuruluşu açmaya ve işletmeye yetkili kişiler" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrası, "(1) A ve B tipi tıp merkezleri, mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığı veya en az % 51 hissesi tabip ve diş tabibi ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından açılabilir. C tipi tıp merkezleri ise mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığı tarafından işletilir. ..." şeklinde; "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrası, "(1) A tipi tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, aşağıdaki şartlarda olması gerekir: <br>a) Gürültü, hava ve su kirliliğine maruz olmadığının; insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek endüstriyel kuruluşlar ile gayrisıhhi müesseselerden uzak olduğunun valilik tarafından yetkilendirilmiş merci raporu ile tespit edilmesi,<br>b) Ulaşım şartları, ulaşım noktaları açısından uygun ve ulaşılabilir olduğunun İl Trafik Komisyonu veya Belediye Ulaşım Koordinasyon Merkezi raporu ile belgelenmesi,<br>c) İmar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması,<br>ç) Hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için, tıp merkezinin otopark ihtiyacının yeterli olduğuna dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge." şeklinde; "A ve B Tipi Tıp merkezlerinde ön izin" başlıklı 11. maddesi, "(1) A ve B tipi tıp merkezi açılmadan önce Bakanlıktan ön izin alınması şarttır. Ön izin için, aşağıdaki belgeler ile tam takım mimari proje, incelenmek üzere Müdürlük vasıtasıyla Bakanlığa gönderilir.<br>a) A ve B tipi tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, 10 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartları haiz olduğuna dair yetkili mercilerden alınmış belgeler,<br>b) A ve B tipi tıp merkezinin hizmet birimlerinin yerleşiminin gösterildiği, projeyi hazırlayan mimarın imzasının olduğu tam takım mimari proje,<br>1) 1/500 veya 1/200 ölçekli vaziyet planı,<br>2) 1/100 veya 1/50 ölçekli tüm kat planları,<br>3) Cerrahi uzmanlık dalı olanlarda, bir tanesi ameliyathaneden geçen en az iki kesit ve tüm cepheleri.<br>(2) Birinci fıkranın (b) bendinde yer alan mimari projeler, inceleme sonucunda Bakanlıkça uygun görülür ise, başvuru sahibi tarafından imar mevzuatına uygun şekilde üç takım olarak hazırlanır. Üç takım olarak hazırlanan mimari projeler, A ve B tipi tıp merkezi binası inşa edilecek yer, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ise ilgili belediye; mücavir alan dışında ise valilik tarafından onaylanarak Müdürlük vasıtasıyla Bakanlığa gönderilir. Müdürlük ve Bakanlıkça teslim alınan evraklar, dizi pusulasına göre kabul edilir.<br>(3) Ön izin başvurusu, bu maddede sayılan belgelerde eksiklik ve/veya bu Yönetmeliğe uygunsuzluk bulunmaması kaydıyla, Bakanlığa intikal ettiği tarihten itibaren en geç otuz gün içerisinde sonuçlandırılarak ön izin belgesi düzenlenir veya ön izin başvuru belgelerinde tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluk başvuru sahibine yazılı olarak bildirilir.<br>(4) Ayrıca, aşağıdaki durumlarda da ön izin alınması zorunludur.<br>a) Başka amaçla inşa edilmiş binaların, A ve B tipi tıp merkezi binasına dönüştürülmesi halinde tadilat işlerine başlanılmadan önce,<br>b) Bakanlık tarafından ön izin verilmiş mimari projenin uygulanması sırasında, bu projede bir değişiklik yapılması durumunda,<br>c) Ruhsatlandırılmış A ve B tipi tıp merkezi binasına, 9 uncu maddedeki planlamaya uygun olmak şartıyla ilave bina yapılmak istenmesi halinde.<br>(5) Ön izin belgesi kuruluş faaliyete geçinceye kadar devredilemez.<br>(6) Bakanlıkça ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinde, Bakanlığın veya Müdürlüğün izni alınmak ve binanın imar mevzuatına uygun olarak kullanımına izin verilen toplam brüt alanını değiştirmemek kaydıyla, taşıyıcı unsuru etkilemeyen nitelikteki esaslı tadilat gerektirmeyen tadilat ve tamiratların yapılması halinde, gerektiğinde yangın ve deprem yönünden uygunluğunun da sağlanması kaydıyla Belediyeden proje onayı aranmaksızın ruhsata esas son proje üzerinde değişiklik yapılmasına izin verilir." şeklinde; "A ve B tipi tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri" başlıklı 12/A maddesi, "(1) A ve B tipi Tıp merkezlerinde bulunması zorunlu asgarî tıbbi hizmet birimleri, bu birimlerin ve diğer mekânların fizik özellikleri şu şekildedir:<br>a) Hasta bekleme salonu: A ve B tipi Tıp merkezlerinde bulunduğu kattaki her poliklinik odası başına en az dört metrekare alan düşecek şekilde bekleme salonları olmalıdır. Orta koridor bekleme amaçlı kullanılacak ise genişliği asgari üç metre olmalıdır. Bu durumda bekleme için tahsis edilmiş bir metrelik bekleme alanı toplamı bekleme alanı hesabından düşülerek diğer bekleme alanlarının değerlendirmesi yapılır. Bekleme salonları ile bağlantılı bay-bayan tuvalet mahalli olmalıdır.<br>b) Poliklinik muayene odası: A ve B tipi Tıp merkezlerinde, ruhsatında kayıtlı her klinik uzmanlık dalı için ayrı oluşturulacak; 8 m2 hekim çalışma alanı ve 8 m2 hasta muayene alanı olmak üzere en az 16 m2 genişlikte, yeterli şekilde aydınlatılan ve havalandırılan poliklinik muayene odası ayrılır. Poliklinik muayene odalarında uzmanlık dalına uygun araç, gereç ve donanım ile hasta muayene masası, soyunma bölümü ve lavabo bulunur. Klinik uzmanlık dalları dışındaki dallarda kadrolu veya kısmi zamanlı çalışan uzman tabiplere yeterli sayıda ve genişlikte, yeterli şekilde aydınlatılan ve havalandırılan çalışma odaları ayrılabilir. Kadın hastalıkları ve doğum ile üroloji polikliniklerinde, ayrıca tuvaletin bulunması gerekir. Şayet kadın hastalıkları ve doğum poliklinikleri merkez bünyesinde diğer polikliniklerden ayrı, bağımsız bir bölümde ve bölüm içinde hasta tuvaleti de var ise ve üroloji polikliniğinden ayrı olarak sistoskopi-ürodinami odası bulunuyor ve burada tuvalet var ise, bu polikliniklerin muayene odasında tuvalet bulunması gerekmez. Ancak içinde tuvalet-lavabo bulunan poliklinik odalarında oda içinde ayrıca el yıkama lavabosu bulunmalıdır. Branşın gerektirdiği tetkik ve tedavi odaları (eko, endoskopi gibi) ile muayene odaları bağlantılı olabileceği gibi polikliniklere yakın mesafede ayrı da planlanabilir. Efor tek hekim ise kardiyoloji poliklinik odası ile bağlantılı olmalıdır. Poliklinik muayene odalarının kapısında hizmet verilen uzmanlık dalının adı, oda içinde hastaların görebilecekleri bir yerde o muayene odasında görev yapan tabiplerin diploma ve var ise uzmanlık belgelerinin aslı veya mesul müdür tarafından tasdiklenmiş bir örneği ile personel çalışma belgesinin müdürlük onaylı sureti, duvarda asılı olarak bulunur. Hasta kullanımındaki tüm oda kapı genişlikleri pervaziçi ölçü en az 110 cm. olmalıdır.<br>c) Ameliyathane: Cerrahi uygulama yapacak A ve B tipi tıp merkezlerinde zorunludur.<br>1) Ameliyathanelerde yarı steril, steril ve tam steril alanlar oluşturulur. Ameliyathane girişinde birbirine senkronize ikinci kapısı sedye transfer noktası olan ve içine hiçbir mahal açılmayan sedye transfer holü yarı steril alan olmalıdır. Ameliyathane salonu ve yan hacimlerinin bulunduğu steril alanlarında, pencere ve kapılar dış ortama açılmaz ve bu alanlarda tuvalet bulunmaz.<br>2) Steril koridorda en az bir adet ameliyat salonu, uyandırma (postoperatif) ve hazırlama (preoparatif) odası bulunur. Ameliyat salonlarının her birinde sadece bir ameliyat masası bulunur.<br>3) Ameliyathane steril koridorunda el yıkama lavabosu olmalıdır.<br>4) Ameliyathanenin duvar, tavan ve zeminleri dezenfeksiyon ve temizlemeye uygun antibakteriyel malzemeler kullanılarak yapılır.<br>5) Ameliyathane sterilizasyon şartlarını taşır ve ameliyathane salonları tam steril alanlardır. Ameliyathane salonlarında toz ve mikrop barındıracak girinti çıkıntılar olmaz. Ameliyathane salonlarının kullanım alanı en az otuz metrekare, kısa kenarı en az beş metre olmalı, net kullanım alanı içinde kolon ve benzeri hareket kısıtlılığına sebep verecek yapılaşma ile ameliyat ekibinin hareket kısıtlılığına ve sirkülasyonuna engel bir durum olmaması gerekir.<br>6) Ameliyathane salonlarının taban-tavan arası net yüksekliğinin havalandırma kanalları ve hepafiltreler hariç asma tavan altı net yükseklik ameliyat salonunun her noktasında en az üç metre ve ameliyathane kısmında bulunan koridor genişliğinin en az iki metre olması gerekir.<br>7) Personel giyinme-soyunma odaları bay-bayan için ayrı olmak üzere içlerinde tuvalet-duş mahalleri olan kirli koridordan girip steril koridora açılacak şekilde düzenlenir. Personel soyunma odaları yarı steril alanlardır.<br>8) Ameliyathane alanının, hepafiltreli hijyenik klima sistemi veya muadili bir sistem ile iklimlendirilmesi ve havalandırılması gerekir.<br>9) Ameliyathane salonlarının içinde sabit dolap olacak ise gömme ya da tavana kadar birleştirilmiş üzerinde toz barındırmayacak nitelikte olmalıdır.<br>10) Merkezî sterilizasyon ünitesi: Sterilizasyon ünitesinde kirli malzeme girişi-yıkama bölümü, ön hazırlık-paketleme bölümü ve sterilizasyon işlemi-steril malzeme çıkış bölümleri olmak zorundadır. Kirli alanlar ile temiz alanlar arasında sadece malzeme geçişi olması ve bu iki alanın çift yönlü otoklav ile bölünmesi gerekir. Tek yönlü otoklavın kullanıldığı durumlarda cihaz temiz bölümde bulunmak zorundadır. Sterilizasyon ünitesi hem ameliyathane steril koridoru hem de genel koridor ile bağlantılı olur. Kirli bölümüne genel koridordan giriş-çıkış; temiz bölümüne de steril koridordan giriş-çıkış olması gerekir.<br>ç) Gözlem ünitesi : A ve B tipi Tıp merkezlerinde; ilgili dal uzmanının hastayı gözlem altına alarak takip edebileceği, yatak başına en az dokuz metrekare alanı olan, en fazla sekiz gözlem yatağı bulunan, yataklar arası uygun biçimde ayrılabilen, içinde lavabosu ile hemşire istasyonu bulunan ve belirlenen asgarî tıbbî malzeme, donanım ve ilaçların bulunduğu hasta gözlem ünitesi olmalıdır. Gözlem ünitesinde kullanılacak hasta yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. Gözlem odalarında hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur.<br>d) Acil ünitesi: 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca kesintisiz hizmet vermek üzere ruhsatlandırılan A ve B tipi tıp merkezlerinde zorunludur. Acil ünitesinin; kolay ulaşılabilir, ambulans ulaşımı ile araç giriş ve çıkısına elverişli bir girişinin olması gerekir. Gelen aracın tercihen yönünü değiştirmeden çıkış yapabilmesi veya tek manevra ile dönüş yaparak acil girişinin önünü boşaltabilmesi sağlanmalıdır. Araç rampası eğimi en çok % 14 olmalıdır. Bu durumda ambulansın düz bir zeminde(sahanlıkta) durarak hasta indirmesi sağlanmalıdır. Acil ünitesi zemin katta bulunmalıdır. Ancak arazi şartları nedeni ile farklı katta olması durumunda yoldan yukarıdaki şartlara uygun giriş alabilmelidir. Acil girişinde hastanın araçtan üstü kapalı hava şartlarından etkilenmeyecek güvenilir bir şekilde kabulünün yapılabilmesi gerekir. Sedye transferi için uygun eğimli (en çok %8) sedye rampası olmalı ve sedyenin geçeceği zemin düz ve kaydırmaz özellikte olmalıdır. Acil ünitesi; personel ve tıbbî cihaz donanımı, lüzumlu ilaç, serum, sarf malzemesi ve ambulans hizmetleri yönünden hiç bir aksaklığa meydan verilmeyecek ve hizmetin yirmi dört saat kesintisiz sunulması sağlanacak şekilde yapılandırılır. Acil ünitesinde, en az bir adet muayene/müdahale odası, bir adet enjeksiyon/ pansuman odası ve bir adet gözlem odası olmalıdır. <br>e) Numune alma odası: Tabip tarafından istenilen tetkik ve tahliller için hastanın kan, gaita veya idrarının alınmasına uygun, poliklinik veya laboratuarların bulunduğu katta, hijyen şartlarına sahip içinde lavabo ve tuvaleti olan yada bitişiğinde lavabo ve tuvalet mahalli var ise numune verme penceresi ile bağlantılı en az bir numune/kan alma odası bulunur." şeklinde; "Merdiven, koridor, jeneratör ve asansörler" başlıklı 12/B maddesi, "(1) A ve B tipi Tıp merkezlerinde;<br>a) Katlar arası sedye ile hasta taşınmasına olanak sağlayacak şekilde merdivenin sahanlık ölçüsü en az 1,20 m. olması gerekir. Merdiven rıhtlarının engellilerin çıkışını zorlaştırmayacak şekilde düz bir satıhla bitirilmesi, merkez girişine engelliler için uygun eğimli rampa yapılması zorunludur.<br>b) Sedye ile hasta dolanımının olduğu tüm koridorlar genişlikleri en az iki metre olur. Koridorlarda, banyolarda ve lavabolarda, hastaların kolay hareketine imkan verecek şekilde tutunma yerleri bulunur. Yapının taşıyıcı sistemi itibari ile kolon ve benzeri çıkıntılar sebebiyle koridorlardaki genişlik iki metrenin altına düşmesi halinde, sedye trafiğinin rahat sağlanması şartı ile iki metre genişlik şartı bu bölümlerde aranmayabilir.<br>c) Otomatik olarak devreye giren ve elektrik projesinde hesaplanan kurulu gücün en az % 70’i oranında uygun güç ve nitelikte olan bir jeneratör ile ilgili mevzuatına uygun bir adet sedye asansörü bulunur. Ancak cerrahi uygulama yapmayacak tıp merkezlerinde sedye asansörü zorunlu olmayıp hastanın tekerlekli sandalye ile taşınmasını sağlayacak şekilde ilgili mevzuatına uygun asansör olması yeterlidir.<br>ç) Birden fazla katı olması halinde ilgili mevzuata uygun olarak yangın merdiveni yapılması da zorunludur.<br>d) Merkez girişinde tekerlekli sandalye ve sedye girişi için en çok % 8 eğimli rampa oluşturulmalıdır." şeklinde; "A ve B tipi tıp merkezlerinde ısıtma, havalandırma, aydınlatma ve diğer alanlar" başlıklı 12/C maddesi, "(1) A ve B tipi Tıp merkezlerinin merkezi ısıtma sistemi ile ısıtılması zorunludur. Zeminden ısıtma yapılması uygun değildir. A ve B tipi Tıp merkezlerinde, bölge ve mevsim şartlarına göre merkezi soğutma veya split klima sistemi kurulur.<br>(2) Hastaların ve personelin kullandığı bütün alanlar uygun bir şekilde havalandırılır ve yeterli güneş ışığı ile birlikte enerji kaynaklarından yararlanılarak aydınlatılmaları sağlanır.<br>(3) (Mülga:RG-3/7/2014-29049)<br>(4) A ve B tipi Tıp merkezlerinde, hem hastalar ve hem de personel için erkeklere ve kadınlara ayrı ayrı olmak üzere yeterli sayıda lavabo, tuvalet ve banyo bulundurulur. Tuvalet ve banyo kapılarının dışa doğru açılması zorunludur. Poliklinik katında en az bir adet engelli tuvaletinin bulunması da şarttır.<br>(5) A ve B tipi Tıp merkezlerinde, çalışan bütün personel için binanın durumuna ve kadrosuna göre yeteri miktarda çalışma, dinlenme ve soyunma-giyinme yerleri ile duş, tuvalet ve lavabo bulunması şarttır. 24 saat hizmet veren Acil ünitesinde Nöbet tutan tabipler için dinlenme odası olmalıdır. Hasta ve yakınlarının dolanım alanlarından izole edilmiş tanımlı arşiv mahalli olmalıdır." şeklinde; "Ruhsat başvurusu ve ruhsatname" başlıklı 13. maddesi, " ... (8) A ve B tipi tıp merkezlerine ruhsat verilmesinden sonra, EK-5’te gösterilen personelin sayısı, ismi, unvanı, uzmanlık dalı veya meslekî diğer kariyerleri ile ilgili bilgileri ihtiva eden personel listesi, kadro dışı çalışan tabipler de dahil olmak üzere tabiplerle yapılmış sözleşmelerin aslı veya mesul müdür tarafından tasdikli örnekleri Müdürlüğe verilir. Müdürlük tarafından personelini tamamladığı tespit edilen tıp merkezi, en geç beş iş günü içerisinde Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça, EK-2/c’de örneği gösterilen Faaliyet İzin Belgesi yedi iş günü içinde düzenlenir ve bu belgenin verilmesi ile özel tıp merkezi hasta kabul ve tedavisine başlar.<br>(9) Bakanlıkça ruhsatlandırıldığı tarihten itibaren altı ay içerisinde faaliyet izin belgesi alarak hasta kabul ve tedavisine başlamayan A ve B tipi tıp merkezinin ruhsatnamesinin hükmü kalmaz ve verilen ruhsatname Bakanlıkça iptal edilir." şeklinde; "Tıp merkezleri" başlıklı 21. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, "... (2) Tıp merkezinde;<br>a) A ve B tipi tıp merkezlerinde Faaliyet gösterilen uzmanlık dallarının gerekli kıldığı, bu Yönetmelikte belirlenen asgari şartlar bulunur. ..." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "A ve B tipi tıp merkezleri" ibaresi "Tıp merkezi" olarak değiştirilmiş ve aynı fıkranın son cümlesi yürürlükten kaldırılmış; 7. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "A tipi tıp merkezi" ibaresi "Tıp merkezi" olarak değiştirilmiş; 8. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 11. maddesinin başlığında yer alan "A ve B Tipi" ibaresi ile aynı maddede yer alan "A ve B tipi" ibareleri yürürlükten kaldırılmış; 10. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 12/A maddesinin başlığı “Tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri" olarak değiştirilmiş, aynı maddede yer alan "A ve B tipi" ibareleri yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddenin 1. fıkrasının (ç) bendi, "Gözlem yatağı: Tıp merkezlerinde; ilgili dal uzmanının hastayı gözlem altına alarak takip edebileceği en fazla 25 yatak olacak şekilde gözlem yatağı bulunur. Gözlem yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. Gözlem yataklarının hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur. Gözlem yataklarının, doğrudan ve yeterli gün ışığı ile aydınlanabilecek konumda, taban ve duvarlarının düzgün ve kolay temizlenebilecek nitelikte ve dezenfeksiyona elverişli alanlarda olmaları şarttır. Yeterli gün ışığı almayan, ziyaretçilerin ve hastane personelinin yoğun kullandığı, hastanın sıhhat ve istirahatını olumsuz tarzda etkileyecek mekânlarda gözlem yatağı olamaz. Gözlem yataklarının bulunduğu ünite veya odaların kapı genişliği en az bir metre on santimetre olmalı, tuvalet ve banyo kapıları dışa açılacak şekilde düzenlenmelidir. Gözlem yatakları tıp merkezi bünyesinde gözlem ünitesi veya gözlem odalarında bulunur:<br>1) Gözlem ünitesi: Yatak başına en az dokuz metrekare alanı olan, en fazla sekiz gözlem yatağı bulunan, yataklar arası uygun biçimde ayrılabilen, içinde lavabosu ile hemşire istasyonu bulunan ve belirlenen asgarî tıbbî malzeme, donanım ve ilaçların bulunduğu gözlem ünitesi şeklinde olmalıdır.<br>2) Gözlem odası: Islak zeminler hariç olmak üzere hasta yatağı başına; tek yataklı gözlem odaları en az dokuz metrekare, iki yataklı odalar, hasta yatağı başına en az yedi metrekare alana sahip olmalıdır. Bir gözlem odasında ikiden fazla hasta yatağı bulunamaz. Hastalara anında ulaşabilmek ve hasta bakımını sağlamak üzere; gözlem odalarının bulunduğu katlarda, koridor ve hasta odalarına hakim bir konumda lavabosu ve ilaç hazırlama alanı bulunan ve koridorun genişliğini etkilemeyecek şekilde, en az bir hemşire istasyonu kurulması şarttır. Ayrıca hemşire istasyonunda, her hasta odası ile bağlantısı olan hasta çağrı sistemi bulunur. Gözlem odalarının bulunduğu katta gözlem altındaki hastaların muayene ve tedavilerinin yapıldığı servis muayene odası veya bölümü düzenlenebilir." şeklinde, (e) bendi, "Tıp merkezlerinin bünyesinde Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğine göre açılmış asgari basit hizmet laboratuvarı bulunmalıdır. Talep edilmesi halinde mezkûr Yönetmelik hükümlerine göre kapsamlı hizmet laboratuvarı da kurulabilir." şeklinde değiştirilmiş; 11. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 12/B maddesinin 1. fıkrasında yer alan "A ve B tipi" ibaresi yürürlükten kaldırılmış; 12. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 12/C maddesinin başlığı "Tıp merkezlerinde ısıtma, havalandırma, aydınlatma ve diğer alanlar" olarak değiştirilmiş, aynı maddede yer alan "A ve B tipi" ibareleri yürürlükten kaldırılmış; 13. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 13. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "A ve B tipi tıp merkezlerine" ibaresi "Tıp merkezlerine" olarak değiştirilmiş, aynı maddenin 9. fıkrasında yer alan "A ve B tipi" ibaresi yürürlükten kaldırılmış; 16. maddesi ile de, asıl Yönetmeliğin 21. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan "A ve B tipi tıp merkezlerinde" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır. <br>Öte yandan, söz konusu Yönetmeliğin geçici 2. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri, C tipi tıp merkezi; poliklinikler B tipi poliklinik olarak kabul edilir. Bu madde yürürlüğe girmeden önce tıp/dal merkezleri ile poliklinikler için Müdürlükçe düzenlenmiş uygunluk belgeleri C tipi tıp merkezi ve B tipi poliklinik ruhsatnamesi ve faaliyet izin belgesi olarak kabul edilir. ...<br>(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kadrolu klinisyen uzman sayısı dördün altında olan tıp/dal merkezlerinin mevcut klinisyen kadro sayısı asgari kadro sayısı olarak kabul edilir ve bu şekilde faaliyetlerine devam etmelerine izin verilir. ..." kuralına; anılan Yönetmeliğin 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinde, "(1) Bu maddede geçen;<br>a) A tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça A tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,<br>b) B tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça B tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,<br>c) C tipi tıp merkezi, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp merkezlerini,<br>ifade eder.<br>(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ederler. Bu kuruluşlara mevcut halleriyle devam ettikleri müddetçe yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmez.<br>(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerine mevcut yerlerinde bu Yönetmelikte yer alan tıp merkezi için gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenir. Ancak bu kuruluşlar en az iki bin metrekare toplam kapalı alana sahip olma şartından muaf olup, iki yıl içerisinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartını sağlamak zorundadırlar. Gerekli asgari uzman tabip kadrolarını sağlamak için, aynı il içinde bulunan diğer özel sağlık kuruluşlarından ya da uzman tabip dağılımı yönünden daha yüksek yoğunluklu illerden daha az yoğunluklu illere olacak şekilde farklı bir ilden uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verilir. Ancak uzman hekim kadrosunu devretmek isteyen özel sağlık kuruluşunun kadro devri sonrası uzman hekim kadro sayısının dördün altına düşmesi durumunda uzman hekim kadro devrine izin verilmez.<br>(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış B tipi ve C tipi tıp merkezlerinden en az ikisi bu Yönetmelikte tıp merkezi için gerekli olan asgari bina ve personel şartlarını birleşerek sağlamaları halinde tıp merkezine dönüşebilir. Birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşları tekrar ayrılma talebinde bulunamaz. Birleşerek dönüşmesi Bakanlıkça uygun görülen tıp merkezi, iki yıl içerisinde ön izin belgesi almak ve ön izin tarihinden itibaren üç yıl içerisinde ruhsat almak zorundadır. Bu süre içerisinde sağlık kuruluşu, faaliyetine mevcut haliyle devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek kuruluş binasını boşaltabilir. Dönüşen tıp merkezine mevcut uzman hekim kadrosuna ilave olarak, birleştirilen ruhsat sayısı kadar Bakanlıkça planlama kapsamında uygun görülen uzman hekim kadrosu ruhsatlandırma aşamasında verilir. <br>(5) Bu madde kapsamında yeniden ruhsat düzenlenecek tıp merkezlerinden bir defaya mahsus ruhsat harcı alınmaz." kuralına yer verilmiştir. <br>Dava konusu anılan düzenlemelerden, 10. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde 01/07/2022 tarih ve 31883 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişiklik yapılmış olmakla birlikte, söz konusu değişiklik davacının "anılan düzenlemenin A, B ve C tipi tıp merkezini ortadan kaldırdığı" yönündeki ana iddiasına ilişkin olmadığı gibi düzenlemenin esasını da etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasına geçilmiştir.<br>Öncelikle, tıp merkezlerinin sınıflandırılması yönünden mevzuat süreci incelenmiştir:<br>a- 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte, tıp merkezleri açısından A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi sınıflandırması bulunmamaktadır.<br>b- 11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinde A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasına gidilmiş; 09/03/2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri C tipi tıp merkezi olarak kabul edilmiş, geçiş hükümleri ile bu tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerini sürdürmelerine izin verilmiştir. A ve B tipi tıp merkezleri için (A tipi tıp merkezlerinin müstakil binalarda açılması ve binanın bulunduğu alanın imar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması gerekliliği haricinde) aynı hizmet standartları belirlenmiştir. <br>c- Devam eden süreçte, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirilmiş; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında bir takım değişikliğe gidilerek tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçilmiş, yine dava konusu geçiş hükmü ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş, mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ettikleri müddetçe de yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmeyeceği öngörülmüş, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verilmiştir.<br>Davacı tarafından, dava konusu asıl düzenlemeler yönünden, A, B ve C tipi tıp merkezlerinin oluşum, çalışma alanı, ruhsat kriterleri ve statüsü gereği birbirinden farklı nitelikte kurumlar oldukları, bina yapısı, hizmet kriterleri ve hizmet alan yapıları bakımından farklı kriterlerle değerlendirilen bu kurumların tek tip standarta dönüştürülmesinin fiziken mümkün olmadığı, dava konusu düzenlemelerin özellikle B ve C tipi tıp merkezlerinin kapatılması anlamına geldiği, ruhsatlı bu tıp merkezlerinin dönüşümü mümkün olmayan standartlara uyamaması ve kapanmaya zorlanmasının hukuk devletinin güvenilirliği ilkesine, kazanılmış hak kavramına, çalışma hürriyetine aykırı olduğu iddia edilerek; geçici 3. maddenin 2. fıkrası yönünden, sağlık kuruluşlarının gelişmesi, koşullara göre kendini revize etmesinin gerektiği, ihtiyaç duyulan ünite ve birimler ile yeni hekim istihdamının dava konusu düzenlemeler sebebiyle sağlanamayacağı iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmekte; davalı idare tarafından ise savunma dilekçesinde, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için 4 yıllık süre verildiği, bu sürenin sonunda Yönetmeliğe uyum sağlanamaması üzerine 2013 yılında yapılan değişiklik ile A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi tanımı yapıldığı, 01/10/2019 tarihine gelindiğinde mevcut tıp merkezlerinin 164 adedinin A tipi, 94 adedinin B tipi ve 373 adedinin C tipi olmak üzere 631 tıp merkezinin sadece 258 tanesinin Yönetmelik şartlarına uyum sağladığı, 373 tıp merkezinin uyum sağlayamadığının görüldüğü, bu defa, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği yapılarak tıp merkezlerinin imar mevzuatına uygun binalarda günümüz sağlık hizmet sunumuna uygun yapıda hizmet vermesinin amaçlandığı, 01/10/2019 tarihli Yönetmeliğe uyum sağlanması adına birtakım kısıtlamalar getirildiği, ancak A, B ve C tipi tıp merkezlerinin "tıp merkezine" dönüşümünün zorunlu tutulmadığı, bunun için bir süre verilmediği, bu çerçevede mevcut tıp merkezlerini kapanmaya zorlama veya faaliyete son verme gibi bir durumun söz konusu olmadığı, daha önce ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinin kazanılmış haklarının korunmasının amaçlandığı, önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında aynen korunduğu belirtilmektedir.<br> Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte ele alındığında, Sağlık Bakanlığının, sağlık kurum ve kuruluşlarını yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde planlamaya, sağlık hizmetinin bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya, sağlık hizmet sunucularının hizmet standartlarını belirlemeye, değişen koşullara göre bunları değiştirmeye, bu hizmetler ile sunucuları sınıflandırmaya yetkili olduğu açıktır. <br>Buna göre, tıp merkezlerinin personel, yer seçimi, bina standartlarının, mevzuat ile Sağlık Bakanlığına tanınan planlama ve standartları belirleme yetkisi çerçevesinde, bu yetkilerin kullanılmasına yönelik ilkeler gözetilerek yeniden belirlendiği, tıp merkezlerinin fiziki özellikleri ve burada sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği standartlara yönelik anılan belirlemeler çerçevesinde dava konusu düzenlemelerle de A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi ayrımına son verildiği, yeni ve tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçildiği, böylece hizmet standartlarının yükseltildiği, önceki düzenlemeler sebebiyle A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi olarak faaliyette bulunanların "tıp merkezi"ne dönüşmelerinin zorunlu olmadığı, bunun bir sonucu ve gereği olarak da getirilen geçiş hükmü ile mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilen bu kuruluşların yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilave etmelerine olanak tanınmadığı, sağlık hizmetinin daha nitelikli şartlarda sunulmasını sağlama amacına yönelik olarak "tıp merkezi"nin yeniden yapılandırılması nedeniyle yapıldığı anlaşılan dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. <br>Öte yandan, davacı tarafından, düzenlemelerin hukuki güvenlik ve kazanılmış haklara saygı ilkelerine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, dava konusu düzenlemelerin kamu sağlığını ilgilendirmesi, hizmetin niteliğinin artırılmasına yönelik öngörülmesi ve yeni tip "tıp merkezi"ne dönüşümün zorunlu tutulmaması, A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış kuruluşların mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmesi karşısında, bu iddiaya itibar edilmemiştir. <br>B) Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. ve 5. fıkraları ile 19. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesi :<br>Dava konusu Yönetmeliğin "Tıp merkezi kadroları" başlıklı 6. maddesi, "(1) Tıp merkezi kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan tabip/uzman sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir ve yatırım listesinde ilan edilir.<br>(2) A ve B tipi tıp merkezleri Bakanlıkça belirlenen kadrolarında en az dört klinisyen uzmanla açılır ve faaliyete geçtikleri tarihten itibaren iki yıl içinde kadrolarını tamamlayabilirler.<br>(3) Sağlık kuruluşlarının kadroları, Bakanlıkça Sağlık Kuruluşları Yönetim Sistemine kaydedilir. İlan edilecek dönemlerde verilecek yeni kadrolar bu sistemde tanımlanır ve tıp merkezlerinin hekim ayrılış ve başlayışları ile poliklinik ve muayenehanelerin açılış işlemleri sistem üzerinden yürütülür. Kadro ilaveleri, planlama çerçevesinde Bakanlıkça ilan edilecek dönemlerde tıp merkezleri ve polikliniklerin tipleri dikkate alınarak yapılır.<br>(4) Bakanlık tarafından ilan edilecek uzmanlık dallarından olmak üzere bu kadrolar için belirlenen kriterlere uygun olmak kaydıyla ve A veya B tipi tıp merkezinin bildireceği kadro iptal edilerek Bakanlıkça kadro değişimi yapılır." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile, maddenin başlığı "Tıp merkezlerinin temel özellikleri ve kadroları" şeklinde, anılan madde ise, "(1) Tıp merkezleri bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarına haiz olmak kaydıyla, sekiz saatten az olmamak üzere ruhsatlarında belirlenen sürede veya yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak hizmet verir.<br>(2) Tıp merkezleri en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılır.<br>(3) Tıp merkezlerinin uzman hekim kadroları, Bakanlıkça oluşturulan elektronik sisteme kaydedilir. Bu merkezlere verilecek yeni kadrolar, hekim ayrılış ve başlayışları bu sistem üzerinden yürütülür.<br>(4) Tıp merkezlerinin uzman tabip kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelerine göre sağlık tesisi, sağlık insan gücü, tabip/uzman tabip sayısı ile hizmet ihtiyacı dikkate alınarak yapılan planlamalara göre Bakanlıkça belirlenir ve ilan edilir.<br>(5) Tıp merkezleri Bakanlığın izni ile; planlama kapsamındaki ünite ve merkezleri ilgili mevzuatına uygun olmak kaydıyla başka bir tıp merkezine veya özel hastaneye devredebilir. Tıp merkezleri kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı kadro değişimi yapabilir. Ancak il dışına ünite ve merkez devri ile karşılıklı kadro değişimi, Bakanlık planlamalarına uygun bulunması halinde yapılabilir." şeklinde değiştirilmiştir. <br>Ayrıca, anılan Yönetmeliğin "Sağlık çalışanlarının sağlık kuruluşundan ayrılması" başlıklı 19. maddesinin 4. fıkrası, "Klinisyen uzman sayısı dördün altına düşen tıp merkezinin üç ay içinde uzman eksikliğini giderememesi halinde ruhsatnamesi en fazla iki yıl süreyle askıya alınır. Bu süre sonunda uzman eksikliğini gideremeyen tıp merkezinin ruhsatnamesi iptal edilir. Askı süresi içerisinde veya süre sonunda işletenin talebi halinde kuruluş polikliniğe çevrilebilir. Askıya alınma tarihinden itibaren iki yıl içinde uzman eksikliği giderilir ise tıp merkezi yeniden faaliyete geçirilir. Ruhsatın askıya alınması ve tekrar faaliyete geçirilmesi işlemi müdürlükçe yapılır ve Bakanlığa bilgi verilir." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 15. maddesi ile, "Çalışan uzman tabip sayısı 10 (on)’un altına düşen tıp merkezinin üç ay içinde uzman eksikliğini giderememesi halinde üç ay daha ek süre verilir. Verilen ek süre sonunda uzman eksikliğinin giderilememesi halinde ruhsatnamesi en fazla iki yıl süreyle askıya alınır. Bu süre sonunda uzman eksikliğini gideremeyen tıp merkezinin ruhsatnamesi iptal edilir. Askı süresi içerisinde veya süre sonunda işletenin talebi halinde kuruluş polikliniğe çevrilebilir. Askıya alınma tarihinden itibaren iki yıl içinde uzman eksikliği giderilir ise tıp merkezi yeniden faaliyete geçirilir. Ruhsatın askıya alınması ve tekrar faaliyete geçirilmesi işlemi müdürlükçe yapılır ve Bakanlığa bilgi verilir." şeklinde değiştirilmiştir. <br>1) 6. maddenin 2. fıkrası ile 19. maddenin 4. fıkrası:<br>Dava konusu değişiklikten önce, A ve B tipi tıp merkezleri en az dört klinisyen uzman kadrosuyla açılabiliyorken, söz konusu değişiklik ile, yeni tip tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılmaları öngörülmüştür.<br>Davacı tarafından, özel hastanelerin faaliyetlerine devam edebilmeleri için 4 uzman hekim kadrosunun yeterli olduğu, düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, artırılan zorunlu kadro sayısının, küçük tıp merkezlerini işleyemez duruma sokacağı, nitekim nüfusu düşük bölgelerde 10 uzman hekim kadrosunu sağlayabilmenin mümkün olmadığı, bu değişikliğin küçük bölgelerdeki tıp merkezlerinin kapanmasına sebebiyet vereceği, sayının 10 olarak belirlenmesinin herhangi bir bilimsel dayanağının olmadığı, mevcut uzman hekim sayısının 10'un altına düşmesi durumunda ruhsatın askıya alınması, iki yıl içinde aykırılığın giderilmemesi halinde de ruhsat iptalinin söz konusu olduğu ileri sürülmektedir. <br>Öncelikle, yeni "tıp merkezi"nin kuruluş kadrosunun (en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere) en az on uzman hekim kadrosu olması, bu kadroların klinik uzmanlık dallarından olması gibi bir koşula bağlanmaması ve daha önce A, B ve C tipi tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinden kapasite, kalite ve nitelik olarak daha üst seviyede bir sağlık hizmetinin "tıp merkezi"nde sunulması suretiyle hasta sağlığının korunmasının amaçlanması karşısında dava konusu düzenlemeler hukuka aykırı bulunmamıştır.<br>Ayrıca, 19. maddenin 4. fıkrasında yer verilen, tıp merkezleri faaliyetine devam ederken oluşan uzman hekim eksikliğinin giderilmesi süreci, davalı idarece yapılan planlamanın işlevsiz kalmasının önlenmesi adına kurala bağlanmış, üç ay içinde uzman eksikliğinin giderilmemesini takiben üç ay daha ek süre verilmesi, devamında ruhsatnamenin iki yıl süreyle askıya alınması, ancak bu aşamalardan sonra eksikliğin giderilmemesi halinde ruhsatnamenin iptal edilmesi öngörülmüş, bununla birlikte kuruluşlara, askı süresi içinde veya süre sonunda polikliniğe dönüşme suretiyle sağlık sistemindeki varlıklarını devam ettirme imkanı da tanınmıştır. <br>Buna göre, 10 uzman hekim kadrosuyla kurulan tıp merkezlerinin, çalışan uzman hekim sayısının 10'un altına düşmesi ve uzman hekim eksikliğinin giderilmemesi halinin, kademeli olarak ruhsat iptali yaptırımına bağlanması işin doğasından kaynaklanmaktadır. <br>Ayrıca, A, B ve C tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış ve mevcut haliyle faaliyetine devam edecek olanlardan, "tıp merkezi" için öngörülen (en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere) en az on uzman hekim kadrosunun bulunması koşulunu sağlamalarının istenilmediği, dolayısıyla düzenlemenin küçük kapasiteli tıp merkezlerini olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığı, bu merkezlere, Yönetmelikte yer alan "tıp merkezi" için (asgari toplam kapalı alan şartı hariç) gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla mevcut yerlerinde de yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenebildiği, kadro şartının sağlanması için iki yıllık süre dahi tanındığı, uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verildiği dikkate alındığında, düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine de aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>Öte yandan, davacı tarafından, özel hastaneler için aranan şartlara bakıldığında düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, özel hastane ile tıp merkezinin temel özellikleri ile burada sunulan sağlık hizmetinin nitelikleri ve kapasiteleri birbirinden farklı olduğu, bu itibarla uyuşmazlıkta eşitlik ilkesi yönünden değerlendirme yapmanın koşullarının oluşmadığı, kaldı ki 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrası ile geçici 13. maddesine göre, özel hastanelerin, en az 100 hasta yatağıyla kurulabildiği ve kadrosunda (100/3=) 33 hekimin bulunmasının gerektiği görülmektedir. <br>2) 6. maddenin 5. fıkrası :<br>Dava konusu değişiklik ile, Bakanlık ile A ve B tipi tıp merkezleri arasında yapılabilen kadro değişimi uygulamasına son verilmiş, "tıp merkezleri"nin planlama kapsamındaki ünite ve merkezlerini başka bir tıp merkezine veya özel hastaneye devredebileceği, tıp merkezlerinin kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı kadro değişimi yapabileceği öngörülmüş, il dışına ünite ve merkez devri ile karşılıklı kadro değişimi, Bakanlık planlamalarına uygun bulunması koşuluna bağlanmıştır. <br>Davacı tarafından, dava konusu değişiklikle, A ve B tipi tıp merkezlerinin Bakanlıkla yapmakta olduğu kadro becayiş hakkının kaldırıldığı, kadro becayişinin kaldırılmasının kadro edinmeyi ticari bir gelir kaynağı haline getireceği iddia edilerek düzenlemenin iptali istenilmekte; davalı idare tarafından ise savunma dilekçesinde, planlama yetkisi kapsamında uzmanlık dalları ve hekim sayıları açısından kamu ve özel sağlık kuruluşları arasındaki dengenin sağlanması, planlamanın efektif olarak gerçekleştirilebilmesi için Bakanlıkla kadro becayişi yerine bundan çok daha kapsamlı olarak tıp merkezlerinin kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı olarak kadro değişimi yapabilmelerine imkan verildiği belirtilmektedir. <br>Bakılan davada, mevzuatla davalı idareye tanınan planlama yetkisi çerçevesinde ve planlamanın etkili yürütülmesi amacıyla, yeni tıp merkezi uygulamasına geçilmesi sebebiyle ünite ve merkez devri ile karşılıklı kadro değişiminin sadece yeni tıp merkezleri için öngörülmesinde, Bakanlık ile yapılabilen kadro değişiminin yeni düzenlemede öngörülmemesinde, A ve B tipi tıp merkezleri faaliyetlerine mevcut halleriyle devam edebileceğinden bunun sonucu olarak, bu merkezlerce yapılabilen kadro değişimi uygulamasına son verilmesinde üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir. <br>C) Yönetmeliğin 10. maddesinin 3. fıkrası ile 12. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi :<br>Dava konusu Yönetmeliğin "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrası, "B tipi tıp merkezlerinde birinci fıkranın (c) bendi hariç diğer bentlerinde öngörülen belgeler aranır. Ayrıca A ve B tipi tıp merkezinin acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur" şeklinde; "Bina durumu" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrası, "A tipi tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak B tipi tıp merkezleri binanın girişinden itibaren tüm bölümleri asansör ve merdiven kullanımı dahil bütünlük ve müstakiliyet arz eden kısmında da kurulabilir. Bu durumda, yangın kaçış merdivenlerine ulaşıma dair uygunluk aranır. Cerrahi uygulama yapacak tıp merkezlerinin A ve B tipi olması zorunludur." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 10. maddenin 3. fıkrası, "Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur." şeklinde; aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrası, "(1) Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz." şeklinde değiştirilmiştir. <br>Dava konusu edilen düzenlemelerden, 12. maddesinin 1. fıkrasında, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişiklik yapılmış ise de, bu değişikliğin davacının iddiasını karşılamadığı gibi düzenlemenin esasını etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir. <br>Dava konusu değişikliklerden önce, A tipi tıp merkezlerinin, müstakil binalarda kurulmasının zorunlu olduğu, A ve B tipi tıp merkezlerinde, hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için yeterli otopark alanı oluşturulmasının, ayrıca, acil ünitesi veya poliklinik önünde, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı bulundurulmasının gerektiği düzenlenmiş, A, B ve C tipi tıp merkezlerinde asgari toplam kapalı alana yönelik herhangi bir koşula yer verilmemiş iken; dava konusu değişiklikler ile, yeni "tıp merkezleri"nin, müstakil binalarda ve asgari toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olmayacak şekilde kurulması öngörülmüş, yeterli otopark alanına ilave olarak, acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşuluna yer verilmiştir. <br>Buna göre, tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinin nitelik ve kapasitesinin artırılması, bu merkezlerin daha donanımlı fiziki yapıya sahip olmalarının sağlanması amacıyla, yeni "tıp merkezleri"nin müstakil binalarda kurulması koşulunun öngörüldüğü, davalı idarece tıp merkezi binasının toplam kapalı alanının ne kadar olması gerektiğine yönelik tespit yetkisinin, yeni tıp merkezlerinin hizmet birimleri ve standartları da göz önünde bulundurularak kullanıldığı, daha önce A ve B tipi tıp merkezleri için aranan yeterli otopark alanı ile birlikte acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşulunun bu kez yeni "tıp merkezi" için aranmasının, hasta ve hasta yakınlarının sağlık hizmetine ulaşılabilmelerinin kolaylaştırılmasının bir gereği olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. <br>Ç) Yönetmeliğin 12/A maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin incelenmesi :<br>Dava konusu Yönetmeliğin 12/A maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, "Gözlem ünitesi : A ve B tipi Tıp merkezlerinde; ilgili dal uzmanının hastayı gözlem altına alarak takip edebileceği, yatak başına en az dokuz metrekare alanı olan, en fazla sekiz gözlem yatağı bulunan, yataklar arası uygun biçimde ayrılabilen, içinde lavabosu ile hemşire istasyonu bulunan ve belirlenen asgarî tıbbî malzeme, donanım ve ilaçların bulunduğu hasta gözlem ünitesi olmalıdır. Gözlem ünitesinde kullanılacak hasta yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. Gözlem odalarında hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 10. maddesi ile, "Gözlem yatağı: Tıp merkezlerinde; ilgili dal uzmanının hastayı gözlem altına alarak takip edebileceği en fazla 25 yatak olacak şekilde gözlem yatağı bulunur. Gözlem yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. Gözlem yataklarının hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur. Gözlem yataklarının, doğrudan ve yeterli gün ışığı ile aydınlanabilecek konumda, taban ve duvarlarının düzgün ve kolay temizlenebilecek nitelikte ve dezenfeksiyona elverişli alanlarda olmaları şarttır. Yeterli gün ışığı almayan, ziyaretçilerin ve hastane personelinin yoğun kullandığı, hastanın sıhhat ve istirahatını olumsuz tarzda etkileyecek mekânlarda gözlem yatağı olamaz. Gözlem yataklarının bulunduğu ünite veya odaların kapı genişliği en az bir metre on santimetre olmalı, tuvalet ve banyo kapıları dışa açılacak şekilde düzenlenmelidir. Gözlem yatakları tıp merkezi bünyesinde gözlem ünitesi veya gözlem odalarında bulunur:<br>1) Gözlem ünitesi: Yatak başına en az dokuz metrekare alanı olan, en fazla sekiz gözlem yatağı bulunan, yataklar arası uygun biçimde ayrılabilen, içinde lavabosu ile hemşire istasyonu bulunan ve belirlenen asgarî tıbbî malzeme, donanım ve ilaçların bulunduğu gözlem ünitesi şeklinde olmalıdır.<br>2) Gözlem odası: Islak zeminler hariç olmak üzere hasta yatağı başına; tek yataklı gözlem odaları en az dokuz metrekare, iki yataklı odalar, hasta yatağı başına en az yedi metrekare alana sahip olmalıdır. Bir gözlem odasında ikiden fazla hasta yatağı bulunamaz. Hastalara anında ulaşabilmek ve hasta bakımını sağlamak üzere; gözlem odalarının bulunduğu katlarda, koridor ve hasta odalarına hakim bir konumda lavabosu ve ilaç hazırlama alanı bulunan ve koridorun genişliğini etkilemeyecek şekilde, en az bir hemşire istasyonu kurulması şarttır. Ayrıca hemşire istasyonunda, her hasta odası ile bağlantısı olan hasta çağrı sistemi bulunur. Gözlem odalarının bulunduğu katta gözlem altındaki hastaların muayene ve tedavilerinin yapıldığı servis muayene odası veya bölümü düzenlenebilir.” şeklinde değiştirilmiştir. <br>Davacı tarafından, her bir gözlem yatağında monitör olması ve gözlem yataklarının belirlenen fiziki şartlarda düzenlenmesi şartının, tıbbi ihtiyaçlar ve standartlar gözetilmeden getirildiği, gözlem ünitesinde yeterli sayıda monitör temin edilmesinin ifa edilebilirlik bakımından daha uygun olduğu, bina yapılarının da fiziki şartlar bakımından yeterli olmadığı iddia edilerek anılan düzenlemenin iptali istenilmekte; davalı idare tarafından ise savunma dilekçesinde, 12/A maddesinin Yönetmeliğe eklendiği 31/12/2009 tarihinden bu yana tıp merkezlerinin gözlem odalarında hasta başı monitörizasyon sistemi bulunmasının zaten zorunlu olduğu belirtilmektedir. <br>Bakılan davada, Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesintisiz hizmet verebilen tıp merkezlerinde bulunması zorunlu tıbbi hizmet birimleri arasında gözlem ünitesi veya gözlem odasının sayıldığı, bu birimlerde yer alacak gözlem yataklarının standartlarının, hizmetin gereklerine uygun şekilde belirlendiği, ilgili dal uzmanının gözlem altına alarak takip ettiği hastaların, gerekli sağlık hizmetini alabilmeleri için gözlem yataklarının hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunmasının öngörülmesinin sağlık hizmetinin niteliği ve hizmetin gereklerine uygun olduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, dava konusu düzenlemede, davacının iddiaları yönünden üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>D) Yönetmeliğin geçici 12. maddesine eklenen 5. fıkrasının incelenmesi :<br> 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi 2. fıkrasında, "Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:<br> a) Kamu kurum ve kuruluşları. <br> b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri. <br> c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası." düzenlemesine yer verilmiş; aynı maddenin 3. fıkrasında, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Dava konusu Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 18. fıkrası, "Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır. Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan tabip ve uzman tabipler, kadrolu çalıştıkları özel sağlık kuruluşunun çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kurumsal sözleşme yapılarak diğer özel hastane veya özel sağlık kuruluşunda çalıştırılabilir. Ancak, bu durumda tabip ve uzman tabiplerin muvafakatinin alınması zorunludur. Sözleşme Müdürlüğe bildirilir ve ilgili tabip ve uzman tabiplere çalışma belgesi düzenlenir. Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 19. maddesi ile, "Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır." şeklinde değiştirilmiş; asıl Yönetmeliğin geçici 12. maddesine, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 22. maddesi ile eklenen 5. fıkrada da, "Bu fıkrayı ihdas eden Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan bu Yönetmeliğin ek 1 inci maddesinin on sekizinci fıkrası kapsamında kurumsal sözleşme ile çalışanların sözleşmeleri en geç 30/6/2020 tarihinde sona erer." kuralı düzenlenmiştir. <br> Yukarıda yer verilen 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi ve bu düzenlemelere dayanılarak çıkarılan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir. <br>Ayrıca, Sağlık Bakanlığının genel olarak sağlık insan gücünü planlama yetkisine ilişkin anılan mevzuat hükümlerinin yanı sıra, hekimlerin birden fazla yerde çalışabilmesine ilişkin olarak da 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında bu istihdam planlamalarının esas alınacağı belirtilmiştir. <br>Dava konusu değişiklikten önce, özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan hekimlerin, kadrolu çalıştıkları kuruluşun çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun olmak kaydıyla, özel sağlık kurum ve kuruluşlarının arasında yapılacak kurumsal sözleşme ile diğer bir kuruluşta kadro şartı aranmaksızın (yine hekimin muvafakati ile) çalıştırılabildiği, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile kurumsal sözleşme uygulamasına son verildiği, dava konusu değişiklik ile de bu şekilde kurumsal sözleşme ile çalışan hekimlerin sözleşmelerinin en geç 30/06/2020 tarihinde sona ereceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.<br>Bakılan davada, kurumsal sözleşme uygulamasının, kadrolu çalışmanın istisnaları arasından çıkarılması sebebiyle sağlık hizmetlerinin aksamaması adına, söz konusu sözleşmelerin sona ermesi için yaklaşık 9 aylık bir geçiş süresi tanıyan dava konusu düzenlemede, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>E) Yönetmeliğin Ek-9 sayılı Listenin incelenmesi :<br>Dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 12/05/2021 tarih ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 22/05/2021 tarih ve 31488 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, en son 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir.<br>Dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin birden çok kez değiştirilmesi ve işin esasını etkileyecek şekilde tamamıyla yeniden düzenlenmesi, davacının haklarını ihlâl eder nitelikte tesis edilen herhangi bir bireysel işlemin de dava konusu edilmemesi karşısında, bu düzenleme yönünden dava hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı eki yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2. Yönetmeliğin diğer düzenlemeleri yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>3. Netice itibarıyla kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki yönünden davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği göz önünde bulundurulduğunda, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL duruşmalı vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, aynı Tarife uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br> </font></p></body></html>

müdür