<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/1035 E.  ,  2023/5951 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C. <br>D A N I Ş T A Y <br> ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/1035 <br>Karar No : 2023/5951 <br> <br>DAVACI : … Sendikası <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>DAVALI : … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>DAVANIN KONUSU: <br> 1- 20/10/2006 tarih ve 26325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölye ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin, "Üretimde Çalışma ve Ücret Esasları" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendi ile; <br> 2- Anılan Yönetmeliğe dayanılarak, döner sermaye işletmelerine tabi kurumlarda çalışan saymanların "diğer hizmet sınıfı / diğer personel" olarak kabulü ile asgari ücretin bir aylık tutarı ile ücretlendirilmelerine dair uygulama işleminin iptali istenilmektedir. <br> <br>DAVACININ İDDİALARI : Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumlarda kurulan döner sermaye işletmelerine ilişkin usul ve esasların, 3423 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Mesleki ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanun ile düzenlendiği, anılan Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, parça başı ücret ödenmek suretiyle yaptırılacak mal veya hizmet üretiminde çalışan diğer hizmet sınıflarındaki her personelin bir ayda alacağı ücretin toplamının, asgari ücretin bir aylık tutarından fazla olamayacağının kurala bağlandığı; ancak, okul ve kurumlardaki döner sermaye işletmelerinde görevli bulunan saymanların; ücret, prim ve özlük haklarının belirlenmesinde, diğer hizmet sınıfı kapsamındaki personel olarak kabul edildikleri, ilgili Yönetmelik'te saymanın; döner sermaye işletmesinin mali ve muhasebe işlemlerini yürüten ve Sayıştay’a hesap vermekle yükümlü kişi şeklinde, personelin ise; bünyesinde döner sermaye işletmesi bulunan okul veya kurumun kadrosunda olan veya atamaya yetkili makam tarafından bu işletmede fiilen çalışmak üzere görevlendirilen ve döner sermaye faaliyetlerine katkıda bulunan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi kişiler şeklinde tanımlandığı, dolayısıyla saymanların, diğer hizmet sınıfı/diğer personel olarak tanımlandıklarına dair bir düzenlemenin bulunmadığı, saymanların gerek döner sermaye işletmesinin yürütülmesinde, gerekse Sayıştaya hesap verme ve mali sorumluluk bakımından idari personel olarak kabul edilip, yoğun iş yükü ve sorumluluk altında olmalarına rağmen, daha az ücretlendirmeye tabi tutuldukları, saymanlar; görev ve yetki olarak idari personel vasfında olup, bu tanıma uygun şekilde uygulamanın yapılmasının gerektiği, Yönetmelik hükmünün, Kanun’a aykırılığı ve eksik düzenleme içermesi nedeniyle hak kayıplarına sebebiyet verildiği, saymanın; döner sermaye işletmesi ile ilgili tüm muhasebe işlemlerinin yapılmasında, atölye ve idari alandaki görev dağılımında tam sorumlu bulunduğu, birden fazla kurumun saymanlığını yürüten personel açısından daha büyük mağduriyetlerin ortaya çıktığı, bu durumda dahi aldığı ücretin bir asgari ücret tutarını geçemeyeceği, döner sermaye işletmesinde sayman ile birlikte görev yapan müdür ve teknik müdür yardımcıları gibi idari personelin, bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin iki aylık tutarına kadar olmakla beraber, saymanlar açısından ise farklı şekilde düzenleme yapıldığı, bu durumun Anayasa ve uluslararası sözleşmelere de aykırılık oluşturduğu belirtilerek, dava konusu düzenlemenin iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir. <br> <br>DAVALININ SAVUNMASI : Parça başı ücret ile ilgili çalışma ve ücret esaslarının dava konusu Yönetmelik ile düzenlendiği, atölyede fiilen üretimde çalışan personele, Kanun'a uygun bir şekilde, azami ücret verilmesi esas alınarak, hangi hizmet sınıfındaki personelin, en fazla ne kadar parça başı ücret alacağının açık bir şekilde ifade edildiği, Bakanlığa bağlı döner sermaye işletmelerinin istisnalar hariç, 3423 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Mesleki ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanun’a göre kurulduğu, Kanun’un gerekçesinde; döner sermayelerin amaç ve faaliyetlerinin, çalışanlara fayda sağlamak veya finansal bir hareketliliğin izlenmesi yerine, uygulamalı mesleki eğitim olduğunun belirtildiği, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu yerine, 2013 yılında çıkarılan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’u ile saymanların sorumluluklarının, yapılan iş ve işlemlerinin içeriklerinden kaldırılarak, gerçekleştirme görevlisi ile harcama yetkililerine verildiği, 3423 sayılı Kanun’a göre kurulan döner sermaye işletmelerinin, diğer Bakanlıklarda faaliyet gösteren döner sermaye işletmelerinden ayrıldığı en önemli noktanın, iktisadi faaliyetler değil, iktisadi faaliyetlere bağlı uygulamalı eğitim yapılmasının olduğu, esas olanın eğitim olup, işletmeciliğin ikinci planda kaldığı, bu nedenle Yönetmelikte de, eğitimcilere pozitif ayrımcılık getirildiği, eğitim ve öğretim faaliyetleri için istihdam edilen öğretmenlerin, döner sermaye işletmesi bulunan okullarda, atölyede döner sermaye kapsamında öğrencilere gerçek iş üzerinde uygulama yaptırmaları ve üretime katılmalarının da gerektiği, 5018 sayılı Kanun’da görevleri sayılan saymanların ise eğitim faaliyetiyle bir ilgilerinin bulunmadığı belirtilerek, yapılan işin niteliği, mal ve hizmet üretimine katkı gibi unsurlar dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin Kanun’un amacına uygun olduğundan, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … <br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>DANIŞTAY SAVCISI : … <br>DÜŞÜNCESİ : ... Sendikası (...) vekili tarafından 20.10.2006 günlü, 26325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölyelerin ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin "Üretimde çalışma ve ücret esasları" başlıklı 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendi ile bu Yönetmeliğe dayanılarak döner sermaye işletmelerine tabi kurumlarda çalışan saymanların "diğer hizmet sınıfı/diğer personel" olarak kabulüne ilişkin uygulama işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. <br>3423 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Mesleki ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin 26.1.2006 tarihli 5450 sayılı yasanın 7. maddesiyle değişik 2. fıkrasında, okulların döner sermayelerinin toplamının yüzmilyon Yeni Türk Lirasına (YTL) çıkarıldığı, bu miktarın, Bakanlar Kurulunca on katına kadar artırılabileceği, sermaye artırımlarının; döner sermaye işletmelerinin yıl sonu bilançosunda görülen kârlarının üçte birinin doğrudan sermayeye eklenmesi suretiyle karşılanacağı, döner sermaye işletme faaliyetlerinden elde edilecek kârın en çok üçte birinin, bu kârın gerçekleşmesini sağlayan personele katkıları oranında üretimi teşvik primi olarak dağıtılacağı, ancak, her personele verilecek primin yıllık tutarının en yüksek asgari ücretin yıllık tutarından fazla olamayacağı, Bakanlıkça uygun bulunan alanlarda, çalışma saati göz önünde bulundurulmaksızın parça başı ücret ödenmek suretiyle mal ve hizmet üretimi yaptırılabileceği, her personelin bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin iki aylık tutarından fazla olamayacağı, aynı iş için hem parça başı ücret hem de fazla çalışma ücretinin aynı anda ödenemeyeceği, okulların atölye, makine parkı ve tesislerinin özel sektörle işbirliği yapılarak işletilebileceği, bu fıkranın uygulanması ile ilgili hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. <br>Anılan yasa maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı'nca hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölyelerin ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmelik 20.10.2006 günlü, 26325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olup, Bakanlığın döner sermaye işletmelerinde üretimi teşvik primi dağıtımı ve parça başına üretimde çalışma ve ücret esasları belirlenmiş, parça başına üretime ilişkin üçüncü bölümde yer alan ''Üretimde çalışma ve ücret esasları başlıklı 8. maddesinin 5. fıkrasında, ''Parça başı ücret ödenmek suretiyle yaptırılacak mal veya hizmet üretiminde çalışan; a) Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfındaki her personelin bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin iki aylık tutarından, b) Teknik hizmetler sınıfındaki her personelin bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin bir buçuk aylık tutarından, c) Diğer hizmet sınıflarındaki her personelin bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin bir aylık tutarından, fazla olamaz." kuralına yer verilmiştir. <br>3423 sayılı Yasanın gerekçesinden, okullardaki döner sermaye işletmelerinin amacının, öğrencinin bir senede müfredat uyarınca yapmak zorunda olduğu uygulamalı işlerin hammaddelerinin Devlet bütçesine yük olmadan temin etmek olduğu, atölyelerde iktisadi faaliyetlere bağlı olarak uygulamalı yapılan eğitimde kar amaçlanmadığı, esas olanın eğitim olduğu, işlerin ticari niteliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu Yasanın 1. maddesinin 2. fıkrasında, üretimi teşvik primi ödemelerinin, döner sermaye işletme faaliyetlerinden elde edilecek kardan yapılacağı ve bu karın elde edilmesini sağlayan personele katkıları oranında dağıtılacağı belirtilmiş, hangi personele ne oranda dağıtım yapılacağının belirlenmesi konusunda ise, idareye takdir yetkisi tanınmıştır. <br>Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bünyesinde döner sermaye işletmesi olan mesleki ve teknik öğretim okullarında bulunan öğrenci ve kursiyerler müfredat gereği öğretmenlerin gözetiminde kendi alanlarında uygulamalı eğitim yapmak durumundadırlar. Öğrenci ve kursiyerlerin bir kısmı uygulamalı eğitimlerini okullardaki tesis ve atölyelerde parça başı ücret ödenmek suretiyle yapılan mal ve hizmet üretiminde çalışarak yaptıklarından söz konusu mal ve hizmet üretiminin, uygulamalı eğitimin bir parçası olduğu açıktır. <br>Öte yandan anılan Yasa uyarınca üretim sonucu personele ödenecek parça başı ücret, özlük hakları kapsamında ödenen bir ücret olmayıp, sadece mesai saatleri dışında fiilen çalışanlara ve üretime katkıları oranında ödenen bir ücret olduğundan bu ücretin belirlenmesinde, parça başı ücret karşılığı yapılacak mal ve hizmet üretiminde görev yapanların, üretim aşaması ve bu aşamanın öncesi ve sonrasını da kapsayan üretim sürecinde üstlendikleri görev iş yükü ve sorumlulukları dolayısıyla üretim sürecine yapacakları katkılar önem kazanmaktadır. <br>Söz konusu Yönetmelikte, harcama yetkilisinin, mesleki ve teknik okul müdürü, gerçekleştirme görevlisinin ise, işletmenin üretim ve yönetiminde harcama yetkilisine yardımcı olarak okul müdürlüğünce müdür yardımcıları arasından görevlendirilen teknik müdür yardımcısı olduğu, saymanın ise, döner sermaye işletmesinin mali ve muhasebe işlerini yürüten ve Sayıştaya hesap vermekle yükümlü olan kişi olduğu diğer maddelerinde parça başı ücret ödenmek suretiyle yaptırılacak mal ve hizmet üretiminde, Yönetmeliğin 3. maddesinde tanımı yapılan personelden çalışmak isteyenlerden sadece harcama yetkilisince uygun bulunanların çalıştırılması, parça başına ücret esasına göre üretilen mal ve hizmetlerin işçilik tutarları ile aynı üretimde emeği geçen öğrenci veya kursiyerlere ödenecek ücretin, üretime katkıları gözönünde bulundurularak bölüm veya atölye şefince belirlenmesi ve harcama yetkilisince onaylandıktan sonra ödenmesi öngörülerek görev ve yetki ve sorumlulukları belirtilmiştir. <br>657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36. maddesinde; bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan memurlar görev ve unvanları dikkate alınarak on iki sınıfa ayrılmış, her bir hizmet sınıfında yer alanlar belirtilmiş, bu Kanunun kapsamına dahil kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurların Genel İdare Hizmetleri sınıfını teşkil ettiği hüküm altına alınmıştır. <br>Okullardaki atölye veya tesislerde ekonomik faaliyetlere bağlı uygulamalı olarak parça başı ücret karşılığı yapılacak mal ve hizmet üretiminin, eğitim ve öğretimin bir parçası olduğu, eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda gerek öğretmen gerekse bunlar arasından yönetici olarak görevlendirilen okul müdür ve yardımcılarının eğitim ve öğretim görevlerinin yanısıra okullarındaki mal ve hizmet üretiminde Yönetmelikle verilen görev, yetki ve sorumlulukları dikkate alındığında; eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı ve teknik hizmetler sınıfı ile diğer hizmet sınıflarında görev yapan personelin parça başı üretimde üretim sürecine doğrudan veya dolaylı olarak bulundukları katkı ve etkilerinin aynı olmayacağı, diğer taraftan saymanların genel idare hizmetleri hizmetler sınıfında yer aldığı ve parça başı ücret karşılığı yapılacak mal ve hizmet üretiminine doğrudan katkılarının da bulunmadığı açıktır. <br>Davaya konu Yönetmeliğin 8. maddesinin 5. fıkrasındaki düzenlemede, üretime katılan personele bir ayda ödenecek parça başı ücret toplamının, dayanağı olan yasa maddesinde belirtilen üst sınırlar dikkate alınarak mal ve hizmet üretiminde çalışanların üretim sürecindeki görev yetki ve sorumlulukları ile üretime katkıları gözetilmek suretiyle bulundukları hizmet sınıflarına göre farklı belirlendiği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda anılan Yasa maddesinde döner sermaye işletme faaliyetlerinden elde edilecek kârın gerçekleşmesini sağlayan personele katkıları oranında ödenmesi öngörülen üretimi teşvik priminin, aylık gibi zorunlu ve kapsamdaki bütün personele eşit şekilde ödenmesi öngörülen nitelikte bir ödeme olmaması karşısında, Yönetmeliğin iptali istenilen 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemenin, takdir yetkisi çerçevesinde ve anılan Yasa maddesinde belirtilen hususlar gözetilerek yapıldığı sonucuna ulaşıldığından bu düzenlemede ve bu Yönetmeliğe dayanılarak döner sermaye işletmelerine tabi kurumlarda çalışan eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı ve teknik hizmetler sınıfında yer almayan saymanların "diğer hizmet sınıfı/diğer personel" olarak kabulüne ilişkin uygulama işleminde hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmemiştir. <br>Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br> Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için önceden belirlenen 22/11/2023 tarihinde, davacı ... Sendikası vekili Av. …, Sendika Genel Başkanı … ile davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili Av. Kamil Bildircin ve Danıştay Savcısı …'ın hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. <br>Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: <br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY: <br> Davacı Sendikanın 24/11/2020 tarihli başvurusuyla; döner sermaye işletmelerinde mal ve hizmet üretiminde çalışan personel ücretlerinin, birçok okul ve kurum müdürlüğünce, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine, eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında sayılarak asgari ücretin iki katı oranında, saymana ise diğer hizmet grubunda sayılarak asgari ücretin bir aylık tutarından fazla olamayacak şeklinde verilmesine ilişkin uygulamanın yeniden değerlendirilerek düzeltilmesi istenilmiştir. <br> Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E… sayılı işlemiyle; 3423 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Mesleki ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin ikinci paragrafının değişikliği sonrasında, Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölye ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin 20/10/2006 tarih ve 26325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu tarihten önce parça başı üretim esasına göre üretim olmadığı için parça başı ücret ödemesinin yapılmadığı, parça başı ücret ile ilgili çalışma ve ücret esasları ile hangi hizmet sınıfındaki personelin en fazla ne kadar parça başı ücret alacağının, Yönetmeliğin 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer aldığı, sayman kadrosundaki personele, genel idare hizmetleri sınıfında olmalarından dolayı asgari ücretin bir aylık tutarından fazla parça başı ücret ödenemeyeceğinin açık olduğu belirtilmiştir. <br> Bu durum üzerine, Yönetmeliğin, "Üretimde çalışma ve ücret esasları" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendi ile Yönetmeliğe dayanılarak, döner sermaye işletmelerine tabi kurumlarda çalışan saymanların "diğer hizmet sınıfı / diğer personel" olarak kabulü ile asgari ücretin bir aylık tutarı ile ücretlendirilmelerine dair uygulama işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 3423 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Meslekî ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasında, "Okulların döner sermayelerinin toplamı yüzmilyon Yeni Türk Lirasına (YTL) çıkarılmıştır. Bu miktar, Bakanlar Kurulunca on katına kadar artırılabilir. Sermaye artırımları; döner sermaye işletmelerinin yıl sonu bilançosunda görülen kârlarının üçte birinin doğrudan sermayeye eklenmesi suretiyle karşılanır. Döner sermaye işletme faaliyetlerinden elde edilecek kârın en çok üçte biri, bu kârın gerçekleşmesini sağlayan personele katkıları oranında üretimi teşvik primi olarak dağıtılır. Ancak, her personele verilecek primin yıllık tutarı en yüksek asgari ücretin yıllık tutarından fazla olamaz. Bakanlıkça uygun bulunan alanlarda, çalışma saati göz önünde bulundurulmaksızın parça başı ücret ödenmek suretiyle mal ve hizmet üretimi yaptırılabilir. Her personelin bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin iki aylık tutarından fazla olamaz. (Değişik sekizinci cümle: 11/10/2011-KHK-666/5 md.; İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.:2012/205 sayılı Kararı ile.) (…) Bu fıkranın uygulanması ile ilgili hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir." hükmü öngörülmüştür. <br>20/10/2006 tarih ve 26325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölye ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin ''Amaç ve kapsam'' başlıklı 1. maddesinde, ''Bu Yönetmeliğin amacı; Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumların bünyesinde 3/6/1938 tarihli ve 3423 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Meslekî ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanuna göre kurulan döner sermaye işletmelerinde üretimi teşvik priminin dağıtımına, parça başı ücret ödenmek suretiyle mal veya hizmet üretilmesine ve atölye, makine parkı ve tesislerin özel sektörle iş birliği yapılarak işletilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu Yönetmelik; bünyesinde 3423 sayılı Kanuna göre döner sermaye işletmesi kurulan okul ve kurumlar ile bu okul ve kurumların bünyesindeki döner sermaye işletmelerini, döner sermaye işletmelerinde çalışan personel ile beceri eğitimi yapan öğrenci ve kursiyerleri kapsar.''; ''Dayanak'' başlıklı 2. maddesinde, ''Bu Yönetmelik, 3/6/1938 tarihli ve 3423 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Meslekî ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.''; "Üretimde çalışma ve ücret esasları" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrasında, "Parça başı ücret ödenmek suretiyle yaptırılacak mal veya hizmet üretiminde çalışan; <br> a) Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfındaki her personelin bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin iki aylık tutarından, <br> b) Teknik hizmetler sınıfındaki her personelin bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin bir buçuk aylık tutarından, <br> c) Diğer hizmet sınıflarındaki her personelin bir ayda alacağı parça başı ücretin toplamı, asgari ücretin bir aylık tutarından fazla olamaz." düzenlemesi yer almıştır. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 3423 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Meslekî ve Teknik Öğretim Okulları Döner Sermayesi Hakkında Kanun ile Bakanlıkça uygun bulunan alanlarda, çalışma saati göz önünde bulundurulmaksızın parça başı ücret ödenerek mal ve hizmet üretimi yaptırılabileceği, her personelin bir ayda alacağı parça başı ücret toplamının, asgari ücretin iki aylık tutarından fazla olamayacağı, uygulama ile ilgili hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği hükme bağlanmak suretiyle, kurulan döner sermaye işletmelerinde elde edilecek kârın dağıtımının, hangi personele, ne oranda yapılacağının belirlenmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. <br> 3423 sayılı Kanun uyarınca kurulan döner sermaye işletmelerinde uygulamalı olarak yapılan eğitim sonucunda ortaya çıkan mal ve hizmetten dolayı kâr edilmesinin amaçlanmadığı, bu atölyelerde yapılan işlerin uygulamalı eğitimin yapılması için bir araç olduğu, herhangi bir iktisadi, ticari veya ekonomik bir amacının olmadığı tabiidir. <br> Uyuşmazlık konusu Yönetmelik hükmü ile parça başı ücret ödenmek suretiyle yaptırılacak mal veya hizmet üretiminde çalışan personelden, eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfındaki personel için, asgari ücretin iki aylık tutarından, teknik hizmetler sınıfındaki personel için, asgari ücretin bir buçuk aylık tutarından, diğer hizmet sınıfındaki personel için, asgari ücretin bir aylık tutarından fazla olamaz şeklinde, personelin hizmet sınıfına göre farklı ödeme biçimi getirilerek, bu suretle personelin üretim sürecindeki katkılarının dikkate alındığı, ayrıca; Yönetmelikte belirtilen söz konusu parasal hakların, ek ödeme niteliğinde olduğundan, fiili katkı karşılığında ödenmesi gerektiği de açıktır. <br> Bu durumda, Kanun'un açık hükmü uyarınca takdir yetkisi bulunan davalı idarece hazırlanarak yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelik düzenlemesinde ve söz konusu Yönetmeliğe dayanılarak, döner sermaye işletmelerine tabi kurumlarda çalışan saymanların "diğer hizmet sınıfı / diğer personel" olarak kabulü ile asgari ücretin bir aylık tutarı ile ücretlendirilmelerine dair uygulama işleminde hukuka ve dayanağı üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır. <br> <br>KARAR SONUCU : <br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. DAVANIN REDDİNE, <br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, <br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, <br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde usulde oyçokluğuyla esasta oybirliğiyle karar verildi. <br> <br> <br>(X) KARŞI OY: <br> Dava; 20/10/2006 tarih ve 26325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölye ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin, "Üretimde Çalışma ve Ücret Esasları" başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendi ile anılan Yönetmeliğe dayanılarak, döner sermaye işletmelerine tabi kurumlarda çalışan saymanların "diğer hizmet sınıfı / diğer personel" olarak kabulü ile asgari ücretin bir aylık tutarı ile ücretlendirilmelerine dair uygulama işleminin iptali istemiyle açılmıştır. <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; ''İlk inceleme üzerine verilecek karar'' başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanun'a aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır. <br> Anılan Kanun'un, ''Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür...4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne; "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir. <br> Dosyanın incelenmesinden; davacı Sendikanın 24/11/2020 tarihli başvurusuyla, sayman unvanlı personele, diğer hizmet grubunda sayılarak asgari ücretin bir aylık tutarından fazla olamayacak şekilde parça başı ücret verilmesine ilişkin görüşün yeniden değerlendirilmesi istenilmiş, davalı idarenin 08/12/2020 tarihli işlemiyle, Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölye ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hüküm doğrultusunda sayman kadrosundaki personele, genel idare hizmetleri sınıfında olmalarından dolayı asgari ücretin bir aylık tutarından fazla parça başı ücret ödenemeyeceğinin belirtilmesi üzerine, ilgili Yönetmelik hükmü ve anılan Yönetmeliğe dayanılarak, döner sermaye işletmelerine tabi kurumlarda çalışan saymanların "diğer hizmet sınıfı / diğer personel" olarak kabulü ile asgari ücretin bir aylık tutarı ile ücretlendirilmelerine dair uygulama işleminin iptali istemiyle 10/02/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br> 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu, bir başka ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik doğuran bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmekte olup, davacı Sendikanın Milli Eğitim Bakanlığına yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, davacı Sendika yönünden bir uygulama işlemi olarak kabul edilmesine imkan bulunmamaktadır. <br> Bu itibarla, davacı Sendikanın, davalı idareye yaptığı başvuru 2006 yılında yürürlüğe girerek hukuki sonuçlarını doğurmuş olan dava konusu Yönetmelik hükmüne karşı dava açma süresini yeniden başlatmayacağından ve bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın esası süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceğinden, süre aşımı yönünden davanın reddi gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz. </font></p></body></html>

müdür