<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2908 E. , 2023/6484 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/2908<br>Karar No : 2023/6484 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Mustafa Kemal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde yardımcı doçent olarak görev yapan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı üst yazıyla bildirilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; dava konusu işlemin gerekçesi olarak gösterilen ceza davası sonucunda davacı hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, işlemin diğer gerekçesi olan idari soruşturmanın ise halen sonuçlanmadığı, sonuçlanmayan disiplin soruşturmasının, davacının görevden ilişiğinin kesilmesine dair dava konusu işleme gerekçe olamayacağı, ayrıca davacının görevli olduğu bölümde öğretim üyesine ihtiyaç duyulması ve bu yönde bölüm başkanı tarafından, davacının görevinin uzatılmasına dair öneride bulunulması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı idare bünyesinde yardımcı doçent olarak görev yapmaktayken, görev süresinin dolması üzerine, hakkında devam eden adli dava ve idari soruşturma gerekçe gösterilerek, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ceza davası ve idari soruşturmanın devam ettiği, 2547 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca davacının görev süresinin 01/11/2017 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, terör örgütü ile irtibat ve iltisak olmasının yeterli olduğu, bağ aranmasına gerek olmadığı, delile dayanma ve sübut derecesinde ortaya konulma şartının aranmadığı, idareye tam bir takdir yetkisinin tanındığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, terör örgütü ile iltisak ya da irtibatı olduğuna dair bir değerlendirme olmadığı, KHK ile görevden uzaklaştırma durumunun da söz konusu olmadığı, Bölüm Başkanlığı'nın görev süresinin uzatılması yönünde olumlu görüşü ile Yönetim Kurulu tarafından görev süresinin uzatılması yönünde karar verilmesine rağmen Rektörlükçe görev süresinin uzatılmadığı, ceza davasının beraatle sonuçlandığı, Rektörlük tarafından 10/08/2016 tarihinde açılan soruşturma sonucunda da herhangi bir cezai işlem uygulanmamasına karar verildiği, 14/08/2020 tarihinde doçentlik kadrosuna atandığı, işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacının Mustafa Kemal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde yardımcı doçent olarak görev yaptığı, hakkında yürütülen adli Fetö/PDY soruşturması nedeniyle 03/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 04/08/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 10/07/2017 tarihinde tahliye edildiği, 25/07/2017 tarihli dilekçe ile tahliye edildiğini belirterek en kısa sürede göreve dönme talebinde bulunduğu, davacının görev yaptığı bölüm olan İşletme Bölüm Başkanı tarafından 30/10/2017 tarihli yazı ile, davacının süresinin 01/11/2017 tarihinde sona erdiği ve soruşturma kapsamında açığa alınmış olmakla birlikte, soruşturmanın sonuçlanmamış olması ve ilgili anabilim dalında öğretim üyesine ihtiyaç duyulması nedeni ile görev süresinin uzatılmasının uygun olduğunun belirtildiği, Fakülte Yönetim Kurulu'nun 08/11/2017 tarihli kararı ile Bölümden gelen olumlu görüş doğrultusunda, mahkeme kararı ve disiplin soruşturması sonuçlanmadığından davacının görev süresinin 01/11/2017 tarihinden itibaren 3 ay uzatılmasının uygun olduğuna karar verildiği, 19/11/2017 tarihli Rektör Oluru ile 04/08/2016 tarihinde göz altına alınan, hakkındaki adli soruşturması devam eden ve halen açıkta bulunan davacının 2547 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca, görev süresinin sona erdiği 01/11/2017 tarihinden itibaren ilişiğinin kesilmesine karar verildiği görülmektedir. <br> Dava konusu işlemin tesisinden sonra ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı, suçun işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden 12/02/2019 tarihinde kesinleştiği, 30/07/2019 tarihli Rektörlük yazısında da 10/08/2016 tarihinde açılan soruşturma sonucunda herhangi bir cezai işlem uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 23.maddesinde(dava konusu işlemin tesis edildiği tarihle yürürlükte olan şekliyle); "a. Bir üniversite biriminde açık bulunan yardımcı doçentlik, isteklilerin başvurması için rektörlükçe ilan edilir. Fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda dekan, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda müdürler; biri o birimin yöneticisi, biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür kendi yönetim kurullarının görüşünü de aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama, rektör tarafından yapılır.<br> Yardımcı doçentler bir üniversitede her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için en çok 12 yıla kadar atanabilirler. Her atama süresi sonunda görev kendiliğinden sona erer. b. Yardımcı doçentliğe atanmada aranacak şartlar: <br> (1) Doktora veya tıpta uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilecek belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. <br> (2) Fakülte, enstitü veya yüksekokul yönetim kurullarınca, biri o dilin öğretim üyesi olmak üzere seçilecek üç kişilik bir jüri tarafından; sınava girenin kendi bilim alanında Türkçe'den yabancı dile, yabancı dilden Türkçe'ye 150 - 200 kelimelik bir çeviriyi kapsayan yabancı dil sınavını başarmak. <br> c. Üniversiteler, yardımcı doçentlik kadrosuna atama için bu maddede aranan asgari koşulların yanında, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, görev süresi sona erenlerin yeniden atanması hususlarında üniversitelere takdir yetkisi tanındığı, ne var ki, bu yetkinin sınırsız, soyut ve mutlak nitelikte olmayıp, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği, belirtilen unsurlara uyulmaksızın kullanıldığının yargı yerlerince saptanması halinde ise, idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalinin gerekeceği yerleşik yargısal içtihatlardandır. İdare hukukunda benimsenmiş bu prensiple, idarenin işlemlerinde, keyfiliğin, subjektifliğin önlenmesinin ve bu suretle kamu görevlilerinin daha rahat, güvenli bir statüde hizmet vermelerinin amaçlandığı şüphesizdir.<br> Bu bakımdan yeniden atamamaya ilişkin işleme dayanak alınan gerekçenin de dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe göre yukarıda anılan hususlar dahilinde değerlendirilmesi, yapılacak değerlendirmede kamu yararı, hizmet gerekleri gibi kriterlerin yanı sıra ilgilinin durumu ve olaya özgü somut verilerin dikkate alınması gerekmektedir.<br> Bu durumda, her ne kadar; dava konusu işlemin tesisinden sonra ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı, suçun işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden 12/02/2019 tarihinde kesinleştiği, 30/07/2019 tarihli Rektörlük yazısında da 10/08/2016 tarihinde açılan soruşturma sonucunda da herhangi bir cezai işlem uygulanmamasına karar verildiği görülmekte ise de; söz konusu yargılamanın ceza sorumluluğuna ilişkin olduğu, dava konusu işlemin ise takdire dayalı yeniden atamama işlemi olduğu, dava konusu işlemin işlem tarihindeki duruma ve mevzuata göre değerlendirilmesi gerektiği açıktır.<br> Dava konusu işlemde de davacının görev süresinin uzatılmamasına gerekçe olarak görev süresinin dolması üzerine, hakkında Fetö/PYD terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyle adli ve idari soruşturma yapıldığından bahisle açıkta olmasının gösterildiği, bu kapsamda, dava konusu işlem tarihinde adli ve idari süreç devam ettiğinden davacı hakkında henüz terör örgütü üyeliğiyle ilgili adli yargı yerince verilen kesinleşmiş bir hüküm bulunmamakla birlikte adli sürecin Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olmaya yönelik olduğu, dava konusu işlemin ise, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca, davalı idarenin görev süresi biten öğretim görevlilerinin yeniden atanması hususunda sahip olduğu takdir yetkisinin sınırları içerisinde tesis edildiği görülmektedir.<br> Bu bakımdan davalı idarece, terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle adli-idari soruşturma süreci devam eden davacının yeniden atamasının yapılmaması ve kadrosuyla ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemin, yasal mevzuat uyarınca idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br> Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 28/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>
müdür