<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/6751 E.  ,  2023/6093 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/6751<br>Karar No : 2023/6093 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir İli, Konak İlçesi, … Caddesi, No:… adresinde bulunan Küllüm isimli işyeri için, davacının murisi Abdullah Güneş adına düzenlenen İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin iptal edilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E: …, K: … sayılı kararda; dava konusu İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin ... adına düzenlendiği, davacının babası ...'in 06/11/2005 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 8.maddesi uyarınca, kanunî mirasçılara tespit tarihinden itibaren onbeş günlük süre verilerek bu süre sonunda ruhsatın yenilenmemesi veya intibak yaptırılmaması halinde ruhsatın iptal edilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan doğrudan işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin Konak Kaymakamlığı tarafından düzenlendiği, Konak Belediye Başkanlığı tarafından 04/01/2005 tarihli Olur ile 5272 sayılı Belediye Kanunu uyarınca İktisat İşleri Müdürlüğüne yetki devri yapıldığı, 5272 sayılı Kanun şekil yönünden Anayasaya aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, 03/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca, işlemi tesis eden Ruhsat ve Denetim Müdür Vekiline herhangi bir yetki devri yapılmadığının açık olduğu dikkate alındığında işyeri açma ve çalışma ruhsatının belediye başkanınca verilmesi gerektiğine ilişkin düzenlemeye istinaden yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yine belediye başkanı ya da görevlendireceği bir yetkili tarafından iptal edilmesi (geri alınması) gerekirken, bu ilkeye aykırı olarak tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin belirtilen gerekçelerle iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının dava ehliyetinin bulunmadığı, işyerinin faaliyet göstermediği, kapalı ve terk edilmiş olmasından dolayı ruhsat iptalinin yapıldığı, Ruhsat ve Denetim Müdürü görevini yürüten ...'ın 14/09/2007 tarihinden itibaren 15 günlük raporunu kullanmakta olduğu, görevine dönünceye kadar yerine Birimler Yetkilisi görevini yürütmekte olan ...'in Başkanlık Makamının 17/09/2007 tarihli Olur'u ile vekalet etmesinin uygun görüldüğü ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması istenmiştir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne, "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin 3. fıkrasında ise, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı düzenleme altına alınmıştır.<br>Aynı Kanun'un "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.<br> Bireysel idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekte ise de, idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.<br> Dosyanın incelenmesinden; İzmir İli, Konak İlçesi, Gaziler Caddesi, No:108/B adresinde bulunan "Küllüm" isimli işyeri için, 06/11/2005 tarihinde ölen davacının murisi ... adına Konak Kaymakamlığının … tarih ve … sayılı onayı ile, Konak Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünce 1102 nolu "İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin" düzenlendiği, Konak Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünce 16/09/2007 tarihinde yapılan denetimde işyerinin kapalı ve boş olduğunun tespiti üzerine, Konak Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdür Vekilinin … tarih ve … sayılı Olur'u ile söz konusu İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin iptal edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Olayda, davacının babası adına düzenlenmiş olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının 2007 yılında iptal edildiği, davacının o tarihte reşit olmadığını belirttiği, ancak uyap kayıtlarının incelenmesinden doğum tarihinin 23/01/1989 ve işlem tarihi itibarıyla reşit olduğu anlaşılan davacının, yıllar önce vefat etmiş olan babasına ait işyerinin kapalı olduğundan ve ruhsatının da iptal edilmiş olduğundan bilgisinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında süresi içinde açılmayan davanın süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği, 27/09/2007 tarihinde tesis edilen işlem için 26/08/2016 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun ise dava açma süresini ihya etmeyeceği, bu durumda, davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasının incelenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.</font></p></body></html>

müdür