<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/1333 E. , 2023/4386 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1333<br>Karar No : 2023/4386<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): <br>1- … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …<br> <br> 2- … Başkanlığı<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ: <br>Dava Konusu İstem: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü emrinde daire başkanı olarak görev yapan davacı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı emrine Sosyal Güvenlik Uzmanı olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının geçmiş hizmetleri ve davalı idareye daire başkanı olarak kurum dışından atandığı ve kurum içinde daha önce görevde yükselmeye tabi yönetim kadro ve pozisyonlarında ve/veya kariyer görevlerde bulunmadığı hususları gözönüne alındığında, idarenin kamu hizmetinin gerekleri ve işleyişi doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair davacı iddiası bulunmadığı gibi davalı idarece işlem tesisinde objektif değerlendirme ilkelerinden uzaklaşıldığını gösteren herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşılmakta olup, davacının, takdiren atandığı daire başkanlığı kadrosundan alınmasına dair işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, daire başkanı iken sosyal güvenlik uzmanı kadrosuna atanmasına ilişkin işlem yönünden uyuşmazlık irdelendiğinde, görevden alınan kamu yöneticilerinin atanabileceği kadroları belirlemek ve özlük haklarını düzenlemek üzere çıkarılmış olan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 18. maddesi kapsamında, davacının kazanılmış hak aylık derecesinin ve kademesinin korunduğu ve 3 yıl süreyle daire başkanlığı yaptığı anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 18. maddesi hükmü uyarınca önceki hizmet durumuna uygun "sosyal güvenlik uzmanı" kadrosuna atanmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemde de hukuka aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 1983 yılında Tokat Defterdarlığı emrinde vergi memuru olarak göreve başladığı ve askerlik hizmetini yerine getirdikten sonra 1996 yılından itibaren memur olarak görevine devam ettiği, 1997 yılından itibaren Gaziosmanpaşa Üniversitesinde sayman, 2005 yılından itibaren de Saymanlık Müdür Yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra 2009 yılında Samsun ili, Atakum Mal Müdürlüğü bünyesinde Saymanlık Müdür Yardımcısı kadrosuna atandığı, bilahare kurumlararası nakil yoluyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına atamasının yapıldığı ve Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğünde Mali Yönetim ve Organizasyon Daire Başkanlığı Daire Başkanı kadrosunda 25/12/2012 tarihinde göreve başladığı, 21/01/2016 günlü işlemle Daire Başkanlığı görevinden alınarak Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü emrine sosyal güvenlik uzmanı olarak atandığı, bu işleme karşı açılan davada … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği, iptal kararı üzerine davacının 01/02/2019 tarihinde Hizmet Sunumu Genel Müdürülüğü Daire Başkanı olarak göreve başlatıldığı, … günlü, … sayılı işlem ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı emrine sosyal güvenlik uzmanı olarak atanmasının yapıldığı, bu işlemin iptali istemiyle dava açıldığı, yargılama aşaması devam ederken ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edildiği, Danıştay İkinci Dairesinin 07/01/2021 günlü, E:2020/2292, K:2021/80 sayılı kararıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulduğu, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince bozma kararına uyulduğu ve … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddine karar verildiği, bu kararın da temyiz edildiği, temyiz isteminin Danıştay İkinci Dairesinin 16/03/2022 günlü, E:2022/375, K:2022/1279 sayılı kararıyla reddedildiği ve kararın kesin olarak onandığı anlaşıldığından, belirtilen süreçler gözönüne alındığında, davalı idareler tarafından, Mahkemece verilen iptal kararının şeklen uygulanması cihetine gidilerek yargı kararının etkisiz bırakıldığı sonucuna varılmış olup, davacının, daire başkanlığı görevini yerine getiremediğine veya başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge sunulamadığı gibi aksinin de davalı idarelerce ortaya konulamadığı, belirtilen hususlar doğrultusunda, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği kanıtlanamayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan; Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.“ kuralına yer verildiği, davacının bu işlem nedeniyle oluşan hak kayıplarının giderilmesi, dolayısıyla özlük haklarının iadesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının da ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine hükmedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı: Kurum kayıtlarının tetkikinden davacının, Aktüerya ve Fon Yönetimi Daire Başkanlığı kadrosunda olup, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığında görev yapmakta iken Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının 11/10/2022 tarihli yazısı ile "hizmetine ihtiyaç duyulmaması" nedeniyle asli kadro görevine iade edilmesi talebine istinaden … günlü, … sayılı Başkanlık Makam Olur'u ile asli kadro görevine iadesinin uygun görüldüğü, bununla birlikte İdarelerin, kamu hizmetinin daha etkin ve yapıcı olarak işleyebilmesi ve gelişebilmesi için personel hareketlerini düzenleme yetkilerinin olduğu, boş olan kadrolara kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kadro için gerekli nitelikleri taşıyan kişileri atama yetkisini haiz oldukları ve boş olan bir idari kadro üzerinde tasarrufta bulunma konusunda yargı kararları ile zorlanmalarının hukuka aykırı nitelik taşıdığı ileri sürülmektedir.<br>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: Davacının yöneticilik görevine devam etmesinde kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından fayda bulunmadığı, idarelerin yönetici kadrolarına atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğu bulunmadığı, Mahkeme tarafından verilen iptal kararının, Bakanlıkların ve diğer davalı Kurumun takdir hak ve yetkisini tamamen ortadan kaldıran, hukuki denetimin ötesinde bir nitelik taşıdığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı İdareler üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>
müdür