<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2604 E.  ,  2023/4293 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/2604<br>Karar No:2023/4293<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVACI) : … Akarlar Harita İnşaat Emlak <br> ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. …<br><br> 2. (DAVALI) : … Kurumu <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DİĞER DAVALI : … A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Kamu İhale Kurulu'nun (Kurul) 12/08/2008 tarih ve 2008/UH.Z-3354 sayılı kararının hukuka aykırılığının ... İdare Mahkemesi'nin Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile açıkça ortaya konulduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık şimdilik 202.000,00-TL maddî ile ticarî çevresinde itibarının ve saygınlığının zedelenmesi nedeniyle 20.000,00-TL manevî tazminatın 09/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarece, davacının verdiği anahtar teknik personel listesinde, önerilen iki kişinin de şirket ortağı olduğu, söz konusu personelin isteklinin bünyesinde çalışmakta olduğunu gösteren sosyal güvenlik kurumu onaylı belgelere teklifinde yer verilmediği, her ikisinin de şirketi 10 yıl süreli temsil yetkisinin bulunduğu, şirketin bir adet hissesine sahibi ...'ün teknik müdür olarak atanmasına ilişkin bilgilerin yer aldığı, limited şirketlerde sadece müdürlük görevini yürüten ortaklar için isteklinin bünyesinde çalıştığına dair belgenin aranmayacağı, müdürlük sıfatını, şirketi temsile yetkili müdür olarak değerlendirmek gerektiği, yetkili şirket müdürü dışındaki müdürlerin anahtar teknik personel olarak öngörüldükleri takdirde şirket bünyesinde çalıştıklarına dair Sosyal Güvenlik Kurumu belgelerinin sunulmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle ihaleyi yapan idarenin, ihalenin iptaline ilişkin kararının gerekçesi değiştirilerek davacının itirazen şikâyet başvurusu reddedilmiş ise de, bu karara karşı açılan davanın reddi üzerine yapılan temyiz başvurusunda, Dairece, Kurul kararında davacı yönünden belirtilen teknik müdür için de isteklinin bünyesinde çalışacağına dair belgenin aranmayacağı gerekçesiyle verilen bozma kararı sonrasında, 12/08/2008 tarih ve 2008/UH.Z-3354 sayılı kararda; davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin kısmının iptaline, davacının teklifinin değerlendirmeye alınması hususunda düzeltici işlem tesis edilmesine ve idarenin ihalenin iptaline ilişkin kararının iptaline karar verildiği, bu hâlde davacının teklifi ile birlikte geçerli diğer iki teklifin de birbirlerine çok yakın olduğu, rekabet ortamının oluşmadığı yolundaki ihale yetkilisinin görüşüyle ihalenin iptal edilmesine karşın davalı idarece bu değerlendirmenin yerinde bulunmadığı, ancak davacı tarafından sunulan teklif dosyasında sunulması gereken bilgi ve belgelerde eksiklik olduğu nedeniyle teklifinin değerlendirme dışı bırakılması kararı verildiği, dolayısıyla davacının itirazen şikâyet başvurusunun, ihale yetkilisinin iptal gerekçesi yerinde bulunmayarak, davalı idarece yapılan değerlendirme sonucunda yeni bir gerekçeyle reddedildiği;<br>Öte yandan, 09/02/2009 tarihinde ikinci kez aynı iş için ihale yapıldığı, ihalenin üzerinde bırakıldığı firma ile 23/03/2009 tarihinde sözleşme yapıldığı, işin tamamlanması üzerine kesin hesap yapılarak, 06/10/2011 tarihinde kesin teminatın yükleniciye iade edildiğinin anlaşıldığı, davalı idarenin işleminin hukuka uygun olmadığı yargı kararı ile ortaya konulduğuna ve yeniden yapılan ihale sonucunda iş başka bir firmaya gördürüldüğüne göre, davalı idarenin işlemi nedeniyle meydana gelen ve bilgi-belgeye dayanan davacının maddî zararının tazmininin gerektiği;<br>Dava dosyasında yer verilen bilgi ve belgeye göre, davacının ihaleye katılabilmesi için yaptığı ihale dosyası satın alınması için 200,00-TL, bankada teminat limiti oluşturmak için 2.000,00-TL, teminat mektubu ve refarans mektubu alınması için 450,00-TL, oda ve diğer resmî kurumlardan belge temini için 450,00-TL, noter suretleri için 150,00-TL, Ankara'ya ihale için seyahat kapsamında 250,00-TL, konaklama ve sair iaşe masrafları için 600,00-TL olmak üzere toplam 4.100,00-TL harcama tutarı ile ihalenin iptali nedeniyle yapılan şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusu için harcama tutarı olan 2.000,00-TL'nin tazmininin gerektiği;<br>Davacı tarafından tazmini istenilen diğer maddî zarar olarak açıklanan tutarlara gelince; her ne kadar şirket 4 personeli bu süreç için çalıştırdığını ileri sürmekte ise de, dosyadaki mevcut belgelerden yalnızca bu sürece özgü olarak işe başlatılıp, süreç sonunda görevine son verilen 4 personelin varlığının saptanamadığı, çünkü sürecin öncesinde, devam ederken ya da sonrasında hem göreve başlatılan hem de görevine son verilen birden çok personel olduğunun görüldüğü, yine 2 nitelikli personelin de aylık 2.000,00-TL ücretle çalıştırıldığı ileri sürülmüş ise de, her ikisinin de şirket ortağı olması, ücretli çalıştıklarına dair bir bilgi ve belgenin de sunulmaması nedeniyle davacının bu iddialarına itibar edilmediği;<br>Yine davacının mahrum kaldığı kâr olarak tazminini istediği 133.000,00-TL'nin ise gerçekleşmesi umulan veya muhtemel olan bir zarar olduğu, gerçekleşmiş bir zarar olarak kabulünün mümkün olmadığı;<br>Davacının manevî tazminat talebine gelince; idare hukuku ilkelerine göre manevî tazminata hükmedilmesi için, idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesinin gerektiği, uyuşmazlıkta manevî tazminatın ticarî itibarın yitirilmesi sebebiyle istenildiği, ancak davacıya manevî tazminat ödenmesini gerektiren koşulların gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle, davacının maddî tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 6.100,00-TL maddî tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddî tazminat ve manevî tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 01/12/2022 tarih ve E:2020/786, K:2022/4538 sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararının bozmaya ilişkin kısmına uyularak verilen kararda; davacı tarafından anılan ihaleye katılım için zorunlu olan geçici teminat mektubunun sunulduğu, akabinde ihalenin iptali sonrasında teminat mektubunun iade edildiği, ihalenin iptaline ilişkin Kamu İhale Kurulu kararının Danıştay kararıyla iptal edildiği görülmekle birlikte, ihale iptal edilmemiş olsa dahi söz konusu ihalenin davacı üzerinde bırakılacağının kesin olmadığı gibi, davacı tarafından ihaleye katılım için yaptığı harcamaların somut belgelerle kanıtlanamadığı, kaldı ki; davacı ile birlikte teminatı iade edilen diğer isteklilere de teminatın iadesi dışında bu teminatın temini için bankalara ödenen komisyon ve masrafları, yol ve konaklama giderleri ile noter masraflarının iade edilemeyeceği, dolayısıyla ihaleye katılım için gerekli olan belgelerin temini için yapılan masraf ile yol ve konaklama giderinin zarar olarak kabulü mümkün olmadığından davanın bu kısmının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Öte yandan, Kamu İhale Kanunu'na göre mevzuatta öngörülen idari yolları tüketmeden dava açılamayacağı, bunun zorunlu bir başvuru yolu olduğu, bu başvuru akabinde dava açılabileceği, başvuru için de Kanun'da belirtilen oranlarda bedel yatırılması gerektiği, her ne kadar başvuru bedelinin iadesi gibi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmekte ise de, itirazen şikâyet başvurunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararının Mahkeme kararıyla iptaline karar verildiği, dolayısıyla itirazen şikâyet başvurusunun incelenmesi sonucunda haklı bulunan davacı tarafından bu kapsamda yatırılan bedelin tazmini gerektiği, Dairemizce verilen ara karar cevabından, davacı tarafından anılan ihale nedeniyle yapılan itirazen şikâyet başvurusunda 301,00-TL başvuru bedeli ödendiği ve bu bedelin iade edilmediği görülmekte olup, 301,00-TL'nin tazmini gerekmektedir. <br><br>Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının davacının ihaleye katılabilmesi için yaptığı ihale dosyası satın alınması için 200,00-TL, bankada teminat limiti oluşturmak için 2.000,00-TL, teminat mektubu ve refarans mektubu alınması için 450,00-TL, oda ve diğer resmî kurumlardan belge temini için 450,00-TL, noter suretleri için 150,00-TL, Ankara'ya ihale için seyahat kapsamında 250,00-TL, konaklama ve sair iaşe masrafları için 600,00-TL olmak üzere toplam 4.100,00-TL harcama tutarı ile ihalenin iptali nedeniyle yapılan şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusu için harcama tutarı olan 1699,00 TL (2.000,00-301,00=1699,00 TL) tazminine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine; davalı idarenin itirazen şikâyet başvuru bedeli olan 301,00-TL'lik kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay içtihatlarına göre mahrum kalınan kârın ödenmesinin gerektiği, 09/02/2009 tarihinde söz konusu işe ilişkin olarak ikinci kez ihaleye çıkıldığı ve ihalenin üzerinde bırakıldığı firma ile 23/03/2009 tarihinde sözleşme imzalandığı ve işin tamamlandığı, bu nedenle iptal kararı doğrultusunda anılan işin yapılarak gelir elde edilmesinin mümkün olmadığı, Mahkeme kararı sonucunda hukuka aykırılığı tespit edilen işlem nedeniyle söz konusu kârın elde edilemediği, yargılama aşamasındaki masrafların ve anılan iş için bekletilen 6 personelin giderlerinin maddî zarar kapsamında karşılanmasının gerektiği, hukuka aykırı işlem nedeniyle 8 yıl hukuk mücadelesi verildiğinden manevî zarara uğradığı, kendisinin bir ticarî işletme olduğu ve ihalenin ticarî işletmesini ilgilendirdiğinden davalıların kamu kurumu olduğu dikkate alınmaksızın ticarî faize hükmedilmesi gerektiği, reeskont faizinin 09/10/2008 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı Kamu İhale Kurumu tarafından, Kurum'un Kanun'dan kaynaklı görevlerini yerine getirirken salt mevzuatı yorumlaması nedeniyle sürekli tazminat tehdidi altında bulunmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı, Kurul kararlarının alınmasında çıkar sağlama, Kurum'a ya da üçüncü kişilere zarar verme kastı bulunmadıkça, bu kararlar nedeniyle hukukî sorumluluğun bulunmaması gerektiği, hizmet kusurunun varlığından söz edilebilmesi için özel sorumluluk sebeplerinin var olması gerektiği, dava konusu olayda ihaleyi yapan idare ile yüklenici arasında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığı, maddî ve manevî zarara ilişkin olarak belirtilen tüm hususların farazî olduğu, somut olayda ihalenin idare tarafından iptal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı ve davalı Kamu İhale Kurumu tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının lehlerine olan kısmının onanması, aleyhlerine olan kısmının ise bozulması gerektiği savunulmuştur.<br> Diğer davalı İller Bankası A.Ş. Tarafından, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı Kamu İhale Kurumu'nun yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının ve davalı Kamu İhale Kurumu'nun temyiz istemlerinin reddine,<br> 2. Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, <br> 5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı Kamu İhale Kurumu'na iadesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

müdür