<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6037 E. , 2023/7931 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/6037<br>Karar No : 2023/7931 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Mersin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, ...Bölümünde Yardımcı Doçent olarak görev yapan davacı tarafından, 31/08/2016 tarihinde sona erecek olan görev süresinin hakkında devam eden adli-idari soruşturma gerekçe gösterilerek uzatılmamasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile açıkta kaldığı süreye ilişkin aylık ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K: ...sayılı kararda; davacı hakkında 11/01/2016 tarihinde internet üzerinde yayınlanan "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiriye imza attığından bahisle idari soruşturma başlatıldığı ve aynı zamanda "Halkı Kin ve Düşmalığa Alenen Tahrik Etme Suçu ve Suçluyu Övmek, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisini Alenen Aşağılama" suçlarını işlediğinden bahisle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca ...soruşturma numarası ile adli soruşturmanın başlatıldığının, idarenin davacının görev süresini uzatıp uzatmamak konusunda takdir yetkisi bulunduğu, ilgiliye isnat olunan suç ile ilgilinin, görev süresinin uzatılması durumunda uhdesine verilecek görevin önemi ve kendi içinde barındırdığı özellikleri dikkate alındığında, bu konuda yargı kararı ile zorlanması mümkün olmayan idarenin, anılan takdir yetkisi kapsamında görev süresinin uzatılmaması yönünde tesis ettiği dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.; <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairemizin 29.12.2021 tarih ve E:2018/2511,K:2021/7110 sayılı kararı ile ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin istinaf isteminin reddine dair ...tarih ve E:...,K:...sayılı kararının bozulması üzerine ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince bozma kararına uyularak; işleme dayanak olarak gösterilen adli soruşturma ve ceza dosyalarının kesinleşen Mahkeme kararıyla beraat ile sonuçlandığı hususu göz önüne alındığında; oluşan yeni hukuki durum karşısında, dava konusu işlemin gerekçelerinin hukuken ortadan kalktığı ve işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale geldiği sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline, hukuka aykırı olduğu saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının hesaplanarak davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının söz konusu bildiriyi imzalaması sebebiyle hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma yürütüldüğü, hakkında "Terör Örgütü Propagandası Yapmak", "Türk Milletini Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisini Alenen Aşağılama" suçlarından hakkında soruşturma bulunması nedeniyle görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davalı üniversite’de yardımcı doçent olarak görev yapan davacı, 31/08/2016 tarihinde görev süresinin dolacak olması sebebiyle Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı’na verdiği 23/05/2016 tarihli dilekçesi ile görev süresinin uzatılmasını talep etmiştir. Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığınca, davacının görev süresinin uzatılması yönündeki talebinin gereğinin yapılması için İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığına bildirilmiştir. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Kurulu'nun ...tarih ve ...sayılı kararı ile davacının görev süresinin uzatılmasına karar verilmiş ve gereği için Rektörlük makamına bildirilmesi üzerine Rektörlük makamınca; davacı hakkında açılan ve devam eden adli ve idari soruşturmalar gerekçe gösterilerek davacının görev süresinin uzatılmamasına karar verilmiştir.<br> Davacı tarafından, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun “Yardımcı Doçentliğe Atama” başlıklı 23. maddesinde; “a. Bir üniversite biriminde açık bulunan yardımcı doçentlik, isteklilerin başvurması için rektörlükçe ilan edilir. Fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda dekan, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda müdürler; biri o birimin yöneticisi, biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür kendi yönetim kurullarının görüşünü de aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama, rektör tarafından yapılır. Yardımcı doçentler bir üniversitede her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için en çok 12 yıla kadar atanabilirler. “ hükmüne yer verilmiştir.<br> 28/01/1982 günlü, 17588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 9. Maddesinde; "Yardımcı doçentler, fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda ilgili dekanın, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda ilgili müdürün, bölüm başkanının görüşüne dayanan önerisi ile, bir üniversitede veya yüksek teknoloji enstitüsünde her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için en çok 12 yıla kadar Rektör tarafından atanabilir. Her atama süresi sonunda görev kendiliğinden sona erer." kuralı yer almıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:<br> Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:<br> Yargı mercilerinde, öğretim elemanlarının sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda; dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde verilen iptal kararlarının hukuksal sonucu olarak tesis edilen işlemler ortadan kalkmakla birlikte; idare ile ilgili arasındaki sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmamakta olup verilen iptal kararları üzerine yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi yönünde yeni bir karar alınması gerekmektedir.<br> Uyuşmazlıkta; davacının, 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bir daha kamu görevinde istihdam edilemeyecek şekilde kamu görevinden çıkarıldığı, dolayısıyla bu aşamada kamu görevine atamasının yapılmasına imkan bulunmadığından, davacı hakkında kesin ve net olarak belirli olmayan parasal hak kayıplarına ilişkin olarak sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmamaktadır.<br> Bu durumda, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekteyken, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, <br>2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ;<br>a- Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, <br>b- Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br><br>(X)-İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.<br> Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.<br> Yapılan açıklamalar çerçevesinde, işlemin tesis edildiği tarihte hakkında "Terör örgütü propagandası yapmak" suç isnadından dolayı ceza kovuşturması başlatılmış olan davacının süresi biten sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.<br> Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal ve özlük hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.</font></p></body></html>
müdür