<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2018/250 E.  ,  2023/5176 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2018/250<br>Karar No:2023/5176<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI): … Fonu <br>VEKİLİ: Av. … <br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: … Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin … A.Ş.'den kullandığı kredinin süresinde ödenmemesi nedeniyle söz konusu kredinin kefili olan … Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu II. Tahsilat Daire Başkanlığı'nca 7.978.087,00-TL tutarlı Fon alacağının tahsili amacıyla tanzim ve tebliğ edilen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş ile … Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasının … A.Ş.'den kullanmış olduğu kredilerin süresinde ödenmemesi ve borçlular hakkındaki takip ve malvarlığı araştırması neticesinde amme alacağının kısmen ya da tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine amme takibinin kefillere yöneltildiği, bu kapsamda borca kefil olan … Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında takibe geçildiği ve anılan şirketin kanuni temsilcisi olduğu gerekçesiyle davacı adına önce … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun gönderildiği, ancak davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmayınca bu kez 31/10/2015 tarihi itibarıyla 7.978.087,00-TL olan Fon alacağının ödenmesi için … tarih ve … sayılı iş bu davaya konu ödeme emrinin düzenlendiği, davacı tarafından, kendisinin … Yatçılık Ticaret ve Turizm A.Ş.'nin yetkilisi olmadığı, 2000-2002 yılları arasında şirketin yönetim kurulu başkanlığına seçilmesi dışında hiç bir şekilde ve hiç bir sıfatla bu şirkette görev almadığı, bu süreçte her ne gerekçeyle olursa olsun şirket mal varlığından yararlanmadığı, şirketi borçlandıracak bir eylemde bulunmadığı, anılan şirketin borcun kefili olduğu, bu sebeple geri ödenmeyen kredilere bağlı Fon alacağından sorumlu olmasının söz konusu olmadığı, takip edilen alacağın hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığı, dolayısıyla dava konusu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bakılan davanın açıldığı; bankacılık yapma izni kaldırılıp yönetim ve denetimini Fon’un üstlendiği ya da temettü hariç tüm ortaklık hakları Fon’a intikal eden bankaların (katılım, kalkınma ve yatırım bankaları dahil) ve diğer kredi kuruluşlarının Bankacılık Kanunu'nun 15. maddesinin 7(b) bendi kapsamında sayılan nedenlerden ortaya çıkan alacakları “Fon alacağı” sayıldığından, bu alacakların 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edileceğinde herhangi bir duraksama bulunmadığı, takip edilen amme alacağı … Tekstil A.Ş. ünvanlı şirketin … A.Ş.'den kullandığı, ancak geri ödenmeyen kredi borcuna kefaletten kaynaklandığından, asıl borçludan tahsil edilemeyen bu alacağın aralarında adı geçen şirket de dahil olmak üzere tüm kefillerden tahsili cihetine gidilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, bu durumda, … Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmasının … A.Ş.'den kullanmış olduğu krediler nedeniyle oluşan ve hâlen ödenmemiş olan kredi borcunun Fon alacağı niteliği kazanması üzerine, 20 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 6183 sayılı Kanun uyarınca takibine başlanan, vadesinde ödenmediği ve bahse konu kredi sözleşmesinden doğan borcun tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun uyarınca kullanılan kredinin kefili olan … Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında düzenlenen ödemeye çağrı mektubuna karşı itiraz edilmediği ve dava da açılmadığı anlaşıldığından, davacının bu borçtan sorumlu olduğu ve alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; borcun doğduğu veya ödenmesi gerektiği zaman dışında, bu borcun devam ettiği dönem süresince ilgili kanun, mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin de borçlu tüzel kişiden tahsil edilemeyen Fon alacaklarından şahsi mal varlıklarıyla sorumlu kılındığı, dolayısıyla davacının sorumluluğunun bulunduğu ve bu nedenle takibe konu edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, yetkilisi olduğu şirketin asıl borçlu değil kefil olduğu, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinde kefil şirketin yetkilisine başvurulabileceğine dair bir hükmün bulunmadığı, zamanaşımı süresinin dolduğu, şirketin 2000-2002 yılları arasında yönetim kurulu başkanlığını yaptığı, bu süreçte her ne gerekçeyle olursa olsun şirket mal varlığından yararlanmadığı, şirketi borçlandıracak bir eylemde bulunmadığı, uyuşmazlık konusu olayda 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, kefaletin feri olduğu ve sadece kefil olan şirketi bağladığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Fon'un mevzuat çerçevesinde mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile kendisine verilen yetki ve görevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, Fon kaynakları ile her türlü alacaklarının 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edilebileceğinin anılan Kanunlarda düzenlendiği, dava konusu ödeme emri ile dayanağı ödemeye çağrı mektubunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının kredilerin geri ödenmesi gerektiği süreç içerisinde şirketin kanuni temsilcisi olduğu, Fon'un kefil firma ve mal varlığı araştırması sonucuna göre kanuni temsilcileri hakkında takip yapma hakkına sahip olduğu, Fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, ayrıca yasal takip işlemleri ile zamanaşımının defaten kesildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen ... A.Ş.'den kullandığı krediye ilişkin genel kredi sözleşmesinde ... Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kefaletinin bulunduğu, söz konusu kredi borcunun tahsili amacıyla başlatılan takipte borcu karşılayacak düzeyde mal varlığına rastlanmadığından amme alacağının tahsilini teminen borçlu ve tüzel kişi kefillerin kanuni temsilcileri hakkında takip başlatılmasına karar verildiği, bu kapsamda 05/04/2005 tarihi itibarıyla hesaplanan borç tutarı üzerinden 31/10/2015 tarihine kadar gecikme zammı uygulanmak suretiyle bulunan 7.978.087,00-TL 'nin tahsili için ... Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de 2000 ile 2002 yılları arasında yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulunan davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, ödemeye çağrı mektubunda verilen sürede ödemenin yapılmaması nedeniyle … tarih ve … sayılı ödeme emrinin gönderildiği, ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>5411 sayılı Kanun'un Geçici 11. maddesinde, "Bu Kanunun yayımı tarihinden önce, 26/12/2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14, 15, 15/a, 16, 17, 17/a ve 18'inci maddeleri, Ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6'ncı maddeleri ile Geçici 4'üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." kuralı yer almaktadır.<br>4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/3. maddesinde, "Fon, her türlü vergi, resîm ve harçtan muaftır. 14. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (b) bendi ile verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla, Fon kaynakları ile her türlü alacaklarının ve hisseleri kısmen veya tamamen Fon'a intikal eden bankaların; yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarından, bu ortakların yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya başkalarıyla birlikte elinde bulundurdukları şirketlerden ve iştiraklerinden, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, genel müdür ve yardımcıları, kredi komitesi başkan ve üyeleri ile imzaları bankayı ilzam eden memurları ve bunların eş ve çocuklarından olan alacakları ile hisseleri Fon'a intikal eden diğer bankaların bunlardan olan alacaklarından Fon tarafından devralınanlar ile (7) numaralı fıkranın (b) bendinde belirtilen kişilere ait olup Fon tarafından devralınan alacakların takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Fon devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlar. Bu alacaklar, Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanır ve birikmiş alacak tutarına, 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır. Ancak Fon, her türlü alacakları ve devraldığı alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan takipler ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edilebileceği gibi, takibi devam ettirmekten ve/veya davanın takibinden sarfınazar ederek devraldığı alacağın kaldığı yerden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline de karar verilebilir.''; anılan maddenin 7. fıkrasının (b) bendinde ise, "Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fona geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tabi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayı Fona borçlu olması kaydıyla Fona intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir ve bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu fıkra hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.<br>5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 132. maddesinde, Fon'un bu Kanun'un 130. maddesinde sayılan gelirleri ile 108. ve 135. maddesindeki alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı; Kanun'un 108. maddesi ile, faaliyet izni kaldırılan veya Fon'a devredilen bankaların hâkim ortakları ve yöneticilerinin, bu Kanun'un şahsi sorumluluğa ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kullandıkları kaynakları ve bu suretle uğranılan zararları iade ve tazmin etmekle mükellef oldukları kurala bağlanmış; 130. maddesinde, Fon'un gelirleri sayılmış; 135. maddesinde de, banka tarafından yetkili mercilere beyan edilen sigortaya tabi mevduat ve katılım fonu tutarı ile Fon tarafından tespit edilen mevduat ve katılım fonu tutarı arasında bir fark bulunması hâlinde bu fark nispetinde, bankanın yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdürlerin, genel müdür yardımcılarının, imzası ile bankayı ilzam eden memurların ve şube müdürlerinin yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının, kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait mevduat hesabı, çeşitli hak ve alacakların taşınır ve taşınmaz mallarının imtiyaz haklarının (vs.) zaptına, bunlar üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılmasına ya da bunlara tedbir koymaya Fon'un talebi üzerine sulh ceza hakimince veya mahkemece karar verileceği, bu hükmün yukarıda sayılan kişiler adına hareket edenler veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen kişiler hakkında da uygulanabileceği kuralına yer verilmiştir.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, hangi amme alacaklarının idarî yoldan cebren tahsil edilebileceği belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Fon tarafından, ancak 4389 ve 5411 sayılı Kanunlar ile yetki verilen alacaklarla sınırlı olarak ve yine bu Kanunlarda yapılan atıf nedeniyle 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilat yapılabilir. Dolayısıyla bu Kanunlar ile yetki verilmeyen alacaklar için Fon tarafından, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilat yapılması mümkün olmadığı gibi, Fon'un gerek 4389 ve gerekse de 5411 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yetki ve görevlerinin, bu Kanunların amacına uygun olarak tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerine zarar veren, mali piyasalarda güven ve istikrarı ve kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını engelleyici faaliyette bulunan bankaların, hâkim ortak ve yöneticileri ile bu bankalarla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkisi bulunan şirketlerin yol açtığı kamu zararlarının önlenmesi veya giderilmesiyle sınırlı olduğu ve bu noktada Fon gelirlerinin de 4389 ve 5411 sayılı Kanun kapsamında ortaya çıkan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdindeki hesaplarda değerlendirilen Fon mevcudu ve kaynaklarından oluştuğu kuşkusuzdur. Bir başka deyişle, Fon tarafından ancak 4389 ve 5411 sayılı Kanunlarda 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilebileceği açıkça belirtilen alacakların takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanabilecektir. <br>Dosyanın incelenmesinden, davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ...'tan kullandığı krediye kefil olduğu, kullanılan kredinin ödenmemesi sonucu kredi hesabının kat edildiği, ...'ın 30/11/2001 tarihinde Fon'a devri sonrasında kredi alacağının 08/04/2002 tarihinde Fon tarafından temlik alındığı, Fon Kurulu kararı ile alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibine karar verildiği, davacının ... Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olarak kredi borcundan 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu ve alacağın tahsili amacıyla … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, ödemeye çağrı mektubunda verilen sürede ödemenin yapılmaması nedeniyle … tarih ve … sayılı ödeme emrinin gönderildiği, ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>4389 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle Fon'a verilmiş yetkiler arasında, yönetimi ve denetimi Fon'a devredilen bankalardan kullanılan ticari kredilerden kaynaklanan alacakların Fon tarafından temlik alınarak, daha sonra 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilatına ilişkin herhangi bir yetki bulunmamaktadır.<br>Davalı idarece dosyaya sunulan savunma dilekçesinde ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ... Grubu firmalarından olduğu belirtilmekle birlikte ... Grubu firmalarının kredinin kullanıldığı ...'ın hakim ortağı ile bağlantısı olup olmadığına ilişkin bir bilgiye yer verilmediği görüldüğünden, öncelikle 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapılabilmesi için ... Grubu firmaları ile ...'ın hakim ortağı arasında bir bağlantı bulunup bulunmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.<br>Öte yandan, İdare Mahkemesi'nce yapılacak araştırma sonrasında dava konusu alacağın 6183 sayılı Kanun uyarınca takibinin olanaklı olduğu sonucuna varılması hâlinde faiz hesabının kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığının da değerlendirilmesi gerektiği ve 4389 sayılı Kanun'un 15/3. maddesi uyarınca alacağın Fon tarafından temlik alındığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanıp uygulanmadığının da değerlendirileceği tabiidir.<br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 04/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

müdür