<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/1228 E.  ,  2023/3983 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/1228<br>Karar No : 2023/3983 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VVEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2002,2003 ve 2004 yıllarına ait muhtelif amme alacağının, asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi üzerine davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin itirazsız kesinleştiğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilcisi sıfatıyla davacının banka hesapları üzerine haciz konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; olayda, Mahkemelerinin ara kararına verilen cevaba göre, işbu davaya konu haciz işleminin dayandığı haciz varakalarının, 10/01/2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin kesinleşmesi üzerine düzenlendiği, söz konusu ödeme emrinin tebliğ alındısında "Tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması" sebebiyle daimi işçisi/memuru"na tebliğin gerçekleştirildiğine dair şerh bulunduğu, bu durumda, davacının şahıs olduğu, söz konusu ödeme emirleri ve dava konusu haciz işleminin davacı şahıs adına tatbik edildiği dikkate alındığında, öncelikle ilgili mevzuat hükmü uyarınca tebliğ evrakının idareye iadesi ve münasip bir süre sonra tekrar tebliğe çıkarılması gerekirken, anılan usule uyulmaksızın yapılan tebligatın usule aykırı olduğu, dolayısıyla haczin dayanağı olan ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmeksizin amme alacağının tahsiline yönelik olarak yapılan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Haczin dayandığı ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2002,2003 ve 2004 yıllarına ait muhtelif amme alacağının, asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi üzerine davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin itirazsız kesinleştiğinden bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilcisi sıfatıyla davacının banka hesapları üzerine haciz konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde; tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli, taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde; tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebligatın, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu; tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerektiği, 100. maddesinde; bilinen adreslere gönderilen mektupların posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılacağı, tebliğ evrakının teslimi başlıklı 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu şirketin 12/02/2018 tarihinde tasfiyeye girdiği, 26/10/2018 tarihinde de tasfiyenin sonuçlandığı, amme alacağının karşılanmaması üzerine borcun doğduğu dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin davacının dava dilekçesinde yer alan adresinde tebliğ edilmesi sonrasında ödeme emrinin kesinleştiğinden bahisle davaya konu haciz işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır.<br> Tebliğ, hukuki bir işlemden ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için, yetkili makamın kanuni şekilde yazı veya ilan ile yapacağı belgelendirme işlemi olup amaç, işlemin muhatabı açısından yasal haklarını kullanabilmesine imkan tanımak; işlemi tesis eden idare açısından da hakkında işlem tesis edilen kişilerin hukuki sorumluluklarının yerine getirilip getirilmediğini tespit etmektir. Bu nedenle, 94. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, sadece işlemin muhatabı olanlar ve/veya bunlar adına hukuki tasarrufta bulunabilecek kişiler, adlarına tebligat yapılacaklar kapsamında sayılmış; bu kişilerin bulunmaması halinde tebliğin kimlere yapılacağı, değinilen maddeye 2365 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkrada belirlenmiştir. <br> Kararda her ne kadar idarece münasip mühlet verilmeden yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığına karar verilmiş ise de; yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, yapılan bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngördüğünden, hukuken geçerli bir tebligat için, tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması şartıyla geçerli olduğu kabul edilmelidir. <br> Asıl borçlu şirkete ait amme alacağının, şirkete usul hükümlerine uygun bir şekilde tebliğ edilerek kesinleştiği, şirket hakkında mal varlığı araştırması sonucunda tespit edilen malvarlığına haciz konularak satışının sağlanması suretiyle tasfiyeye tabi tutulduğu, bu takip işlemlerine rağmen kamu alacağının şirketten tahsil edilememesi üzerine de kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlendiği; itirazsız kesinleşmesini müteakip tesis edilen haciz işleminin iptali istemiyle açılan işbu davada haczin diğer yönlerden hukukiliğinin değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

müdür