<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/1144 E. , 2023/5469 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/1144<br>Karar No : 2023/5469 <br><br>DAVACI : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALILAR : 1- … / …<br> VEKİLİ : Huk. ve Mev. Gen. Müd. …<br> 2- … Valiliği / …<br> <br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almasına engel bir durum olup olmadığının bildirilmesi ve varsa engelin kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığının bila tarih işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 ayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin, 17/07/2017 tarih ve 2017/10643 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 7. fıkrasına göre, yasa koyucunun yalnızca bir yıldan fazla hapis cezasına mahkumiyeti silah ruhsatı alınmasına engel olarak kabul etmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik maddesinde bu kapsamın Kanuna aykırı olarak genişletildiği, 1 yıldan az hapis cezasını da kapsayacak şekilde düzenleme getirildiği, Yasalarla getirilmemiş bir sınırlamanın Yönetmelik ile getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından; 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasında “silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenleneceği” kuralına, aynı maddenin yedinci fıkrasında ise “ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlara, affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemeyeceği” kuralına yer verildiği, anılan Yönetmeliğin 6136 sayılı Kanun’a aykırı olmadığı, Anayasa ve ilgili Kanun’da verilen yetki kapsamında hukuka ve mevzuata uygun bir düzenleme olduğu, davacının, değişik mahkemelerden farklı zamanlarda işlediği toplam 4 adet suçtan dolayı aldığı ağır para cezaları nedeniyle silah ruhsatı talebinin reddine dair işlemde ve bu işlemin kaldırılması isteminin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik maddesi yönünden davanın reddi, dava konusu bireysel işlemin ise iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almasına engel bir durum olup olmadığının bildirilmesi ve varsa engelin kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istenilmektedir.<br> Davacının silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almasına engel bir durum olup olmadığının bildirilmesi ve varsa engelin kaldırılması talebiyle 14/12/2018 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına yaptığı başvuru, şahıs hakkındaki (16/e) ret/iptal kararının kaldırılmasının mümkün olmadığından bahisle reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine davacı tarafından anılan işlem ve işlemin dayanağı olan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br> 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasında “silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenleneceği” kuralı, yedinci fıkrasında ise “ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlara, affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemeyeceği” kuralı getirilmiştir. <br> Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde"Taksirle veya Basın yoluyla işlenenler hariç değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis veya ağır hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum olanlar, (cezanın değişik zamanlarda işlenmiş olan suçlara ait olması ve kesinleşip adli sicile işlenmiş olması şartı aranacaktır; Aynı mahkeme, aynı tarih ve sayılı kararı içinde aynı zamanda kanunun birden fazla maddesini ihlalden iki veya daha fazla ceza vermiş ise bunlar değerlendirmede tek ceza sayılacaktır).<br>" düzenlemesi yer almaktadır.<br> Dava konusu düzenlemede dayanağı mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.<br>Dava konusu işleme gelince, davacının mahkumiyetleri adli para cezası niteliğinde bulunduğundan davacının silah ruhsatı almaya engel başka bir durumu bulunmadığı taktirde davacıya silah ruhsatı verilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, davanın düzenleyici işlem yönünden reddi gerektiği,bireysel işlem yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Dava dosyasının incelenmesinden; 04/03/1997 tarihli Bahçelievler Kaymakamlık Makamı oluruyla 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca davacıya meskende silah bulundurma ruhsatı verildiği, davacı tarafından 09/02/2007 tarihinde silah bulundurma ruhsatının yenilenmesi talebiyle başvurulduğu, yapılan araştırmada, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna muhalefet suçundan davacı hakkında ağır para cezasına mahkumiyet yolunda verilen 4 farklı karar sebebiyle adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca Büyükçekmece Kaymakamlık Makamının 15/03/2007 tarihli oluru ile başvurusunun reddedildiği, daha sonra davacı tarafından 14/12/2018 tarihli dilekçe ile silah taşıma/bulundurma ruhsatı almasına engel bir durumun bulunup bulunmadığının sorulması ve varsa bu engelin kaldırılmasının istenilmesi üzerine, İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığınca tesis edilen bila tarih dava konusu uygulama işlemiyle, "… Sulh Ceza Mahkemesi tarafından … tarihinde işlemiş olduğu 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan E:…, K:… sayılı karar ile 119.550.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ... Sulh Ceza Mahkemesi tarafından … tarihinde işlemiş olduğu 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan E:…, K:… sayılı karar ile 285.716.369 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, … Sulh Ceza Mahkemesi tarafından … tarihinde işlemiş olduğu 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan E:…, K:… sayılı karar ile 285.716.369 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, … Sulh Ceza Mahkemesi tarafından … tarihinde işlemiş olduğu 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan E:…, K:… sayılı karar ile 285.716.369 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinden bahisle" Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi (dava konusu işlem tarihi itibariyle (f) bendi) uyarınca bulundurma ruhsatı düzenlenmesi isteminin reddine ilişkin Büyükçekmece Kaymakamlık Makamının 15/03/2007 tarihli olurunun kaldırılmasının mümkün olmadığının bildirilmesi suretiyle başvurusunun reddedildiği, ardından davacı tarafından bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br>6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 6. maddesinde, "Bu Kanun kapsamına giren silahlar için verilen taşıma ve bulundurma ruhsatları yenileme harcı alınmak şartı ile beş yıl için geçerlidir...<br>...<br> Ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususlar yönetmelikte belirlenir." hükmüne; 7. maddesinde,<br>"Ateşli silahları ancak;<br>1. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar, Yasama Organı üyeleri ve Bakan yardımcıları ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,<br>2. Özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip bulunanlar,<br>3. Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,<br>4. A) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli,<br>B) Disiplin kurulları veya mahkeme kararıyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da mülga 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere,<br>a) Vali, vali muavini, kaymakam ve bucak müdürlüğünden veya mülki idare amirliği hizmetlerinden,<br>b) Hakim ve Cumhuriyet savcısı ile bu meslekten sayılanlardan,<br>c) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personelden,<br>d) MİT hizmetleri mensuplarından,<br>e) Büyükelçi unvanlarından,<br>f) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların en üst yöneticileri ile Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından,<br>g) Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünde Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ile merkez ve taşra teşkilatında görevli Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürü, Bölge Amiri, Kısım Amiri ve Gümrük Muhafaza Memuru unvanlarından,<br>ğ) Ceza İnfaz Kurumu başkontrolörleri ve kontrolörleri, birinci ve ikinci müdürleri, idare memurları, infaz ve koruma başmemurları ve memurları ile denetimli serbestlik müdür ve müdür yardımcılarından,<br>h) Orman muhafaza memurları ve orman bölge şeflerinden, emekli olanlar.<br>5. Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar,<br>6. 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucularından hâlihazırda görevde bulunanlar ile aynı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına ve 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesine göre görevleriyle ilişiği kesilenler,<br>7. Yapılan soruşturma sonucu veya kesinleşmiş yargı kararı üzerine görevine son verilenler ile terör örgütlerine veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere, en az bir dönem köy veya mahalle muhtarlığı ya da belediye başkanlığı yapmış bulunanlar,<br>taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.<br>...<br>Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.<br>26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez. Ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe ve haklarında yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmedikçe, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez.<br><br>8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere tedbir kararı süresince ateşli silahları taşıma ve bulundurma izni verilmez, varsa ruhsat verilmesine ve yenilemesine ilişkin işlemler bekletilir. Bunların ruhsata bağlanmış silahları ise tedbir kararı kalkıncaya kadar genel kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınır." hükümlerine yer verilmiştir.<br> Anılan hükümlere istinaden 01/06/1991 tarih ve 20888 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında bulunan her türlü ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.<br>Bu Yönetmelik, Kanun kapsamındaki silahlarla ilgili ruhsatların düzenlenmesini, yenilenmesini, gerektiğinde geri alınmasını veya iptalini, bağış, satış veya veraseten intikal yolu ile el değiştirmesini, ruhsata bağlanan silahların kayıt ve tescilini, bıçak ve diğer aletler ile benzerlerinin yapım, kullanım ve naklini, armağan, hatıra ve antika silahların neler olduğunu, silah ve mermi edinilmesini, silahların yurdumuza daimi ya da geçici olarak ithal edilmesini, trap-skeet atış alanı ile tabanca ve tüfek atış poligonu açılmasını ve bunların denetlenmesini, ateşli silahlar için tamir yeri açılmasını, yivli ve yivsiz av ve spor silahları ile aksamlarının ve bunlara ait mermilerinin yurda sokulması esaslarını, bunlarla ilgili izin, kayıt ve tescil işlemlerini kapsar." hükmüne; "Ruhsatlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren beş yıl için geçerli olup, gerekli şartların varlığı halinde her beş yılda bir yenilenir.... hükmüne; "Bulundurma ruhsatı verilmesi" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Silah ruhsatı alınmasına engel hali bulunmayan, yirmibir yaşını doldurmuş her Türk vatandaşı bulundurmak amacıyla silah satın alabilir." hükmüne; dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller" başlıklı 16. maddesinde,<br>Aşağıda belirtilen kişilere hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez ve verilmiş ruhsatlar iptal edilir.<br>a) Ateşli silahla işlenen suçlardan mahkum olanlara.<br>b) Ruhsatlı silahıyla suç işleyenlere veya silahın muhafazasındaki ihmali ya da kusuru neticesi başkaları tarafından bir suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine neden olanlara.<br>c) Taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlara.<br>d) Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, her türlü kaçakçılık, bilişim alanındaki suçlar, ihaleye fesat karıştırma, yağma, uyuşturucu, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinin ikinci fıkrası hariç olmak üzere suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme ya da üye olma, insan ticareti, organ ve doku ticareti, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma, fuhuş, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, kasten öldürme, silahla kasten yaralama veya çocukların cinsel istismarı suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara.<br>e) Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, terör eylemlerine katılma veya bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara.<br>f) Taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç olmak üzere değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan mahkum olanlara<br>...<br>k) Kısıtlı olanlar ile kamu hizmetinden yasaklılara.<br>l) Psikolojik, nörolojik ve fiziki rahatsızlıkları olanlara.<br>m) Yirmibir yaşını bitirmemiş olanlara.<br>Birinci fıkranın (a) bendi ile (c) bendi kapsamına girenlere affa uğramış olsalar bile ateşli silahlar ile mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez. Bu fıkra hükmü suç olmaktan çıkan bir fiil nedeniyle hüküm giymiş olanlar hakkında uygulanmaz. Birinci fıkranın (ı) bendi kapsamına girenlere Kanunun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında belirlenen idari para cezasını ödemeleri kaydıyla tekrar ruhsat verilebilir.<br>...<br>Birinci fıkranın (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen suçlardan dolayı hakkında kovuşturma yapılan kişiye kovuşturma sonuçlanıncaya kadar, milli güvenliğe tehdit oluşturacak terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle görevden uzaklaştırılan kişiye ise tekrar göreve iade edilinceye kadar silah ruhsatı verilmesine ve yenilenmesine ilişkin işlemler bekletilir ve silah ilgili birimce emanete alınır.<br>Bu maddede belirtilen mahkumiyet, kesinleşmiş mahkumiyettir.<br>Mahkemelerce verilen hapis cezaları, adli para cezasına çevrilmiş olsa dahi bu maddenin uygulanmasında hapis cezası esas alınır.<br>" hükümlerine; "Taşıma veya bulundurma hakkının kaybı" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, "Taşıma veya bulundurma ruhsatı verilen kişilerden sonradan 16 ncı maddede belirtilen hallerden birine girmesi nedeniyle silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybedenlerin, yeni ruhsat talepleri kabul edilmeyeceği gibi mevcut silah ruhsatları iptal edilerek, silahlar zaptedilir.... hükmüne; Ek 2. maddesinde, "Valiler, 7 nci ve Ek-1 inci maddelerde belirtilenler hariç olmak üzere, bu Yönetmelik hükümlerine göre haiz oldukları yetkilerini, gerekli gördükleri takdirde, kısmen veya tamamen vali yardımcılarına ya da kaymakamlara yazılı olarak devredebilirler. Yetki devrinde, ilçe polis ve/veya jandarma teşkilatlarının bu hizmetler için yeterli birim veya personele sahip olmaları dikkate alınır." hükmüne yer verilmiştir.<br><br><br>Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu (f) bendinin incelenmesi:<br>6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında, kimlerin silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı alabileceği yedi bent halinde belirlenmiş olup, fıkranın 5. bendinde, Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanların da ateşli silahları taşıyabilecekleri veya mesken ya da işyerinde bulundurabilecekleri açıklanmış; maddenin 4. fıkrasında, silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinin 5. fıkrasında, ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.<br> Yukarıda açıklanan Kanun hükümleri doğrultusunda hazırlanarak yürürlüğe konulan 21/03/1991 tarih ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8, 9 ve 10. maddelerinde, Kanun gereği ve vali iznine tabi olarak silah taşıma ruhsatı alabilecekler belirlenirken, 16. maddesinde de, bütün başvuru sahipleri bakımından silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller sıralanmıştır.<br> Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde, taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç olmak üzere değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan mahkum olanlara ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma ruhsatı verilmeyeceği, anılan maddenin son iki fıkrasında ise, bu madde hükümlerinin uygulanmasında, mahkumiyetten kesinleşmiş mahkumiyet anlaşılması gerektiği, ayrıca mahkemelerce verilen hapis cezaları paraya çevrilmiş olsa dahi hapis cezasının esas alınacağı kurala bağlanmıştır.<br>Kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceği Anayasa kuralıyla benimsenmiş olup, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almanın, herkese tanınmış bir hak olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre, silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin düzenlemelerde konuya özgü ve takdir yetkisi içinde kurallara yer verilebileceği ve dayanağı Kanun hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılabileceği açıktır.<br>Uyuşmazlık aktarılan çerçevede değerlendirildiğinde; 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının 5 numaralı bendi ile 5. fıkrasında verilen takdir yetkisine istinaden Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) çıkarılan dava konusu Yönetmelik ile, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilecek olan kişilerde aranılacak niteliklerin; ilgilinin bulunduğu görev veya sosyal konumu, fiziksel özellikleri, suç işleme konusundaki eğilimi değerlendirilmek, toplumun güven duyacağı kişilerin bu haktan yararlanması sağlanmak, dolayısıyla kamu yararı ve güvenliği gözetilmek suretiyle tespit edildiği; Kanun'un 7. maddesinde sayılanlar dışında kalanlara silah taşıma ruhsatı verilebilmesi konusunda valilere tanınan takdir yetkisinin, işin mahiyeti gereği gözetilmesi gereken kamu yararına yönelik objektif bazı esaslara bağlandığı görülmektedir.<br>Her ne kadar Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilmeyecekler sayılmış ise de; bu belirleme tahdidi olarak (sınırlayarak) yapılmamış, silah ruhsatı almaya engel diğer hallerin tespitinde -Yönetmelik koyucuya verilen takdir yetkisinin kullanımı sırasında- esas alınacak ölçütlere yönelik çerçeveyi çizmek için tadadi olarak (örnekleyerek) yapılmıştır.<br>Başka bir ifadeyle, 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, silah ruhsatı almasına kesinlikle izin verilmeyecekler belirlendikten sonra, ruhsat almaya engel diğer hallerin yönetmelikle düzenlenmesi konusunda (mülga) Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş olup, verilen bu yetki çerçevesinde silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin yapılan düzenlemelerde, konuya özgü kurallara yer verilirken Kanun hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılması mümkündür.<br>Bu durumda, Kanun'un 7. maddesiyle verilen yetkiyi kullanan (mülga) Bakanlar Kurulu tarafından çıkartılan dava konusu Yönetmelikle bazı hususi durumlar yönünden valilerin takdir yetkisinin sınırlandırılmasının, eşitlik ve objektiflik ilkelerinin sağlanması açısından hukuka uygun olduğu, Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında kesinlikle ruhsat verilemeyecekler belirtilmekle birlikte Yönetmelik hükmüyle de takdir yetkisinin sınırlarını belirleme açısından getirilen kısıtlayıcı düzenlemenin hukuka uygun bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde hukukun genel ilkelerine ve 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık görülmemiştir. <br><br>Davacının, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almasına engel bir durum olup olmadığının bildirilmesi ve varsa engelin kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığının bila tarih işleminin incelenmesi:<br>Uyuşmazlıkta; davacı tarafından 14/12/2018 tarihli dilekçe ile silah taşıma/bulundurma ruhsatı almasına engel bir durumun bulunup bulunmadığının sorulması ve varsa bu engelin kaldırılmasının istenilmesi üzerine, İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığınca tesis edilen bila tarih dava konusu uygulama işlemiyle, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna muhalefet suçundan davacı hakkında ağır para cezasına mahkumiyet yolunda verilen 4 farklı karar gerekçe gösterilerek, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi (dava konusu işlem tarihi itibariyle (f) bendi) uyarınca bulundurma ruhsatı düzenlenmesi isteminin reddine ilişkin Büyükçekmece Kaymakamlık Makamının 15/03/2007 tarihli olurunun kaldırılmasının mümkün olmadığının bildirilmesi suretiyle başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.<br>İdare hukukunda yetki, belirli organ ve makamlara Anayasa ve kanunlarla tanınmış karar alma gücüdür ve kamu hukuku ilkelerine göre, kanun koyucu tarafından hangi makam ve merciye verilmiş ise, bu yetkiyi ancak o makam ve merci kullanabilir. Bu özelliği itibarıyla idarî işlemin temel unsurlarından olan "yetki" aynı zamanda kamu düzenine ilişkin olduğundan idari işlemlerin, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı idare, makam ve kamu görevlileri tarafından tesis edilmesi zorunludur. <br>6136 sayılı Kanun ve dava konusu Yönetmelik uyarınca silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verme konusunda valilere yetki verildiği, bu yetkinin ruhsat başvurularının değerlendirilmesi ve başvurunun reddine yönelik işlemleri de kapsadığı, valilerin Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 7. ve Ek-1. maddelerinde belirtilenler hariç olmak üzere, bu Yönetmelik hükümlerine göre haiz oldukları yetkileri, gerekli gördükleri takdirde, kısmen veya tamamen vali yardımcılarına ya da kaymakamlara yazılı olarak devredebilecekleri açıktır. Bu itibarla, daha önce valilikler veya yetki devri ile kaymakamlıklar tarafından silah ruhsat başvurularının reddi ya da ruhsat işlemlerinin durdurulması konusunda alınmış ve dava konusu edilmemiş bir karar bulunsa bile, bu karardan sonra ilgilisi tarafından yapılan yeni bir başvurunun, daha önce valilik veya yetki devri ile kaymakamlık tarafından tesis edilen işlem gerekçe gösterilerek yetkisiz bir merci tarafından değerlendirilmesine ve reddedilmesine imkan bulunmamakta ve başvurunun bu konuda yetkili merci tarafından değerlendirilmek ve incelenmek suretiyle işlem tesis edilmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda, davacının, silah taşıma/bulundurma ruhsatı almasına engel bir durumunun bulunup bulunmadığının bildirilmesi ve varsa bu engelin kaldırılması istemli 14/12/2018 tarihli başvurusunu inceleme ve sonuçlandırma yetkisinin, vali ya da yetkisini devrettiği vali yardımcıları veya kaymakamlara ait olduğu açık olup, anılan başvurunun İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığınca reddine ilişkin bila tarih dava konusu işlemde yetki unsuru bakımından hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Daha önce davacı tarafından silah bulundurma ruhsatının yenilenmesi istemiyle yapılan başvurunun yetkili makam olan Büyükçekmece Kaymakamlık Makamının 15/03/2007 tarihli oluru ile reddedilmiş olması ve dava konusu işlemde bahse konu olura atıf yapılarak başvurunun reddedilmiş olması da bu durumu değiştirmemektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2. Davacının silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almasına engel bir durum olup olmadığının bildirilmesi ve varsa engelin kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin bila tarih İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığı işleminin İPTALİNE, <br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin haklılık oranına göre … TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan … TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,<br><br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, … TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>
müdür