<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/5350 E.  ,  2023/5680 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/5350<br>Karar No : 2023/5680 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı<br> VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ağrı İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken 27/08/2014 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılan davacının, İstanbul Küçükçekmece İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde işlediği iddia edilen eylemleri nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Akbank tarafından Küçükçekmece İcra Dairelerine gönderilen her bir evrak için 3,85-TL alınmasına rağmen, söz konusu evrakın ayrı ayrı postaya verilmediği, aynı mahalle gidecek evrakın tek postaya konulmak suretiyle posta sayısının azaltıldığı ve tahsil edilen posta bedeli ile gerçekleşen posta bedeli arasındaki farkın nöbetçi icra müdürlüğünün uhdesinde kaldığı, davacının görev yaptığı 4. İcra Müdürlüğünün de 2013-2014 dönemlerinde muhabere nöbetçisi olduğu, banka tarafından bu aylarda müdürlüğe gönderilen postaya ilişkin gider pusulalarının teslim alan kısmında davacının da imzasının bulunduğu, ayrıca davacının; üzerine atılı fiilleri sebebiyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve davacı hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla neticeten 9 yıl, 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, davacının sübuta eren eylemine uyan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İşlediği iddia edilen fiillere ilişkin işleme esas alınan ceza yargılaması sonucu verilen kararın kesinleşmediği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> İsim ve imzasız ihbar mektubu üzerine Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının … tarih ve 162/826 ile … tarih ve … sayılı görev emirleri uyarınca başlatılan soruşturma kapsamında; Akbank tarafından Türkiye genelindeki tüm icra müdürlüklerinden gelen müzekkerelere yazılacak cevabi yazıların, Küçükçekmece İcra Müdürlükleri aracı kılınarak tüm icra müdürlüklerine gönderildiği, banka tarafından nöbetçi icra müdürlüğüne günlük ortalama 2000-2500 adet müzekkere getirildiği, her bir müzekkere için 3,85-TL posta ücreti olmak üzere toplam 8.000,00-10.000,00-TL'nin günlük ve nakit olarak gider pusulası karşılığında ilgili icra müdür veya müdür yardımcısına ödendiği, müdür veya müdür yardımcısının bu müzekkereleri icra müdürlüğünde resmi olarak tutulan muhabere defterine kaydettirerek muhabere numarası verdikten sonra her bir müzekkereyi ilgili icra müdürlüğü dosyasına ayrı ayrı göndermesi gerekirken, gelen müzekkere cevaplarını icra müdürlükleri dışında gayri resmi olarak tutulan bir deftere kaydını yaptırdıkları, muhabere evrakının dikkat çekmemesi için adliyede PTT şubesi bulunduğu halde, İstanbul'da bulunan farklı PTT şubelerinden postaya verildiği, postaya verme ve diğer işlemleri icra müdürlüğünde görevli olan avukat katiplerine veya haricen çalıştırdıkları kişilere ücret karşılığında yaptırdıkları, adliyede bulunan 4 icra dairesinin birer aylık dönemlerde nöbetleşe olarak bu muhabere işlemlerini yaptıkları, Mart 2013 - Mart 2014 arası dönem olmak üzere yaklaşık 12 aylık dönem içerisinde banka tarafından icra dairelerine toplam 652.881 adet evrakın postaya verilmek üzere teslim edildiği ve her bir evrak için 3,85 TL olmak üzere toplamda 2.513.591,85 TL'nin gider pusulası düzenlenerek imza karşılığı o sırada nöbetçi olan icra müdür veya yardımcısına verildiği, gönderilecek evraka ilişkin bilgisayar çıktılarının banka görevlisi tarafından hazırlandığı ve gönderiler ile birlikte getirildiği, her bir evrak için banka tarafından ayrı ayrı ücret ödenmesine rağmen aynı mahale gidecek evrak tek postaya konulmak suretiyle ve Banka görevlisinin de adı geçenlere yardımı ile yaklaşık 2.360.000,00 TL'nin ilgililer tarafından uhdelerine geçirildiği ve bu işlemler nedeni ile de posta evraklarını ve parayı getiren banka görevlisine de ödeme yaparak haksız menfaat sağladıkları sonucuna varılarak, davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılma cezasıyla cezalandırılması yönünde teklif getirildiği ve bu teklif doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı görülmüştür. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br> 657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.<br> Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. <br> Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.<br> Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. <br> Davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "zimmet'' suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, UYAP sistemi üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı CMK uyarınca ceza artırımları ve indirimleri uygulandıktan sonra, davacının neticeten 9 yıl, 4 ay ve 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; ancak, yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan kararın bozulduğu, bu bozma kararı üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında bu defa davacının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve anılan kararın … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozulduğu ve bu karar üzerine yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 07/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

müdür