<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/1857 E. , 2023/4936 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br> ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2019/1857<br>Karar No : 2023/4936 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ağrı ili, ... Tapu Müdürü olarak görev yapmakta iken 20/07/2016 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından, Rize ili, ... Tapu Müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin hakkında yapılan soruşturma sonucu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile disiplin soruşturma raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının, ... Tapu Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, müdürlükte işlemler yapan vatandaş ve iş sahiplerinden yapılan işlemler karşılığında bir çok usulsüz ödemeler talep ettiği ve bu ödemelerin bizzat davacıya veya ilçede bulunan firmalara yapılmak suretiyle yerine getirildiği, davacının, mevzuatta yer almayan bu ödemelerin yapılmasını sağlayarak menfaat temin ettiği anlaşılmakta olup, 2015 yılında Tapu Müdürlüğünde bir intikal işlemi gerçekleştirmek isteyen Z.Y. isimli şahıstan davacının işlemler karşılığında 400.-TL talep ettiği, bu hususa Z.Y.'nin yanında bulunan dayısı R.Y.'nin de şahit olduğu, daha sonra Z.Y. tarafından bu meblağın davacıya verildiği, böylelikle müdür olarak görev yapan davacının, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği sonucuna varıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkındaki isnatların gerçeği yansıtmadığı, yaptığı işlemlerde hiçbir maddi ve kişisel menfaatinin olmadığı, siyasi çekişmeler nedeni ile kendisine iftira atılarak karalama faaliyetinde bulunulduğu, sendika üyesi olmasına karşın hakkında verilen cezanın görüşüldüğü Yüksek Disiplin Kurulu toplantısına sendika temsilcisinin çağrılmadığı ve katılmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile hukuka aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Ağrı ili, ... Tapu Müdürü olarak görev yapmakta iken 20/07/2016 tarihinde emekliye ayrılan davacı hakkında, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı emrine istinaden, Rize ili, ... Tapu Müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin idari soruşturma başlatılmış, yapılan soruşturmada, davacının birçok usulsüz ve menfaat teminine yönelik işlemlerde bulunduğuna yönelik tespitler yapılmış; bu kapsamda, 2015 yılında Tapu Müdürlüğünde bir intikal işlemi gerçekleştirmek isteyen Z.Y. isimli şahıstan, davacının, işlemler karşılığında 400.-TL talep ettiği, bu hususa Z.Y.'nin yanında bulunan dayısı R.Y.'nin de şahit olduğu, daha sonra Z.Y. tarafından bu meblağın davacıya verildiğinin tespit edilmesi sebebiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde düzenlenen, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilinin işlendiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklifi getirilmiş, getirilen teklife uygun olarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararı ile, davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren haller arasında belirtilmiş; 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Kanun koyucu, kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu hizmeti sunan kamu görevlileri için bazı kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları da belirleyebilir. Memurlara disiplin cezası verilmesindeki amaç, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, mevzuat ile belirlenen kuralları eksiksiz bir şekilde uygulamakla ve yine mevzuat ile getirilen yasaklı davranışları yapmamakla yükümlü kamu görevlilerinin, hizmeti aksatan veya disiplin düzenini bozan davranışlarının cezalandırılması suretiyle kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmak ve sonuçta bozulan kamu hizmeti düzenini sağlamaktır.<br>Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılmak gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.<br>"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde önceden belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Sözkonusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.<br>657 sayılı Kanun'un yukarıda anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir.<br>Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte adli ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.<br>Ancak, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. <br>Ayrıca, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının tanımlanan bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden yaptırım uygulanmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.<br>Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olduğu durumda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. <br>Uyuşmazlık konusu olayda, disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, davacının birden fazla fiil nedeniyle "zimmet" ve "icbar suretiyle irtikap" suçlarından yargılandığı ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, 'netice olarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına' karar verilmiş ise de, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Bu durumda, davacının, hem ceza davasına hem de disiplin soruşturmasına konu olan fiilleri nedeniyle hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte ise de, "zimmet" ve "icbar suretiyle irtikap" iddiasıyla yapılan ceza yargılamasında verilen ilk derece mahkemesi kararının bozulması karşısında, ceza yargılaması sonucuna göre disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin ve ceza yargılaması sonucu beklenilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
müdür