<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3436 E.  ,  2023/4765 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2022/3436<br> Karar No : 2023/4765<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı <br> (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Ürün. Pet. İnş. Taş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı, şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Dava konusu ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği yönünden; amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ..., ... , ..., ... , ..., ... , ..., ... , ..., ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin olarak ibraz edilen tebliğ alındılarının incelenmesinden; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca gerek dağıtıcı gerek hazır bulunanlar tarafından imzalanması gerektiği halde bir kısmının dağıtıcı imzası dahi bulunmaksızın "iade" ve "2. kez" ibarelerinin not düşüldüğü, tebliğ evrakının objektif bir kanaat oluşturmaya yeterli tutanak haline getirilmediği, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, dava konusu ... tarih ve ..., … sayılı ödeme emirleri içeriği yönünden; amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin olarak ibraz edilen tebliğ alındılarının incelenmesinden 07/03/2012 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde şirket müdürünün eşine tebligat yapıldığı, … ve … sayılı ödeme emirlerinin ise şirket müdürünün ikametgah adresinde kayın validesine 06/08/2012 tarihinde tebliğ edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine aykırı olarak kanuni temsilcinin ikametgah adresinde, kanuni temsilcinin eşinin ve kayınvalidesinin imzasına tebliğinin sağlanmaya çalışıldığı görülmekle, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğinin görüldüğü, dava konusu ... tarih ve … sayılı ödeme emirleri içeriği yönünden; asıl borçlu şirket adına takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan cezalı tarhiyata ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre tebliğ alındısı kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği, 213 sayılı Kanun'da böyle bir tebliğ usulü öngörülmediğinden asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen söz konusu ihbarnamelerin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği, dava konusu ... tarih ve … sayılı ödeme emirleri içeriği yönünden; amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen … ve … sayılı ödeme emirlerinin şirket müdürüne tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ alındısının dosyaya ibraz edilmediğinden, dava konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilememesi göz önüne alındığında dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlk savunma dilekçesindeki iddialar tekrarlanarak kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY: ... Ürün. Pet. İnş. Taş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı, şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde ise; bu Kanun'a göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlarca tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla) ve bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir vesikalarında tespit edilen adresler olduğu düzenlenmesine yer verilmiştir.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ... ve … sayılı ödeme emirleri dışındaki kısma ait hüküm fıkrasının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup davalı idare tarafından ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bu hususa ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ... ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden,<br>Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, öncelikle muhatabın bilinen adreslerinde, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngörmüştür. Ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket adına yapılacak tebligatın da kural olarak öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliği yoluna gidilerek ilgilinin adreste bulunamaması veya adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi durumunda, kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği açıktır. İkâmet adresinde yapılacak tebligatlarda da tebliğ yapılabilecek kişiler bakımından, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmama ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmama şartları dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.<br>Dolayısıyla, tüzel kişilere bilinen adreslerinde ulaşılamaması hâlinde, tebligatın, kanuni temsilcinin ikâmet adresinde yapılmasının denenmesi yönünde kanuni bir zorunluluk bulunmamakla birlikte, tebliğ edilecek evrakın kanuni temsilciye ya da ikâmet adresinde bulunanlardan birine tebliğ edilmiş olması, tebligatı hukuka aykırı kılan bir neden olarak görülemez.<br> Olayda, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresine gönderildiği ancak tebliğ edilemediği, söz konusu ödeme emirlerinin tebliğ alındılarında adrese iki kere gelindiği ve adresin boş ve kapalı olduğu tespitlerine yer verildiği, akabinde 07/03/2012 ve 06/08/2012 tarihlerinde şirket müdürünün ikametgah adresinde eşine ve kayın validesine tebliğ edildiği görüldüğünden, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bilinen iş yeri adresinde bulunmayan asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde, kanuni temsilci dışında birine tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, ödeme emrine karşı açılan davada, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle yapılacak incelemeye göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br> 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu ... tarih ve ... ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA, <br> 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

müdür