<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1656 E. , 2023/5216 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/1656<br>Karar No : 2023/5216<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacının, ...'ın sahte fatura kullanma eylemine iştirak ettiğinden bahisle adına 2018 yılına ait gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemlerine ait geçici vergi ile Ocak ila Ağustos ve Ekim dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalar, değinilen şahsın sahte fatura kullandığını göstermediğinden kesilen cezada hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda davacının ...'ın sahte fatura kullanma eylemine ne suretle iştirak ettiğine yönelik herhangi bir somut tespit bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden sahte fatura kullandığı, davacı ile birlikte ...ve ...'ın ...'a ait ...Tekstil işletmesini kuruluş, ticari ilişkiler, hukuki ilişkiler, ön muhasebe, muhasebe, mali ve finansal konularda doğrudan ve/veya dolaylı yollarla kontrol altında tuttuklarına ilişkin somut veriler olduğu, anılan şahısların ... Tekstil işletmesinin faaliyeti neticesinde ortaya çıkacak vergisel yükü sahte belge kullanarak en aza indirmek ve bu faaliyet neticesinde ortaya çıkabilecek mali ve adli sonuçları da ... 'ın üzerinde bırakması amacıyla böyle bir organizasyon içerisine girdikleri sonucuna varıldığından ...'ın sahte fatura kullanma eylemine iştirak ettiği dolayısıyla kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, çalışanlarından ... ile ...'nun patronunun ve işyeri sahibinin ... olduğu, maaşlarını anılan şahıstan aldıkları ve anılan şahsın emir ve talimatı ile hareket edildiği yönünde beyanda bulundukları, çalışan ...'un ise firmanın resmi sahibi ... olsa da gerçek sahiplerinin ..., ... ve ... olduğu, bu kişilerin bu firmaya ait vergi borçlarını üstlenmemek için böyle bir yol izledikleri, diğer bir çalışan ... ise talimatların değinilen üç şahıstan alındığı, ...'ın kendisine firmanın vergi kaçırmak için üzerine yapıldığı, kendisinin malvarlığı olmadığından kendisine birşey yapılamayacağını söylediği, ...'ın ...ve ...'ın yetki verdiği çalışanları olduğu, ... 'nun ise ...'nun abisi olup piyasadan tanıdığı, her üç şahısla dostluğu bulunduğu ve firmasını ...'a devrettiğini beyan ettiği, ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre ... 'nun kardeşi ... ile ... 'ı yanında sigortalı olarak çalıştırdığı, ...'ın eski işyeri adresinde faaliyet gösteren ... İnşaat Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müdürünün ... 'nun eşi olduğu, ...'ın eski işyeri olan ve ... 'nun eşine ait olan ... İnşaat Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin olduğu binada ... Konfeksiyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi isimli bir firmanın faaliyet gösterdiği, bu firmanın ilk müdür ve sahibi olan ... 'ın 04/04/2018 tarihinde merkezini başka bir ile taşıdığı, ...'ın eski işyerini ise şube olarak gösterdiği, 29/08/2018 tarihinde ise ortaklık payının büyük kısmını ... 'ya devrettiği, ...'nun aynı zamanda bu firmanın müdürü olduğu, ... Konfeksiyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin kuruluşunun ardından ...'ın çalıştığı firmalarla çalıştığı, ...'ın 2016 ve 2017 yıllarında en çok satış yaptığı firmalardan ... Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile yapılan karşı tespitte firma temsilcisinin ...'ı hiç görmediği, bu üç şahısla irtibat kurdukları ve ... Konfeksiyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile olan ilişkilerinde dahi bu üç şahısla muhatap olduklarını ifade ettiği, 2017 yılında en çok satış yaptığı firmalardan ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi de bilgi isteme yazısına cevaben, alımlarda firmanın imalar sorumlusu olarak tanıtılan ... ile çalıştıklarını ifade ettiği, ... Anonim Şirketi'nce e-posta vasıtasıyla gönderilen excel verilerinden ...'ın hizmet verdiği firmalar tarafından 2016 ila 2018 yıllarında hesabına yatırılan paraların genellikle ... tarafından tahsil edildiği, ... adına hesap açma ve para çekme gibi işlemler için ... ve ... 'a vekaletname verildiği, 2017 ve 2018 yıllarında birçok beyanname ve Ba-Bs formunda e-posta adresi olarak ... @hotmail.com adresinin bildirildiği, aynı e-posta adresinin ... 'nun ortak ve müdürü olduğu ... Konfeksiyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... 'nun eşinin olan ... İnşaat Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait bazı beyannamelerde de yer aldığı, beyan ve bildirimlerini veren meslek mensubu bilgi isteme yazısına cevaben ... ile ... vasıtasıyla tanıştığını ve ...'ın işyerine ayda bir gittiğinde çoğunlukla bu üç şahsı işyerinde gördüğünü bildirdiği, ...'ın kendisine ait olduğunu iddia ettiği ... Tekstil isimli şahıs firmasına ait alımların nerede kullanıldığı, malları alırken kiminle irtibat kurulduğu, faturaları kendisine kimin düzenlediği, malların nasıl taşındığı hususunda bilgi veremediği, yine ...'ın bir yandan alımların gerçek olduğunu iddia ederken bir yandan bu alımları yapmadan da ticari faaliyetini yürütebileceği yönündeki beyanın çeliştiği, ... İnşaat Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne gönderilen bilgi isteme yazısının firmaya ait adreste ... tarafından teslim alındığı, ... 'ın ise ...'ın yanında sigortalı çalışan olup çalışan ifadeleri uyarınca çalışan maaşlarını teslim ettiği, Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ... ve karşıt tespit yapılan bir firma yetkilisinin ifadesine göre de ...'a ait vizyon tekstil firmasının ön muhasebesi ile ilgilendiği, ... 'a ait şahsi işletme, ... Konfeksiyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... İnşaat Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kuruluşunun ardından beyan ve bildirimlerinin ...'ın mali müşavirince verildiği, böylece ..., ... ve ... 'ın ...'a ait ... Tekstil işletmesini kuruluş, ticari ilişkiler, hukuki ilişkiler, ön muhasebe, muhasebe, mali ve finansal konularda doğrudan ve/veya dolaylı yollarla kontrol altında tuttuğu, ... ve ... bilgi isteme yazısına cevaben bu kapsamda bir bağlantılarının olmadığını bildirdikleri, ...'ın da bu durumu kabul etmemesi nedeniyle anılan şahısların ... ile gerçekte nasıl bir anlaşma yaptıkları, ortaklık türü, sermaye yapısı, ortaklık payı dağılımı gibi hususların net tespit edilemediğinden adi ortaklık tesis ettirilmeyeceği yolundaki saptamalardan davacının, ...'ın sahte belge kullanma fiiline iştirak ettiği sonucuna varılarak ilgili dönemlerde ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında adına dava konusu vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmıştır. <br>Öte yandan, Uyap ortamında yapılan araştırmada dava konusu cezanın dayanağını oluşturan ve davacının sahte fatura kullanma eylemine iştirak ettiği iddia edilen ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunu done alan vergi inceleme raporları uyarınca 2016 ila 2018 yılları için re'sen salınan gelir vergisi vergisi, aynı yılların tüm dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ve 2016 yılının Ekim ila Aralık, 2017 yılının Ocak ila Ağustos ve Ekim ila Aralık, 2018 yılının Ocak ila Ağustos ve Ekim ile 2019 yılının Mart ila Mayıs, Ağustos, Eylül dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile sözü edilen vergiler üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası, 2016 yılı, aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve 2017 yılının Ocak-Mart dönemleri için tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına karşı açılan davada, ...'ın uyuşmazlık konusu dönemde aldığı faturaların tamamının sahte veya taklit olduğu sonucuna vararak davayı sonuçlandıran ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularının... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla reddedildiği, daha sonra aynı Vergi Dava Dairesince 26/04/2023 tarihinde davacı tarafından 7440 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle davadan feragat edildiği gerekçesiyle feragat nedeniyle işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ek karar verildiği, söz konusu kararın taraflara 15/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, aynı Kanun'un 341. maddesinde vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade edeceği, 344. maddesinde; 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dava konusu vergi ziyaı cezasının dayanağı olan ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden davacının sahte fatura kullanma eylemine iştirak ettiği sonucuna varıldığından vergi ziyaı cezasını kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu yazılı gerekçeyle reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 05/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br>(X)-KARŞI OY :<br> Bakılmakta olan davada, Vergi Dava Dairesince, ilk derece mahkemesince verilen karara yöneltilen istinaf istemi, kararın buna ilişkin hüküm fıkrasının gerekçesi değiştirilerek reddedilmiştir. <br> Anayasa’nın 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. <br> İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yollarından biri olan istinaf kanun yolunda yargılama usulü 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde kurala bağlanmıştır.<br> 2577 sayılı Kanunun 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, istinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyaların bölge idare mahkemesine gönderileceği; (3) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; (4) numaralı fıkrasında ise bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu hâlde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, inceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabileceği, istinabe olunan mahkemenin gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getireceği kurallarına yer verilmiştir. Ayrıca bölge idare mahkemesinin hukuka uygun bulmadığı kararları kaldırarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndereceği, başka bir deyişle işin esası hakkında yeniden karar vermesinin istisnaları anılan maddenin (5) numaralı fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verir ve dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. <br> 2577 sayılı Kanunun yine 6545 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişik 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde ise, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın; kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı hüküm altına alınmıştır. <br> Sözü edilen yasa kurallarında, idari yargıda istinaf başvurusunu inceleyen istinaf mercii olarak bölge idare mahkemelerinin yapacakları istinaf incelemesi sonucunda verebilecekleri karar türleri sayılarak belirtilmiştir. Bu kararlar; "istinaf başvurusunun reddine", "ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esastan karar verilmesi" şeklindedir. Buna göre, istinafa tabi ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulunursa, istinaf başvurusu reddedilecek, Kanun, ayrıca 45’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında, istinaf merciine, maddi yanlışlıkla sınırlı olarak istinafa tabi kararın düzeltme yetkisini verdiğinden, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı karar verilir; karar hukuka uygun bulunmazsa, yasada öngörülen istisnai durumlar dışında, istinaf başvurusu kabul edilerek, istinaf başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak işin esası hakkında yeniden karar verilecektir. İşin esası hakkında yeniden karar verecek olan istinaf mercii, yargılamanın bu aşamasında, ilk derece mahkemesince yapılmayan her türlü inceleme ve araştırmayı kendisi yapar; inceleme sırasında ihtiyaç duyulması halinde, kendi yargı çevresi dışındaki inceleme ve araştırmaları istinabe yoluyla, başka idare ve vergi mahkemelerine yaptırabilir; gerekirse keşif ve bilirkişi gibi yöntemlere başvurabilir. Yine yasada sayılan sınırlı sebeplere dayanılarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilir. <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, temyiz merciine, temyize tabi kararın sonucunu hukuka uygun bulmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaması veya eksik bulması durumunda, gerekçeyi değiştirerek kararı onama yetkisi tanınmıştır. Oysa aynı yetki, 45’inci maddede, istinaf merciine verilmemiştir. Başka bir deyişle, 6545 sayılı Kanun ile 49’uncu maddede değişiklik yapılmak suretiyle temyiz merciinin “gerekçesini değiştirerek karar verme” yetkisi açıkça düzenlenmişken; aynı 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle yeniden düzenlenen ve kararlara karşı başvuru yollarından istinaf başvuru yolunu düzenleyen 45’inci maddesinde böyle bir düzenleme getirilmemiştir. <br> İdari yargılama usulünde temyiz dilekçelerinin taşıması gereken şekil ve usul koşulları ile bu dilekçeler hakkında verilecek karar ya da yapılacak işlemler 2577 sayılı Kanunun 48. maddesinde gösterilmiştir. 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci tümcesinde istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmekle, tümcenin devamındaki düzenleme de gözetildiğinde, 48. maddede temyiz yolu için öngörülen şekil ve usul kurallarının istinaf yolu bakımından da geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle kanun koyucu istinaf talebi içeren dilekçeler ve ilgili yargı mercileri tarafından bu dilekçelerle ilgili yapılacak iş ve işlemler bakımından da aynı usul ve esasların uygulanmasını öngörmüş olup Kanunun 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci tümcesinde bu nedenle istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, temyizin şekil ve usullerine gönderme yapan bu kuralın, temyiz incelemesi üzerine verilecek kararların düzenlendiği 49’uncu maddenin istinaf merciinin gerekçe değiştirerek karar verebilmesini sağladığı söylenemez. <br> Danıştay’ın temyiz mercii olarak görevi, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlıdır (2575 sayılı Danıştay Kanunu 23. madde). Davaya baştan başlama; uyuşmazlığı hem maddi hem hukuki yönüyle çözme özelliği nedeniyle istinaf incelemesi temyiz incelemesinden ayrılmaktadır. Bu sebeple kanun koyucu, istinaf ve temyiz incelemesinin birbirinden farklı oluşunu gözeterek bu incelemeler sonucu verilecek karar türlerini de farklı olarak belirlemiştir. Bu bakımdan da 45. maddedeki karar türlerinin açık düzenlenmesi karşısında ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmesinde, 45. maddenin (2) numaralı fıkrasının, “İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir” kuralına dayanılarak 49. maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, temyiz merciine tanınan kararın gerekçesini değiştirerek onar kuralının dayanak alınması mümkün olmamaktadır. <br> Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, adli yargı istinaf mercii olarak bölge adliye mahkemelerince davanın esasıyla ilgili olarak, incelenen mahkeme kararının gerekçesinde hata edilmiş ise, gerekçenin düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği hükmüne yer verilmiştir. İdari yargı istinaf kanun yolunda verilecek karar türleri 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinde tek tek sayıldığı, maddi hataların düzeltilerek istinaf isteminin reddine karar verilmesi ve hangi hallerde ilk derece mahkemesine gönderme kararı verileceği açıkça düzenlendiği halde, gerekçenin değiştirilerek istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde bir yasal düzenlemenin bulunmaması, bölge adliye mahkemelerine belirtilen yasa kuralı ile bu yetkinin tanınmış olması göz önünde bulundurulduğunda, bu konuda yasal boşluk bulunduğu görüşüyle de açıklanamayacaktır. Bölge idare mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını sonuç itibarıyla hukuka uygun bulduğu, ancak gerekçesi yönünden hukuka uygun bulmadığı takdirde, temyiz aşamasında olduğu gibi, kararın gerekçesini değiştirerek istinaf isteminin reddine karar verebilmesine olanak sağlayan açık bir düzenleme olmadığından, bu tür durumlarda istinaf isteminin kabulü, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıyla işin esası hakkında uygun görülen gerekçe ile yeniden bir karar verilmesi yasa gereğidir.<br>Açıklanan nedenle, istinaf incelemesi sonucunda Vergi Dava Dairesince, Vergi Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi yargılama usulüne uygun düşmediğinden, söz konusu kısım yönünden yeniden karar verilmek üzere bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına bu yönden katılmıyorum.<br><br> (XX)-KARŞI OY :<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle Karara katılmıyorum. <br><br> <br></font></p></body></html>
müdür