<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/4441 E. , 2023/3675 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2019/4441<br>Karar No : 2023/3675 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, … Sosyal Güvenlik Merkezinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının, yapılan soruşturma sonucunda kendi şifresini ve birlikte çalıştığı arkadaşlarının şifrelerini kullanarak farklı şirketlere çok sayıda usulsüz tahsilat aktarma işlemi yaptığı hususunun kendi ifadesi ve tanık ifadeleri ile herhangi bir tartışmaya yer verilmeksizin ortaya konulduğu, dolayısıyla davacının bu fiilinin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında değerlendirilerek, Devlet memurluğundan çıkarma ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen kurul toplantısına, davacının cezalandırılması yönünde teklif getiren … tarih … sayılı yazıda imzası bulunan İnsan Kaynakları Daire Başkanının "üye" sıfatıyla katıldığı ve kararda imzasının bulunduğu; bu durumda, dava konusu disiplin cezasını teklif eden amirin, disiplin kurulunda yer alması ve oy kullanması suretiyle objektiflik ilkesinin ihlal edildiği ve bu durumun dava konusu işlemi hukuki yönden sakatlayacağı, dolayısıyla, usulüne uygun olarak tesis edilmediği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı; öte yandan, hukuka aykırı olduğu belirlenen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte idarece hesaplanıp davacıya ödenmesinin anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, insan kaynakları daire başkanının davacının disiplin amiri olmadığı, dolayısıyla disiplin cezası teklifinde bulunamayacağı, söz konusu havalenin bir iç yazışma olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile 657 sayılı Kanun'un 126. maddesinin ikinci fıkrasında; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceğinin düzenlendiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin "Disiplin amirleri" başlıklı 4. maddesinde; disiplin amirlerinin ek-1 ve ek-2 sayılı cetvellerde düzenlendiği, ek-2 sayılı cetvelde davacının disiplin amirleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumu insan kaynakları daire başkanına yer verilmediği, ayrıca Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Kurulların kuruluşuna ilişkin esaslar" başlıklı 4. maddesinin (d) bendinde yüksek disiplin kurulu üyeliklerine kurumların üstlendikleri ana görevlerle doğrudan ilgili birim veya birimler ile hukuk, personel, teftiş veya tetkik hizmetlerini yürüten birimlerin başında bulunan memurların görevlendirileceği, dolayısıyla davacının amiri konumunda bulunmayan ve anılan yönetmelik uyarınca kurul üyeliğinde görevlendirilmesi gereken insan kaynakları daire başkanının kurum içi yazışma niteliğinde bulunan yüksek disiplin kuruluna havale onayı vermesinin işlemi tek başına sakatlamayacağı, işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, dava konusu işelemin usul hükümlerine aykırı olduğundan bahisle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> İstanbul ili, Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Muhasebe Servisinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanun'un 126. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir" hükmü öngörülmüştür. <br> 24/10/1982 tarih ve 17848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Disiplin Kurulları Ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde "Bu Yönetmelik, Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurullarının kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü ile hangi memurlar hakkında karar verebileceklerini ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esasları, bunların yetki ve sorumluluklarını düzenlemek amacıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 134. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurulları" başlıklı 3. maddesinde "Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve her kurum merkezinde ayrıca İl Milli Eğitim Müdürlüklerinde, Başkan ve Üyeleri bu Yönetmelikte belli edilen yetkililer tarafından görevlendirilmek suretiyle birer Disiplin Kurulu kurulur...", "Kurulların kuruluşuna ilişkin esaslar" başlıklı 4. maddesinde "Başbakanlık ile Bakanlıkların ve bunlara bağlı Müsteşarlık, Genel Müdürlük ve Başkanlıkların Kurum Merkezindeki Disiplin Kurulları ve Yüksek Disiplin Kurulları aşağıda belirtilen esaslara uymak kaydıyla kurumlarınca kurulur. a) Kurulların başkan ve üyeleri Bakan onayı ile görevlendirilir. b) Kurullar bir başkan ve dört üye olmak üzere beş kişiden oluşur. c) Disiplin Kurullarının başkanlıklarına Başbakanlık ve Bakanlıklarda Müsteşar Yardımcıları, diğer kurumlarda kurumların başında bulunan Müsteşar, Genel Müdür ve Başkanların yardımcıları, üyeliklerine ise kurumların üstlendikleri ana görevlerle doğrudan ilgili birim veya birimler ile Hukuk, Personel, Teftiş veya tetkik hizmetlerini yürüten birimlerin başında bulunan memurların yardımcıları arasından görevlendirme yapılır. d) Yüksek Disiplin Kurullarının başkanlıklarında Başbakanlık ve Bakanlıklarda Müsteşar veya Müsteşar Yardımcıları, Diyanet İşleri Başkanlığında Başkan veya Başkan Yardımcısı, diğer kurumlarda bu kurumların başında bulunan Müsteşar, Genel Müdür ve Başkanlar, üyeliklerinde (c) fıkrasında belirtilen hizmet birimlerinin başında bulunan memurlar görevlendirilir.", "Kurul toplantılarına katılamayacak olanlar" başlıklı 6. maddesinde "Kurulların Başkan ve Üyeleri kendilerine, eşlerine, ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına, disiplin cezası verilmesini teklif ettikleri, disiplin soruşturmasını yaptıkları veya atanmasına yetkili oldukları memurlara ait işlerle ilgili Kurul toplantılarına katılamazlar." denilmiştir.<br> 17/06/2017 tarih ve 30099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde "Bu Yönetmeliğin amacı, Sosyal Güvenlik Kurumu merkez ve taşra teşkilatında görev yapan personelin disiplin amirlerini belirlemektir.", "Disiplin amirleri" başlıklı 4. maddesinde "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki personelin disiplin amirleri, ekte yer alan Ek-1 ve Ek-2 sayılı cetvellerde gösterilmiştir. (2) Kadrosu fiilen görev yapılan birimde bulunmayan personelin disiplin amirleri, fiilen görev yapılan birimin sıralı disiplin amirleridir. (3) Kurum Başkanı, Kurum merkez ve taşra teşkilatında görevli bütün memurların disiplin amiridir. Bu sıfatla haiz bulunduğu yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir.", "Yönetmelikte hüküm bulunmayan haller" başlıklı 5. maddesinde "Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır." düzenlemelerine yer verildikten sonra Yönetmelik eki Ek-2 sayılı cetvelde Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünde görev yapan merkez müdürü dışındaki personelin disiplin amirinin Sosyal Güvenlik Merkezi müdürü ve Sosyal Güvenlik il Müdürü olduğu belirtilmiştir.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dosyanın incelenmesinden, İstanbul, Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Muhasebe Servisinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, usulsüz para aktarımlarında bulunarak kamu zararına yol açtığı ve üçüncü kişiler lehine menfaat sağladığının tespit edilmesi üzerine, soruşturma açılması konusunda Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü tarafından ihbarda bulunularak soruşturmacı talep edildiği, Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı tarafından görevlendirilen soruşturmacının hazırladığı, … tarih ve … sayılı soruşturma raporuna istinaden başmüfettiş tarafından davacının Devlet memurluğundan çıkarılması teklif edildiği, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından disiplin ile ilgili işlemlerin yapılması amacıyla raporun İnsan Kaynakları Daire Başkanlığına havalesinin yapıldığı, sonrasında teklifin karara bağlanabilmesi amacıyla İnsan Kaynakları Daire Başkanı tarafından Yüksek Disiplin Kuruluna havale edildiği, Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının,657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.<br> Bu durumda, davacının amiri ya da disiplin amiri konumunda bulunmayan insan kaynakları daire başkanının, yukarıda açık hükümlerine yer verilen mevzuat düzenlemeleri uyarınca davacı hakkında disiplin cezası teklifinde bulunma yetkisinin olmadığı dikkate alındığında kurum içi yazışma niteliğinde bulunan havale olurlarının, tek başına işlemi sakatlamadığının kabulü gerekmektedir. <br> Bu itibarla, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, disiplin cezasını teklif eden amirin, disiplin kurulunda yer alması ve oy kullanması suretiyle objektiflik ilkesinin ihlal edildiği ve bu durumun dava konusu işlemi hukuki yönden sakatlayacağı gerekçesiyle verilen dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
müdür