<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/7081 E.  ,  2023/5064 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/7081<br>Karar No : 2023/5064 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ... <br>VEKİLLERİ : ... <br>2- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : ... <br> 3- ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacının silahına ait bulundurma ruhsatının yenilenmesi talebinin reddi ile ruhsatın iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile işlemin dayanağı olan 21/03/1991 tarihli, 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin, 17/07/2017 tarih ve 2017/10643 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Ateşli Silahlar ve Bıçakları ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesindeki sınırlar aşılarak dava konusu Yönetmelik maddesinin düzenlendiği, Yasada sayılmayan bir mahkumiyet gerekçe gösterilerek ruhsatın yenilenmediği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN_SAVUNMASI : Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından; 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçakları ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile silah taşıma belgelerinin yenilenmesi ve geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak Yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, anılan yetki çerçevesinde getirilen düzenlemenin hukuka uygun bulunduğu, nitekim daha önce Yönetmeliğin 16/1-d maddesinin iptali istemiyle açılan davaların reddedildiği, anılan Yönetmelik kuralına uygun olarak tesis edilen uygulama işleminde de hukuka aykırılık bulunmadığı; Diyarbakır Valiliği tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak dava konusu işlemin Yenişehir Kaymakamlığı tarafından tesis edilmesi karşısında davanın anılan idarenin husumeti ile incelenmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak mevzuat hükümleri uyarınca yapılan işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının silah ruhsatının yenilenmesi isteminin reddedilerek, ruhsatlı silahının müsaderesine ilişkin Diyarbakır Valiliğinin ... gün ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanak alınan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının (d) bendinin; "... zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolaylı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla her türlü kaçakçılık, kara para aklama, hayali ihracat, elektronik alet ve cihazlarla işlenen suçlar, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik, anarşik, terör ve benzeri yaygın şiddet hareketlerine katılma ve bu gibi fiilleri tahrik ve teşvik suçlarından birinden hüküm giymiş olanlar," ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. <br>6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7'nci maddesinde, Ateşli silahları kimlerin taşıyabileceği ya da mesken veya işyerinde bulundurulabileceği sayılmak suretiyle belirlenirken, anılan maddenin 5'inci fıkrasında, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Yönetmelikte belirlenecek esaslara göre Valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar da bu kapsama dahil edilmiş, aynı maddenin son fıkrasında da; "Ateşli Silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara affa uğramış olsalar bile hiçbir suretle ateşli silah taşıma veya bulundurma izni verilmez" kuralına yer verilmiştir.<br>6136 sayılı Kanunun yukarıda anılan hükmüyle, ateşli silahla cürüm işleyenlerle taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum olanların affa uğramış olsalar bile hiçbir surette silah taşıma ve bulundurma izni alamayacakları belirtildikten sonra, silah vesikası verilmesini engelleyen diğer hususların da yönetmelikte düzenlenmesi öngörülmüş; bu haliyle de kesinlikle izin verilemeyecekler saptanarak, diğer engel hallerin yönetmelikle düzenlenmesi konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.<br>Söz konusu hüküm doğrultusunda hazırlanarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 21.3.1991 tarih ve 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16'ncı maddesinin (d) bendinde; "Taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla her türlü kaçakçılık, kara para aklama, halayi ihracat, elektronik alet ve cihazlarla işlenen suçlar, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik, anarşik, terör ve benzeri yaygın şiddet eylemlerine katılma ve bu gibi fiilleri tahrik ve teşvik suçlarından birinden hüküm giymiş olanlara" hiçbir şekilde ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyeceği, verilmiş ruhsatların iptal edileceği kurala bağlanmış, anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, (d) bendi kapsamına girenler, affa uğramış olsalar veya mahkumiyetleri bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalksa ya da mahkemelerce verilen karar üzerine adli sicilden silinmiş olsa bile kendilerine ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyeceği, hüküm altına alınmıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden; davacının ... marka, ... seri numaralı silahına ait bulundurma ruhsatının yenilenmesi istemiyle idareye başvurduğu, idarece silah ruhsat işlemlerine esas alınmak üzere yapılan araştırmada davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... gün ve ... sayılı kararıyla, kaçakçılık eyleminin sabit olması nedeniyle 5607 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile 200.- TL. adli para cezası kararı verildiğinin tespiti üzerine, 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının (d) bendi gereğince istemi reddedilerek ruhsatlı silahının müsaderesine karar verildiği, davacı tarafından bu işlemin ve dayanağı yönetmelik hükmünün iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.<br> 6136 sayılı Yasa uyarınca Bakanlar Kurulunca çıkarılan Yönetmelik ile silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilecek olan kişilerde aranılacak nitelikler, ilgilinin bulunduğu görev veya sosyal konumu, fiziksel özellikleri, suç işleme konusundaki eğiliminin değerlendirilmesi suretiyle kamu yararı ve güvenliğinin gözetilmesi için özel şartlara bağlanmıştır. <br> Kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak Yasayla sınırlanabileceği Anayasa kuralıyla benimsenmiş olup, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma veya bulundurma ruhsatı almanın herkese tanınmış bir hak olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. <br> Bu nedenle, silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin yapılan düzenlemelerde konuya özgü kurallara yer verilmesinin ve dayanağı Yasa hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılabileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu çerçevede Bakanlar Kuruluna verilen yetki uyarınca düzenlenen dava konusu Yönetmelik kuralında ve bu hükme dayanılarak tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarelerden Diyarbakır Valiliği'nin husumet itirazı yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Davacı tarafından, ... marka, ... seri numaralı silahına ait olan ve Diyarbakır Valiliğinin 21/05/2012 tarihli oluruyla verilen bulundurma ruhsatının yenilenmesi istemiyle idareye başvurulduğu, idarece silah ruhsat işlemlerine esas alınmak üzere yapılan araştırmada, davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla, kaçakçılık eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 5 ay hapis ile 200,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiğinin ve kararın 15/04/2015 tarihinde kesinleştiğinin tespiti üzerine, 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince yenileme istemi reddedilerek ruhsatlı silahının zapt edilmesine karar verildiği, davacı tarafından bu işlemin ve dayanağı Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Her ne kadar dava dilekçesinde dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali istenilmiş ise de, gerek dava dilekçesindeki iddialar gerekse uygulama işleminin dayanağını teşkil eden kısım dikkate alınarak iptal istemi, anılan bendin "her türlü kaçakçılık" ibaresine hasren yapılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br>6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 6. maddesinde, "Bu Kanun kapsamına giren silahlar için verilen taşıma ve bulundurma ruhsatları yenileme harcı alınmak şartı ile beş yıl için geçerlidir...<br>...<br> Ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususlar yönetmelikte belirlenir." hükmüne; 7. maddesinde,<br>"Ateşli silahları ancak;<br>1. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar, Yasama Organı üyeleri ve Bakan yardımcıları ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,<br>2. Özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip bulunanlar,<br>3. Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,<br>4. A) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli,<br>B) Disiplin kurulları veya mahkeme kararıyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da mülga 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere,<br>a) Vali, vali muavini, kaymakam ve bucak müdürlüğünden veya mülki idare amirliği hizmetlerinden,<br>b) Hakim ve Cumhuriyet savcısı ile bu meslekten sayılanlardan,<br>c) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personelden,<br>d) MİT hizmetleri mensuplarından,<br>e) Büyükelçi unvanlarından,<br>f) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların en üst yöneticileri ile Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından,<br>g) Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünde Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ile merkez ve taşra teşkilatında görevli Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürü, Bölge Amiri, Kısım Amiri ve Gümrük Muhafaza Memuru unvanlarından,<br>ğ) Ceza İnfaz Kurumu başkontrolörleri ve kontrolörleri, birinci ve ikinci müdürleri, idare memurları, infaz ve koruma başmemurları ve memurları ile denetimli serbestlik müdür ve müdür yardımcılarından,<br>h) Orman muhafaza memurları ve orman bölge şeflerinden, emekli olanlar.<br>5. Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar,<br>6. 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucularından hâlihazırda görevde bulunanlar ile aynı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına ve 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesine göre görevleriyle ilişiği kesilenler,<br>7. Yapılan soruşturma sonucu veya kesinleşmiş yargı kararı üzerine görevine son verilenler ile terör örgütlerine veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere, en az bir dönem köy veya mahalle muhtarlığı ya da belediye başkanlığı yapmış bulunanlar,<br>taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.<br>...<br>Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.<br>26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez. Ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe ve haklarında yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmedikçe, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez.<br>8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere tedbir kararı süresince ateşli silahları taşıma ve bulundurma izni verilmez, varsa ruhsat verilmesine ve yenilemesine ilişkin işlemler bekletilir. Bunların ruhsata bağlanmış silahları ise tedbir kararı kalkıncaya kadar genel kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınır." hükümlerine yer verilmiştir.<br> Anılan hükümlere istinaden 01/06/1991 tarih ve 20888 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında bulunan her türlü ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.<br>Bu Yönetmelik, Kanun kapsamındaki silahlarla ilgili ruhsatların düzenlenmesini, yenilenmesini, gerektiğinde geri alınmasını veya iptalini, bağış, satış veya veraseten intikal yolu ile el değiştirmesini, ruhsata bağlanan silahların kayıt ve tescilini, bıçak ve diğer aletler ile benzerlerinin yapım, kullanım ve naklini, armağan, hatıra ve antika silahların neler olduğunu, silah ve mermi edinilmesini, silahların yurdumuza daimi ya da geçici olarak ithal edilmesini, trap-skeet atış alanı ile tabanca ve tüfek atış poligonu açılmasını ve bunların denetlenmesini, ateşli silahlar için tamir yeri açılmasını, yivli ve yivsiz av ve spor silahları ile aksamlarının ve bunlara ait mermilerinin yurda sokulması esaslarını, bunlarla ilgili izin, kayıt ve tescil işlemlerini kapsar." hükmüne; "Ruhsatlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren beş yıl için geçerli olup, gerekli şartların varlığı halinde her beş yılda bir yenilenir.... hükmüne; "Bulundurma ruhsatı verilmesi" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Silah ruhsatı alınmasına engel hali bulunmayan, yirmibir yaşını doldurmuş her Türk vatandaşı bulundurmak amacıyla silah satın alabilir." hükmüne; dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller" başlıklı 16. maddesinde,<br>Aşağıda belirtilen kişilere hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez ve verilmiş ruhsatlar iptal edilir.<br>a) Ateşli silahla işlenen suçlardan mahkum olanlara.<br>b) Ruhsatlı silahıyla suç işleyenlere veya silahın muhafazasındaki ihmali ya da kusuru neticesi başkaları tarafından bir suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine neden olanlara.<br>c) Taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlara.<br>d) Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, her türlü kaçakçılık, bilişim alanındaki suçlar, ihaleye fesat karıştırma, yağma, uyuşturucu, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinin ikinci fıkrası hariç olmak üzere suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme ya da üye olma, insan ticareti, organ ve doku ticareti, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma, fuhuş, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, kasten öldürme, silahla kasten yaralama veya çocukların cinsel istismarı suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara.<br>e) Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, terör eylemlerine katılma veya bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara.<br>...<br>k) Kısıtlı olanlar ile kamu hizmetinden yasaklılara.<br>l) Psikolojik, nörolojik ve fiziki rahatsızlıkları olanlara.<br>m) Yirmibir yaşını bitirmemiş olanlara.<br>Birinci fıkranın (a) bendi ile (c) bendi kapsamına girenlere affa uğramış olsalar bile ateşli silahlar ile mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez. Bu fıkra hükmü suç olmaktan çıkan bir fiil nedeniyle hüküm giymiş olanlar hakkında uygulanmaz. Birinci fıkranın (ı) bendi kapsamına girenlere Kanunun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında belirlenen idari para cezasını ödemeleri kaydıyla tekrar ruhsat verilebilir.<br>...<br>Birinci fıkranın (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen suçlardan dolayı hakkında kovuşturma yapılan kişiye kovuşturma sonuçlanıncaya kadar, milli güvenliğe tehdit oluşturacak terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle görevden uzaklaştırılan kişiye ise tekrar göreve iade edilinceye kadar silah ruhsatı verilmesine ve yenilenmesine ilişkin işlemler bekletilir ve silah ilgili birimce emanete alınır.<br>Bu maddede belirtilen mahkumiyet, kesinleşmiş mahkumiyettir.<br>Mahkemelerce verilen hapis cezaları, adli para cezasına çevrilmiş olsa dahi bu maddenin uygulanmasında hapis cezası esas alınır.<br>" hükümlerine; "Taşıma veya bulundurma hakkının kaybı" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, "Taşıma veya bulundurma ruhsatı verilen kişilerden sonradan 16 ncı maddede belirtilen hallerden birine girmesi nedeniyle silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybedenlerin, yeni ruhsat talepleri kabul edilmeyeceği gibi mevcut silah ruhsatları iptal edilerek, silahlar zaptedilir.... hükmüne; Ek 2. maddesinde, "Valiler, 7 nci ve Ek-1 inci maddelerde belirtilenler hariç olmak üzere, bu Yönetmelik hükümlerine göre haiz oldukları yetkilerini, gerekli gördükleri takdirde, kısmen veya tamamen vali yardımcılarına ya da kaymakamlara yazılı olarak devredebilirler. Yetki devrinde, ilçe polis ve/veya jandarma teşkilatlarının bu hizmetler için yeterli birim veya personele sahip olmaları dikkate alınır." hükmüne yer verilmiştir.<br>Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "her türlü kaçakçılık" ibaresinin incelenmesi:<br>6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında, kimlerin silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı alabileceği yedi bent halinde belirlenmiş olup, fıkranın 5. bendinde, Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanların da ateşli silahları taşıyabilecekleri veya mesken ya da işyerinde bulundurabilecekleri açıklanmış; maddenin 4. fıkrasında, silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinin 5. fıkrasında, ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.<br> Yukarıda açıklanan Kanun hükümleri doğrultusunda hazırlanarak yürürlüğe konulan 21/03/1991 tarih ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8, 9 ve 10. maddelerinde, Kanun gereği ve vali iznine tabi olarak silah taşıma ruhsatı alabilecekler belirlenirken, 16. maddesinde de, bütün başvuru sahipleri bakımından silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller sıralanmıştır.<br> Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, her türlü kaçakçılık, bilişim alanındaki suçlar, ihaleye fesat karıştırma, yağma, uyuşturucu, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282. maddesinin ikinci fıkrası hariç olmak üzere suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme ya da üye olma, insan ticareti, organ ve doku ticareti, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma, fuhuş, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, kasten öldürme, silahla kasten yaralama veya çocukların cinsel istismarı suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma ruhsatı verilmeyeceği, anılan maddenin son iki fıkrasında ise, bu madde hükümlerinin uygulanmasında, mahkumiyetten kesinleşmiş mahkumiyet anlaşılması gerektiği, ayrıca mahkemelerce verilen hapis cezaları paraya çevrilmiş olsa dahi hapis cezasının esas alınacağı kurala bağlanmıştır.<br>Kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceği Anayasa kuralıyla benimsenmiş olup, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almanın, herkese tanınmış bir hak olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre, silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin düzenlemelerde konuya özgü ve takdir yetkisi içinde kurallara yer verilebileceği ve dayanağı Kanun hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılabileceği açıktır.<br>Uyuşmazlık aktarılan çerçevede değerlendirildiğinde; 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının 5 numaralı bendi ile 5. fıkrasında verilen takdir yetkisine istinaden Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) çıkarılan dava konusu Yönetmelik ile, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilecek olan kişilerde aranılacak niteliklerin; ilgilinin bulunduğu görev veya sosyal konumu, fiziksel özellikleri, suç işleme konusundaki eğilimi değerlendirilmek, toplumun güven duyacağı kişilerin bu haktan yararlanması sağlanmak, dolayısıyla kamu yararı ve güvenliği gözetilmek suretiyle tespit edildiği; Kanun'un 7. maddesinde sayılanlar dışında kalanlara silah taşıma ruhsatı verilebilmesi konusunda valilere tanınan takdir yetkisinin, işin mahiyeti gereği gözetilmesi gereken kamu yararına yönelik objektif bazı esaslara bağlandığı görülmektedir.<br>Her ne kadar Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilmeyecekler sayılmış ise de; bu belirleme tahdidi olarak (sınırlayarak) yapılmamış, silah ruhsatı almaya engel diğer hallerin tespitinde -Yönetmelik koyucuya verilen takdir yetkisinin kullanımı sırasında- esas alınacak ölçütlere yönelik çerçeveyi çizmek için tadadi olarak (örnekleyerek) yapılmıştır.<br>Başka bir ifadeyle, 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, silah ruhsatı almasına kesinlikle izin verilmeyecekler belirlendikten sonra, ruhsat almaya engel diğer hallerin yönetmelikle düzenlenmesi konusunda (mülga) Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş olup, verilen bu yetki çerçevesinde silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin yapılan düzenlemelerde, konuya özgü kurallara yer verilirken Kanun hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılması mümkündür.<br>Bu durumda, Kanun'un 7. maddesiyle verilen yetkiyi kullanan (mülga) Bakanlar Kurulu tarafından çıkartılan dava konusu Yönetmelikle bazı hususi durumlar yönünden valilerin takdir yetkisinin sınırlandırılmasının, eşitlik ve objektiflik ilkelerinin sağlanması açısından hukuka uygun olduğu, Kanun'un 7. maddesinin 5. fıkrasında kesinlikle ruhsat verilemeyecekler belirtilmekle birlikte Yönetmelik hükmüyle de takdir yetkisinin sınırlarını belirleme açısından getirilen kısıtlayıcı düzenlemenin hukuka uygun bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "her türlü kaçakçılık" ibaresinde hukukun genel ilkelerine ve 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık görülmemiştir. <br>Davacıya ait silah bulundurma ruhsatının yenilenmesi talebinin reddi ile ruhsatın iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin incelenmesi:<br>... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla, kaçakçılık eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacının 5 ay hapis ile 200,00 TL adli para cezasına mahkum edildiği ve bu mahkumiyetin işlem tarihinden önce (15/04/2015) kesinleştiği görülmektedir.<br>Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan ve yukarıda hukuka uygunluğu tespit edilen "her türlü kaçakçılık" suçundan mahkum olmanın, silah ruhsatı verilmesini engelleyen hallerden biri olarak kabul edildiği dikkate alındığında, kaçakçılık suçundan mahkum olan ve bu mahkumiyeti kesinleşen davacının bulundurma ruhsatının yenilenmeyerek iptal edilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>

müdür