<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/4744 E.  ,  2023/4590 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2022/4744<br> Karar No : 2023/4590<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkeme ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Yol Yapı Petrol Ür. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket adına düzenlenen ihbarnamelerden şirket müdürünün adresinde tebliğ sağlanamaması sonucu ilanen tebliğ edilenlere ilişkin olarak , olayda asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin dayanağı … tarih ve …-… sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve …-…-…-… sayılı, … tarih ve …-… sayılı ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ihbarnamelerin tebliğ mazbatasında tebliğin ne sebeple yapılamadığına ilişkin herhangi bir kayda yer verilmediği ancak arka kısmına 08/10/2013 tarihli bir adres tespit tutağının iliştirildiği, mazbata üzerinde tebliğ edilen belgelerin tarihleri dışında herhangi bir tarihe yer verilmediği, adres tespit tutanağında ise 08/10/2013 tarihine yer verildiği görülmekle söz konusu adres tespit tutanağıyla, tebliğ mazbatası arasında herhangi bir bağ kurulamadığı, bu nedenle adres tespit tutunağındaki kayıtların ihbarnamelerin tebliği bakımından ispat kabiliyetinin olmadığının anlaşıldığı ve söz konusu ödeme emirlerine ilişkin tebliğ mazbatalarında tebliğin ne sebeple yapılamadığına ilişkin hiç bir kayda yer verilmediği sonucuna varıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yazılı (komşu, muhtar, ihtiyar heyeti üyesi, zabıta memuru) kişilere imzalattırılmadığı, muhtar imzasını içermediği, tebliğ mazbatasına düşülen şerhten de anlaşılacağı üzere sadece dağıtıcı tarafından imzalanarak evrakın iade edildiği (ve tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebliğ edildiği, hal böyle olunca, davacı adına düzenlenen ve ilanen tebliğ edilen ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde, maddede yazılı işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak, imzadan imtina ediliyor ise bu durumun şerh verilmek suretiyle tespit olunacağı hükme bağlandığı halde, anılan ihbarnamelerin tebligat sürecinde bu usule uyulmadığı, bu haliyle asıl borçlu adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeksizin borcun kesinleştirildiği kabul edilerek, davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket adına düzenlenen ihbarnamelerden şirket müdürünün adresinde müdürün kayınvalidesi ...'e 16/12/2013 tarihinde tebliğ edilenlere ilişkin olarak, olayda, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrine dayanak; … tarih ve …-…-…-….-…-…-…-…-… sayılı ve … tarih ve … sayılı vergi/ceza ihbarnamelerinin şirket müdürü ...'ın ikametgah adresinde 16/12/2013 tarihinde kayınvalidesine tebliğ edildiği, şirketin kanuni temsilcisinin bilinen adresinde şirket adına yapılacak tebliğin bizzat ilgilisine yapılması gerektiği dikkate alındığında, amme alacağının şirket nezdinde usulüne uygun bir biçimde kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceği, yukarıda belirtilen hususlar bir arada değerlendirildiğinde; … tarih ve …-… sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve …-…-…-.. sayılı, … tarih ve …-… sayılı vergi/ceza ihbarnamelerinin 31/12/2013 tarihinde ilanen, … tarih ve ….. sayılı ve … tarih ve … sayılı vergi/ceza ihbarnamelerinin ise 16/12/2013 tarihinde posta yoluyla tebliğ edilmek suretiyle zamanaşımının kesildiği düşünülerek takibin devam ettirildiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri 09/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ardından borcun kesinleştiğinden bahisle davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek 29/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnameler içeriği vergi ve cezalara ilişkin yapılan tebligatların usulsüz olması nedeniyle vergi ve cezaların döneminin 2008-2009 yılları olması da dikkate alındığında davacıya tebliğ edilen ödeme emri içeriği katma değer vergisi, kurumlar vergisi ve bunlara bağlı vergi ziyaı cezalarının 5 yıllık tarh zamanaşımı süresi geçirildikten sonra davacıdan istenilmesi nedeniyle, zamanaşımına uğrayan alacağın davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlk savunma ve istinaf başvurusu dilekçelerindeki iddialar tekrarlanarak kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY: ... Yol Yapı Petrol Ür. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir. Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde ise; bu Kanun'a göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlarca tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla) ve bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir vesikalarında tespit edilen adresler olduğu düzenlenmesine yer verilmiştir.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket adına düzenlenen ihbarnamelerden şirket müdürünün adresinde müdürün kayınvalidesi ...'e 16/12/2013 tarihinde tebliğ edilenler dışındaki amme alacaklarına ilişkin kısma ait hüküm fıkrasının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup davalı idare tarafından ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bu hususa ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket adına düzenlenen ihbarnamelerden şirket müdürünün adresinde müdürün kayınvalidesi ...'e 16/12/2013 tarihinde tebliğ edilenlere ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden,<br>Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, öncelikle muhatabın bilinen adreslerinde, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngörmüştür. Ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket adına yapılacak tebligatın da kural olarak öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliği yoluna gidilerek ilgilinin adreste bulunamaması veya adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi durumunda, kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği açıktır. İkâmet adresinde yapılacak tebligatlarda da tebliğ yapılabilecek kişiler bakımından, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmama ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmama şartları dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.<br>Dolayısıyla, tüzel kişilere bilinen adreslerinde ulaşılamaması hâlinde, tebligatın, kanuni temsilcinin ikâmet adresinde yapılmasının denenmesi yönünde kanuni bir zorunluluk bulunmamakla birlikte, tebliğ edilecek evrakın kanuni temsilciye ya da ikâmet adresinde bulunanlardan birine tebliğ edilmiş olması, tebligatı hukuka aykırı kılan bir neden olarak görülemez.<br> Olayda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin şirket adresine gönderildiği ancak belirtilen adreste başka bir şahsın faaliyet göstermesi nedeniyle tebliğ edilemediği, bu hususun 29/11/2013 tarihli adres tespit tutanağı tespit edildiği, akabinde 16/12/2013 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde kayın validesine tebliğ edildiği görüldüğünden, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin bilinen iş yeri adresinde bulunmayan asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde, kanuni temsilci dışında birine tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, ödeme emrine karşı açılan davada, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle yapılacak incelemeye göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu ödeme emrinin dayanağı şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinden şirket müdürünün adresinde kayınvalidesine tebliğ edilenlere ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA, <br> Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>

müdür