<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/9906 E.  ,  2023/6973 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/9906<br>Karar No : 2023/6973 <br><br>DAVACI: … (…)<br><br>DAVALI: … Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVANIN_ÖZETİ: Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, "Farklı Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Hükümlü/Tutukluların Telefon Görüşmeleri" konulu, Cumhuriyet Başsavcılıklarına dağıtımlı düzenleyici nitelikteki işleminin "1- Farklı ceza infaz kurumlarında barındırılmakta olan hükümlü/tutukluların, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün; 88 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişilerden olması şartıyla..., anılan Tüzük'ün; 88 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen süre ile sınırlı olmak suretiyle arayan ve aranan hükümlü/tutuklu yönünden haftalık telefon hakkının kullanılmış sayılacağı"na ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, Kocaeli 1 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu, eşinin de Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu, dava konusu düzenleme öncesinde tutuklu eşlerden telefonla arayanın, aile üyelerini arama hakkını kullandığı, telefonla arananın ise bu hakkının saklı tutulduğu kabul edilmekte iken, dava konusu düzenleme sonrasında arayan ile arananın tek arama ile haklarını kullanmış sayılacağına yönelik uygulamaya geçildiği, bunun üzerine eşinin çocuklarını aradığı, kendisinin çocuklarını aramak istediği anın ise çocukların anneleri ile görüşe gittiği gün ve saate denk geldiği, çocukları ile görüşememesinin vicdani olmadığı, çocukların haftada iki kez görüşe gelmesinin masraflı ve zahmetli olduğu, eş ile çocuk arasında seçim yapılmak zorunda bırakıldığı, eşle görüşüldüğünde ise çocukların anne-babadan mahrum kaldığı, aile bütünlüğünün sağlanması için iletişim hakkının verilmesi gerektiği, düzenlemenin bu hâli ile uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI: Farklı ceza infaz kurumlarında barındırılan ve birbirleriyle telefon görüşmesi yapma hakkına sahip hükümlü/tutukluların telefon görüşmelerinde koordine yapılırken arayan kurumun mu yoksa aranan kurumun mu belirlediği tarih ve saatte görüşme yapılacağı ve açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü/tutukluluların kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü/tutukluyu araması hâlinde hakkın baki kalıp kalmayacağı hususlarında uygulamada birtakım tereddütlerin yaşandığı ve farklı uygulamalarla karşılaşıldığı, bu nedenle, dava konusu işlemin tesis edildiği, uygulamanın hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: …<br>DÜŞÜNCESİ: Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, "Farklı Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Hükümlü/Tutukluların Telefon Görüşmeleri" konulu Cumhuriyet Başsavcılıklarına dağıtımlı düzenleyici nitelikteki işleminin "1- Farklı ceza infaz kurumlarında barındırılmakta olan hükümlü/tutukluların, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün; 88 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişilerden olması şartıyla, anılan Tüzük'ün; 88 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen süre ile sınırlı olmak suretiyle arayan ve aranan hükümlü/tutuklu yönünden haftalık telefon hakkının kullanılmış sayılacağı"na ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.<br>29/12/2004 tarih ve 25685 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" başlıklı 66. maddesinde; "(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulu) çıkarılan yönetmelikte (tüzük) belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir. (2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler. (3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır. (4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar." hükümleri yer almaktadır.<br>06/04/2006 tarih ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün "Telefonla görüşme hakkı" başlıklı 88. maddesinde; "(1) Kapalı kurumda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir. (2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır: a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır, ... f) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir. Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Ancak tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler onbeş günde bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile görüşebilir, ... o) Hükümlülere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılmaz, ... (4) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, bu maddede belirtilen yakınları ile yaptığı telefon görüşmeleri, idare tarafından dinlenir ve elektronik aletler ile kayda alınır. (5) Hükümlüler, açık ve kapalı kurumlarda, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamaz." ve "Tutuklulara uygulanacak hükümler ve yükümlülükleri" başlıklı 186. maddesinde; "(1) Tüzüğün; 1, 4, 6, 9 ilâ 14, 22, 24 ilâ 27, 29 ilâ 31, 40 ilâ 46, 67 ilâ 73, 75 ilâ 96, 99 ilâ 108, 110 ilâ 117, 119 ilâ 132, 143 ilâ 171, 174, 176 ilâ 179, 185, 188, 189 uncu maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 66. maddesinde kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) çıkarılan yönetmelikte (tüzükte) belirlenen esas ve usûllere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinlenip kayıt altına alınacağı düzenlenmiştir.<br>5275 sayılı Kanun dayanak alınarak hazırlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 88. maddesi uyarınca kapalı kurumda bulunan hükümlülerin, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi gibi yakınlarından bir veya birden fazlası ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak on dakikayı geçmemek üzere kesintisiz görüşme yapabileceği kural altına alınmıştır. Tüzük'ün 186. maddesi uyarınca, 88. maddenin tutukluluk hâli ile uzlaşır nitelikte olduğu ölçüde tutuklular hakkında da uygulanabileceği anlaşılmaktadır.<br>Dava konusu işlem sonucunda, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve/veya tutuklu, Tüzük'ün 88. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen kişilerden olup kapalı ceza infaz kurumunda bulunan başka bir hükümlü ve/veya tutuklu ile telefon görüşmesi yapmak istediğinde; arayan olarak haftalık telefonla görüşme hakkını kullanması ile birlikte aranan kişinin de hakkını kullanmış sayılacağı şeklinde bir uygulama ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, Tüzük'te belirtilen kişilerden birisi veya birkaçını aramak suretiyle telefonla görüşme hakkını henüz kullanmamış olan hükümlü ve/veya tutuklu bakımından, başka bir hükümlü ve/veya tutuklu tarafından aranması sonucunda telefonla görüşme hakkının kullanmış sayılması şeklindeki düzenlemenin; 5275 sayılı Kanun'da ve ilgili Tüzük'te karşılığının bulunmadığı, Tüzük'te yer alan ve kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü veya tutuklu bulunan her bir bireyin sahip olduğu "bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilme" hakkına aykırılık oluşturduğu anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, anılan düzenlemede hukuka ve mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığından düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendi ve dosyadaki belgeler incelendi.<br>UYAP ortamında elde edilen nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacı …'nun dava süreci devam ederken öncelikle soyadını …, ardından adını … olarak değiştirdiği görülerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün genel düzenleyici işlem niteliğindeki ... tarih ve ... sayılı yazısı ile;<br>"...1- Farklı ceza infaz kurumlarında barındırılmakta olan hükümlü/tutukluların, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün; 88 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişilerden olması şartıyla, ..., anılan Tüzük'ün; 88 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen süre ile sınırlı olmak suretiyle arayan ve aranan hükümlü/tutuklu yönünden haftalık telefon hakkının kullanılmış sayılacağı,<br>2- Açık ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü/tutuklunun birbirleri ile telefon görüşmeleri yapmaları hâlinde, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, kayıt altına alma işleminin kapalı ceza infaz kurumu tarafından yapılması gerektiği..."<br>belirtilmiştir.<br>Anılan bu yazı Cumhuriyet Başsavcılıklarına dağıtılmış ve gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.<br>Dava tarihinde eşi ve kendisi farklı kapalı ceza infaz kurumlarında tutuklu olarak bulunan davacı tarafından, bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>İlgili Mevzuat:<br>29/12/2004 tarih ve 25685 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" başlıklı 66. maddesinde,<br>"(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulu) çıkarılan yönetmelikte (tüzük) belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.<br>(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.<br>(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.<br>(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar." hükmü;<br>"Tutukluların hakları" başlıklı 114. maddesinde,<br>...<br>(3) Tutukluların yazılı haberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabilir.<br>..." hükmü;<br>"Tutukluların yükümlülükleri" başlıklı 116. maddesinde,<br>"(1) Bu Kanunun; ... telefonla haberleşme hakkı, ... konularında ... 65 ilâ 76 ... maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.<br>..." hükmü yer almaktadır.<br>06/04/2006 tarih ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün "Telefonla görüşme hakkı" başlıklı 88. maddesinde,<br>"(1) Kapalı kurumda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir.<br>(2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:<br> a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır,<br>b) Disiplin cezaları olsa bile, anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları veya doğal afet hâllerinde, hükümlülerin telefon görüşme hakları hiçbir şekilde engellenemez,<br> c) Açık ve kapalı kurumlardaki hükümlüler; altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılır. Bu hâlde, yapılan telefon konuşmaları o haftaya ait konuşma hakkından sayılmaz. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır,<br>d) Kurum personeli hükümlülere tahsis edilen telefonları kullanamaz,<br> e) Hükümlüler, telefon görüşmesi hakkına sahip oldukları konusunda bilgilendirilir,<br>f) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir. Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Ancak tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler onbeş günde bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile görüşebilir,<br>g) Hükümlünün, kurumun güvenliğini tehlikeye düşüren, suç oluşturan veya bir suça azmettirme ya da yardım etme sonucunu doğurabilecek konuşmalarda bulunduğu dinleme sırasında belirlendiğinde, görüşme derhâl kesilir. Bu hâlde hükümlü hakkında adlî veya idarî soruşturmaya esas olacak işlemler kurum en üst amiri tarafından yapılır,<br> h) Suç işlemek amacıyla kurulan silâhlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz,<br> ı) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler, idare ve gözlem kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir olmak üzere eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi ile on dakikayı geçmemek üzere görüşebilir,<br> j) Telefonla görüşme ücreti, görüşmeyi yapan hükümlü tarafından karşılanır. Görüşme için kullanılan telefon kartları kurum kantininde satılır. Müdürü bulunmayan kurumlarda telefon kartları, ücreti hükümlülerden alınmak koşuluyla görevli memurlar tarafından temin edilir,<br> k) Hükümlü bu maddede belirtilen telefonla görüşme hakkını kullanabilmek için "Telefon Görüşme Formu" doldurur. Bu formda; telefon görüşmesi yapmak istediği kişiler ve bunlarla olan yakınlık derecesini, görüşme yapmak istediği sabit, cep telefon numaraları ile yurtdışı telefon numarasını, telefon görüşmesi yapacağı yakınlarının açık adreslerini belirtir ve gerekli belgeler eklendikten sonra idareye verir. İdare gerekli gördüğü takdirde gideri hükümlüden alınmak koşuluyla formdaki bilgilerin doğruluğunu araştırabilir. Telefon görüşme formunda yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde hükümlü yeni bir form düzenleyerek idareye bildirir. Hükümlü tarafından formda gösterilmemiş olan kişilerle telefon görüşmesi yaptırılmaz,<br> l) Hükümlünün formda belirttiği bilgiler varsa değişiklikler deftere kaydedilir. Bu deftere, ayrıca telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası olup olmadığı ve varsa hücreye koyma cezasının infazına başlanıp başlanmadığı yazılır. Defter, bu işle görevlendirilmiş ikinci müdürün kontrolünde güvenlik ve gözetim servisi tarafından tutulur. Defterin sayfaları numaralanır ve mühürlenir; kaç sayfadan ibaret olduğu kurum müdürü tarafından tasdik olunur. Defterler, her an denetime hazır hâlde bulundurulur,<br> m) Telefonla konuşmak isteyen hükümlüler, "Telefon Görüşme İstek Formu" doldurarak idareye verir. Bu formlar, hükümlü telefon görüşme defteri ile karşılaştırılır. Telefonla görüşmeye engel hâlleri bulunmayan hükümlülerin isim listesi bu işle görevli ikinci müdür tarafından kontrol ve tasdik edilerek infaz ve koruma başmemurluğuna verilir. Müdürü bulunmayan kurumlarda bu işlem infaz ve koruma başmemuru tarafından yapılır. Telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün bu görüşmeyi yapmasına engel bir hâli bulunması hâlinde bunun sebepleri gerekçelendirilmek suretiyle tutanağa yazılır ve bu tutanağın içeriği hükümlüye bildirilerek dosyasına konulur,<br> n) Konuşma sırası gelen hükümlünün kurum içindeki tehlikelilik durumu da dikkate alınarak gerekli güvenlik önlemleri alınmak suretiyle telefon görüşmesi yapılacak yere getirilir. Hükümlü, öncelikle konuşmasına kendi adını ve soyadını söyleyerek başlar. Görüştüğü karşıdaki kişiye, adını, soyadını ve telefon numarasını tekrar etmesini isteyerek konuşmasına devam eder. Bu işlemin yapılması zorunlu olup, konuşma bittikten sonra, telefon görüşme istek formunun konuşmanın yapıldığına ilişkin bölümü doldurulur, konuşmayı yapan hükümlü ve görevli memur tarafından imzalanır. Bu formdaki bilgiler, deftere kaydedilmek üzere güvenlik ve gözetim servisine verilir<br>o) Hükümlülere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılmaz,<br>...<br>(4) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, bu maddede belirtilen yakınları ile yaptığı telefon görüşmeleri, idare tarafından dinlenir ve elektronik aletler ile kayda alınır.<br>(5) Hükümlüler, açık ve kapalı kurumlarda, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamaz." düzenlemesine;<br>"Tutuklulara uygulanacak hükümler ve yükümlülükleri" başlıklı 186. maddesinde,<br>"(1) Tüzüğün; 1, 4, 6, 9 ilâ 14, 22, 24 ilâ 27, 29 ilâ 31, 40 ilâ 46, 67 ilâ 73, 75 ilâ 96, 99 ilâ 108, 110 ilâ 117, 119 ilâ 132, 143 ilâ 171, 174, 176 ilâ 179, 185, 188, 189 uncu maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.<br><br>Dava Konusu İşlemin İlgili Kısmının İncelenmesi:<br>Dava dilekçesinin içeriğindeki iddialar dikkate alınarak, iptal istemi, anılan işlemin "1- Farklı ceza infaz kurumlarında barındırılmakta olan hükümlü/tutukluların, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün; 88 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişilerden olması şartıyla, ..., anılan Tüzük'ün; 88 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen süre ile sınırlı olmak suretiyle arayan ve aranan hükümlü/tutuklu yönünden haftalık telefon hakkının kullanılmış sayılacağı"na ilişkin kısmı ile sınırlı olarak incelenmiştir.<br>Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. <br>Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.<br>Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. <br>Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.<br>5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 66. maddesinde, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) çıkarılan yönetmelikte (tüzükte) belirlenen esas ve usûllere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinlenip kayıt altına alınacağı düzenlenmiştir. Kanun'un 116. maddesiyle de, hükümlülerin telefonla haberleşme hakkına yönelik bulunan 66. madde hükmünün tutukluluk hali ile uzlaşır nitelikte olan kısımlarının tutuklular hakkında da uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.<br>5275 sayılı Kanun dayanak alınarak hazırlanan ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 88. maddesinde, kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları veya vasisinden bir veya birden fazlası ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak on dakikayı geçmemek üzere kesintisiz görüşme yapabileceği kural altına alınmıştır. Tüzük'ün 186. maddesi uyarınca, 88. maddenin tutukluluk hâli ile uzlaşır nitelikte olduğu ölçüde tutuklular hakkında da uygulanabileceği anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, hükümlü veya tutukluların, kural olarak (savcı veya hakim kararıyla iletişim hakları kısıtlanmadığı/ haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası almadıkları/ hücreye koyma cezalarının infazına denk gelmediği sürece), hafta bir kez, Tüzük kuralında sayılan yakınlarından en az biriyle telefonla görüşme hakkının bulunduğu açıktır. Bununla birlikte, hükümlü veya tutukluların, birden fazla yakınıyla telefonla görüşme yapıp yapamayacağının ve telefonla görüşme gün ve saatlerinin tespiti; ilgili ceza infaz kurumunda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği gibi ceza infaz kurumunun koşul ve olanaklarına bağlı bulunmaktadır. Dolayısıyla, hükümlü veya tutukluların, "Telefon Görüşme Formu" ve "Telefon Görüşme İstek Formu"na ilişkin prosedürleri yerine getirmeleri kaydıyla, hafta bir kez, Tüzük kuralında sayılan yakınlarından en az biriyle telefonla görüşme haklarının, yukarıda belirtilen istisnalar dışında önceden (konuşma başlamadan, konuşmanın içeriğinin suç konusu oluşturması vb. halleri söz konusu olmadan önce) kısıtlanmasının hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır.<br>Dava konusu işlemde ise, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve/veya tutuklu, Tüzük'ün 88. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen kişilerden olup kapalı ceza infaz kurumunda bulunan başka bir hükümlü ve/veya tutuklu ile telefon görüşmesi yapmak istediğinde; arayan sıfatıyla kendisine ait haftalık telefonla görüşme hakkını kullanmış sayılacağı gibi, buna ek olarak aradığı kişinin de (aranan hükümlü/tutuklunun da) hakkını kullanmış sayılacağı kabul edilmiştir.<br>Oysa, farklı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü/tutukluların, yakını sıfatıyla birbirlerini aramaları halinde, "arayan" hükümlü veya tutuklunun telefonla görüşme hakkını, bir yakını yönünden kullanmış ve bu haliyle kısmen (ceza infaz kurumunun koşul ve olanaklarına bağlı olarak diğer yakınlarıyla görüşme hakkı baki kalacak şekilde) tüketmiş olduğunda duraksama bulunmamakla birlikte; Tüzük'te belirtilen kişilerden birisi veya birkaçını aramak suretiyle telefonla görüşme hakkını henüz hiç kullanmamış olan "aranan" hükümlü/tutuklunun, telefonla görüşme hakkını, bir yakını yönünden dahi olsa kullandığının kabulüne olanak bulunmamaktadır. <br>Dolayısıyla, telefonla görüşme hakkını henüz hiç kullanmamış olan hükümlü/tutuklunun, başka bir hükümlü ve/veya tutuklu tarafından aranması sonucunda telefonla görüşme hakkını kullanmış sayılacağı şeklindeki düzenlemenin; 5275 sayılı Kanun'da ve ilgili Tüzük'te dayanağının bulunmadığı, yukarıda belirtilen istisnalar (hükümlü/tutuklunun savcı veya hakim kararıyla iletişim hakkının kısıtlanması/ haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası alması/ hücreye koyma cezasının infazına denk gelmesi) kapsamında da yer almadığı, bu haliyle kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü veya tutuklu bulunan her bir bireyin kural olarak sahip olduğu "bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilme" hakkına aykırılık oluşturduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, dava konusu düzenlemede hukuka ve dayanağı mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, "Farklı Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Hükümlü/Tutukluların Telefon Görüşmeleri" konulu, Cumhuriyet Başsavcılıklarına dağıtımlı işleminin "1- Farklı ceza infaz kurumlarında barındırılmakta olan hükümlü/tutukluların, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün; 88 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişilerden olması şartıyla, ..., anılan Tüzük'ün; 88 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen süre ile sınırlı olmak suretiyle arayan ve aranan hükümlü/tutuklu yönünden haftalık telefon hakkının kullanılmış sayılacağı"na ilişkin kısmının İPTALİNE,<br>2. Adli yardım talebi kabul edilen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra adli yardım kararından dolayı davacıdan tahsili ertelenmiş olan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, aşağıda ayrıntısı gösterilen … TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi hâlinde davalı idareye iadesine,<br>3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

müdür