<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/2666 E.  ,  2023/4783 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/2666<br> Karar No : 2023/4783 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik İnşaat Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010/Ocak ilâ Eylül, Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile 2010/Ocak ilâ Mart, Mayıs ilâ Eylül, Aralık dönemleri için kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesince, takdire sevk işleminin zamanaşımını durduracağı yönünde verilen bozma kararına uyularak; dosyanın yeniden incelenmesi suretiyle davacının uyuşmazlık konusu dönemde faturalarını kullandığı mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında yer alan tespitler ile dosyadaki bilgi belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; bu mükelleflerin bir kısmı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı, bir mükellef tarafından ise davacı adına düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığının somut olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Mahkemesi kararının; cezalı tarhiyatın davacıya düzenledikleri faturaların sahte olduğuna karar verilen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunmada ileri sürülen hususlar tekrar edilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.<br> <br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br> Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010/Ocak ilâ Eylül, Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile 2010/Ocak ilâ Mart, Mayıs ilâ Eylül, Aralık dönemleri için kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Re'sen vergi tarhı" başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 2. fıkrasının 3. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hâli, 6. bendinde de; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hâli re'sen tarh nedeni olarak sayılmıştır.<br>Aynı Kanun'un "Takdir kararı" başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı belirtilmiş, "Komisyonların görevleri" başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek, komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. Kanun'un "Maksat" başlıklı 134. maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu,135. maddesinde ise, vergi incelemesinin; vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılacağı, Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanların her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haiz olduğu belirtilmiştir.<br>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde de katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, anılan maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıdaki Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, takdir komisyonlarının görevinin; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa'da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2010 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi öncesinde 01/12/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, komisyon kararını vermeden önce ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunun düzenlendiği, raporda davacı şirketin bir kısım alış faturasının sahte olduğundan bahisle indirimi kabul edilmeyen katma değer vergisi tutarlarının takdir komisyonu tarafından dikkate alınması ve ilgili Takdir Komisyonu tarafından yapılan matrah takdiri neticesinde davacının katma değer vergisi beyanlarının Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzeltilmesi gerektiğinin belirtildiği, Takdir Komisyonunca da 12/12/2016 tarihli kararlar ile herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan davacının ilgili dönemlerde beyan ettiği matrahlar fark matrah olarak aynen kabul edilmek suretiyle tarhiyata dayanak alınabilecek başkaca bir belirlemeye yer verilmeksizin katma değer vergisi indiriminin reddinin komisyonlarının görev ve yetkisinde olmadığından tarhiyat işlemlerinin Vergi Dairesi Müdürlüğünce yerine getirilmesi gerektiğinin belirtildiği görülmüştür. Davalı idarece dava konusu tarhiyatın duyurulduğu vergi ceza ihbarnamesi ile tarhiyat yapılırken ise; davacının ihtilaflı dönemlere ait beyanlarında bildirdiği indirim konusu yapılan katma değer vergisinin dikkate alınmadığı ve davacı tarafından ilgili dönemlere ilişkin gösterilen beyanlarını matrah olarak aynen kabul eden takdir komisyonu kararının dayanak olarak alındığı görülmüştür.<br>Olayda; bir kısım alış faturasının sahte olması nedeniyle dava konusu dönemlere ait sahte faturalara isabet eden vergi tutarlarının indirimlerinin reddi suretiyle ödenecek vergilerin belirlendiği bir vergi inceleme raporu düzenlenmeden ve buna göre tarhı gereken vergi saptanmadan komisyonca da isabetli olarak kabul ve ifade edildiği üzere indirim reddi konusunda görev ve yetkisi bulunmayan ancak vergi tarhı için gereken hususlara ilişkin belirleme de içermeyen mezkur takdir komisyonu kararlarının dava konusu tarhiyata dayanak olarak alınmasına olanak bulunmamaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kısmen reddeden, kısmen kabul edip, Vergi Mahkemesi kararını kısmen kaldırarak, kaldırılan kısım yönünden davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararın temyize konu kısmında sonucu itibarıyla usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalının temyiz isteminin reddine,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br> 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br>(X)KARŞI OY :Davacının fatura aldığı mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Daire kararına katılmıyoruz.<br><br> </font></p></body></html>

müdür