<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3442 E. , 2023/4921 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/3442<br>Karar No : 2023/4921<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü<br> VEKİLİ : Av. …<br> 2- (DAVACI) …<br> VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, ... Limited Şirketinin 2011 ila 2014 yıllarına ait kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu … ve … takip numaralı ödeme emirleri içeriği alacağın şirketin beyanları üzerine tahakkuk eden vergilerden kaynaklandığı, vadelerinin ise 2011 ve 2012 yılına rastladığı, söz konusu ödeme emirlerine karşılık gelen ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen bir kısım ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya sunulmadığı, bir kısım ödeme emirlerinin ise usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin görüldüğü, 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihine kadar zaman aşımını kesen hukuken geçerli bir sebebin ortaya konulamadığı, şirketin banka hesabına 2018 yılında uygulanan haczin ise zaman aşımına etkisinin bulunmadığı, bu durumda en geç 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihlerinde tebliğ edilmesi gerektiği hâlde 13/11/2018 tarihinde davacıya tebliğ edilen değinilen ödeme emirleri içeriği alacağın tahsil zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından belirtilen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, şirketin beyanları üzerine tahakkuk eden vergilerden oluşan dava konusu 8 takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 5, 9, 10, 15, 16, 17. sıra numarasında yer alan alacağa ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ait tebliğ alındıları dosyaya ibraz edilmediğinden ödeme emrinin değinilen kısımlarının hukuka uygun düşmediği, … takip numaralı ödeme emrinin diğer kısımlarında yer alan alacağın vadesinin 2013 yılına rastladığı, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 14/12/2017 tarihinde kanuni temsilcinin ikâmetgâh adresinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldüğünden, şirketten alınamayan alacağın tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 9 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarından kaynaklandığı, özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin ilânen tebliğ edildiği, ancak ilânen tebliğ öncesinde ihbarnamelerin şirkete tebliğ edilemediği hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak ortaya konulamadığı, bu haliyle 2013 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın 31/12/2018 tarihi itibarıyla tarh zaman aşımına uğradığı, 2014 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın ise şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmediği anlaşıldığından değinilen ödeme emrinde de hukuka uyarlık bulunmadığı, 10 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın 2011 ve 2012 yılının muhtelif dönemlerine ait re'sen salınan vergi ve cezalardan kaynaklandığı, söz konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin ilânen tebliğ edildiği, ancak ilânen tebliğ öncesinde ihbarnamelerin şirkete tebliğ edilemediği hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak ortaya konulamadığı, bu haliyle alacağın 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihi itibarıyla tarh zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından değinilen ödeme emrinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle … takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 5, 9, 10, 15, 16, 17. sıra numarası dışında yer alan alacaklar yönünden dava reddedilmiş, sözü edilen ödeme emrinin kalan kısmı ile diğer ödeme emirleri ise iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: <br>Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu …, …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvuruları, değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. <br>Dava konusu 9 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak kesilen özel usulsüzlük cezalarından kaynaklandığı, 01/01/2014 ve 01/01/2015 tarihlerinde başlayan zaman aşımı süresinin 31/12/2018 ve 31/12/2019 tarihlerinde sona ereceği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin ise zaman aşımı süresi içerisinde 13/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği görüldüğünden, söz konusu kamu alacağının zaman aşımına uğramadığı, kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borcu karşılayacak mal varlığına rastlanılmadığı, bu haliyle ilgili dönemlerde şirket ortağı sıfatını haiz bulunan davacı adına şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, 9 takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra değinilen ödeme emri yönünden dava reddedilmiştir.<br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından, … takip numaralı ödeme emri içeriği alacağa ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, ilânen tebliğ öncesinde şirketin bilinen adreslerinde tebliğ yapılamadığı hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca ortaya konulamadığı, davalı idarece, şirketin kanuni temsilcisinin mal varlığının bulunup bulunmadığına yönelik bir araştırma yapılmadığı, şirketteki ortaklık payının %10 olmasına rağmen şirketin bütün borçlarından dolayı sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. <br>Davalı idare tarafından, ... Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, ödeme emirleri içeriği alacağın şirketin kendi beyanlarından ve re'sen salınan vergi ve cezalardan kaynaklandığı, alacağın şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiği, şirketin borcu karşılayacak mal varlığının tespit edilememesi üzerine şirket ortağı olan davacı hakkında takip yapıldığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu … takip numaralı ödeme emrinin …, .., 5, 9, 10, 15, 16, 17. sıra numarası dışında yer alan alacaklar yönünden; asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emirleri her ne kadar şirketin kanuni temsilcisi olan şahsın ikâmetgâh adresinde tebliğ edilmiş ise de daha öncesinde şirketin bilinen adresinde mutad tebliğ usullerinin denendiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, bu haliyle dava konusu ödeme emrinin belirtilen kısımlarının sebep unsuru olan ve asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emri içeriği alacağın şirket nezdinde usule uygun kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden ödeme emrinin sözü edilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 9 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarından kaynaklandığı, özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin ilânen tebliğ edildiği, ancak ilânen tebliğ öncesinde ihbarnamelerin şirkete tebliğ edilemediği hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak ortaya konulamadığı, bu haliyle 2013 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın 31/12/2018 tarihi itibarıyla tarh zaman aşımına uğradığı, 2014 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın ise şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmediği anlaşıldığından değinilen ödeme emrinde de hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmakla davacı temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>Dava konusu 8 takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 5, 9, 10, 15, 16, 17. sıra numarası dışında yer alan alacağın şirketin beyanları üzerine tahakkuk eden vergi borcundan kaynaklandığı ve vade tarihinin 2013 yılı olduğu, sözü edilen alacak için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin kanuni temsilcisi olan şahsın ikâmetgâh adresinde 14/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, vadesinde ödenmemesi ve ödeme emirlerine karşı dava açılmaması üzerine söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu 9 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın şirket adına 2013 ve 2014 yılları için kesilen özel usulsüzlük cezalarından kaynaklandığı, söz konusu özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilememesi nedeniyle ilânen tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan şeklinde, limited şirket ortaklarının, <br>şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri<br> bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde ise bunları idare edenlere veya temsilcilere yapılacağı, tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyetin taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde ise muhatabın adresi hiç bilinmezse, bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilanen yapılacağı düzenlenmiştir.<br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının; …, …, … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 5, 9, 10, 15, 16, 17. sıra numarasında yer alan alacağa ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.<br>Ortakların şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması icap eder.<br>Dava konusu 8 takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 5, 9, 10, 15, 16, 17. sıra numarası dışında yer alan alacağın dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri şirketin kanuni temsilcisi olan şahsın ikâmetgâh adresinde tebliğ edilmiş ise de daha öncesinde şirketin bilinen adreslerinde tebliğ yolunun denenmediği veya buna ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı dolayısıyla 213 sayılı Kanun'un kuralına yukarıda yer verilen 93. maddesi kapsamında usulüne uygun biçimde gerçekleştirilerek kamu alacağının şirket nezdinde kesinleşmesini sağlayacak ödeme emri tebliğinden bahsedilemeyeceğinden, aksi yöndeki gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının sözü edilen kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br><br>Dava konusu 9 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarından kaynaklandığı, özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin ilânen tebliğ edildiği, ancak ilânen tebliğ öncesinde ihbarnamelerin şirkete tebliğ edilemediği hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak ortaya konulamadığı, bu haliyle 2013 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın 31/12/2018 tarihi itibarıyla tarh zaman aşımına uğradığı, 2014 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın ise şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmediği anlaşıldığından aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasında da hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idare temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının …, …, … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 5, 9, 10, 15, 16, 17. sıra numarasında yer alan alacaklara ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,<br>3. Davacı temyiz isteminin kabulüne,<br>4. Kararın; … takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 5, 9, 10, 15, 16, 17. sıra numarası dışında yer alan alacağa ilişkin hüküm fıkrası ile … takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 27/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>
müdür