<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/2748 E. , 2023/3275 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/2748<br> Karar No : 2023/3275<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Akaryakıt Nakliye İnşaat Turizm Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av….<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Malmüdürlüğü - …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2017 yılına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Ocak-Kasım dönemleri için re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesince "tahdidi sayılan hususlarda verilen kararlar hakkında dosya Vergi Mahkemesine gönderilebileceği" gerekçesiyle verilen bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemek suretiyle; uyuşmazlık dönemine ilişkin yasal defter ve belgelerinin istenilmesine dair defter belge isteme yazısının, davacı şirketin kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde eşine tebliğ edilmesinin yasaya aykırı olmadığından, mücbir sebep veya geçerli bir mazeretin varlığı ileri sürülmeksizin yasal defter ve belgeleri süresinde incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re'sen takdire gidilmesi yerinde olduğu, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca ara kararlarla istenilmesine karşın mücbir sebep olmaksızın Mahkemelerine alım satım belgelerinin ibraz edilmediği ve davacının iddia ettiği gibi davalı idarede de bulunmadığı, bir başka inceleme elemanına da ibraz edilmediği dikkate alındığında, cezalı tarhiyatta yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalının; davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2017 yılı ticari defterlerinin başka bir inceleme için vergi inceleme elemanına teslim edildiği, bu nedenle ibraz istenildiği zaman kendilerinde mevcut olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinde, <br>"Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır: 1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, 2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.<br>Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır.<br>İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır. <br>İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır." açıklamalarına yer verilmiştir.<br>Maddenin değerlendirilmesinden; birinci fıkrada, bilinen adreslerin üç bent şeklinde sayıldığı, ikinci fıkrada, birinci fıkranın ilk iki bendinde belirtilen adresleri olan mükelleflere öncelikle bu adreslerde tebligat yapılacağı, iş yeri adresinde yapılan tebligatta mükelleflerin; bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, sadece birinci fıkranın ilk iki bendinde belirtilen işyeri adresleri olmayan mükelleflere tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı anlaşılmaktadır.<br>Olayda, davacı şirketin mükellefiyetinin re'sen terkin ettirilmesi nedeniyle doğrudan kanuni temsilcinin ikametgah adresinde kanuni temsilcinin eşine defter ve belge isteme yazısı tebliğ edilmişse de, davacı şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği ve ticaret sicilinden silinmesinin söz konusu olmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinin 4. fıkrasında sadece işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağının belirtilmesi karşısında davacı şirketin işyeri adresi olmadığına dair davalı idarece yapılan bir tespitin bulunmadığı, aksine vergi inceleme raporunda mükellefiyetin faal olduğu dönemde davacı şirketin "… Mah. … Cad. No:… Keskin/KIRIKKALE" işyeri adresine sahip olduğunun belirtildiği, bu durumda, öncelikle bahsedilen adreste tebligat yapılması gerekirken, bu adreste davacı şirkete defter ve belge isteme yazısının tebliğe çıkarılarak davacı şirketten defter ve belgelerinin istenilmediği anlaşıldığından, bu nedenle re'sen tarh sebebinin varlığından bahsedilemeyeceği için dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 3 sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nisbi harcın alınmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> </font></p></body></html>
müdür