<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3755 E. , 2023/3153 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C. <br>D A N I Ş T A Y <br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2019/3755 <br>Karar No : 2023/3153 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … <br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesinin … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava konusu istem: Hakkari İli, … İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, Hakkari İli, Merkez, Sermaye Piyasası Kurulu İlkokulunda müdür olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiil nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; soruşturma raporu ve dosyaya eklenen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 17/05/2016 tarihli tespit tutanağında; özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinde PKK/KCK terör örgütünün şehir yapılanması olan YPS mensuplarınca, terör örgütü güdümündeki Öz Yönetim ve Öz Savunma adı altında gerçekleştirilen hendek kazma, barikat kurma, mayınlama, suikast tarzı eylemlerin önüne geçmek ve kamu düzenini sağlamak amacıyla güvenlik güçleri tarafından yapılan operasyonların bu yürüyüşlerle protesto edildiği, Türkiye Cumhuriyeti Devletini katliamcı ve işgalci olarak göstermeye çalıştıkları, PKK/KCK terör örgütünde silahlı olarak faaliyet gösteren örgüt mensuplarının, Hakkari İlinde gerçekleştirilen cenaze yürüyüşlerine katıldığı, yapılan bu yürüyüşler esnasında Hakkari Devlet Hastanesi'nden …mezarlığına gelişine ve defin işlemi gerçekleştirilinceye kadar PKK/KCK terör örgütünü övücü, yüceltici sloganlar atıldığı, örgüt flamaları ve posterler açıldığı, bu yürüyüşlere bir kamu görevlisi olan davacının da katıldığı, bu kişinin TMK'nun 7. maddesinde belirtilen hususlara muhalefet ederek PKK/KCK terör örgütünün propagandasını yaptığının değerlendirildiğinin belirtildiği; tespit tutanağı ve ekindeki resimler incelendiğinde, davacının 09/10/2014 tarihinde gerçekleşen Kobani olaylarını protesto yürüyüşüne, 24/01/2015 tarihli PKK/KCK terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN'a özgürlük yürüyüşüne, 29/05/2015 tarihinde gerçekleşen … isimli örgüt mensubunun cenaze yürüyüşüne, 29/12/2015 günü PKK/KCK terör örgütüne karşı yürütülen operasyonlar nedeniyle uygulanan sokağa çıkma yasağına karşı …'in 1 günlük iş bırakma eylemi ve yürüyüşüne katıldığının görüldüğü; davacının alınan ifadesinde, …'ı tanımadığını ve bu yürüyüşe katılmadığını, slogan atıldığını bilmediğini, işi olduğu için yürüyüş alanından geçmek zorunda kaldığını beyan etse de, dosyada yer alan resimlerden davacının yürüyüşe katılanlarla beraber yürüyüş temposunda ve yürüyüş kortejinin ortasında yürüdüğü, şayet iddia ettiği gibi yürüyüşe katılma amacı olmasaydı ve tesadüfen ordan geçseydi yürüyüş kortejinin tam ortasında değil, yürüyüşe katılmayan ve destek vermeyen diğer vatandaşlar gibi yolun en kenarından gitmesi gerektiği; ayrıca, davacı, alınan ifadelerinde eylemelere sendika görevlisi olduğu için katıldığını, eylemlerde öğretmenlerin özlük haklarının savunması dışında başkaca bir amacının olmadığını beyan etmiş olsa da; bahsedilen yürüyüşlerin davacının üyesi olduğu sendika tarafından düzenlenmediği, davacının kendi isteğiyle bu etkinliklere katıldığı, bu etkinliklerde Devletin terörle mücadelesinin protesto edildiği, PKK/KCK terör örgütünü övücü, yüceltici sloganlar atıldığı, örgüt flamaları ve posterlerinin açıldığı, 29/05/2015 tarihinde gerçekleşen yürüyüşün bölücü terör örgütü mensubunun cenaze yürüyüşü olduğu, bu yürüyüşte de PKK/KCK terör örgütü lehine sloganlar atıldığı, bu yürüyüşlerin ve eylemlerin öğretmenlerin özük haklarıyla ilgili olmadığı, davacının bu yürüyüşlerin içeriğini bilmesine rağmen bir kamu görevlisi olarak bu yürüyüşlere katıldığı gibi yürüyüş esnasında PKK/KCK terör örgütünü üvücü, yüceltici sloganlar atılması, örgüt flamaları ve posterlerinin açılmasına rağmen yürüyüşten ayrılmayarak yürüyüşe fiilen destek olmaya devam ettiği; Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü tarafından soruşturmayı yürüten müfettişlere gönderilen cevabi yazıda, anılan eylemlere davacı haricinde başka katılan Hakkari İl Milli Eğitim Müdürlüğü personelinin olmadığının bildirildiği, davacının, PKK/KCK terör örgütüne müzahir eylemlere/yürüyüşlere katılarak destek olduğu; davacının bu eylemlerinin sendikal faaiyet olarak kabul edilemeyeceği hususları sabit olmakla birlikte, dava konusu işleme esas olan "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak" fiilinin davacının eylemleriyle örtüşmediğinin anlaşıldığı; 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiillerden olmayıp, söz konusu fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer olan eylemlere de aynı cezanın, yani Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verileceğinin düzenlendiği ve davacının, 24/01/2015 tarihli PKK/KCK terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN'a özgürlük yürüyüşüne, 29/05/2015 tarihinde gerçekleşen … isimli örgüt mensubunun cenaze yürüyüşüne katıldığı, bu etkinliklerde devletin terörle mücadelesinin protesto edildiği, PKK/KCK terör örgütünü övücü, yüceltici sloganlar atıldığı, örgüt flamaları ve posterlerinin açıldığı, davacının PKK/KCK terör örgütüne müzahir eylemlere/yürüyüşlere katılarak destek olduğu; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, devletle olan özel sadakat bağının davacı tarafından zedelendiği ve söz konusu kamu görevlisinin görevde tutulması noktasında idarenin zorlanamayacağına ilişkin Vilho Eskilenen kararı da dikkate alındığında, davacının, PKK/KCK terör örgütüne müzahir eylemlere/yürüyüşlere katılarak destek olduğu hususu sabit olduğundan, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince; davacıya isnat olunan fiillerin sübuta erdiği kabul edildikten sonra fiillerin ceza verilmesine esas maddeye uymamakla birlikte, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılabileceği belirtilerek, sebep ikamesi yapılmak suretiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Anayasanın 125. maddesinde yer alan, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği düzenlemesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri düzenlemesi nedeniyle; idarenin takdir yetkisi çerçevesinde birden çok seçenek arasından seçim yapabileceği durumlarda -olayımızda davacıya isnat olunan eylemlerin hangi madde kapsamında hangi disiplin cezasını gerektireceğinin değerlendirilmesi- sebep ikamesi yapılamayacağı; istisnai olarak mevzuatta açıkça düzenlenmiş ve idarenin herhangi bir takdir hakkı olmayan durumlarda sebep ikamesi yapılabileceği, bu itibarla, davacının sübuta eren eylemlerine uygun 657 sayılı Kanunun ilgili disiplin hükümlerinin uygulanabileceğinin açık olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … <br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın esasa ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br>Temyize konu kararın, "davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince; <br> Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 10/04/2017 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 10/04/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. <br> <br>KARAR SONUCU: <br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, <br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesinin … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br> <br> <br></font></p></body></html>
müdür