<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1991 E.  ,  2023/3202 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2022/1991<br>Karar No : 2023/3202<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sağlık Yatırımları Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. … <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …,<br> Hukuk Müşaviri Av. …<br><br>İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, gastroenteroloji dalında yan dal uzmanlığı bulunan ...'nın, sahipliğinde bulunan ... Bahçelievler Hastanesinde ana dalı olan iç hastalıkları uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan Kapasite Değerlendirme Komisyonu kararında birden fazla şartın sayıldığı, başvurunun bu şartlardan tamamının sağlanamaması durumunda reddedilebileceği, şartlardan birinin gerçekleşmemesinin başvurunun reddedilmesi için yeterli olmadığı, ilk iki kriter yönünden davalı idarenin hiçbir veri sunmadığı, yan dal uzmanı olan hekimlerin sahip oldukları uzmanlık diplomalarına dayalı olarak özel sektörde çalışma alanlarının sınırlandırıldığı, hekimlerin yan dal uzmanı olarak çalışmaya zorlandıkları ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Dava konusu işleme esas başvuru dilekçesinde, söz konusu hastanede yan dal uzmanlığı kadrosunda görev yapan Salih Boğa'nın, bu görevinden ayrılarak, aynı hastanenin ana dal uzmanlığı kadrosunda çalışmasına izin verilmesi istemine yer verildiği, dava konusu işlemde "Hastanenin ruhsata esas kadroları arasında ilgili yan dal uzmanlık dalına ait kadronun bulunması sebebiyle talebin uygun bulunmadığı" hususunun belirtildiği, buna göre dava konusu işlemin KDK/18 kararının 1. maddesinin (c) bendindeki koşulun sağlanmadığından bahisle tesis edildiği görülmüş olup; bu bentte yer alan koşulda, planlama yetkisi çerçevesinde özel sağlık tesislerine verilen yan dal uzmanlığı kadrolarının atıl hale gelmemesinin amaçlandığı, bu bakımdan özel sağlık tesisinin ruhsata esas kadroları arasında bulunan ilgili yan dal uzmanlığı kadrosunun ancak boş olması halinde bu şartın sağlanmadığının kabul edilmesi gerektiği dikkate alındığında, ana dalda çalıştırılmak istenilen hekimin hali hazırda anılan hastanenin ilgili yan dal uzmanlığı kadrosunda görev yaptığı, bu görevinden ayrılarak aynı hastanede ana dalında çalışmaya başlamasının söz konusu yan dal kadrosunu boş hale getireceği, bu itibarla da anılan koşulun sağlanmadığı anlaşılmaktadır. <br>Açıklanan nedenle, temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının ve artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2023 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY - (X) :<br><br> Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 19. maddesinin 2. fıkrasında, "(Değişik ikinci fıkra:RG-25/3/2021-31434) Personelin işten ayrılışları, en geç beş iş günü içinde müdürlüğe bildirilir ve personel çalışma belgesi iptal edilir. İşten ayrılan personelin yerine çalışmaya başlayacak personel için mesul müdür tarafından düzenlenen personel çalışma belgesi en geç beş iş günü içinde müdürlüğe sunulur. İşten ayrılan uzman hekim yerine aynı uzmanlık dalında hekim başlatılabilir, ancak yan dal uzmanlığı bulunanlar Bakanlıkça planlama amacıyla oluşturulan komisyonlardan görüş alınarak ana dalda başlatılabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Anayasa'nın "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinde, herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu; 13. maddesinde de, temel hakların ancak kanunla sınırlandırılacağı hükmü yer almıştır.<br>1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 8. maddesinde, "Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır." hükmüne yer verilmiştir. <br>Aynı Kanun’un 12. maddesinde, “Sanatını icra etmek üzere bir mahalde kayıtlı olan herhangi bir tabibin bizzat dükkan ve mağaza açmak suretiyle her türlü ticaret yapması memnudur.<br>(Değişik ikinci fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.; Değişik: 2/1/2014-6514/21 md.) Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:<br>a) Kamu kurum ve kuruluşları.<br>b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri. <br>c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.<br>(Değişik üçüncü fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.) Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir....” hükmü yer almıştır.<br>Mezkur Kanun hükmü uyarınca, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, anılan maddenin ikinci fıkrasının her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla ve başka bir sınırlama olmadan, birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilme hakkına sahip oldukları tartışmasızdır.<br>Dava konusu işlemin sebebini oluşturan Prensip Kararlarının dayanağı olan Yönetmelik kuralı, uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzmanlık belgesi almış bir tabibin, ayrıca yan dal uzmanlığının da bulunması nedeniyle, sahip olduğu ana uzmanlık dalında çalışma hakkını Bakanlığın uygun görüşünün bulunması şartına bağlayarak 1219 sayılı Kanun'daki sınırlamaların ötesinde engellemekte, yan dal uzmanlığı bulunan tabipleri özel sağlık kuruluşlarında çalışabilme bakımından yan dal uzmanlığı bulunmayan tabiplere göre dezavantajlı konuma getirmektedir. <br>Bu durumda, uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzmanlık belgesi almış bir tabibin, o uzmanlık dalı içerisinde ayrıca yan dalının da bulunması nedeniyle, sahip olduğu uzmanlık dalında çalışma hakkını ortadan kaldıran anılan düzenleme, yasayla tanınmış olan, uzmanlık dalında çalışma özgürlüğünü ortadan kaldırması nedeniyle hukuka aykırı olduğundan, bu şekilde hukuka aykırılığı ortaya konulan Yönetmelik maddesinin iptal edilmemiş olması bu maddeye dayanılarak tesis edilen işlemin iptaline engel olmayacağından anılan düzenlemeye dayanılarak alınan Prensip Kararları çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, anılan işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, anılan kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

müdür