<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3512 E.  ,  2023/1464 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/3512<br>Karar No : 2023/1464 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF : I- (DAVALI): … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Av. …<br><br> II- DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1-… Üniversitesi Rektörlüğü<br>VEKİLİ: Av. …<br> 2-… Birliği<br> VEKİLİ: Av. …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/06/2022 tarih ve E:2019/3360, K:2022/3705 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğü arasında 26/02/2019 tarihinde imzalanan Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü'nün iptali istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/06/2022 tarih ve E:2019/3360, K:2022/3705 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarenin ehliyet yönünden usuli itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,<br>Anayasa'nın 2 ve 42. maddelerine; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2, 3, 4, 14, 42, 53, 56. maddelerine; dava konusu Protokol'ün imzalandığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 37/9. maddesine; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 326/1-(f),(g) maddelerine, 07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 212. maddesine ve 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 10/7 ve 13/1. maddelerine yer verilerek,<br>Davaya konu Protokolün, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü (MTEGM) ile TOBB ve TOBB ETÜ işbirliğinde, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi için okullarda eğitimi verilen meslek alanlarında öğrenci ve öğretmenlerin sosyal ve zihinsel becerilerinin geliştirilmesi, mesleki bilgi, beceri ve yabancı dil yeterliliklerinin arttırılması amacıyla hazırlandığı, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği kapsamında, proje okul olarak faaliyet gösteren okullar arasından 81 ilde yer alan 81 mesleki ve teknik eğitim okulunun Protokol kapsamına alındığı, Protokol'de, bu okullarda atölye/laboratuvarların kurulması, eğitim içeriklerinin hazırlanması ile nitelikli işgücünün yetiştirilmesine yönelik yapılacak olan mesleki ve teknik eğitim faaliyetlerine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği,<br> Davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığının, Devlet adına mesleki ve teknik eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesi ve denetlenmesi görev ve sorumluluğunun dava konusu Protokol ile TOBB ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne devredildiği, mevzuatın böyle bir yetki devrine olanak tanımadığı ileri sürülmüşse de, bu iddianın değerlendirilebilmesi için konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile kalkınma plan ve strateji belgelerinin dikkate alınması suretiyle Protokol'ün bir bütün olarak lafzi ve amaçsal olarak yorumlanması gerektiği,<br>Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyonu Belgesinde, mesleki ve teknik eğitime atfedilen önem ve önceliğin ortaya konulduğu, 10. Kalkınma Planı Temel ve Mesleki Becerileri Geliştirme Programında, eğitimde alternatif finansman modellerinin geliştirileceği, özel sektörün eğitim kurumu açması, özel kesim ve meslek örgütlerinin mesleki eğitim sürecine idari ve mali yönden aktif katılımının özendirilmesi amacının açıklandığı, 23/07/2019 tarih ve 30840 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan, 11. Kalkınma Planında (2019-2023), sektör talepleri ve gelişen teknoloji doğrultusunda mesleki ve teknik eğitimde alan ve dalların öğretim programlarının güncelleneceği; vasıflı insan gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla mesleki ve teknik eğitim ile işgücü piyasası arasındaki bağın güçlendirileceği; mesleki ve teknik eğitim kurumları ile sektör arasında işbirliği protokollerinin arttırılacağının kararlaştırıldığı, Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin kanun hükümlerini uygulama ve bu kapsamda idari düzenleme yapma yetkisinin, kanunlarla getirilen hükümleri aşacak, bu kuralları değiştirecek şekilde kullanılamayacağının İdare Hukukunun en temel prensiplerinden olduğu, bu hususun hukuk devleti ilkesinin görünümlerinden olan kanuna saygılı idare (kanuni idare) olgusunun gerçekleşmesinin de bir gereği olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 1739 sayılı Kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda salt akademik anlamda eğitim verilmesini aşan bir biçimde kişinin birey olarak gelişiminin sağlanmasına yönelik eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesine ilişkin yetkinin, hukuk devleti ilkesi uyarınca anayasaya, üst hukuk normlarına uygun olarak kullanılması gerektiği, Anayasa ve kanunlarımız gereği, ulusumuzu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak teknik, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişme alanlarında iyi bireyler yetiştirilmesi ve bunun için ülke çapında etkin önlemler alınmasının Devletin devredemeyeceği görevleri arasında yer aldığı, bununla birlikte; eğitim ve öğretime yönelik politikalar belirlemek ve uygulamak noktasında asıl yetkili ve görevli olan Milli Eğitim Bakanlığının, 1739 sayılı Kanun, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 212. maddesi kapsamında mesleki ve teknik eğitimde, gelişen teknolojinin takip edilerek sektörle yakın ve etkili işbirliğinin sağlanması, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi amacına yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşların katılımının sağlamasına yönelik protokol düzenleyebileceğinin kabul edildiği, davaya konu Protokol'de de, protokol kapsamında yapılacak işler ve gerçekleştirilecek faaliyetlerin Protokol'ün 6. maddesinde açık ve net olarak kurala bağlandığı, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün (MTEGM), İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin, okulların, TOBB'un, Oda/Borsaların ve TOBB ETÜ'nün yükümlülüklerine 7. maddede ayrı ayrı yer verildiği, Protokol çerçevesinde; yapılacak işler ve gerçekleştirilecek faaliyetler ile yükümlülükler bir bütün olarak incelendiğinde, protokol hükümlerinin mesleki ve teknik eğitim okullarında atölye/ laboratuvarların kurulması, eğitim içeriklerinin hazırlanması ve nitelikli işgücünün yetiştirilmesine yönelik olarak TOBB ve TOBB ETÜ'nün mesleki ve teknik eğitim öğretim sürecine katılımının sağlanmasına yönelik olduğu, dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamına aykırılık taşımadığı, Milli Eğitim Bakanlığının eğitim öğretim hizmetinin yürütümüne ilişkin görev ve sorumluluğunun ortadan kaldırılmadığının anlaşıldığı,<br>Davacı tarafından, Protokol kapsamı dışındaki mesleki ve teknik eğitim kurumlarından farklı olarak mesleki ve teknik eğitimin yönetimi ve yürütülmesinde özerk bir yapılanmaya gidilmek suretiyle, yetkinin Protokol Danışma Kurulu (PDK) ve Protokol Yürütme Kuruluna (PYK) devredildiği, Devlet memurlarının atama, görevlendirme ve yer değiştirme işlemlerinde yetkinin özel kuruluşlara devredilmesinin, Anayasa'ya, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na ve 652 sayılı KHK'ya aykırı olduğunun öne sürüldüğü,<br>Protokol'ün 7-1.4 maddesinde, Protokol Yürütme Kurulunun teklifi ile okullarda görevlendirilmesi istenilen okul müdürü, müdür yardımcısı, öğretmen ve diğer personelin atama ve görevlendirmelerini Protokol Danışma Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda gerçekleştirmek MTEGM'in yükümlülükleri arasında yer verildiği, Protokol'ün 9. maddesinde; Protokol'ün, Protokol Yürütme Kurulu (PYK) ve Protokol Danışma Kurulu (PDK) tarafından yürütüleceği ve PDK kararının esas alınacağının kurala bağlandığı, 9-2.3 maddesinde; okulda görev alacak müdür, müdür yardımcısı, atölye ve laboratuvar ile genel bilgi öğretmenleri, uzman, usta öğretici ve diğer personelin atamaları/ görevlendirmeleri ve yer değiştirmeleri hakkında ilgili mevzuata uygun kararlar alıp gereği için ilgili birime bildirmek, PDK'nın görevleri arasında belirtildiği, Protokol'ün ''Öğretmenlerin Atanması ve Yöneticilerin Görevlendirilmesi'' başlığını taşıyan 10. maddesinde; okullara öğretmen ataması ile ilgili iş ve işlemler ile ilgili mevzuat hükümleri ile birlikte PYK'nin görüşü ve PDK'nin kararına göre MEB tarafından yapılacağının belirtildiği, 10-2 ve 10-3 maddelerinde okul müdür ve müdür yardımcılarına ilişkin düzenlemelerin getirildiği, <br>Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 7. fıkrası gereği eğitim kurumlarına atanacak öğretmenler ile görevlendirilecek yöneticiler bakımından ulusal veya uluslararası protokol ve projede yer alan özel hükümlerin saklı olduğunun belirtildiği, bu hüküm dikkate alındığında; protokol kapsamındaki proje okullara yapılacak öğretmen atamalarında ve yönetici görevlendirmelerinde, protokol ile özel hükümler öngörülmesinin mümkün olduğu, davaya konu Protokol kapsamında da, Protokol'ün yönetim ve işleyişinin sağlanması amacıyla PYK ve PDK'nın oluşturulduğunun anlaşıldığı, PYK'nin teklifi ve PDK'nın tavsiye kararı ile öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirilmelerinin, ilgili mevzuata göre Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacağının kurala bağlandığı, bu çerçevede; özel program ve proje uygulayan bu okulların arz ettiği önem ve özelliklerin dikkate alınması suretiyle yapılacak atamalar için öngörülen dava konusu Protokol hükümlerinin, 652 sayılı KHK'nın 37. maddesinin 9. fıkrasına ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 13 ve 14. maddelerine aykırılık taşımadığının anlaşıldığı, nitekim bu konuda davaya konu Protokol ile bir yetki devri olmadığı gibi Protokol'de de belirtildiği üzere sonucu itibarıyla kesin kararın ilgili mevzuat hükümleri uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tesis edileceği, bununla birlikte, davaya konu Protokol hükümleri ile ilgili mevzuatta bir değişikliğe yol açılmadığının da açık olduğu,<br>Davacı tarafından; Protokol kapsamındaki eğitim-öğretim programlarının hazırlanması ve yürütümünün, Talim Terbiye Kurulu kararına dayanmadığından bahisle Protokol'ün normlar hiyerarşisi ve yasallık ilkesine aykırı olduğunun öne sürüldüğü,<br> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 319. maddesi uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu, eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulamaya ilişkin görüşlerini Bakana sunmakla görevli olan Milli Eğitim Bakanlığının bilimsel danışma ve inceleme organı olduğu, bu çerçevede; eğitim-öğretim programlarının, Talim ve Terbiye Kurulu kararı ve Milli Eğitim Bakanının onayı ile uygulamaya konulması gerektiği, davaya konu Protokol'de de aksi yönde bir hükmün yer almadığının anlaşıldığı, nitekim Protokol'ün 4. maddesinde; Protokol'ün eğitim içeriklerinin hazırlanmasının Protokol kapsamına alındığı, 6-4 maddesinde; okullarda ARGE ve beceri tasarım atölyelerinin kurulması, atölyelerde uygulanacak öğretim programlarının hazırlanmasının Protokol kapsamında yapılacak işler arasında belirtildiği ve taraflara bu konuda yükümlülükler yüklenmişse de, bu düzenlemelerin sektörün ihtiyaçlarının belirlenerek öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerinin bu yönde gelişimini sağlayacak eğitim öğretim programlarının hazırlanması sürecinde, Protokol'ün amacı kapsamında alınan tavsiye niteliğinde kararlar olduğu, nihai karar merciinin Milli Eğitim Bakanlığı olduğu ve bu konuda bir yetki devrinin ya da üst hukuk normlarına aykırılığın bulunmadığı, Davacı tarafından, Protokol kapsamında olmayan okullar bakımından, eğitim öğretim sisteminde ikiliğe yol açıldığı öne sürülmüşse de, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin 212. maddesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği uyarınca sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün yetiştirilmesi amacıyla protokol kapsamında işbirliği yapılmasının mümkün olduğu ve bu durumun, mesleki eğitimin gelişimi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, nitekim Protokol'ün 13. maddesinde; eğitim öğretime ilişkin işlemlerde, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ve Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmi Okullarda Yatılılık, Bursluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliği'nin uygulanacağı belirtilerek eğitim ve öğretimin işleyişi bakımından Protokol kapsamında olmayan okullar ile Protokol kapsamındaki okullar arasında ikiliğin oluşmamasının amaçlandığının anlaşıldığı, Bu bağlamda; davaya konu Protokol hükümlerinin, dayanak hukuksal düzenlemelerin amaç ve kapsamını aşmadığı, Anayasa'nın amir hükümlerine, Türk Milli Eğitiminin temel ilke ve kurallarına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı,<br>Bu itibarla, davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde Protokol imzalanmasında ve Protokol hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığının, Devlet adına mesleki ve teknik eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesi ve denetlenmesi görev ve sorumluluğunun dava konusu Protokol ile TOBB ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne devredildiği, mevzuatın böyle bir yetki devrine olanak tanımadığı, TOBB gibi üçüncü kişilere okulların proje okulu olması için başvuru yapma olanağının mevzuatta tanınmadığı, bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden, eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması, uygulanması ve güncellenmesinden asıl olarak Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğu, zira Milli Eğitim Bakanlığının öğrencilerin eğitim ve öğretimine yönelik politikaları belirleyerek, bu politikaların gereği gibi uygulamasının kanuni idare ilkesinin sonucu olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuş olup, müdahil TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğü tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 02/06/2022 tarih ve E:2019/3360, K:2022/3705 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 19/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>

müdür