<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3487 E.  ,  2023/1431 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2022/3487<br>Karar No : 2023/1431 <br><br>TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACI): … vasisi …<br> VEKİLİ: Av. …<br> II-(DAVALILAR):<br> 1- …<br> 2- …Bakanlığı<br> VEKİLİ: Hukuk Hizmetleri Genel Müdür V. …<br> 3- …Genel Müdürlüğü<br> VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 22/06/2022 tarih ve E:2021/9937, K:2022/3815 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı … olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "1 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 22/06/2022 tarih ve E:2021/9937, K:2022/3815 sayılı kararıyla;<br>Anayasa'nın 153. maddesi; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrası; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesi; mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3-a-13; 37. ve Geçici 1. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,<br><br>Düzenleyici işlem yönünden,<br>Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiği ve Anayasa'nın 153. maddesinin 3. fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince, anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesinin ayrıca karara bağlandığı,<br>Akabinde 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümlerinin düzenlendiği ve Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. maddenin yürürlükten kaldırıldığı,<br>08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezalarının, disiplin amirleri ve kurullarının, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği,<br>Halihazırda uygulanma kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,<br>Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı,<br>Bireysel işlem yönünden,<br>Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda, iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği,<br>Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararından sonra Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. maddenin yürürlükten kaldırıldığı, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümlerinin düzenlendiği, <br>08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezalarının, disiplin amirleri ve kurullarının, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği, anılan Kanun'un 8/3-a-13 maddesinde de "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilinin, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dava konusu 5/A-6 maddesinde olduğu gibi üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayıldığı,<br>Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "yasal düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, anılan Tüzük'ün dava konusu 5/A-6 maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ile disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 5/A-6 maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br>Davacının mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "1 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde,<br>Emniyet Genel Müdürlüğünün 09/05/2013 tarih ve 96683 sayılı ve "Yüz Tanıma Sistemi" konulu yazısıyla, terörle mücadelede gelişen teknolojiler kullanılarak suç soruşturmalarının niteliğinin daha da artırılabilmesi amacı ile Yüz Tanıma Sistemi Projesinin (YTS) birimlerin hizmetine sunulduğu, sistem ile kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya yürütülmekte olan soruşturma ve kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla fotoğraf ve videolar üzerinde arama ve tespitler yapılabildiği, sisteme kullanıcı adı ve şifre ile sadece bu sistemin çalışması amacı ile tahsis edilen bilgisayarlardan erişilebildiği, kullanıcılar tarafından yapılan işlemlerin kayıt altına alındığı, sistemde kullanılmak üzere sadece yakalanan veya gözaltına alınan, şüpheli sıfatıyla hakkında soruşturma yürütülen, hakkında yakalama emri bulunan, meydana gelen olaylara veya kanunsuz gösterilere karıştığı tespit edilen, muhtemel terör eylemlerinde bulunabilecek kişilere ait fotoğrafların girilebileceği, sistemden gerekli verimin alınılabilmesi için kayıtların tetkik edilerek yukarıda belirtilen kapsamda sistemde kayıtlı fakat fotoğrafı olmayan kişilerin fotoğraflarının sisteme girilmesi, sistemde kayıtlı olmayan kişilerin ise güncel fotoğraflarının temin edilerek sisteme giriş yapılması gerektiğinin teşkilata duyurulduğu,<br>Emniyet Genel Müdürlüğünün söz konusu yazısı ile Yüz Tanıma Sisteminin (YTS) kullanımına ilişkin kuralların belirlendiği ve genel çerçevenin çizildiği,<br>Dava dosyası ile disiplin soruşturması raporu ve eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığında terör örgütleri ve teröristlerle ilgili mücadelede elde edilen fotoğraf ve videolardaki verilerden kimlik tespiti amacına yönelik olarak 2013 yılında uygulamasına başlanılan Yüz Tanıma Sisteminin (YTS) kullanımına ilişkin Hizbullah-İlim Terör Örgütü ile ilgili veri girişi ve arama, tarama, eşleştirme işlemleri sırasında resmi polis üniformalı şahısların görülmesi üzerine söz konusu kayıtlardan bir kısmının silindiği, eşleştirmelerde ortaya çıkan herhangi bir emniyet mensubu hakkında herhangi bir işlemin yapılmamış olduğu, YTS'nin kullanımı, verilerin girişi ve silinmesi gibi hususları içeren sistemin uygulamasına esas herhangi bir düzenleyici işlemin yapılmamış olduğunun tespiti üzerine aralarında davacının da bulunduğu bazı emniyet personeli hakkında disiplin soruşturmasına başlanıldığı; YTS ile ilgili ve sistemin veri tabanına yüklenecek kişi ve kişisel verilerin hangi usul ve esaslar ile elde edileceği, verilerin girişi, silinmesi, veri yükleme işlemi ve yüklenen verilerin yasalara ve mevzuata uygunluğu, sistemde varlığı anlaşılan ya da eşleştirmelerde ortaya çıkan mükerrer kişisel verilere ilişkin hususları da içeren sistemin uygulanmasına esas herhangi bir düzenleyici işlemin yapılmamış olması hususunda davacının kayıtsızlık gösterdiği tespitine yer verilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "1 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,<br>Dosyada yer alan bilgi ve belgeler bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar YTS ile ilgili ve sistemin veri tabanına yüklenecek kişi ve kişisel verilerin hangi usul ve esaslar ile elde edileceği, verilerin girişi, silinmesi, veri yükleme işlemi ve yüklenen verilerin yasalara ve mevzuata uygunluğu, sistemde varlığı anlaşılan ya da eşleştirmelerde ortaya çıkan mükerrer kişisel verilere ilişkin hususları da içeren sistemin uygulanmasına esas herhangi bir düzenleyici işlemin yapılmamış olması hususunda davacının kayıtsızlık gösterdiği gerekçesiyle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, YTS'nin kullanımına ilişkin kuralların Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlendiği, bunun dışında ayrıca bir düzenleyici işlem (genelge, yönerge gibi) yapma konusunda o dönem itibarıyla daire başkan yardımcısı olan davacının herhangi bir yetkisinin bulunmadığı, sadece düzenleyici işlem yapma hususunda öneride bulunabileceği dikkate alındığında, davacının disiplin cezasını gerektirir nitelikte bir fiilinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "1 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve …sayılı dava konusu işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı,<br>Diğer taraftan, dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle,<br>düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>Davacı tarafından, konusu suç teşkil etmeyen fiillere yönelik objektif bir soruşturma yapılmadan işlem tesis edildiği, kararın hukuka aykırı olarak verildiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idareler tarafından, davacıya atfedilen eylemin sübuta erdiği, disiplin soruşturmasının usulüne uygun olarak yapıldığı, dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, disiplin fiillerine Tüzük hükümlerinin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: <br>Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br>Davalı idareler tarafından, davacının temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptale ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 22/06/2022 tarih ve E:2021/9937, K:2022/3815 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 15/06/2023 tarihinde, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısım yönünden oybirliği, iptale ilişkin kısım yönünden oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY <br><br>X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı Daire Başkan Yardımcısı görevini ifa ettiği esnada, uygulamasına başlanılan Yüz Tanıma Sisteminin (YTS) kullanımına ilişkin Hizbullah-İlim Terör Örgütü ile ilgili veri girişi ve arama, tarama, eşleştirme işlemleri sırasında resmi polis üniformalı şahısların görülmesi üzerine söz konusu kayıtlardan bir kısmının silindiği, eşleştirmelerde ortaya çıkan herhangi bir emniyet mensubu hakkında herhangi bir işlemin yapılmamış olduğu, YTS'nin kullanımı, verilerin girişi ve silinmesi gibi hususları içeren sistemin uygulamasına esas herhangi bir düzenleyici işlemin yapılmamış olduğunun tespiti üzerine aralarında davacının da bulunduğu bazı emniyet personeli hakkında disiplin soruşturmasına başlanıldığı; YTS ile ilgili olarak sistemin veri tabanına yüklenecek kişi ve kişisel verilerin hangi usul ve esaslar ile elde edileceği, verilerin girişi, silinmesi, veri yükleme işlemi ve yüklenen verilerin mevzuata uygunluğu, sistemde varlığı anlaşılan ya da eşleştirmelerde ortaya çıkan mükerrer kişisel verilere ilişkin hususları da içeren sistemin uygulanmasına esas herhangi bir düzenleyici işlemin yapılmamış olması hususunda davacının kayıtsızlık gösterdiği ve fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br>Olayda, davacının ... olarak görev yaptığı birimin önem ve özelliği ile davacının sistemin uygulanmasına yönelik bir düzenleme yapılması için gerekli girişimlerde bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, açılan soruşturma sonucu, üzerine atılı fiili sübuta eren davacı hakkında tesis edilen dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. </font></p></body></html>

müdür