<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/4640 E.  ,  2023/3790 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/4640<br>Karar No : 2023/3790<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu Tasfiye Halinde ... Kağıt Limited Şirketi'nden alınamayan 2006 ve 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 13/02/2013 tarihinde kanuni temsilcisinin ikamet adresinde eşine tebliği usulsüz olduğundan davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli şartların oluştuğundan söz edilmeyeceği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Daire since, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br> (X)-KARŞI OY :<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tebligatın adresleri bilinenelere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ise ilan yolu ile yapılacağı, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tebliğin kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikamet adresinde bulunanlardan veya işyerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden davacının 27/04/2006-16/05/2006 ve 26/12/2006-30/07/2007 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu Tasfiye Halinde ... Kağıt Limited Şirketi'nin 2006 ve 2007 yılına ilişkin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, şirketin 31/03/2009 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terk ettirildiği, 16/04/2009 tarih ve 7293 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan 31/03/2009 tarih ve 2009/2 sayılı ortaklar kurulu kararıyla tasfiyeye girdiği, tasfiye sürecinin halen devam ettiği, dava konusu borçlarla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ alındısında şirket müdürü sıfatı yazılmak suretiyle ...'in ikametgah adresinde eşi ...'e 13/02/2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar Mahkemece dava konusu ödeme emirleri dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 13/02/2013 tarihinde şirketin kanuni temsilcisinin ikamet adresinde eşine tebliğ edildiği, öncelikle şirketin adresinde tebliğ yapılamadığının 213 sayılı Kanun'un 102. maddesine uygun olarak düzenlenmiş bir tebliğ alındısıyla ortaya konulmadan, şirket müdürünün ikametgah adresinde eşine yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiş olsa da; 31/03/2009 tarihinde şirketin mükellefiyeti re'sen terk ettirilmesi nedeniyle şirkete düzenlenen ödeme emirlerinin şirket müdürünün ikamet adresinde eşine tebliğinde usulsüzlük bulunmadığı görüldüğünden ödeme emri hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken aksi gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.<br> </font></p></body></html>

müdür