<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/1192 E.  ,  2023/2760 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C. <br> D A N I Ş T A Y <br> ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/1192 <br>Karar No : 2023/2760 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. … <br> <br>İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava konusu istem : İstanbul İli, ... İcra Müdür Yardımcısı iken Afyonkarahisar ili, Sandıklı İcra Müdür Yardımcılığına atanan ve oradan da istifa ederek görevinden ayrılan davacının, ... İcra Müdürlüğünde 3. İcra Müdür Yardımcısı olduğu döneme ilişkin olarak hakkında yapılan disiplin soruşturması sonrasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. Maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptaline ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi ile özlük haklarının tanınmasına karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 07/06/2021 tarih ve E:2021/693, K:2021/3542 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararla; olayda, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "zimmet'' suçundan yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine hükmedildiği, karara göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca ceza artırımları ve indirimleri uygulandıktan sonra neticede davacıya 9 yıl, 4 ay ve 15 gün hapis cezası verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi tarafından; "... İcra İflas Kanunu’nun 9. maddesinde , İcra ve İflas dairelerine yapılacak her türlü nakdi ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında borçlu ve 3. Kişiler adına yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar , en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasasında muhafaza edilir, hükmünün bulunduğu, bu maddeye nazaran sanıkların suç tarihlerinde elden para tahsil yetkilerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, tahsil yetkilerinin bulunmadığının kabulü halinde eylemin TCK 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturabileceği," gerekçesi ile kararın bozulması üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin … esasına kayden yürütülen yargılamada Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararı ile; elden para tahsil etme yetkisi ( haciz mahallinde elden tahsil edilen paralar hariç) bulunmayan ( davacının da dahil olduğu) sanıkların her ne kadar zimmet suçunu işlediklerinden bahisle TCK 247/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların sabit olan eylemlerinin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesi uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis ve 100.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın istinaf inceleme aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği görülmekte olup;, olayda, davacıya görevini kötüye kullanmaktan hüküm verildiği davada henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmasa da eylemden dolayı Türk Ceza Kanunu kapsamında isnat edilen suç ile 657 sayılı Kanun kapsamında öngörülen disiplin suçunun tanım ve vasıflarının farklı olduğu anlaşıldığından, dosyada mevcut olan soruşturma raporu, ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler dikkate alınmak suretiyle disiplin suçunun sübut bulup bulmadığının değerlendirmesi yoluna gidildiği, bu durumda, davacının Küçükçekmece Adliyesinde İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken bir banka tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü aracı kılınarak tüm icra müdürlüklerine gönderilecek her bir evrak için ayrı ayrı posta ücreti ödenmesine rağmen aynı yere giden evrakların tek posta yapılması suretiyle kalan posta ücretlerinin davacının da aralarında bulunduğu bir kısım icra müdürlüğü personelince uhdelerine geçirildiği, bu işlemler nedeni ile de posta evraklarını ve parayı getiren banka görevlisine de ödeme yaparak haksız menfaat sağladıkları, yapılan görevin önem ve hassasiyeti ile kuruma iade edilmeyip uhdelerinde tutukları sabit olan para miktarı dikkate alındığında, bu eylemin kamu görevlisine olan güveni temelden sarsacak ve memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı nitelikte olduğu, eylemin niteliği ve vuku buluş şekli ile davacının çalışma safahatı dikkate alındığında hakkında bir alt ceza uygulaması yoluna gidilmemesinin davalı idarenin takdirinde olduğu sonucuna ulaşılarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmişse de kararın henüz kesinleşmediği, dava konusu işlemin hukuka aykırı tesis edildiği ileri sürülmektedir. <br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … <br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Dosyanın incelenmesinden isimsiz ve imzasız ihbar mektubu üzerine Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın … tarih ve … ile … tarih ve … sayılı görev emirleri uyarınca başlatılan soruşturma kapsamında; ... tarafından Türkiye genelindeki tüm icra müdürlüklerinden gelen müzekkerelere yazılacak cevabi yazıların, Küçükçekmece İcra Müdürlükleri aracı kılınarak tüm icra müdürlüklerine gönderildiği, banka tarafından nöbetçi icra müdürlüğüne günlük ortalama 2000-2500 adet müzekkere getirildiği, her bir müzekkere için 3,85 TL posta ücreti olmak üzere toplam 8.000,00-10.000,00 TL'nin günlük ve nakit olarak gider pusulası karşılığında ilgili icra müdür veya müdür yardımcısına ödendiği, müdür veya müdür yardımcısının bu müzekkereleri icra müdürlüğünde resmi olarak tutulan muhabere defterine kaydettirerek muhabere numarası verdikten sonra her bir müzekkereyi ilgili icra müdürlüğü dosyasına ayrı ayrı göndermesi gerekirken, gelen müzekkere cevaplarını icra müdürlükleri dışında gayri resmi olarak tutulan bir deftere kaydını yaptırdıkları, muhabere evrakının dikkat çekmemesi için adliyede PTT şubesi bulunduğu halde, İstanbul'da bulunan farklı PTT şubelerinden postaya verildiği, postaya verme ve diğer işlemleri icra müdürlüğünde görevli olan avukat katiplerine veya haricen çalıştırdıkları kişilere ücret karşılığında yaptırdıkları, adliyede bulunan 4 icra dairesinin birer aylık dönemlerde nöbetleşe olarak bu muhabere işlemlerini yaptıkları, Mart 2013 - Mart 2014 arası dönem olmak üzere yaklaşık 12 aylık dönem içerisinde Banka tarafından icra dairelerine toplam 652.881 adet evrakın postaya verilmek üzere teslim edildiği ve her bir evrak için 3,85 TL olmak üzere toplamda 2.513.591,85 TL'nin gider pusulası düzenlenerek imza karşılığı o anki nöbetçi İcra Müdürlüğü'nün icra müdür veya yardımcısına verildiği, gönderilecek evraka ilişkin bilgisayar çıktılarının Banka görevlisi tarafından hazırlandığı ve gönderiler ile birlikte getirildiği, her bir evrak için Banka tarafından ayrı ayrı ücret ödenmesine rağmen aynı mahale gidecek evrak tek postaya konulmak suretiyle ve Banka görevlisinin de adı geçenlere yardımı ile yaklaşık 2.360.000,00 TL'nin ilgililer tarafından uhdelerine geçirildiği ve bu işlemler nedeni ile de posta evraklarını ve parayı getiren Banka görevlisine de ödeme yaparak haksız menfaat sağladıkları sonucuna varılarak, davacının 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılma cezasıyla cezalandırılması yönünde teklif getirildiği ve bu teklif doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'', devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "zimmet'' suçundan yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile davacı hakkında mahkumiyetine hükmedildiği, UYAP ortamında indirilen gerekçeli karara göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca ceza artırımları ve indirimleri uygulandıktan sonra neticede davacıya 9 yıl, 4 ay ve 15 gün hapis cezası verildiği anlaşılmakta ise de; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi tarafından anılan kararın bozulmasına karar verildiği ve bu bozma kararı üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında; zimmet suçundan kamu davası açılmışsa da, yapılan yargılama sonucunda davacının eyleminin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirtilerek, … tarih ve K:… sayılı karar ile neticede 6 yıl 3 ay hapis ve 100.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırıldığı ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin, davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulduğu kabul edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir. <br> <br>KARAR SONUCU : <br> Açıklanan nedenlerle ; <br>1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, <br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, <br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

müdür