<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/3580 E. , 2023/1875 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2021/3580<br>Karar No : 2023/1875<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacının yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca adına Nisan ila Aralık 2014 dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Defter ve belgelerin istenilmesine dair 28/06/2019 tarihli yazının, "... Mah. ... Cad. ... Blok No:... Silvan/Diyarbakır" adresinde tebliğe çıkarıldığı ancak davacı, adreste bulunamadığından tebliğ zarfının iade edildiği, söz konusu yazının ikinci kez tebliğe çıkarıldığı ve 19/08/2019 tarihinde tebliğin, davacının adresten bulunmadığı belirtilerek adreste bulunan kişiye yapıldığı, Mahkemelerince UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeden davacının 12/01/2011 ila 05/08/2020 tarihleri arasındaki adres kayıt sisteminde yer alan adresinin "... Mah. ... Cad. ... Blok No:... Silvan/Diyarbakır" olduğu anlaşıldığından ortada usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmiş bir tebligattan dolayısıyla re'sen tarh nedeninin varlığından söz edilemeyeceğinden yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince, defter ve belgelerin istenilmesine dair yazının, davacının ikametgah adresinde tebliğine ilişkin işlemlerin usule uygun olup olmadığı irdelenmek suretiyle karar verilmiş ise de davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, davacının "... Mah. ... Cad. No:... Silvan/Diyarbakır" adresinde perakende ticaret faaliyetiyle iştigal ettiğinin belirtildiği, idarenin kayıtlarında da söz konusu adresin iş yeri adresi olarak yer aldığı, dava dilekçesinde de belirtilen aynı adreste faaliyetine devam ettiğinin bildirildiği, bu durumda idarece, defter ve belge isteme yazısının davacının bilinen adresi olan iş yeri adresine tebliği yoluna gidilmeksizin doğrudan ikametgah adresinde tebliğinin usulüne uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeme eyleminden kaynaklanan re'sen tarh nedeni bulunmadığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Yasal defter ve belgelerin istenilmesine dair yazının usulüne uygun biçimde tebliğine rağmen kanunen kabul edilebilir mazeret olmaksızın defter ve belgelerinin süresi içinde incelemeye ibraz etmeyen davacı adına yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X)-KARŞI OY :<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun “Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddesinin birinci fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı; ikinci fıkrasında, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine; tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının yeterli olacağı, 2365 sayılı Kanunun 18. maddesiyle eklenen 3. fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. <br> Davacının 2014 yılına ait yasal defter ve belgelerin istenilmesine dair yazının 28/06/2019 tarihli yazının davacının ikametgah adresinde tebliğe çıkarıldığı ancak adres kapalı olduğundan 22/07/2019 tarihinde tebliğ evrakının iade edildiği, ardından söz konusu yazının ikinci kez tebliğe çıkarıldığı, 19/08/2019 tarihinde, davacının adreste bulunmadığı şerhi düşülmek suretiyle aynı konutta oturan kişiye tebligatın gerçekleştirildiği anlaşılan olayda yukarıda değinilen yasal düzenlemeye göre sözü edilen tebligatın hukuka uygun olduğu dolayısıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin 2. fıkrasının 3. bendine göre re'sen tarh nedeninin gerçekleştiği sonucuna varıldığından herhangi bir mücbir sebep gösterilmeksizin defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmeyen davacı adına indirimlerin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük hukuka aykırılık bulunmadığından yazılı gerekçeyle dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına dair Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz isteminin kabulü ile sözü edilen kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>
müdür